<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadınlar Arası &#187; GEZİ</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlararasi.com/category/7_gezi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlararasi.com</link>
	<description>Girişimcilik - Moda - Hediyeler ve daha neler neler...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Feb 2012 14:36:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>TUTKUNUN TADI BUENOS AIRES:   ‘CON PASİON Y GUSTO’</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/tutkunun-tadi-buenos-aires</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/tutkunun-tadi-buenos-aires#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Sep 2011 19:01:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=5830</guid>
		<description><![CDATA[Zeynep Atılgan Boneval Güzel havalar anlamına gelen Buenos Aires, ruhundaki sade güzelliği, tutkuyu ve coşkuyu size kısa bir sürede geçirmeyi başarıyor; Malbec şaraplarının hafif buruk damakta kalan tadı&#8230; Etin muhteşem lezzeti&#8230; Tangonun tansiyonu&#8230; Emprovize milonga akşamlarının görsel şöleni&#8230; Ahşap, beton, ve metal’in karışımlı tasarım harikası restoran ve kafelerinin keyfi&#8230; Arjantinlilerin sıcak kanlı, rahat, yapmacıksız yaşama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zeynep Atılgan Boneval </strong></p>
<p>Güzel havalar anlamına gelen Buenos Aires, ruhundaki sade güzelliği, tutkuyu ve coşkuyu size kısa bir sürede geçirmeyi başarıyor;</p>
<p>Malbec şaraplarının hafif buruk damakta kalan tadı&#8230;</p>
<p>Etin muhteşem lezzeti&#8230;</p>
<p>Tangonun tansiyonu&#8230;</p>
<p>Emprovize milonga akşamlarının görsel şöleni&#8230;</p>
<p>Ahşap, beton, ve metal’in karışımlı tasarım harikası restoran ve kafelerinin keyfi&#8230;</p>
<p>Arjantinlilerin sıcak kanlı, rahat, yapmacıksız yaşama sanatı&#8230;</p>
<p>İşte Buenos Aires!</p>
<p>Ritmi, doğallığı ve çok çeşitliliği ile sizi hem şaşırtıyor hem de kuşatıyor.</p>
<p>Barok mimarisi ile Paris’te, hoş giyimli açık tenli insanları ile Milano’da, sarı taksileri ve Porteño’ları ile New York’ta, adım başı tiyatro ve sinemaları ile Londra’da gibi hissettiren Buenos Aires, bu saydığım şehirlerin hepsinden daha güzel. Kendine özgü apayrı bir cazibesi ile kalbinize yerleşiveriyor.</p>
<p>Tangonun başkentinde dans ve ritim şehrin ruhuna işlemiş. Gün ışığında herhangi bir sokakta tango yapan dansçılardan, tango klüplerindeki canlı performanslara, milonga gecelerinde sürekli eş değiştirerek dans eden genç ve yaşlılara, gece gündüz Tango ile yaşıyor şehir.  Gizemli, gerilimli, melankolik ve erotik bir dans tangonu. İki kişinin vucütları ve ruhlarının bu kadar uyum içinde akmasına şahit olmak ‘it takes two to tango’ sözünün anlamını daha iyi anlamanıza imkan tanıyor.</p>
<p>Arjantine has Malbec üzümünden yapılan şarapları bile gövdesi, yüksek alkol seviyesi, aromalı tadı ile tutkulu. Ayrıca et’leri sebze ağırlıkl beslenenleri bile baştan çıkartacak kadar lezzetli. Arjantin mutfağında kırmızı et en önemli yeri tutuyor. <strong>Parillada </strong>denilen<strong> </strong>yumuşak ve lezzetli büyük parça etler kor haline gelmiş bir ateşte yavaşça pişirilerek servis ediliyor.</p>
<p>Buenos Aires, 2002’de yaşanan ağır ekonomik krize rağmen yaşama sevincini yitirmemiş&#8230;</p>
<p>Buenos Aires merkezi bes alti buyuk mahalleden olusuyor, her mahallenin kendine ozgu bir karakteri var.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">GEZİLİP GÖRÜLECEK YERLER</span></strong><strong></strong></p>
<p>1)    Şehrin merkezi olarak kabul edilen <strong>Plaza Del Mayo</strong>: 25 Mayıs 1810’da  Arjantin’in bağımsızlığı burada ilan edilmiş. Her Perşembe bu meydanda Kirli Savaş döneminde (1976-1983 yılları arasında), askeri diktatörlük tarafından katledilen 30 bin askerin annelerinin sessiz protestosu için toplandıkları meydan. Ortada yer alan anıtta ise, “gracias madres” yani “annelere teşekkür” yazıyor. Meydanın yanıbaşında rengini boğa kanından alan başkanlık sarayı <strong>Casa Rosada,</strong> Eva Peron’un balkonundan yüzbinlere seslendiği görkemli yapı. Yine meydanın etrafında sömürge döneminden kalan nadir binalardan <strong>Cabildo</strong>, neoklasik tarzdaki <strong>Katedral</strong> <strong>Metropolitana</strong>, kolonyal döneminden kalan Banka binaları ve Gobierno Evi görülmeye değer. Museo Nacional de Bellas: Güzel sanatlar müzesi Renoir, Rodin, Monet, Toulouse-Lautrec, Goya, Gauguin ve Van Gogh’un da aralarında bulunduğu 10. 000 eserleri barındırıyor.</p>
<p>2)    <strong>Avenida 9 Julio:</strong> 16 şeritten oluşan cadde<strong> </strong>140 metrelik genişliğiyle dünyanın en geniş bulvarı. Cadde’nin orta bölgesinde ise Buenos Aires’in 400. kuruluş yıldönümü anısına dikilmiş büyük bir obelisk bulunuyor. <strong><br />
</strong>(Ayrıca yine Buenos Aires’te yer alan <strong>Rivadavia</strong> Caddesi: dünyanın en uzun caddesi)<br />
<strong>Avenida 9 Julio </strong>üzerindeki meşhur <strong>Teatro Colon (</strong>Kristof Kolomb Opera Binası)<strong> </strong>1908’den beri<strong> </strong>Caruso, Callas ve Pavarotti gibi sanatçılara ev sahipliği yapmış. Latin Amerika’nın en iyi akustiğine sahip operası olarak kabul edilen bu gösterişli bina’da görsel ve işitsel bir şölen yaşamak için bir akşam opera veya bale gösterisine gitmeye değer.</p>
<p>3)    <strong>Recoleta </strong>Paris’i andıran 19 yüzyıl tarzı binaları, şık cafe ve restoranları ve lüks mağazaları ile şehrin lükse semti Recoleta<strong> </strong>çok güzel bir mimariye sahip. Bölgenin en önemli noktası <strong>Recoletta</strong> <strong>mezarlığı</strong>; Varlıklı kişilerin son istirahatleri için tasarlanmış bu mezarlık adeta bir açıkhava müzesi; sıra sıra dizilmiş, her biri 2-3 katlı şapel ya da minyatür ev büyüklüğünde, orjinal kubbeli gösterişli mermer mezarları, göz kamaştırıcı işlemeler ve heykeller süslüyor. Enteresan bir geleneği yansıtan bu mezarlıkta önünde her daim çiçekler bulunan Eva Peron’un mezarını kaçırmanıza imkan yok. Gayrimeşru bir ilişkinin ürünü olan Eva Duarte (Peron), otuz üç yıllık hayatına çok şey sığdırmış. Halkın gözünde azize mertebesine yükselirken, ülkenin yakın tarihini de değiştirmiş. Mezarlığın dışındaki kolonyal Pilar Kilisesi’de görülmeye değer. Ayrıca bölgedeki <strong>Modern Sanat Müzesi</strong> <strong>(MALBA)</strong> büyük bir Latin Amerika modern sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Müzenin yanındaki <strong>Renault Museum Restoran &amp; Cafe</strong>’de kahve ya da şarap içerek, meşhur şef’inin lezzetlerinin tadına baktıktan sonra <strong>Puro Diseno</strong>’ya giderek birbirinden güzel tasarımları görmek mümkün.</p>
<p>4)    <strong>La Boca</strong> ; Maradona’nın ilk takımı Boca Juniors’ün stadyumunun bulunduğu büyük umutlar taşıyan fakir kesimin yaşadığı getto bölgesinin kelime anlamı “ağız”.</p>
<p>Semtinin ufak bir bölümü olan <strong>Caminito</strong>, 19.yy’da şehre göç eden İtalyanlar tarafından kurulmuş ve Buenos Aires’in ilk yerleşim bölgesi. O dönemde ev yapmak için malzeme sıkıntısı çeken İtalyanlar eski gemi hurdalarından bu gecekondu evleri yapmışlar ve hepsini artan gemi boyaları ile rengarenk boyamışlar. 1950’li yıllarda ise Quinquela Martin adlı bir mimar bu sokağı düzenleyerek burayı dünyanın ilk açık hava müzesi haline getirmiş. Zamanında ünlü ressam, müzisyen ve tango ustalarına ev sahipliği yapmış bu semtte özellikle <strong>Calle Caminito</strong> ve <strong>Calle Garibaldi</strong> gezilmeye değer. Adım başı turistler, canlı müzik yapan müzisyenler ve tango gösterileri yapan dansçıları, fanaticos isimli futbol malzemesi dükkanları ile biraz turistik olan bu bölge yine de rengarenk boyalı gecekonduları, balkonlarında yer alan çeşit çeşit insan boyu komik heykelleri ile yine de kendine ait cıvıl cıvıl bir tarz yaratmayı başarmış. Akşamları tehlikeli olabileceği için gündüz gezilmesi daha uygun.</p>
<p>5)    <strong>Port Madeiro:</strong> Eski bir tershane olan Puerto Madero, otantik ve moderni buluşturan bir renovasyon ile kanal boyunca harika sanat galerileri, butikler ve restoranlardan oluşuyor. 15 sene öncesine kadar terk edilmiş bir liman iken, antrepolar ve depoları özüne sadık kalınarak yenilenmiş. Mimar Calatrava’nın yaptığı tasarım harikası &#8220;Puente de la Mujer&#8221; köprüsü, renove edilmiş otelleri, loft tarzı evleri, harika restoran ve barları ile şehrin en yeni ve gözde yerleşim merkezlerinden birisi.</p>
<p>6)    <strong>San Telmo:</strong> Buenos Aires’in en eski semtlerinden birisi. Pazar günleri trafiğe kapalı olan San Telmo, Plaza Dorrego’da dünyanın en güzel antika pazarlarından birisine ev sahipliği yapıyor. Parke taşlı yolları ve eski binaları, bandeneon çalan sokak çalgıcıları, tango gösterileri, fakir zengin lokalleri, turistler ile karma bir kalabalık ile adeta bir panayıra dönüşüyor. Plaza Dorrago ile Plaza Lezama arasındaki sokaklarda bohem resim galerileri ve çok uygun fiyatlı tasarım kıyafetlerin satıldığı minik minik dükkanları var.</p>
<p>7)    <strong>Palermo Viejo:</strong> Yüksek tavanlı eski loft tarzı evlerin renove edilerek yeniden yaşam kazandırıldığı bohemlerin bölgesi Palermo Viejo orjinal mimarili evleri, restoranları ve cafeleri, tasarım butikleri hem keyifli hem de gurme bir günü garanti ediyor. Jazmín Chebar, Sybil Vane, Pablo Battaglia, Maria Allo, Carla Ricciardi gibi ünlü tasarımcılara ve de Adelante, Mandarine , Seco’s, Raíces Cautivas gibi eşsiz parçalar satan dükkanlara ev sahipliği yapan Armenia, El Salvador, Honduras, Costa Rica &amp; El Salvador caddelerini ve onları kesen ara sokaklarda harika tasarım butikleri gezin.</p>
<p>8)    <strong>Palermo Parque Tres de Febrero</strong> <strong>(Palermo</strong> Woods) Şehrin yanı başında yer alan 2 ayrı göl ve birinin içindeki botanik bahçesinin içinde romantik gül bahçeleri, Japon bahçesi ve planetarium var. Ayrıca şehrin en iyi dondurmacısı Persicco bu parkın içinde yer alıyor. Parkın içinde bisiklet kiralayarak dolaşmak ve botanik güzellekler arasında kaybolmak insana huzur veriyor.</p>
<p>9)    <strong>Tigre Nehir Deltası:</strong>Şehrin en görkemli malikânelerine ev sahipliği yapan San İsidro bölgelesinden geçerek ulaştığınız Tigre Deltası beşbin su kanalından oluşuyor. Yaklaşık 20.000km’2 ye yayılmış bu deltada keyifli bir tekne gezisi yaparak çevredeki şık yazlık evleri görebilirsiniz.</p>
<p>10) Buenos Aires’e yakın <strong>Colonia del Sacramento</strong> ufak ama tarihi bir sehir. Hızlı feribot ile 45 dakikada ulaştığınız bu şehir; parke taşları, eski binaları, sempatik lokantaları ile günübirlik keyifli bir yürüyüyüş rotası</p>
<p><a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/09/buenos31.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5836" title="buenos3" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/09/buenos31.jpg" alt="" width="557" height="314" /></a></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">OTELLER</span></strong><strong></strong></p>
<p><strong>Büyük Oteller:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Faena Hotel + Universe, Puerto Madero: </strong>Kırmızı kadifeler, altın rengi kaplamalar ve Philippe Starck çılgınlığının ‘extravagant’ bir atmosferde buluşması. <strong></strong></li>
<li><strong>Alvear Palace, La Recoleta: </strong>1932 yılında son derece lüks bir apartman olarak inşa edilen Alvear, Fransız stilinin ayrıntılarıyla döşenerek 200 odalı bir otele dönüştürülmüş. <strong></strong></li>
<li><strong>Palacio Duhau Park Hyatt, Dowtown:</strong>Duhau&#8217;s aile malikanesinden asil ve görkemli bir otele dönüşmüş.<strong></strong></li>
<li><strong>725 Continental Hotel</strong><strong> ,</strong> <strong>Dowtown</strong>: 192 odalı otel lüx ve yaratıcı tasarım konsepti ile ön plana çıkıyor.</li>
</ul>
<p><strong>Butik Oteller:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Bo Bo, Palermo Soho:</strong>İsmini Burjuva – Bohem trendinden alan Bo Bo 17 odalı küçük bir butik otel. </li>
<li><strong>1551 Palermo, Palermo Soho:</strong> Yeni yedi odalı bu butik otelde keyifli bir yüzme havuzu var,  ayrıca otelde tango dersi almak mümkün.</li>
<li><strong>Five Cool Rooms, Palermo Soho:</strong>16 odalı küçük bir butik otel</li>
<li><strong>Vain Boutique Hotel, Palermo Soho: </strong>Hoş bir tasarım butik otel</li>
<li><strong>Ultra Hotel, Palermo Soho:</strong> Soho’nun modern tasarım ve konforu birleştiren şık 20 odalı yeni butik oteli</li>
<li><strong>Mine Hotel, Palermo Soho:</strong> İtalyan ruhu taşıyan butik otelin sıcak bir atmosferi ve yardımcı personeli en önemli özelliği</li>
<li><strong>Costa Petit Hotel, Palermo Soho:</strong> 4 odalı sıcak ve samimi butik otelin keyifli bir bahçesi ve havuzu bulunuyor.</li>
<li><strong>Legado Mitico, Palermo Soho: </strong>Hoş tasarımlı butik otel</li>
<li><strong>Soho All Suites, Palermo Soho: </strong>Hoş tasarımlı butik otel<strong></strong></li>
<li><strong>Vitrium, Palermo Viejo:</strong> Yeni sanat oteli konseptinin takipçisi butik otel mekanda kullanılan eski malzemelerin işlenişiyle geçmişi bugüne bağlamış.</li>
<li><strong>Home Buenos Aires, Palermo Viejo:</strong> 24 saat capcanlı, restoran, barlar ve film stüdyolarıyla dolu ünlü Palermo&#8217;nun kalbinde yer alan butik otel, elma yeşili ve limon sarısı dış cephesi, 60&#8242;ların stiliyle döşenmiş iç mekanı modern bir konuk evi.</li>
<li><strong>Esplendor Palermo, Palermo Hollywood: </strong>Çağdaş tasarımı ve yaratıcı mimari planı ile studio tarzı 21odalı butik otel <strong></strong></li>
<li><strong>Krista Hotel, Palermo Hollywood: </strong>Eski Arjantin ruhunu yansıtan zevkli bir butik otel<strong> </strong></li>
<li><strong>Tailor Made, Las Cañitas: </strong>Palermo yakınlarında modern minimalist butik otel <strong></strong></li>
</ul>
<p><strong> </strong><strong>Mansion Vitraux, San Telmo: </strong>Hoş detaylar ile kişiselleştirilmiş odaları, teras havuzu, spa’sı, şarap lounge’u ile samimi bir butik otel. Ultra modern dış cephesindeki dramatik aydınlatması, serpiştirilmiş antikaları ile mimari bir fantazi sunuyor. <strong></strong></p>
<ul>
<li><strong>The Cocker, San Telmo: </strong>Butik otel <strong></strong></li>
<li><strong>Moreno Hotel, San Telmo:</strong> Uygun fiyatlı butik otel</li>
<li><strong>Hotel Babel, San Telmo: </strong>Uygun fiyatlı ufak butik otel <strong></strong></li>
</ul>
<p> <strong>Art Hotel, </strong><strong>Recoletta: </strong>Recoletta bölgesinde saklı bir hazine olan otelin içinde bir sanat galeri bulunuyor, ve her oda ayrı sanat eserleri ile döşenmiş, Fransız tarzı dekoru ve balkonları ile estetik ve sıcak bir atmosfer sunuyor.<strong></strong></p>
<ul>
<li><strong>Buenos Aires cE, Design Otel, Downtown </strong>Bulunduğu semtin klasik tarzıyla tezat oluşturan otel, minimal iç mimarisi ve dekorasyonu ile merkezi konuma sahip bir otel arayanlara hitap ediyor.<strong></strong></li>
<li><strong>La Cayetana Hotel, Monserrat: </strong>Şehrin ortasında yer alan 11 odalı bu küçük konukevi, avlusunda yer alan ferforjeleri, antika kapıları ile tarihte bir yolculuk yaşatıyor. <strong></strong></li>
<li><strong>248 Finisterra, Las Cañitas:</strong> Buenos Aires&#8217;in gece kulüpleri, restoran ve barlarla dolu cıvıl cıvıl bölgesi Las Cañitas&#8217;ta açılan otelin 11 odası var. Otel dekorasyonunda Philippe Starck imzasının yanı sıra, Arjantin&#8217;e özgü deri mobilya ve aksesuvarlar bolca kullanılmış. Oldukça geniş olan Rooftop bölümü bamboo ağaçlarıyla hareketlendirilmiş.</li>
</ul>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">ÖĞLE YEMEĞİ </span></strong></p>
<p> <strong>Cabaña Las Lilas:</strong><strong> </strong>Puerto Madero’da yer alan popüler ve modern parilla(et lokantası)’nın Malbec şarapları ve etleri ünlü. Villaflor, Dique 3, Puerto Madero  11/4313-1336</p>
<ul>
<li><strong>La Parolaccia: </strong>Puerto Madero’da yer alan iki kardeş deniz mahsulleri lokantası. <em>Av Alicia Moreau de Justo 1052, and 1160. Tel 4343 0063</em></li>
<li> <strong>Mott, </strong>Palermo Viejo 54 11 4833 4306, Bir endüstriyel depo beyaz dekoru ve ahşap detayları ile yumuşatılıp ve cam çatı penceresi aydınlatılarak sıcak bir atmosfere dönüşmüş. </li>
<li><strong>Bio, </strong>Palermo Viejo 54 11 4774 3880: Bohem vejeteryan restoran</li>
<li><strong>Bar 6:</strong> Palermo Soho’da yer alan bu loft tarzı kafe, ahşap, cam ve metal’i harika bir tasarımda buluştuyor, rahat koltukları ve orjinal kilimleri ile sıcak bir atmosferi var. Armenia 1676, 54 11 4833-6807</li>
<li><strong>Central:</strong> Palermo Hollywood’da yer alan bu rahat mekan keyifli bir öğle yemeği , Costa Rica 5644, Palermo Hollywood 54 11 4776-7370</li>
<li><strong>El Obrero</strong><strong>:</strong> Buenos Aires’in salaş ama orjinal dokusu ile en güzel lokantası olmaya aday et restoranı. Agustin R. Caffarena 64, Caboto, La Boca  54 11/4362-9912</li>
<li><strong>MALBA</strong> müzesinde <strong>Renault Cafe</strong> hafif bir öğle yemeği ya da akşamüstü kahvesi için ideal</li>
<li><strong>Cluny:</strong> Palermo Viejo’da rahat ve keyifli bir ortamda Ajantin ve Fransız mutfağı,  <em>El Salvador 4618, Tel 011 4831 7176.</em></li>
<li><strong>Mark&#8217;s Deli</strong> &amp; Coffee House, Kısa bir atıştırmalık için ideal bir cafe. El Salvador 4701, Palermo Viejo, 54 11 4832-6244</li>
<li><strong> </strong><strong>Artemisia:</strong> Bohem vejeteryan restoran José Antonio Cabrera 3877; +54-11-4863-4242</li>
<li><strong>Gardiner:</strong> Buenos Aires ve uluslararası mutfağı çok güzel harmanlayan restoranın bahçesi muhteşem. Costanera Norte, 54 11 4788 0437,</li>
<li><strong>La Biela: </strong>Paris stili kaldırım kafesi 1850’den beri bir klasik. 54 11 4804 0449,</li>
<li><strong>Güerrin</strong>: Buenos Aires halkını izlemek için harika bir lokasyonda yer alan pizzacı, <em>Av. Corrientes 1368.</em></li>
<li><strong>Rufina</strong><strong>: </strong>Muhteşem dekoru olan lezzetli pizzacı, Capital Federal 54 11 4782 9490</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<h3><strong> </strong><strong><span style="text-decoration: underline;">AKŞAM YEMEĞİ</span></strong></h3>
<ul>
<li><strong>Tegui,</strong><strong> </strong><strong>Palermo Hollywood</strong><strong>, </strong>Costa Rica 5852, 54 11 5291 3333<br />
Sanatçı Nico tarafından grafiti kaplanmış dış cephesi, Horacio Gallo tarafından tasarlanmış iç dekoru yapılmış, ve şef German Martitegui’nin lezzetli menüsünü buluşturan tarihi bina,  yere kadar camları, şirin avlusu ile hem göze hem de damağa hitap eden keyifli bir deneyim sunuyor.</li>
<li><strong>Soberbia 22, Palermo Hollywood,</strong> 54 11 4776 4549<br />
Bölgenin yeni parrilla restoranı mükemmel Arjantin biftekleri sunuyor.</li>
<li><strong>Miranda, Palermo Hollywood, </strong>54 11 4771 4255<br />
Loft görünümlü endüstriyel bir mekanda yer alan bu popüler yeni-jenerasyon et restoranı, saksı çiçekleri, duvar kağıtları, ahşap detayları ile sıcak bir mekana dönüşmüş.</li>
<li><strong>Sucre, Palermo Hollywood, </strong>54 11 4782 9082<br />
Bir duvarı şarap mahseni kaplı bu açık mutfaklı restoran, yenilikçi şef Fernando Trocca’nın menüsü ile  Buenos Aires’in en favori modern restoranı.</li>
<li><strong>Ølsen, Palermo </strong><strong>Hollywood</strong><strong>, </strong>Gorriti<strong> </strong>5870<br />
Şehrin en ünlü şeflerinden biri kabul edilen Martitegui&#8217;nin restoranı Olsen, bu sımsıcak şehre İskandinav temalı bir mekan getirmeyi başarmış. Finlandiyalı tasarımcı Alvar Aalt&#8217;nun ellerinden çıkma mekanda hafif bir şömine ateşi başında hafif atıştırmalıklar yiyebilir ya da barında acılı votka’nın tadına bakabilirsiniz.</li>
<li>B<strong>ar Uriarte, Palermo Soho, </strong><strong>Uriarte,</strong> 1552, 54 11 4834 6004<br />
Buenos Aires’in modern yüzünü tutku ve gusto ile yansıtan en popüler restoranlarından birisi.</li>
<li><strong>Little Rose, Palermo Soho,</strong> Siyah rengin hakim olduğu trendy sushi restoranı </li>
<li><strong>Casa Cruz, Palermo, </strong>Uriarte 1658<strong>, </strong>54 11 4833 1112<br />
Buenos Aires’in en ‘in’ restoranlarından birisi olan Casa Cruz bol kırmızı ve kadifeleri ile seksi ve şık bir atmosfer sunuyor. Tierra del Fuego adlı yengeç yemeği bu restoranın en özel yemeği.</li>
<li><strong>Osaka, Palermo, </strong>54 11 4775 6964<br />
Japon, Thai, Çin ve Peru mutfağının karışımı menusu olan Osaka, Buenos Aires’in en iyi sushi restoranı.</li>
<li><strong>Minga, Palermo, </strong>54 11 4833 5775<br />
Yeni hip et restoranı, ahşap, metal ve betonu çağdaş bir tasarımda buluşturuyor.</li>
<li><strong>Dominga, Palermo,</strong> Honduras 5618, 54 11 4771 4443<br />
Loş ve sıcak bir ortamda eklektik ve yaratıcı Akdeniz mutfağı </li>
<li><strong>Desde el Alma, </strong>Palermo Viejo, 5298 Honduras, 54 11 4831 5812<br />
Küçük, şirin ve romantik bir restoran </li>
<li><strong>Lomo, Palermo Viejo</strong>, Costa Rica 4661,  54 11 4833-3200<br />
Modern Arjantin mutfağı, çatı katındaki terası harika,</li>
<li><strong>Gran Bar Danzon,</strong><strong> Palermo, </strong>Libertad 1161,54 11 4811 1108<strong></strong></li>
<li><strong>Patagonia Sur, La Boca</strong><strong>, </strong>Rocha 803, 54 11 4303 5917<br />
‘Cool’ bir dekor, genç bir müşteri kitlesi, 200’ün üzerinde Arjantin şarabı içeren şarap menüsü, modern Arjantin mutfağı ve hareketli atmosferi</li>
<li><strong>La Brigada:</strong> San Telmo, <em>Estados Unidos 465, Tel </em>54 11 4361 5557<br />
<strong>San Telmo</strong>’nun en güzel <em>parillası</em> (et lokantası) </li>
<li><strong>647 Dinner Club, San Telmo, </strong>54 11 4331 3026<br />
Şef Guillermo Teston’ın lezzetli menüsü ile keyifli bir restoran </li>
<li><strong>La Chacra</strong>: Downtown, <em>Córdoba 941, Avenida 9 de Julio. 54 11 4322 1409<br />
</em>Lokallerin gittiği tradisyonel ve eski bir <em>parilla</em> (et lokantası) <em>Av </em></li>
<li><em>E</em><strong>l Pobre Luis, Nuñez</strong><strong>, </strong>54 11 4780 5847<br />
Lokallerin favori <em>parillası</em> (et lokantası)<strong>, </strong></li>
<li><strong>Patagonia Sur, La Boca</strong><strong>, </strong>Rocha 803, 54 11 4303 5917<br />
Başta Arjantin olmak üzere Latin Amerika&#8217;nın en tanınmış şef ve restoran yöneticilerinden biri olan Francis Mallman, La Boca&#8217;nın grafitilerle süslü sokaklarına son derece romantik bir İtalyan restoranı açmayı başarmış. </li>
<li><strong>La Bourgogne at the Alvear, La Recoleta, </strong><strong> </strong>Avenida Alvear 1891<br />
Eğer krallara layık çok şık bir yemek yada kutlama istiyrsanız, Alvear otelin içinde yer alan aristokrat ve şık Fransız restoranı doğru mekan.<strong>  </strong>ceket ve kravat<strong> </strong>zorunluluğunun var.</li>
</ul>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">TANGO BARLAR VE MİLONGALAR</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Gran Café Tortoni, </strong><em>Avenida de Mayo 825-9,</em>1858 yılında Buenos Aires&#8217;in ilk confiteríası olarak açılan Gran Café Tortoni, zamanında Arjantin&#8217;in en ünlü yazarlarından Jorge Luis Borges&#8217;i ve dünyaca ünlü tango dansçısı Carlos Gardel&#8217;i de ağırlamış. Akşamları tango gösterilerinin izlenebileceği mekan, kahveleriyle ünlü. Rezervasyon şart.<strong></strong></li>
<li><strong>El Viejo Almacén</strong>, <em>Independencia 300,</em> Geleneksel bir tango gösterisi için gidilmesi gereken yegane mekan. 1960&#8242;larda bir tango sanatçısı olan Edmundo Rivero tarafından açılan El Viejo Almacen, eski moda milonga gösterileri ile tanınıyor. Ayrıca soslu biftek, makarna ve salatadan oluşan menüsü de denenmeye değer.</li>
<li><strong>La Viruta</strong> <em>Armenia 1366, Palermo Viejo, Tel 011 4774 6357</em>, Gündüz vakti tango dersleri almak, ve akşamları milonga gecelerinde tango tutkunları ile birlikte dans etmek için ideal bir mekan.</li>
<li><strong>El Querandi</strong> (www.querandi.com.ar)</li>
<li><strong>Esquina Carlos Gardel</strong> (<a href="http://www.esquinacarlosgardel.com.ar/">www.esquinacarlosgardel.com.ar</a>) </li>
<li><strong>Confitería Ideal, </strong><em>Suipacha 384. Tel 011 5265 8069, </em>Buenos Aires’in en eski tango cafe’si 1912’de açılmış<strong> </strong>ve hala aynı ruhunu koruyor.<strong> </strong>Mermer merdivenleri, antika avizeleri, 30 yıl boyunca değişmeyen garsonları ile sizi tarihin içinde bir yolculuğa götüren bu mekan, zamanında Maria Felix, Maurice Chavalier ve Robert Duvall’i ağırlamış. Carlos Saura&#8217;nın <em>Tango</em> ve Alan Parker&#8217;ın <em>Evita </em><em>filmi</em><em> </em>burada çekilmiş. Gizemli loş atmosferinde, saksafon ve gitar eşliğinde, yaşı 45 ile 60 arasında değişen zarif bay ve bayanarın olağanüstü tango dansı sizi büyülüyor.</li>
</ul>
<p><strong> </strong><strong><span style="text-decoration: underline;">BARLAR</span></strong></p>
<ul>
<li><strong>Gran Bar Danzon, </strong><em>Libertad y Santa F, Capital Federal<strong>,</strong></em><strong> </strong>İhtişamlı bir dekorasyona sahip bara girdiğinizde gözünüze ilk çarpan ayrıntılar loş bir atmosferde oraya buraya serpiştirilmiş yumuşacık puflar ve masalar. Aynı zamanda restoranı da mevcut olan barın kokteylleri ve sushi menüsü oldukça ünlü.<strong></strong></li>
<li><strong>Milion, </strong><em>Paraná 1048,</em><strong> </strong>Fransız stilinin öne çıktığı bu üç katlı şık bar; mermer merdiveni, zarif bahçesi ve ikinci katındaki sanat galerisiyle göz kamaştırıyor. Alvear Palace&#8217;ın Lobby Barı&#8217;ndan sonra şehrin en lüks barı ünvanı Milion&#8217;a ait. <strong></strong></li>
<li><strong>La Peña del Colorado,</strong><strong> </strong><em>Güemes 3657, </em>Arjantin’in kuzeybatısına ait yerel canlı müziklerin açlındığı, lokallerin popüler barı. <em>Tel 011 4822 1038</em></li>
<li><strong>La Trastienda,</strong> <em>Balcarce 460, </em>Canlı müzik ve genç sanat camiasi ile keyifli bir bar. <em>Tel 011 4342 7650</em></li>
<li><strong>La Revuelta,</strong> <em>Alvarez Tomas 1368, </em>Favori bir canlı jazz müzik mekanı, <em>Tel 011 4553 5530.</em></li>
<li><strong>Le Bar:  </strong><em><span style="text-decoration: underline;">Tucuman 422, Downtown </span></em><strong> </strong>Duvarları graffiti’lerle çevrili<strong></strong></li>
<li><strong>Bangalore: </strong><em><span style="text-decoration: underline;">Hunboldt, 1416</span></em><strong> </strong>Üst katı Hint Restoranı olarak hizmet vermekte olan mekan her zaman kalabalık.<strong></strong></li>
<li><strong>Thelonious: </strong><em><span style="text-decoration: underline;">Jeronimo Salguero 1884</span></em><strong> </strong>Canlı caz müzik dinleyebileceğiniz bir alternatif.<strong></strong></li>
<li><strong>The roxy: </strong><em><span style="text-decoration: underline;">Av. Sarmiento y Casares</span></em><strong> </strong>Canlı rock müzik için tercih edebileceğiniz bir mekan.<strong></strong></li>
<li><strong>Crobar:  </strong><em><span style="text-decoration: underline;">Avenue del Libertador 3883</span></em><strong></strong></li>
</ul>
<p> <strong><span style="text-decoration: underline;">GECE KLÜPLERİ</span></strong></p>
<ul>
<li><strong>Club 647, </strong><em>Tacuari 647,</em>Terry Walshe&#8217;un eseri, San Telmo&#8217;daki eski bir fabrikanın Şangay temalı bir gece kulübüne dönüşmesiyle hayat buldu. Kadife koltuklar, boydan boya camlar, şamdanlar&#8230; Club 647 sadece üyelere özel bir gece kulübü; ama gece 02:00&#8242;ye kadar üye olmayanlar da eğlenebilir. <strong></strong></li>
<li><strong>Niceto Club, </strong><em>Niceto Vega 5510,</em>Palermo Hollywood bölgesinin en hip gece kulübü. Farklı gecelerde düzenlenen konsept partileriyle ünlü. Arjantin&#8217;de gece kulübü demek Niceto Club demek.<strong></strong></li>
<li><strong>Rumi: </strong><em><span style="text-decoration: underline;">Avenue Figueroa Alcorta 6442</span></em><strong> </strong>Yurtdışından birçok Dj’in konuk olduğu bir mekan.</li>
<li>Diğer popülar klüpler ise <strong>Cocoliche,</strong><strong> Opera Pampa</strong> ve <strong>Asia De Cuba<a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/09/buenos2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5832" title="buenos2" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/09/buenos2.jpg" alt="" width="531" height="306" /></a></strong></li>
</ul>
<p><strong> </strong><strong><span style="text-decoration: underline;">ALIŞVERİŞ</span></strong></p>
<p><strong>Palermo Bölgesi:</strong> Her caddesinde Arjantinli genç ve yaratıcı tasrımcıların orjinal tasarımlarını bulabileceğiniz Palermo bölgesinde; <strong>Calma Chicha</strong> ev dekorasyonu ve objeleri, <strong>Il Reve, Airborne</strong> ve <strong>Postman</strong> erkek giyimi ve aksesuarları, <strong>Caro Cuore</strong> iç giyim, <strong>Mariano Toledo</strong>, <strong>Rapsodia</strong> ve <strong>Mariana Dappianno</strong> bayan giyim ve aksesuarları; <strong>Uma, Renzo Rainero</strong> ve <strong>Elementos</strong> çantalar, <strong>Josefina Ferroni</strong> ve <strong>María Blizniuk</strong> ayakkabılar için en güzel dükkanlar. Ayrıca diğer güzel alışveriş noktaları ise;</p>
<p><strong>Anami M: </strong><em>Costa Rica 4604</em> Bayan koleksiyonları<strong></strong></p>
<p><strong>Infinit: </strong><em>Thames 1602 </em>Bayan koleksiyonları<strong></strong></p>
<p><strong>Felix: </strong><em>Godoy Cruz 1645 </em>Erkek koleksiyonları <strong></strong></p>
<p><strong>Bolivia: </strong><em>Gurruchaga 1581 </em>Erkek koleksiyonları <strong></strong></p>
<p><strong>Mishka: </strong><em>4673 El Salvador </em>Şık ayakkabılar için bir Buenos Aires klasiği.<strong></strong></p>
<p><strong>Shnos: </strong><em>Gurruchaga 1821 </em>Farklı kokuda ve şekillerde sabunlar bulabileceğiniz bir adres.<strong></strong></p>
<p><strong>La Papelera: </strong><em>Honduras 4945 </em>El yapımı rengarenk defterler ve kırtasiye malzemeleri bulabilirsiniz.<strong></strong></p>
<ul>
<li><strong>Calma Chiga: </strong><em>Honduras 4925  </em>Deriyle yapılabilecek her türlü tasarımla bu adreste tanışabilirsiniz.</li>
<li><strong>Terroir:</strong><strong> </strong>Palermo bölgesinde yer alan şarap dükkanı etkileyici bir koleksiyon ve harika bir degüstasyon deneyimi sunuyor (Buschiazzo 3040, Cuidad de Buenos Aires, 54 11 4778 3443 / 3408</li>
<li>Pazar günleri <strong>San Telmo Pazarı</strong>’nda antikalar ve San Telmo’daki ara sokaklarda uygun fiyatlı tasarım objeler ve kıyafetler bulmak mümkün.<strong> </strong></li>
<li><strong>Recoleta Craft Pazarı</strong>, Recoleta mezarlığı dışında haftasonları kurulan pazarda lokal el işi ürünleri bulmak mümkün. </li>
<li><strong>Arte y Esperanza</strong> kuzeybatı’dan gelen el işi ürüleri satan bu dükkan tüm gelirleri zanaatkarlara veriyor. (<em>Balcarce 234, between Plaza de Mayo and San Telmo.)</em></li>
<li><strong>Patio Bullrich</strong><strong>, </strong><strong>Alto Palermo</strong><strong> ve </strong><strong>Galerias Pacificos</strong><strong>, </strong>alışveriş merkezlerinde yer alan Chocolate, Rapsodia, Kill, 47th Street, Wanama, Caro Cuore (iç giyim), Prune (ayakkabı ve çanta) mağazalarında Arjantinli tasarımcıların hoş tasarımlarını bulabilmek mümkün. <strong></strong></li>
<li><strong>Kitap Barları:</strong><strong></strong></li>
<ul>
<li><strong>El Ateneo</strong><br />
Eski Grand Splendid sinemasında yer alan kitapevi, şarap barı ve cafesi ile hem Arjantin tarihine dair hem de güncel yazarların bir çok seçeneğini sunuyor. <em>Central, Av. Santa Fé between Av. Callao and Riobamba</em></li>
<li><strong>Crack-Up</strong> yine Soho bölgesinde yer alan keyifli bir kitap barı (Costa Rica 4767, Palermo Soho )</li>
<li><strong>Eterna Cadencia: </strong>Soho bölgesinde yer alan sevimli ve sıcak kitap barı Arjantin edebiyatı koleksiyonunu lezzetli şaraplar ve tango, jazz veya klasik müzik eşliğinde sunuyor. <em><strong>(</strong></em>HONDURAS 5574, Palermo Soho)<br />
<strong><span style="text-decoration: underline;"><br />
</span></strong></li>
</ul>
</ul>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Ftutkunun-tadi-buenos-aires&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Ftutkunun-tadi-buenos-aires&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Ftutkunun-tadi-buenos-aires&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Ftutkunun-tadi-buenos-aires&amp;count=none&amp;text=TUTKUNUN%20TADI%20BUENOS%20AIRES%3A%20%20%20%E2%80%98CON%20PAS%C4%B0ON%20Y%20GUSTO%E2%80%99" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Ftutkunun-tadi-buenos-aires&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Ftutkunun-tadi-buenos-aires&amp;count=none&amp;text=TUTKUNUN%20TADI%20BUENOS%20AIRES%3A%20%20%20%E2%80%98CON%20PAS%C4%B0ON%20Y%20GUSTO%E2%80%99" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Ftutkunun-tadi-buenos-aires&amp;linkname=TUTKUNUN%20TADI%20BUENOS%20AIRES%3A%20%20%20%E2%80%98CON%20PAS%C4%B0ON%20Y%20GUSTO%E2%80%99" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Ftutkunun-tadi-buenos-aires&amp;linkname=TUTKUNUN%20TADI%20BUENOS%20AIRES%3A%20%20%20%E2%80%98CON%20PAS%C4%B0ON%20Y%20GUSTO%E2%80%99" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Ftutkunun-tadi-buenos-aires&amp;linkname=TUTKUNUN%20TADI%20BUENOS%20AIRES%3A%20%20%20%E2%80%98CON%20PAS%C4%B0ON%20Y%20GUSTO%E2%80%99" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Ftutkunun-tadi-buenos-aires&amp;linkname=TUTKUNUN%20TADI%20BUENOS%20AIRES%3A%20%20%20%E2%80%98CON%20PAS%C4%B0ON%20Y%20GUSTO%E2%80%99" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Ftutkunun-tadi-buenos-aires&amp;linkname=TUTKUNUN%20TADI%20BUENOS%20AIRES%3A%20%20%20%E2%80%98CON%20PAS%C4%B0ON%20Y%20GUSTO%E2%80%99" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Ftutkunun-tadi-buenos-aires&amp;linkname=TUTKUNUN%20TADI%20BUENOS%20AIRES%3A%20%20%20%E2%80%98CON%20PAS%C4%B0ON%20Y%20GUSTO%E2%80%99" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Ftutkunun-tadi-buenos-aires&amp;title=TUTKUNUN%20TADI%20BUENOS%20AIRES%3A%20%20%20%E2%80%98CON%20PAS%C4%B0ON%20Y%20GUSTO%E2%80%99" id="wpa2a_2"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/tutkunun-tadi-buenos-aires/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>bu dünyada ne güzel yerler var</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/bu-dunyada-ne-guzel-yerler-var</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/bu-dunyada-ne-guzel-yerler-var#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jul 2011 15:44:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[isveç]]></category>
		<category><![CDATA[malmö]]></category>
		<category><![CDATA[serap başol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=5742</guid>
		<description><![CDATA[Güney İsveç’in Işığı -Serap Başol&#8217; a teşekkürlerimizle&#8230; Malmö “kent içindesin ve ferahsın hissi” Kopenhag’ da uçaktan inmeden önce Malmö’yü gördüm, havadan. Kıyı şeridindeki evleri, limanı, “turning torso”yu, denizin üzerindeki rüzgar enerji güllerini ve uzuun köprüyü&#8230; İndim, alandan uzaklaşmadan alt katında önce otobüse bindim, sonra trene, çabucak Malmö’ deyim. Malmö Garı eski tuğla binası ve yanıbaşındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #800080;"><a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/07/isvec3.jpg"></a><a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/07/isvec5.jpg"></a>Güney İsveç’in Işığı</span></strong> -<strong>Serap Başol&#8217; a teşekkürlerimizle&#8230;</strong></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong><em>Malmö</em></strong></span></p>
<p><strong><em>“kent içindesin ve ferahsın hissi”</em></strong></p>
<p>Kopenhag’ da uçaktan inmeden önce Malmö’yü gördüm, havadan. Kıyı şeridindeki evleri, limanı, “<em>turning torso</em>”yu, denizin üzerindeki rüzgar enerji güllerini ve uzuun köprüyü&#8230; İndim, alandan uzaklaşmadan alt katında önce otobüse bindim, sonra trene, çabucak Malmö’ deyim. Malmö Garı eski tuğla binası ve yanıbaşındaki yeni bir cam/çelik binada trenle yolculuk edenlere hizmet sunuyor. Hemen çıkışında kentin her yanına ulaşan otobüslerin durağı var, ancak otele hangisi gider henüz bilemiyorum, bir taksiye atladım. Şoför Iraklı çıktı, kısa bir yolculukla beni otele 95 krona bıraktı. K<strong>rona</strong> lafı ne çok kullanılıyor gelirgelmez dikkatimi çekti. Kron, Krona, Corona.. taç kelimesinin latin ve kuzey dillerindeki kullanılış halleri. Her yerde krona oluşu Taç’a ve kraliyete duyulan saygıdan olmalı diye düşünüyorum.</p>
<p>Kentin armasında ise hem taç hem griffon var. Griffon şu efsanevi kuş, <a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/07/isvec51.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-5750" title="isvec5" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/07/isvec51-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>hani Harry Potter’ı uçuran. Güçlü ve mistik bir duruşla meydandaki kürenin üstüne konmuş. Kent desen tipik Avrupa düzenlemesinde ancak ölçek küçük, o yüzden bence mükemmel. Altı-yedi katla sınırlı binalar, ızgara sistemli geniş caddeler, yayvan kaldırımlar, az trafik ve araba, bol bisiklet ve yaya. İçinden geçen nehir ve kanallar, kanal boyunca uzanan yeşil örtü, büyük parklar, asırlık ağaçlar, köprüler, o kıymetli <em>“kent içindesin ve ferahsın hissi”</em>. Müzeler, modern sanat eserleri,<a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/07/isvec.jpg"></a> galeriler, sokaklarda heykeller. Hele bu sokak heykelleri çoğunlukla neşe veren cinsinden. Müzisyen bir heykel ekibi örneğin; sıralanmış çala çala yürüyor, ben de aralarında poz veriyorum. Büyük kanala doğru inen ve çoğunlukla gençlerin okul çıkışı oturup takıldığı merdiven basamaklarında oturan bir kedi, uyuklayan bir kedi, az ilerde dikkatle ileri doğru yürüyen bir kedi heykeli, insanın durup sevesi geliyor. Meydanlar, çepeçevre kafeler, küçük keyifli dükkanlar, güleryüzlü, sarışın, kimi orta boylu kimi oldukça iri yapılı ahalisi.. Çocuk parkında çelik borulardan heykelsi oyun alanı tasarımları.. Eski kentin korunmuşluğu, evlerin şirinliği, renklerin uyumu, canlılık. Saray olarak işlev görmüş Malmö Kalesi ve müzesi, bahçeler, çiçek düzenlemeleri, sürpriz bir yel değirmeni, su, su, su. Su kıyısında rahatça yuvalamış su kuşları. Aşı boyalı balıkçı barınakları&#8230;</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;</p>
<p><em> </em></p>
<p><span style="color: #800080;"><strong><em>Turning Torso </em></strong></span></p>
<p>Günümüzün ünlü mimarı Calatrava’nın yükselirken bir gövde gibi döndürdüğü binası Malmö’nün çekici yeni yerleşim bölgesi <em>“Western Harbour</em>”un yanıbaşında. Yukarı doğru bakarken insanın başı hafiften dönüyor. Yakından bir <a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/07/isvec1.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5746" title="isvec" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/07/isvec1-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>yelkenliyi de andırıyor. Çevresindeki havuzdaki su rüzgarla kıpır kıpır oynaşıyor. Burası, yani; “Batı Liman Bölgesi” yepyeni bir yaşam alanı olarak tasarlanmış. İçiçe  geçmiş evler kuzey mimari çizgisinin stilize izlerini taşıyor. Bahçeleri, oyun alanları, sosyal buluşma ortamları, kıyıya paralel ahşap yürüyüş yolları ile küçük, sade ama şık, güneş enerjili ekolojik yaşam önerisi ile geleceği çağrıştıran bu keyifli uygulama hoşuma gidiyor.</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;<br />
<span style="color: #800000;"><strong><em>Merve </em></strong></span></p>
<p>Ben sevgili Merve yüzünden buradayım. İsveç gezime o sebep oldu. Malmö’ de buluştuk, burayı birlikte gezdik, kanalda bisiklet çevirdik, Karayip Korsanlarında muhteşem Jhonny’i zevkle izledik, yedik-içtik sohbet ettik. Kendisini, arzuladığı yaşam biçimini, hayallerini ve dünyası için yapmak istediklerini anlatan bu genç kadınla tatildeydik. Bilinçli, idealist ancak gerçekçi, gözlemci, iyi niyetli, insanlığa faydalı olmak isteyen, lider ve aktif bu hoş kadın kendini tanımlıyor, geleceğini tasarlıyor. Ben de ona bildiklerimi, önerilerimi, desteğimi aktarırken bir yandan da o yaşlardaki kendimi izliyor gibiydim, gülümseyerek. Buradaki günlerimizin ardından şimdi o evine, Karlskrona’ ya gidiyor, ben ise Kristianstad’ a bana önerdiği müthiş bir sanat parkına yollanıyorum. Onunla birliktelik beni yıllar öncesine, öğrencilik günlerime götürdü. Trenden inip otobüse binerek İsveç’ in güney bölgesinde sırt çantası yerine taşıdığım minicik bir bavulla geziyorum. Hafif ve kolay.</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong><em>Kristianstad</em></strong></span></p>
<p>Küçük kentlerde gezmenin yararı kısa sürede her yerini görüvermek oluyor. <a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/07/isvec2.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-5748" title="isvec2" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/07/isvec2-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Trenden inip turizm ofisini ararken küçük keşifler yaşıyorum. Sanat müzesi denilen büyükçe bir galeride çağdaş sanat çalışmaları ilgimi çekiyor. Ses yerleştirmelerinin ağırlıklı olduğu işler izliyorum. Sanatçı “kendi krallığını yaratmak” üzerine kraliyet imgeleriyle ironik işler üretmiş. Bir kraliyet manifestosu yazmış çok güldüm, kolajlar hazırlamış, konserve tenekelerinden kestiği taçlar (yine krona!) komik. Yüceltilirken içi boşaltılmış “krallık” kavramı ile iyice dalga geçmiş.. Sergi çıkışı onaltıncı yüzyıldan kalmış bir kiliseye girip oturdum. Buralar hep Luteryenmiş, son derecede sade kuzey anlayışında. Kimse yok, kutsal mekanda meditasyondayım, tam bitirdim biri gelip org çalışmaya başladı. Ne hoş tınılardı.. Turizm ofisindeki kız önce Knislinge köyüne ve oradan heykel parkına nasıl gideceğimi ayrıntılı bir şekilde anlattı, biletlerimi aldım, otobüse bindim. Otobüslerin saati belli, kaçırmamak önemli, sonra iki saat beklemek var.</p>
<p><span style="color: #808000;"><strong><em>Wanas Art Foundation</em></strong></span></p>
<p>Wanas Sanat Vakfına giden yol iyice orman içinden geçiyor, etrafın güzelliği ve dinginliği insana ne kadar iyi geliyor. Aradabir adamakıllı irileşmiş leylak ve rododendron kümelerine rastlamak beni şaşırtıyor, Annem görse çıldırır cinsinden bunlar. Hele kokuları, renkleri, yolda karşıma çıkanları hem kokluyorum, hem dokunuyorum, öylesi etkileyiciler. Otobüsten inip, sürücünün gösterdiği yere doğru yürüyorum. Burası bir hayal alanı. İnsanlar ne güzel hayaller kuruyor, ne güzel, anlamlı, keyifli ortamlar yaratabiliyor ve bunları başkalarıyla paylaşmaya açıyor. Daha girerken bayıldım.</p>
<p><a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/07/isvec11.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-5747" title="isvec1" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/07/isvec11-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Dönüm dönüm araziler içinde bir ortaçağ konağının ahır binaları sanat müzesi ve sergi mekanlarına, binaları çevreleyen arazi ise büyük bir heykel parkına dönüştürülmüş. İçinde organik bir çiftlik ve kahve var. Vakfın kolleksiyonunda elliye yakın eser varmış, ayrıca her yıl davet edilen sanatçılarla açılan sergiler ve programlarla devinim halinde. Vakıf  farklı bir anlayışla Sürdürülebilir Sanat Önermesi’nde bulunduğunu belirtiyor.. Önce ahırda yer alan kavramsal porselen heykelleri inceleyip arazide gezmeye çıkıyorum. Hemen yakında yeni dikilmiş bir düzine elma ağacına bağlanmış uçuşan kağıtlar görüyorum. <em>“Wanas için Dilek Ağaçları</em><em>”</em>nı Yoko Ono tasarlamış. İleride bir gölet var, parka dönük kıyısından yürünebiliyor. Sık dalları ile gölgeli asırlık ağaçlar arasına ve üstlerine yerleştirilmiş ilginç, güzel ve etkileyici eserlerle karşılaşıyorum&#8230; işte bazıları ; bir ağacın yukarı dalları arasına sıkışmış koskocaman kırmızı bir top, başka birinin dallarına  irili ufaklı bağlanmış salıncaklar, küçük dereciğin üzerinde mini bir köprü, ağaçlar arasına yerleştirilmiş taş,  metal heykeller, mimari tasarımlar,  metal çok renkli bir labirent, devasa bir kaya heykeli, arazi sınırının bir bölümü boyunca örülmüş bir taş duvar, çiftlik arazisinde yapılmış metrelerce uzunlukta yeşil bir spiral çit&#8230; Loise Bourguoise’in dev bir örümcek heykeli, orman içinden gelen sesler, ormanın ortasında duvarsız bir yemek odası, başka bir alanda ışıklı ıssız bir orman klübesi&#8230; ve birbirinden ilginç çağrışımlar uyandıran, şaşırtan çalışmalar. Böylesi  güzel görselliğe ve masalsı ışığa sahip Wanas’ ta insan bütün gün kalabilir, hatta bir kaç gün geçirebilir. Doyamadan ayrılıyorum.</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p><span style="color: #333333;"><strong><em>Karlskrona </em>(krona mı demiştik?)</strong></span></p>
<p>Kristianstad’ dan yine trene binip, başka bir yazlık kente yollanıyorum. İsveç’in güneyi, tüm kuzey yarımküre ülkelerinde olduğu gibi yazlık, rahat, güzel iklimli haliyle keyifli bir yaşam bölgesiymiş. O yüzden buralarda gezinmek bizim kıyı kasabalarında gezinmek gibi, oohhh dedirtiyor, dinginlik veriyor. Karlskrona, Merve’nin okulu boyunca yaşadığı yetmişbin nüfuslu küçük kent, neredeyse bir ada. Deniz kıyısında, etrafı adacıklarla çevrili, ormanın yanıbaşında, bakımlı, derli toplu, yaz aylarında İsveçlilerin gelip kaldığı iki-üç katlı, bahçeli sade ve şık evleriyle hoş bir yer. Uzun yürüyüşler yapmak için  kentteki sokaklar, ormanın içi, yuvarlak biçimli düzgün yüzeyli ve muazzam hacimli kayalıklı deniz kıyısı ideal. Evinin bulunduğu sokak hem okuluna hem ormana yakın. Evde biri Kanadalı, diğeri Amerikalı iki kız arkadaşı ile kalıyor. Okulu; <em>Blekinge Teknoloji Enstitüsü</em> tümüyle çevreci, ekolojik yeni bir dünya geleceği tasarımı üzerine örnekli çalışmalar, araştırmalar yapıyor. Master tezlerini  hazırlarken civardaki ekolojik köyleri ziyaret etmişler, doğa ile içiçe, saygı ve sevgi temelli bir yaşam biçimine tanık olmuşlar.. Böyle güzel bir yerde, istediği, hayalini kurduğu hayat üzerine tez çalışması yaparak, arkadaşlarıyla bir evi, hocalarıyla gelecek umutlarını paylaşarak öğrencilik yaşantısının tadını çıkarması bana da iyi geliyor.</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong><em>Kalmar</em></strong></span></p>
<p><em> </em></p>
<p>İsveç’ in güney şeridini en batıda Malmö’ den başlayıp doğuya doğru ilerleyerek, kala kala boydan boya geçmiş oluyorum. Şimdi daha doğuya Kalmar’a yöneldim. Bu kez rahat, konforlu bir otobüsteyim. Yine güzel ormanlar, kırlık alanlar, çayırlarda otlayan inekler seyrederek geçiyorum. Her yerleşim yerinin dışında gördüğüm rüzgar enerjisi gülleri çok hoşuma gidiyor. Kalmar ortaçağdan kalmış kalesi ile ünlü. Önce ızgara biçimli sokakların birinden öbürüne kent merkezini geziyorum, içerilere uzanan su kanalından geçiyorum. Burası da bir sahil şehri, kıyıda bir AVM, bir ucunda bir müze, diğer ucunda tekneler, birkaç balıkçı lokantası ve uzun bir yürüyüşle parkın içinden geçilerek varılan kale: <em>Kalmar Slott.</em> Bir yanı deniz, üç yanı hendekle çevrili, su ile kendini korumaya almış beylerin mekanı, daha sonra krallığa geçmiş, tarihçesinde ne zulümler, iktidar hırsı, kardeş kıyımları, malum krallık entrikaları, halka eziyetler filan hepsi Avrupa’nın her yerindeki ortaçağ-yeniçağ krallık dönemi hikayeleriyle dolu. Okurken içim fena oluyor. İçeride kral ve kraliçe odaları, kaba-saba mobilyalar, yataklar, büyük yemek masası&#8230; Sadece cam bardak ve sürahileri beğeniyorum; ince romantik formları ve ışıltılı rekleri var. Kaleden kendimi dışarı atıyorum. Hendeği aşınca gördüğüm güleryüzlü iki ahşap heykele bakan bir ağaca yaslanıp dinleniyorum.</p>
<p>Aynı parkın başka bir köşesinde yanında şık bir restoranıyla <em>Kalmar Konst</em> (sanat müzesi) var. Kuzey dilleri hem birbirine benziyor, hem İngilizceye. Bu kadar yer gezmiş biri olarak birçok kelimeyi, işareti, yönlendirmeyi vb. kolayca anlıyorum. Modern Sanat Müzesinden içeri dalıp <em>“Return of Losers”</em> sergisini geziyorum. 60lı, 70li, 80li yıllarda, sanayi kollarında işçi-usta olarak çalışan ebeveynleriyle berbat yerlerde yaşamak durumunda kalmış sanatçıların isyankar işleri karşımda. Kapitalist düzenin bu kez emeğini sömürdüğü insanların yaşamak zorunda bırakıldığı gettolar, ruhsuz toplu konutlar içinden çıkıp gelen sanatçılar sanatla isyandalar. Kendilerini sanatla ifade edebilmeleri bir şans, bir kurtuluş alanı. İğrenç dünya düzeninin insanın içini boşaltıp çürütmesi, robotlaştırması, anlamsız kahramanlar peşinde koşturması üzerine üretilmiş birçok iş görüyorum. Tabii ki isyan edecekler, olanı gösterecekler, uyandırmak isteyecekler. Böyle bir zararsız yolla, sanat kanalıyla, müzelerde galerilerde insanlara ulaşmaya çabalıyorlar&#8230; Ne yapsınlar ??</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p><span style="color: #800080;"><strong><em>Gotland Adası<br />
</em></strong></span><strong><em>Cennetin farklı bir köşesi burası&#8230;﻿<a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/07/isvec3.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-5751" title="isvec3" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/07/isvec3-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></em></strong></p>
<p><em> </em></p>
<p>Adaya gece yarısına doğru vardım. Anakaradan üç saatlik bir feribot yolculuğu ile ulaştım. Strand otele girişimde görevliye kahvaltı saatini sorduğumda beş buçukta başladığını söyledi. Dünyada daha önce bu kadar erken kahvaltı veren bir otele rastlamadım. Güneşin erkenden doğuşuna bağlı elbette. Haziran başında günlerin iyice uzadığı zamanda İsveç’ te olmak ilginç. Işığı bu kadar uzun süre yaşamak değişik bir his, uykum gelmiyor gibi. Sabah harika bir aydınlıkta yürüyüşe çıkıyorum. <strong><em>Visby</em></strong>’ deyim. Adanın binli yıllarda kurulmuş eski güzel kentinde. Surlar, hisarlar arasındaki eski yerleşim yeri büyülü bir ışığa sahip. Küçük sokaklar arasında ilerleyip evleri, insanları, yaşamlarını incelerken <em>bu dünyada ne güzel yerler var </em>diye düşünüyorum. Şimdi burada İsveç’ in güney doğusunda bir adada, ortaçağdan beri korunmuş mini-kentinde, kıyılarında, botanik bahçesinde, sanat ve tarih müzesinde, lokantalarında, sanatçı atölyelerindeyim&#8230; kendimle burada olmaktan nasıl mutluyum. <em>Cennetin farklı bir köşesi burası. </em></p>
<p><em> </em></p>
<p>Gotland kuzeyde ve Stockholm’de yaşayanların yazlığıymış. Havalar ısınınca ve her tatilde İsveçliler güneye akarmış, buraya gelinceye kadar uğradığım küçük kentler de aynı özellikteydi. Akşam yemekleri için gittiğim iki özel restoranı; Bakfickan ve Donners Brun nefis yemeklere ve hoş sohbet masa komşularına sahip olduğundan bol bilgi ediniyorum. Gotland Adası özellikle sanatçıların tercihiymiş; İsveç Yazarlar Birliği, film yapımcıları, resim ve seramik sanatçıları burada konuşlanmış. Ingmar Bergman anısına gelecek ay tüm filmlerinin gösterileceği bir hafta düzenlenmiş, broşürlerde okuyorum. İsveç’in  en güneşli yeri de burasıymış. Gün batımına doğru herkes sahile iniyor, ellerinde birer içecek, atıştırmalık yiyeceklerle çimlere yayılıyor. Burada denizin üzerinden batan güneşin sevdalısı büyükler, gençler, çocuklarla gün batımı bir ritüel gibi yaşanıyor. Karanlıkta geçen kış aylarından sonra güneşle hasret gideriyorlar. Bankların birine oturup seyrediyorum. Dakikalar geçiyor, neredeyse bir saat, güneş o kadar yavaş iniyor ki inanılmaz ! Batışın bu denli uzun süreceği insanın aklına gelmez. Ama beklemeye değiyor&#8230;</p>
<p>Bu seyahatte uçakla, otobüsle, trenle ve feribotla uzun yolculuklar yaptım, güzel kıyılardan ve orman içlerinden geçtim. Kentlerdeki ekolojik bilinçliliğe kendi ülkemiz ve dünyamız adına özlem duydum. Ormanda yaşayan köylülerin çevrelerindeki ağaçlara bahçelerine bakar gibi baktıklarını gördüm. Güzellik hem doğayı saygı ve sevgi ile işleyişte, hem de insanların ona beslediği sevgi dolu yumuşak hislerde gizli. İsveçliler tümüne sahip halleri ve yaşantılarıyla dünyaya harika bir örnek sunuyorlar.</p>
<p><em><strong>Haziran 2011</strong></em></p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fbu-dunyada-ne-guzel-yerler-var&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fbu-dunyada-ne-guzel-yerler-var&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fbu-dunyada-ne-guzel-yerler-var&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fbu-dunyada-ne-guzel-yerler-var&amp;count=none&amp;text=bu%20d%C3%BCnyada%20ne%20g%C3%BCzel%20yerler%20var" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fbu-dunyada-ne-guzel-yerler-var&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fbu-dunyada-ne-guzel-yerler-var&amp;count=none&amp;text=bu%20d%C3%BCnyada%20ne%20g%C3%BCzel%20yerler%20var" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fbu-dunyada-ne-guzel-yerler-var&amp;linkname=bu%20d%C3%BCnyada%20ne%20g%C3%BCzel%20yerler%20var" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fbu-dunyada-ne-guzel-yerler-var&amp;linkname=bu%20d%C3%BCnyada%20ne%20g%C3%BCzel%20yerler%20var" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fbu-dunyada-ne-guzel-yerler-var&amp;linkname=bu%20d%C3%BCnyada%20ne%20g%C3%BCzel%20yerler%20var" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fbu-dunyada-ne-guzel-yerler-var&amp;linkname=bu%20d%C3%BCnyada%20ne%20g%C3%BCzel%20yerler%20var" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fbu-dunyada-ne-guzel-yerler-var&amp;linkname=bu%20d%C3%BCnyada%20ne%20g%C3%BCzel%20yerler%20var" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fbu-dunyada-ne-guzel-yerler-var&amp;linkname=bu%20d%C3%BCnyada%20ne%20g%C3%BCzel%20yerler%20var" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fbu-dunyada-ne-guzel-yerler-var&amp;title=bu%20d%C3%BCnyada%20ne%20g%C3%BCzel%20yerler%20var" id="wpa2a_4"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/bu-dunyada-ne-guzel-yerler-var/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Altın Tapınakların Sürreal Ülkesi: Myanmar</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/altin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/altin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2011 21:31:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[myamar]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[zehra boneval]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=5501</guid>
		<description><![CDATA[Zeynep Boneval Şimdiye kadar gördüğüm 69 ülke arasında en büyüleyici olanı şüphesiz Myanmar. Zengin ve görkemli tarihi, binlerce pagoda, manastır ve tapınak arasında yaşayan bozulmamış geleneksel Budist kültürü, güleryüzlü ve içten insanları, muhteşem manzaraları  ile masalı, şiirsel ve gizemli bu ülke insanı kendine hayran bırakıyor. Diğer yandan ise zalim cunta yönetimi tarafından tüm dünyaya kapatılmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff6600;"><strong>Zeynep Boneval</strong></span></p>
<p>Şimdiye kadar gördüğüm 69 ülke arasında en büyüleyici olanı şüphesiz Myanmar. Zengin ve görkemli tarihi, binlerce pagoda, manastır ve tapınak arasında yaşayan bozulmamış geleneksel Budist kültürü, güleryüzlü ve içten insanları, muhteşem manzaraları  ile masalı, şiirsel ve gizemli bu ülke insanı kendine hayran bırakıyor.</p>
<p>Diğer yandan ise zalim cunta yönetimi tarafından tüm dünyaya kapatılmış ve hakları elinden alınmış halkın yaşadığı ortam insanda hem kızgınlık hem de hüzün ve merhamet duygularını uyandırıyor. Dünyadan o kadar soyutlanmış bir ülke ki halk demokrasi ve özgürlük nedir hiç tatmamış.</p>
<p>Dünyanın birçok ülkesi Myanmar’daki cunta yönetimini boykot ediyor, ve turist olarak gitmemeyi salık veriyor. Ancak yerel halkın dış dünyaya açılan tek penceresi biz turistleriz. Bu sebeple bu muhteşem ülkeyi ziyaret etmeli, masalsı dünyasında kaybolmalı ve de yerel halkın işletmelerinde kalarak, muhteşem el sanatlarından satın alırak onlara katkıda bulunmalı diye düşünüyorum.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>Yangoon – Shwedegon Pagoda</strong></span></p>
<p><em>Kokular, renkler, sesler ve insanların birbirine karıştığı Shwedegon Pagoda’dayım,</em></p>
<p><em>Kadın erkek, genç yaşlı, yalnız birlikte, yüzlerce insan aynı yerde aynı zamanda içiçe, </em></p>
<p><em>Hep bir ağızdan ‘chant’ eden ve dualar okuyan ruh birliği içindeki kalabalıklar&#8230;</em></p>
<p><em>Tütsü ve mum yakarak dilek dileyen kadınlar&#8230;</em></p>
<p><em>Derin meditasyonda rahipler&#8230;</em></p>
<p><em>Buda heykellerine altın varaklar yapıştırarak adak adayanlar&#8230;</em></p>
<p><em>Bebeklerini kutsamak için getirenler&#8230;</em></p>
<p><em>İlk adımını bu kutsal yerde atması için emekleyen çocuklarını ayağa kaldırmaya çalışan anne babalar&#8230;</em></p>
<p><em>Tavaf edenler, Çiçek sunanlar, Çan çalanlar&#8230; </em></p>
<p><em>Bahçedeki fil heykellerinin üzerlerinde oynayan çocuklar&#8230;</em></p>
<p><em>Yemek yiyen aileler&#8230;</em></p>
<p><em>Flört eden gençler&#8230;</em></p>
<p><em>Uyuyan yaşlılar&#8230;</em></p>
<p><em>İlk girişte bu faklı kalabalığı yadırgamıştım, </em></p>
<p><em>Fakat içeriyi soludukça anlıyorumki burası Myanmar halkının gerçek yaşam ritüelinin bir parçası, </em></p>
<p><em>Ve 5 saatin sonunda bu sihirli yaşam alanı beni öyle bir içine çekti ki ayrılmak istemiyorum&#8230; </em></p>
<p><em>Öğle vaktinin yakıcı güneş ışıklarında altın kubbeler göz alıcı şekilde parlıyordu, </em></p>
<p><em>Ardından yavaş yavaş çekilen gün ışığı ile gök pembe ve mora boyandı,</em></p>
<p><em>Ve kubbeler önce kavuniçi sonra kızıla çalmaya başladı. </em></p>
<p><em>Alacakaranlıkta ise herkes stupanın etrafındaki mumları birer birer yakmaya başladı,</em></p>
<p><em>Ve geceye girerken mumdan bir kolye ile çevrelenen ışıl ışıl pagoda karanlığa meydan okudu&#8230;</em></p>
<p><em>Bir parçam Shwedegon Pagoda’da kaldı..</em></p>
<p><em><a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/06/myanmar2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5504" title="myanmar2" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/06/myanmar2.jpg" alt="myanmar" width="489" height="298" /></a><br />
</em></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #333399;"><strong>Inle Lake</strong></span></p>
<p><em>Sanki bu berrak göl etrafındaki puslu dağlar ile tüm dünyaya kapanmış&#8230;</em></p>
<p><em>Daha gün yeni ağarıyor, </em></p>
<p><em>Buğulu sisin arasından bambu ayakların üzerinde yükselen köy evleri mistik bir görüntü yaratıyor&#8230;</em></p>
<p><em>Uçsuz bucaksız gözüken gölün çevresindeki pagodaların altın kubbeleri yavaş yavaş gün ışığı ile parlıyor&#8230;</em></p>
<p><em>Serin ve taptaze havada yasemin çiçeklerinin mis gibi tatlı kokuları burnuma geliyor,</em></p>
<p><em>Gölün üzerindeki kocaman yaprakların ortasında pembe, kırmızı, turuncu leylakların renkleri etraftan fışkıran yemyeşil doğayı tamamlıyor&#8230;</em></p>
<p><em>Ve güneşin ilk ışıkları ile yaşam, gölün kağıt gibi dümdüz yüzeyine halka halka yayılmaya başlıyor;</em></p>
<p><em>Kanoların içinde kürek çekerek okula giden çocuklar,</em></p>
<p><em>Kayıkların üzerinde bir ayakları ile dengede dururken diğer ayakları ile kavradıkları küreği çekip olta atan balıkçılar, </em></p>
<p><em>Yüzen tarlalarda çalışan çiftçiler,</em></p>
<p><em>Kayıkları ile yetiştirdikleri meyve sebzeleri satmaya götüren kadınlar, </em></p>
<p><em>Yıkanan, yüzen, oynayan çocuklar, </em></p>
<p><em>Çamaşır yıkayan kadınlar,</em></p>
<p><em>İnce uzun ahşaptan kayık motorlar ve motorları takip eden martı sürüleri&#8230; </em></p>
<p><em>Masmavi gökyüzünün altında sakin, yavaş ve duru hayatları izliyorum&#8230;</em></p>
<p><em>Gün batımına doğru parça parça bulutların yansımaları gölün üzerine düşüyor&#8230;</em></p>
<p><em>Gök ve göl yavaş yavaş kavuniçi, pembe ve mora boyanıyor&#8230;</em></p>
<p><em>Elektrik olmadığı için suyun üzerindeki köy evlerinde kandiller tek tek yanmaya başlıyor&#8230; </em></p>
<p><em>Ve erkenden uykuya yatan göl tam bir mutlak sessizliğe bürünüyor&#8230;</em></p>
<p><em>Su üstündeki yaşamın arındırıcı huzuru  içimi kaplıyor&#8230;<a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/06/myanmar.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-5508" title="myanmar" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/06/myanmar-300x183.jpg" alt="" width="300" height="183" /></a></em></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #800080;"><strong>Bagan</strong></span></p>
<p><em>Kırmızı toprağın arasından yükselen, içiçe geçmiş binlerce pagoda ile zamanda asılı kalmış masalsı bir yerdeyim&#8230;</em></p>
<p><em>Gün doğumunda Bagan o kadar sessiz ki sanki güneşin yükselişini duyabiliyorsunuz. </em></p>
<p><em>Sislerin arasında önce sadece tepeleri gözüken pagodalar gizemli bir duygu yayıyor içinize, </em></p>
<p><em>Yavaş yavaş sis dağılıyor ve binlerce pagoda sizi selamlıyor&#8230; </em></p>
<p><em>Sanki binlerce yıldır, binlerce insanın duaları, umutları, niyetleri ve dilekleri havada asılı kalmış&#8230;</em></p>
<p><em>Bisikletimiz ile biribirinden farklı pagodaları ziyaret ediyoruz,</em></p>
<p><em>İçerideki dev Buda heykellerine şaşırıyoruz, </em></p>
<p><em>Neredeyse sürekli yalınayak dolaşıyoruz,</em></p>
<p><em>Bir süre sonra pisliği, toz toprağı umursamıyorum,</em></p>
<p><em>Resmen çıplak ayaklar ile tüm elektriğimden arınıyorum&#8230;</em></p>
<p><em>Uzun zamandır unuttuğum yalınayak olma deneyiminin çocuksu mutluluğunu yaşıyorum&#8230;</em></p>
<p><em>Pagodaların tepelerine tırmanıp her seferinde farklı bir açıdan gözüken manzaları içimize çekiyoruz,</em></p>
<p><em>İrili ufaklı pagodaların sivri tepelerinin ardından batan güneşin renk oyunları ile harmanlanan büyülü manzaraların tadına varıyoruz&#8230; </em></p>
<p><em>Bagan’da sadece pagodalar ve biz varız&#8230;</em></p>
<p><em>Binlerce yıl önce inşaa edilmiş pagodalar sanki hala ‘bliss’ dağıtmaya devam ediyor&#8230; </em></p>
<p><span style="color: #339966;"><strong>Mandalay </strong></span></p>
<p><em>Gün doğumu ile herkes ya yürüyerek ya da bisikletlerin, motosikletlerinin üzerinde yollara dökülüyor, </em></p>
<p><em>Herkesin gidecek bir yeri, günlük hayatın rutin bir akışı var, </em></p>
<p><em>Rahipler sokaklarda halkın sunduğu yiyecekleri topluyor,</em></p>
<p><em>Tüm aile: anne, baba, çocuk, köpek motosikletin üzerinde birlikte yol alıyor,</em></p>
<p><em>Çocuklar okullarına yürüyor, </em></p>
<p><em>Bisikletin arkasına pazarda satmak üzere çiçekler yerleştirmiş kadınlar pedal çeviriyor,</em></p>
<p><em>Yaşlı adamlar oturmuş sohbet ediyor, </em></p>
<p><em>Yol kenarında yemekler pişiyor, </em></p>
<p><em>Kimse kimseye art niyetle bakmıyor,  güvende tek başıma sokaklarda kalabalığın arasına karışıyorum&#8230;</em></p>
<p><em>Herkesin yüzünde mahçup gülümseyen utangaç ifadeler var,</em></p>
<p><em>Saf ve masum insanlar&#8230;</em></p>
<p><em>Kadın erkek ayrıştırmıyorum, yüz hatları, kemikleri, vücut hatları, ifadeleri neredeyse aynı&#8230; </em></p>
<p><em>Çocuklar beni görünce, zıplayarak var güçleri ile el sallıyorlar, çığlıklar atarak ‘hello, hello’ diye bağırıyor&#8230;</em></p>
<p><em>İzole yaşayan Myanmar halkı hem meraklı hem de içten, </em></p>
<p><em>İnsana açlar, dünyanın onları görmesine, dünya ile bağlantı kurmaya açlar&#8230;</em></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>Madalyonun öbür Yüzü:  Sürgündeki Ülke</strong></span></p>
<p>Ülkede sıkı bir disiplin ve acımasız yaptırımlar uygulayan cunta yönetimi, halkı mutlak itaat ve teslimiyete mecbur kılmış. O kadar yıldır kendilerine kapalı bir ortamda ve zulum içinde yaşamışlar ki, sıkışmış kalmış ruhlar gece rüylarınızda sizi rahat bırakmıyor.</p>
<p>Bir zamanlar Uzak Doğu’nun en zengin ülkesi iken, tüm ekonomik kaynakları, toprakları, madenleri, önce İngilizler ardından generaller tarafından  sömürülmüş. Hala cunta yönetimi adı altında bir avuç general ve ona yakın insanlar, kendi hükümünde ve keyfinde, tüm halkın özgürlüğünü, ülkenin sunduğu tüm doğal kaynakları ve ekonomik fırsatları sömürmeye devam ediyor. Bir yandan da rejime destek veren Çin hükümeti sömürüyü körüklüyor. Cunta yönetiminin de içide yer aldığı uyuşturucu kaçakçılığından kazanılan kara paraları aklamak için generallerin akrabaları oteller, havayolları, otobüs işletmeleri ve turizm işletmeleri kuruyorlar.</p>
<p><a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/06/myanmar3.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-5509" title="myanmar3" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/06/myanmar3.png" alt="" width="567" height="150" /></a></p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>Halkın tek kurtuluş umudu Aung San Suu Kyi:</strong></span> Myanmar’ın İngiliz sömürgesinden ayrılarak özgürlüğüne kavuşmasında büyük rol oynayan Independence Army’nin generali olan  babası 1947’de öldüğünde 2 yaşında olan Aung San, 15 yaşında İngiltereye gidiyor ve Oxford’da okuyor. İngiliz Tibeiologist Micheal Aris ile evleniyor. 1988’de annesi hastalandığında ülkesine geri dönüyor. Meydanlarda halka konuşmalar yaparak askeri diktatörlüğe karşı halk arasında örgütlenme başlatmaya çalışıyor. 1989’da cunta tarafından ev hapsine alınıyor. 1991’de Nobel Barış Ödülüne layık görülen Aung San hala ev hapsinde. Ev hapsinde iken kurduğu parti seçimlerde birinci parti olarak seçiliyor, ancak cunta yönetimi seçimleri saymayarak, parti görevlilerini hapsediyor.  Myanmar için <strong>özgürlük sembolü</strong> haline gelen ve demokrasi ile özdeşleşen Aung San Suu Kyi’nin adını ağza almak bile yasak. Tüm halk ondan ‘<strong>The Lady’</strong> diye bahsediyor.</p>
<p><span style="color: #800000;"><strong>Halk arasında korku ve endişe hakim:</strong> </span>Her yer korku dolu tehditler saçan tabelalar, silahlı askerler, halkı sürekli izleyen ve dinleyen casuslar ile dolu. Askeri düzen ve dikdatörlük alehtarı söylemleri yasaklıyorlar ve ağır bir şekilde cezalandırıyorlar. Basın ve televizyon tamamen cuntanın ellinde.</p>
<p>Kendi ülkesinde tüm hakları ellerinden alınmış halk adeta köle şeklinde yaşıyor.  Cunta’nın son yıllarda yaptıkları;</p>
<ul>
<li>Cunta yönetimi binlerce insanı evinden ederek yeni turizm inşaatlarında çalışmaya mecbur bırakıyor.</li>
<li>Kendi gücünü sağlamlaştırmak isteyen cunta teslimiyet ve tevekkülü öngören Budizmi destekliyor gözüküyor, oysa bu saf ve masum halkı sömürmek için tam bir kılıf; 2007’de Safran Devrimi ile demokrasi yanlısı rahip göstericilerin birçoğu öldürüldü, veya hapsedi. 2000 tutuklunun hala 500’ü kayıp. Fakat yönetim hepsini inkar etmeye devam ediyor.</li>
<li>2008’deki kasırga sonucu 100.000kişi hayatını kabetti ve 2 milyon kişi evsiz kaldı. Cunta yönetimi ne halka yardımda bulundu, ne de yurt dışından gelen yardımları kabul etti.</li>
</ul>
<p><span style="color: #333399;"><strong>Yaşam ve Gelenekler</strong></span></p>
<ul>
<li>Myanmar’da 50.000’den fazla pagoda ve stupa var. Bozulmamış bir Budist kültürü hakim ülkeye.</li>
<li>Bu fakir ülkede herkes biriktirebildiği paralar ile altın varaklar alıp pagodalardaki Buda heykellerine yapıştırarak dilek diliyor.</li>
<li>Tüm tapınaklara yalınayak giriliyor ve ayakları Buda heykeline uzatmak hakaret sayılıyor. Bu sebeple bağdaş kurarak oturuluyor ve dua ediliyor.</li>
<li>Tüm seyahat boyunca beyaz boyalı yüzler göreceksiniz; halk yüzlerini güneşten korumak ve kavurucu sıcakta serin tutmak için Tanaka ağacının macununu sürüyor.
<ul>
<li>Kadın erkek herkes Longyi giyiyor; etek gibi yandan dikişli bir çeşit pareo. Kadınların ve erkeklerin loungi’leri farklı şekilde bağlanıyor ve desenleri farklı. Üzerine yine benzer kumaşlardan Ingyi isimli bluzleri giyiyorlar.</li>
<li>Halkın soyadları yok ve isimlerine astroloji karar veriyor. Her günün astrolojide belirli ayrı bir ismi var, bebekler doğunca astrologa danışarak isim seçiyorlar.</li>
<li>Ergenlik ritueli, 10 yaşından sonra tüm erkek çoçuklar  yetişkinliğe adım atmak için mutlaka 1 hafta manastırda kalıyor.</li>
<li>Asla Myanmar’da çocukların kafalarına dokunmayın ya da okşamayın, Budist inancına göre insan bedeninin en yüksek noktası olan baş  kutsal sayılıyor ve bir başkasının kafasına vrmak ya da dokunmak aşağılayıcı bir hareket sayılıyor.</li>
<li>‘Lucky money’, ‘one dollar’, ‘just looking’, ‘present’ söylemleri ile el işçiliklerini satmak için kadınların ve çocukların elleri size doğru uzanacak. Şaşırmayın, korkmayın, gerçekten onlara katkıda bulunmak için bu güzelim el işçiliklerinden mutlaka alın. Geleneksel Longyi etekleri, Lake ev eşyaları, rengarenk şemsiyeler ve yeşim’den bilezikler buraya has ürünler.</li>
<li>Elektrik kısıtlı olduğu için şehir geceleri karanlığa gömülüyor, yol kenarında geniş kaldırımlarda tahta masa ve taburelerde hep beraber yanan tek tük ışığın altında yemek yiyorlar. Yol kenarında pişirilen baharatlı yemeklerin kokuları harika.</li>
<li>Pirinç, sebze ve baharatların basit karışımlarından oluşan mufakları<strong> </strong>Çin, Thai ve Hint izleri taşıyor.<a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/06/myanmar4.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5503" title="myanmar4" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/06/myanmar4.jpg" alt="" width="500" height="305" /></a></li>
</ul>
</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Görülmesi Gereken Yerler:</span></strong></span></p>
<p><span style="color: #333399;"><strong>Yangoon</strong></span></p>
<p>Myanmar’ın bugünkü başkenti Yangoon koloniyel tarzda bir mimari sunuyor.</p>
<p>Yangoon’da görülmesi gerekenler;</p>
<ul>
<li>Dünyanın en muhteşem anıtlarından birisi olan Altın Tapınak Shwedegon Pagoda , 2000 yıllık Sule Pagoda,</li>
<li>yatan Buda Chauk Htat Gyi, Kandawgyi Kraliyet Gölü gölündeki Karaweik Hall</li>
<li>renkler, kokular ve insanların birbirine karıştığı, yüzlerce yiyecek, kıyafet, el sanatları ve değerli taş dükkanının bulunduğu Bogyoke Aung San Sanatkarlar Pazarı (Scott Market).</li>
<li>Yangoon’a bir saat uzaklıkta bulunan Kyauktan’da nehrin ortasındaki Ye Le Paya pagodası</li>
<li>Yangoon’a 80 km uzaklıkta Bago’da, Shwethalyaung Pagoda’da yer alan 55m uzunluğunda ve 16m yüksekliğindeki yatan Buda heykeli</li>
<li>Yangoon’da harika bir bahçede La Planteur Restoran’da bir akşam yemeğine değer.</li>
<li>Strand Otel’in içerisindeki mağazalarda antikalar, harika elişçilikleri ve tekstil ürünleri bulmak mümkün.</li>
</ul>
<p><span style="color: #333399;"><strong>Mandalay</strong></span></p>
<p>Myanmar<strong> </strong>İmparatorluğun son başkenti, İngiliz sömürgesi döneminde kalan son toprak olan Mandalay’da krallık devam etmiş. Mandalay ayrıca Myanmar’ın sanat merkezi. Mandalay ve civarında yapılması gerekenler şöyle:</p>
<ul>
<li>Mandalaya’da: Mahamuni Pagoda, Shwe Inbin Manastırı, geleneksel tahta işçiliğinin en güzel örneklerinden Altın Saray Manastırı, dünyanın en büyük kitabı olarak adlandırılan mermerden yapılmış Kuthodaw Pagoda, ve güneşin batışını Mandalay Tepesinden izlemek</li>
<li>Budistlerin meditasyon yapmak ve huzur bulmak için gittikleri Sagaing Tepesinde güneşin batışını izlemek</li>
<li>Amarapura’da binden fazla Budist rahibin yaşadığı Mahagandayon Manastırında rahiplerin kavuniçi ve bordo elbiseleri ile akın akın bahçeye geldiği  öğle yemeği seremonisini izlemek ve yakınlardaki rahibe evinde saçları kazınmış pembe elbiseler içinde küçücük kızları ve yaşlı rahibeler ile sohbet etmek. 1752’de tik ağacından yapılmış 200 yıllık U Bein köprüsü ve Buddha heykelleri koleksiyonu ile meşhur Bagaya Manastırı’nı ziyaret etmek</li>
<li>Eski kraliyet başkenti Inwa’da: Nanmyint Saat Kulesi, tarihi saray kalıntıları, Maha Aungmye Bonzan Manastırı, tahta oyma süslemeleri ile ünlü Bargayar Manastırı’nı ziyaret etmek,</li>
<li>Ayeyarwaddy Nehri üzerinde Mandalay’a 11 km uzaklıkta bulunan Mingun’da: 90 ton ağırlığındaki dünyanın en büyük çanlarından biri olan Mingun Çanı, Hsinbyume Paya ve Kral Bodaw Paya tarafından Myanmar’ın en büyük stupasını inşa etmek üzere başlanan ama bitirilemeyen Mingun Paya’yı ziyaret etmek</li>
<li>8000 adet Buda heykeline ev sahipliği yapan Pindaya Mağaraları Shwe U Min Pagodayı ziyaret etmek</li>
<li>Mandalay’dan 69km uzaklıkta bulunan Pyinoolwin’de Ani Sakan Şelalelerini, 175hektarlık alana yayılmıi botanik bahçeyi, Goteik Viaduct ve Peik Chin Myaung mağaralarını ziyaret etmek</li>
</ul>
<p><span style="color: #333399;"><strong>Bagan</strong>:</span></p>
<p>Dünya Kültür Mirasları arasında yer alan Bagan, 42km2lik alana yayılmış 11. ve 13.’lar arasında inşaa edilmiş 2200 pagodaya ve birçok stupa, tapınak ve manastıra ev sahipliği yapıyor.  İlk başşehir olan Bagan bir kutsal hac rotası.</p>
<ul>
<li>Ananda Tapınağı’nda 4 farklı duruşta (meditasyon, öğüt veren, koruyan, merhamet) yapılmış devasa Buda heykelleri bulunuyor. İlk başta som altından yapılmış orjinallerin yerine replikalar var, ancak yine de heybetli heykeller  ‘bliss’ dağıtmaya devam ediyor.</li>
<li>11. yüzyılda Kral Anawrahta tarafından yaptırılmış en eski stupalardan biri olan çan şeklindeki Shwezigon Pagoda, tepesinden panoramik olarak diğer tapınakların izlenebildiği Khay Min Ga Pagodası, 1059’da Mon tarzında yapılmış Manuha Tapınağı, özel mimarisi ile kumtaşından yapılmış Nanbaya Tapınağı, Bronz, taş ve lakeden yapılmış sayısız Buddha heykeli bulunan Arkeoloji Müzesi, Min Nan Thu Köyünde: Tayokepyay Tapınağı, Phaya Thone Zu Pagodası, 13. yüzyıldan kalma duvar resimleri ile ünlü Nandamanya Tapınağı ve meşhur bir meditasyon merkezi olan Kyat Kan Cave Manastırı görülmesi gereken yerler arasında.</li>
<li>Bagan’dan 1.5 saat uzaklıkta bulunan 1.520m yüksekliğinde volkanik bir tepede yer alan Mt Popa’da manastır, pagoda ve stupalardan oluşan bir Budist tapınak var. 777 basamak ile tırmanılan bu tepeden Bagan’ın nefes kesici manzaralarını izlemek mümkün.</li>
<li>Bisiklet kiralayarak bir yandan pagodaları ziyaret edip, diğer yandan Bagan’ın civarındaki köylerde çiftçilerin lokal hayatını görebilirsiniz.</li>
<li>Bagan tarihi tapınakların arasından büyülü gün doğum ve gün batım manzaraları sunuyor; bunların keyfine varmak için; yukarıdan görmek üzere sabah erken saatlerde yapılan balon turuna katılabilirsiniz,  bir tapınağın tepesinden ya da Ayeyarwaddy Nehrinde tekne gezisi ile güneşin batışını izleyebilirsiniz.</li>
<li>Bagan’a gitmişken Myinkaba köyündeki lake atölyesi’ni ziyaret ederek, bambu, at saçı ve lake ağacının reçinesinden lake yapılışını izlemek şart</li>
</ul>
<p><span style="color: #333399;"><strong>Inle Gölü</strong></span></p>
<p>Hayatın su üzerinde yaşandığı Inle Gölünde, göl üzerindeki en önemli tapınak olan Paung Daw Oo Pagoda, lokal pazarın kurulduğu Nampan köyü, yerel Inpawkhon Köyü,  uzun boyunlu Padaung kadınlarının bulunduğu Ywama köyü, içinde yosun ve bitkilerle örtülmüş yüzlerce stupa, mağara tapınakları, dua odaları bulunan göl kenarındaki Inn Thein Pagoda’sı, pirinç tarlalarının arasındaki Sae Ma köyü,  Tha Lay dokuma köyünü ziyaret etmek, yapılması gerekenler arasında. Ayrıca mutlaka lokal bir Inn Thar evinde geleneksel ev yapımı Shan yemeği yenmeli.</p>
<p><a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/06/myanmar3.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5502" title="myanmar3" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/06/myanmar3.jpg" alt="myanmar" width="507" height="309" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Diğer</strong></span></p>
<ul>
<li>Myitkyina ve Putao’da etnik kabile köylerini ziyaret etmek</li>
<li>Ngapali, Chaungtha, Ngwe Saung sahillerinde altın kumlu plajlarda güneşin ve denizin keyfini çıkartmak</li>
<li>Mon State’de yer alan Kyaikhto dağının tepesinde 7.3 metrelik Altın Kaya üzerinde yer alan Kyaikhtiyo Pagoda’sında, dağın tam kenarında tepede duran bu kocaman kayanın nasıl olup da düşmeden dengede durduğuna hayret etmek.</li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ne Zaman Gitmeli? </strong></span></p>
<p>Kasım –Şubat arası en az yağmurlu ve en az rutubetli dönem</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Neleri Okumalı?</strong></span></p>
<ul>
<li>Burmese Days – George Orwell</li>
<li>The Trouser People: A Story of Burma in the Shadow of the Empire, Andrew Marshall</li>
<li>Living Silence, Christina Fink</li>
<li>The Glass Palace: Amitav Ghosh</li>
<li>From the Land of Green Ghosts, Pascal Khoo Thwe</li>
<li>Letters From Burma, Aung San Suu Kyi</li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #333399;"><strong>OTELLER</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Yangoon</span></strong></span></p>
<p>Pansea Yangon</p>
<p>Strand Hotel</p>
<p>Savoy Hotel</p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Bagan </span></strong></span></p>
<p>Aureum Palace Hotel</p>
<p>Bagan Thande</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong><span style="text-decoration: underline;">InleGölü</span></strong></span></p>
<p>Inle Princess Resort</p>
<p>Inle Resort</p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Mandalay</span></strong></span></p>
<p>The Red Canal Hotel</p>
<p>Emerald Land Inn</p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Ayeyarwady Nehri</span></strong></span></p>
<p>Orient Express’in nehir gemisi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Faltin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Faltin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Faltin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Faltin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar&amp;count=none&amp;text=Alt%C4%B1n%20Tap%C4%B1naklar%C4%B1n%20S%C3%BCrreal%20%C3%9Clkesi%3A%20Myanmar" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Faltin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Faltin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar&amp;count=none&amp;text=Alt%C4%B1n%20Tap%C4%B1naklar%C4%B1n%20S%C3%BCrreal%20%C3%9Clkesi%3A%20Myanmar" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Faltin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar&amp;linkname=Alt%C4%B1n%20Tap%C4%B1naklar%C4%B1n%20S%C3%BCrreal%20%C3%9Clkesi%3A%20Myanmar" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Faltin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar&amp;linkname=Alt%C4%B1n%20Tap%C4%B1naklar%C4%B1n%20S%C3%BCrreal%20%C3%9Clkesi%3A%20Myanmar" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Faltin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar&amp;linkname=Alt%C4%B1n%20Tap%C4%B1naklar%C4%B1n%20S%C3%BCrreal%20%C3%9Clkesi%3A%20Myanmar" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Faltin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar&amp;linkname=Alt%C4%B1n%20Tap%C4%B1naklar%C4%B1n%20S%C3%BCrreal%20%C3%9Clkesi%3A%20Myanmar" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Faltin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar&amp;linkname=Alt%C4%B1n%20Tap%C4%B1naklar%C4%B1n%20S%C3%BCrreal%20%C3%9Clkesi%3A%20Myanmar" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Faltin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar&amp;linkname=Alt%C4%B1n%20Tap%C4%B1naklar%C4%B1n%20S%C3%BCrreal%20%C3%9Clkesi%3A%20Myanmar" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Faltin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar&amp;title=Alt%C4%B1n%20Tap%C4%B1naklar%C4%B1n%20S%C3%BCrreal%20%C3%9Clkesi%3A%20Myanmar" id="wpa2a_6"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/altin-tapinaklarin-surreal-ulkesi-myanmar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KAPLANLI TAPINAK</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/7_gezi/kaplanli-tapinak-%e2%80%93-tayland</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/7_gezi/kaplanli-tapinak-%e2%80%93-tayland#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Mar 2011 11:13:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=4736</guid>
		<description><![CDATA[TAYLAND Serap Işıldak Başol&#8217; a teşekkürlerimizle Tayland seyahatinin sürprizi benim için Kaplanlı Tapınaktı. Bangkok’tan otobüsle kuzeybatıya, Myanmar sınırına doğru ikibuçuk saatlik bir yolculukla ulaşılan budist tapınak, Kanchanaburi bölgesinde milli park olarak ayrılmış bir ormanın içinde. Bu doğal ortamda yaşayan tüm canlılar koruma altında. Tapınak sınırında arabalardan inilip yürüyerek geziliyor. Daha kapıdan adım attığımızda küçük bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #800080;">TAYLAND</span></strong></p>
<p><strong>Serap Işıldak Başol&#8217; a teşekkürlerimizle<br />
</strong></p>
<p>Tayland seyahatinin sürprizi benim için Kaplanlı Tapınaktı. Bangkok’tan otobüsle kuzeybatıya, Myanmar sınırına doğru ikibuçuk saatlik bir yolculukla ulaşılan budist tapınak, Kanchanaburi bölgesinde milli park olarak ayrılmış bir ormanın içinde. Bu doğal ortamda yaşayan tüm canlılar koruma altında. Tapınak sınırında arabalardan inilip yürüyerek geziliyor. Daha kapıdan adım attığımızda küçük bir yaban domuzu sürüsü önümüzden geçiyor. Yavrularıyla birlikte telaşla ağaçlar arasına doğru gidiyorlar. Biraz yürüdükten sonra hafif bir tepenin ardından kaplanların bulunduğu vadiye (bana Ihlara Vadisini anımsatıyor) ulaşıyoruz. Giyim-kuşamla ve davranışlarla ilgili kurallar büyük panolara asılmış. Burası bir budist tapınağı olduğu için herşeyden önce tapınak giysi kuralları var; kadın-erkek herkesin bacak ve omuzları kapalı giyinmesi gerek. Kaplanlar arasında olacağımız için herkesin nötr renklerde, göze batmayan desenlerde giyinmesi isteniyor. Üstümüzde şapka, gözlük, sallanan fotoğraf makinesi kordonu gibi şeyler olmasın diye tek tek herkesi denetliyorlar, çantalarımızı emanete alıyorlar. Bu güzel koca kediler renkli oyuncakları, sallanan nesneleri cazip bulup oynamaya kalkarsa mazallah  istemeden zarar verebilirler diye. Gönüllü gençler ve çalışanların üzerlerinde bir örnek açık yeşil önlükler var, kaplanlar bu renge alışmış, onları izliyor ve dinliyorlar.</p>
<p><a href="../wp-content/uploads/2011/03/kaplanlitapinak.jpg"><img class="alignright" title="kaplanlitapinak" src="../wp-content/uploads/2011/03/kaplanlitapinak.jpg" alt="" width="256" height="341" /></a></p>
<p>Girişte gördüğüm sahneye bayıldım; yüksek kaya duvarlarla çevrili vadinin içinde boylu boyunca sıra sıra kaplan uyuyor. Tüm gececi (nocturnal) kedigiller gibi onların doğasında gündüz uyku gece avlanmak varmış. Geceleyin daha iyi görürlermiş, gündüz sadece küçükler bol oyunla vakit geçiriyor, büyükler tembellik ediyormuş. Hani sokakta güneş altında gevşemiş kediler miskin miskin uyur ya aynen öyle, yalnız bunların boyu bosu kedilerin otuz katı kadar. Ziyaretçileri tam uyku saatlerinde içeri alıyorlar, onlar uykudayken yanlarına sokulup dokunuyorsun, seviyorsun, hatta başını kucağına alıyorsun. Beş-altı kişilik gruplar halinde kaplan sevmeye gidiliyor, istersen ek bir bağış karşılığı sana özel kaplan keyfi var. Büyük kedileri sevmek  çocukluğumdan beri hayalim olduğu için bu keyfin üzerine atlıyorum ! Görevli gençler eşliğinde kaplanların yanına sokulup dokunmaya başlıyoruz&#8230;</p>
<p>Duygularım ilginç; hem heyecanlıyım, sevinçliyim, hem ürpertili. Bu kocaman kedilerin gücü ortada, vücutlarındaki, kaslarındaki kuvvet hemen hissediliyor. Patilerin büyüklüğünden bir  oyun vuruşuyla bile sarsılacağını anlıyorsun. Ürpertili ve çok çekici; vahşi ve güçlü bir güzelliğe doğru çekilmek nedir artık yakınen biliyorum. Harika. Ne kadar süre kaplanlara dokunarak geçirdim haberim yok. Görevli gençler beni birinden öbürüne dikkatle götürüyorlar, kuyruklarını bile tutturuyorlar, onlar iyice alışmış, davranışları rahat ancak dikkatliler. Kaplanlar da bebekliklerinden beri onlarla olduğu ve hergün insanlar arasında yaşadıkları için dokunulmaya, yakınlaşmaya alışmışlar. Sonra birer ikişer uyanmaya başlıyorlar, benim son sevdiğim bir yaşında tatlı bir küçük, kulakları dikip etrafı inceliyor. Ziyaretçileri uyku-temas sahası dışına alıyorlar. Kaplanlardan bazısı vadinin sonundaki doğal havuzda yüzmeye ve oynamaya gidecek. İsteyenleri onlara yakın bir kafese koyup seyretme izni veriyorlar. (Bu kez insanlar kafese girecek!) Diğerleri ile vadiden çıkılıp yürüyüş yapılacak. Köpek gezdirir gibi tasmalı rahat bir yürüyüş.</p>
<p>Bizim grup yürüyüş ekibine katıldı. Kaplanın yürürken neresinde durulacak, ani hareket yapılmayacak, koşulmayacak uyarıları ile peşlerine takılıyoruz. Yukarıda kaplanları budist rahipler devralıyor. Kimini alıp içerilere doğru gidiyorlar, kimini gözümüzün önünde besliyorlar. Küçüklerden biri biberonla verilen şişe şişe sütü rahibin elinden <a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/03/kaplanli-tapinak4.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4744" title="kaplanli tapinak4" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/03/kaplanli-tapinak4-300x225.jpg" alt="" width="212" height="159" /></a>içerken biz yine sırtına dokunuyoruz. Süt içişini izlemek eğlenceli, kocaman patisi ile şişeyi tutuyor, çok tatlııı. Tam o sırada beslenme saati gelen inek sürüsü yanımıza geliyor. Görevliler ineklere şeker pancarı gibi iri sebzeler veriyor. Buzağılar annelerinin arkasına saklanıyor, iki büyük boğa iki ayrı yönü kollayarak sürünün beslenmesini bekliyor. Süt içen genç kaplan biberonu bırakıp tüm dikkatini onlara veriyor. Rahip tasmasını bıraksa yanlarına doğru hemen ilerliyecek halinden belli, kulakları dikili heyecanla sürüyü inceliyor. Ben hayranlıkla olup bitene bakarken belgesel filmlerindeki gibi bir sahne yakalıyorum. Kaplan bulunduğu yerden sürüye doğru bir hamle yapmak istiyor, boğalardan biri derhal ona doğru gelip mööö diye kafasını sallıyor, kaplan hemen sinip ön ayaklarıyla yere çöküyor,  zaten o sırada yanındaki rahip  dikkatini aksi yöne çeken bir hareket yapıyor ve kaplanla birlikte sahneden çekiliyor.</p>
<p>Burası ormanın içinde kendi halinde bir budist tapınağıyken, dünyanın öğrenip ilgilendiği kaplanlı tapınak haline nasıl gelmiş? Hikayesi ilginç; tapınak 1994 yılında doğal koruma alanına destek vermek üzere kuruluyor. Resmi adıyla Wat Pa Luangta Bua Yannasampanno’ya ilk gelen bir tavus kuşu besleniyor. Sonrasında rahipler  yaralı bir boğa bulup onu iyileştiriyor, ardından salıveriyor. Kısa bir süre sonra boğa tüm sürüsünü ardına katarak tapınak arazisine gelip yerleşiyor. 1999 yılında köylüler kaçak kaplan avcılarının izini sürüp yaraladığı bir kaplan yavrusu getiriyor. Rahipler yaralarını sarıp iyileştiriyor ve ona bakıyorlar,  bir zaman sonra yine yaralı bir kaplan yavrusu getiriliyor. Ona da bakıp iyileştiriyorlar. Başrahip hepsini evlat ediniyor. Civar köylerden kaplan bulan kapıp tapınağa getiriyor, kaplanlar çiftleşip yavruluyor ve bugün onyedi kaplanlı bir aile tapınakta bakılıyor. Kafesin içinde henüz bir aylık iki kaplan yavrusunu da gördük, bu yavrular üçüncü kuşakmış. <a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/03/kaplanlitapinak3.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4745" title="kaplanlitapinak3" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/03/kaplanlitapinak3-300x225.jpg" alt="" width="248" height="186" /></a>Tapınağın ünü önce Tayland’da yayılıyor, insanlar görmek için geliyor, daha sonra dünyanın çeşitli yerlerinden duyup gelen gençlerle gönüllü bakıcılar hem kaplanları, hem yaşadıkları ortamı iyileştirip, düzenli bağış alınan bugünkü durumuna getiriyor. Bakıcılardan genç bir kadın sorularımı cevaplıyor. Kaplanlara asla  çiğ et verilmediğini, hergün dışarıdan alınan tavuk etlerinin pişirilip yedirildiğini ve kuru kedi maması verildiğini anlatıyor. “hayır ineklerin sadece sütlerinden yararlanıyoruz” diyor. Budizmin ilk kuralı “yaşayan hiçbir canlıya zarar vermeyeceksin” bu tapınakta tabiiki geçerli. İnekler, domuzlar, geyikler, kuşlar ve etrafı çevrili büyük bir alanda yaşayan iki siyah ayı, kaplanlar dışındaki hayvan nüfusundan bazıları.</p>
<p><a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/03/kaplanlitapinak1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-4742" title="kaplanlitapinak1" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/03/kaplanlitapinak1.jpg" alt="" width="225" height="225" /></a>Duyarlı ve bilinçli kişi ve kuruluşlar rahiplerle birlikte kaplan neslini sürdürmek için kampanyalar yapıyor. Kaçak avlanmalar ve doğal ortamlarının hızla erozyona uğraması yüzünden bu tükenme hızıyla giderse oniki yıl içinde dünyada kaplan kalmayacakmış. Ne felaket ! Bu güzelim, güçlü, harika kedilerin yaşamlarını sürdürebilmesi için yaptıkları çağrılarla insanların dikkatini çeken herkese helal olsun ! Tüm kedigillerin hele kaplanların doğal ortamlarında yaşamlarını sürdürmesi çok önemli. Ayrıca  dünyamızda birlikte var olduğumuz  hayvanların tüm kadim kültürlerde sembolik bir anlamı, bize verdiği bir mesajı var. Kaplan GÜÇ sembolüymüş. Kaplanın öğretisi; onun gücünü gözlemleyip anlayarak kendi gücümüzü farketmek, sahiplenmek, onu yerinde ve zamanında doğru kullanmakmış. Kaplanları korurken, aslında insanlığın  gücünü iyi, doğru ve bütünün hayrına kullanma haysiyetini de korumuş oluyoruz.</p>
<p><strong>Şubat 2011</strong></p>
<p><a href="http://www.tigertemple.org/Eng/good_q.htm">http://www.tigertemple.org/Eng/good_q.htm</a></p>
<p><a href="http://wwf.panda.org/what_we_do/endangered_species/tigers/save_the_tiger/">http://wwf.panda.org/what_we_do/endangered_species/tigers/save_the_tiger/</a></p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fkaplanli-tapinak-%25e2%2580%2593-tayland&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fkaplanli-tapinak-%25e2%2580%2593-tayland&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fkaplanli-tapinak-%25e2%2580%2593-tayland&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fkaplanli-tapinak-%25e2%2580%2593-tayland&amp;count=none&amp;text=KAPLANLI%20TAPINAK" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fkaplanli-tapinak-%25e2%2580%2593-tayland&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fkaplanli-tapinak-%25e2%2580%2593-tayland&amp;count=none&amp;text=KAPLANLI%20TAPINAK" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fkaplanli-tapinak-%25e2%2580%2593-tayland&amp;linkname=KAPLANLI%20TAPINAK" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fkaplanli-tapinak-%25e2%2580%2593-tayland&amp;linkname=KAPLANLI%20TAPINAK" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fkaplanli-tapinak-%25e2%2580%2593-tayland&amp;linkname=KAPLANLI%20TAPINAK" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fkaplanli-tapinak-%25e2%2580%2593-tayland&amp;linkname=KAPLANLI%20TAPINAK" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fkaplanli-tapinak-%25e2%2580%2593-tayland&amp;linkname=KAPLANLI%20TAPINAK" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fkaplanli-tapinak-%25e2%2580%2593-tayland&amp;linkname=KAPLANLI%20TAPINAK" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fkaplanli-tapinak-%25e2%2580%2593-tayland&amp;title=KAPLANLI%20TAPINAK" id="wpa2a_8"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/7_gezi/kaplanli-tapinak-%e2%80%93-tayland/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güney Amerika’nın Sürrealist Şehri: Rio De Janeiro</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/7_gezi/guney-amerika%e2%80%99nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/7_gezi/guney-amerika%e2%80%99nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Feb 2011 18:13:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=4569</guid>
		<description><![CDATA[Zeynep Atılgan Boneval Heybetli dağlara, şelalelere, kanyonlara, yağmur ormanlarına, ekolojik parklara, yani olağanüstü doğal güzelliklere ev sahipliği yapan Brezilya, Avrupa, Asya, Kuzey Amerika ve Hindistan’ın izlerini taşıyan birçok farklı kültürün ve hikayenin buluştuğu muazzam bir ülke. Bu renkliliğin ve çeşitliliğin en büyük sembolü şüphesiz Rio de Janeiro. Karnaval, futbol ve Samba’nın merkezi olan Rio’nun gerçekten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zeynep Atılgan Boneval</strong></p>
<p>Heybetli dağlara, şelalelere, kanyonlara, yağmur ormanlarına, ekolojik parklara, yani olağanüstü doğal güzelliklere ev sahipliği yapan Brezilya, Avrupa, Asya, Kuzey Amerika ve Hindistan’ın izlerini taşıyan birçok farklı kültürün ve hikayenin buluştuğu muazzam bir ülke. Bu renkliliğin ve çeşitliliğin en büyük sembolü şüphesiz <strong>Rio de Janeiro</strong>.</p>
<p><strong>Karnaval</strong>, <strong>futbol</strong> ve <strong>Samba</strong>’nın merkezi olan Rio’nun gerçekten inanılmaz bir enerjisi var. Yeşile boyanmış heybetli dağların eteğinde yer alan plajları ile şehir her daim coşkulu. İnsanların kanı fıkır fıkır kaynıyor. Bir yandan da sanki dünya umrunda değilmişçesine rahat bir atmosferi var. Şehrin <strong>renkliliği</strong>, <strong>canlılığı</strong>, <strong>müzik ve dans kokan ritmi</strong> sizi hemen sarıyor.</p>
<p>Sadece sahilde bir gün geçirmek bile Rio’nun ruhunu algılamak için yeterli; sahil sabah vakti sporcuların mekanı; koşanlar, yürüyenler, paten kayanlar, plaj voleybolu oynayanlar ile dolup taşıyor.  Öğleden sonra ise deniz vakti; herkes kollarının altında şezlongları yerleştiriyor ve üzerlerinde sadece mayoları ile yalınayak sokaklardan sahile akıyor. Kadınlar edalı, dans eder gibi salına salına yürüyor, slip mayoları ve yapılı vücutları ile erkekler kendilerinden emin. Plajda insanlar saatlerce ayakta durup birbiri ile konuşuyor, denizden açılıpta geri dönemeyenleri helikopterler balık avlarmış gibi toplayıp plaja indiriyor, ve tabi ki kumsaldan futbol hiç eksik olmuyor.</p>
<p>Bir yanda dağların yamaçlarında yer alan <strong>Favela</strong>’lar (gecekondu mahalleleri), diğer tarafta sahil boyunca tel örgüler ile korunan modern ve lüks residanslar Rio’nun yaşadığı tezatı sergiliyor, ancak  büyük bir ekonomik dönüşüm yaşayan Rio her geçen gün zenginleşiyor.</p>
<p>Yine de şehirde dolaşırken mücevher, saat gibi değerli eşyaları otel odasında bırakmak, çok fazla nakit taşımamak, mütevazi giyinmek, geceleri ise karanlık ve ıssız sokaklarda yalnız dolaşmamak, yani temkinli olmak  doğrusu.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Rio İpuçları</span></strong></p>
<ul>
<li><strong>Plajlar :</strong> <strong>İpanema </strong>plajında Brezilya’lıları seyretmek müthiş, hiç durmadan konuşuyorlar,      top oynuyorlar, takıp takıştırmışlar&#8230; Bir de helikopterli kurtarma ekibi      var ki izlemeye değer: denizde açılıp akıntı yüzünden geriye      dönemeyenleri, helikopterin taşıdığı bir ağ ile denizden toplayıp, ağın      içine koyup, getirip sahile bırakıyorlar, adeta balık avlar gibi&#8230;      4.5km.uzunluğundaki sahil şeridiyle <strong>Copacabana</strong> dünyanın en ünlü plajlarından birisi, sahil boyunca oteller, lüks evler,      restoranlar sıralanıyor, plajın kenarında kaldırımlar üzerinde yer alan      Portekiz mozaik desenleri görülmeye değer. <strong>Lebnon</strong> plajı son yıllarda Rio’nun daha gösterişli ve şık plajı      olarak gelişti. <strong>Joatinga</strong> plajı      ise Rio’nun Malibu’su olarak sayılıyor.</li>
<li>Latin Hristiyan camiası için çok kutsal ve      değerli olan dünyanın 2. büyük <strong>İsa      heykeli,</strong> <strong>Corcovado Tepesi</strong>’nde      yer alıyor. 750m.yüksekliğindeki tepede, Rodrigo de Freitas gölü, Maracana      Stadyumu, sağlı sollu Rio mahalleleri, Copacabana ve Ipenama Plaj’larından      Guanabara Körfezi’ne kadar dünyanın en güzel manzaralarını      izleyebiliyorsunuz, sanki İsa heykeli tüm şehri ve okyanusu kucaklıyor.</li>
<li>Rio’nun çok eski bir bölgesi olan<strong> Santa Teresa, </strong>son yıllarda<strong> </strong>tekrar gözde bir semt haline      geldi. Tepede yer alan Santa Teresa tarihi binalara, sanat galerilerine ve      atölyelere, eski lokal barlara evsahipliği yapıyor. Bu bölgeyi ziyaret      ettikten sonra , öğle yemeğini Guanabara Körfezi’nin en iyi manzarasına      sahip <strong>Apravizel</strong> restoranının      terasında yiyin.</li>
<li>1000’den fazla Brezilyalı çağdaş sanatçının      eserine ev sahipliği yapan <strong>Museu de      Arte Contemporanea </strong>görülmeye değer.<strong> </strong>Modern sanat müzesi’nin UFO şeklindeki entersan binası Oscar      Niemeyer tarafından tasarlanmış.</li>
<li>Gün batımında teleferikle çıkılan <strong>Sugar Loaf</strong> tepesi dramatik manzaralara      ev sahipliği yapıyor. Biraz macera isterseniz tepeden aşağıya Paragliding      yaparak, tüm Rio’yu ayaklarınızın altında seyrede seyrede süzülerek plaja inebilirsiniz.</li>
<li>Eğer bitki, ağaç ve doğa meraklısı iseniz      Rio’nun merkezinde bulunan <strong>Jardim      Botanico </strong>botanik bir cennet, bahçede bulunan Guimas Restoran’da öğle      yemeği yedikten sonra  keyifli bir      öğleden sonra yürüyüşü yapmak için ideal.</li>
<li><strong>Rodrigo de Freitas Gölü</strong>’nün etrafında bisiklet kiralayıp 1 saatlik      çok keyifli bir tur atabilirsiniz.</li>
<li>Akşamları mutlaka Samba barlarına gidin.  Rio’lular esas akşam canlanıyor ve Samba      Rio’nun ruhuna işlemiş.  Şehrin eski      merkezindeki en iyi samba barı <strong>Carioca      Da Gema.</strong></li>
<li>Rio <strong>‘juice      barları’</strong> ile ünlü, harika meyve karışımlarını ellerine alıp sokakta      gelen geçeni seyrederek içiyorlar, mutlaka <strong>MIL FRUTAS</strong> , <strong>POLIS</strong> ya da  <strong>DEVASSA</strong>’dan birisine gidip, siz de onlara taklılın.</li>
<li>Dağ eteklerinde bulunan gecekondu bölgeleri <strong>Favela</strong> adıyla biliniyor. Fakir yaşamlarına      rağmen gerçek Rio enerjisini taşıyan bu semtleri rehber eşliğinde ziyaret edebilirsiniz.      Gitmeden <strong>Marcel Camus</strong>’un 1959      yapımı <strong>Black Orpheus</strong> (Orfeu      Negro) filmini izleyebilirseniz, hem Favela yaşamını hem de Karnaval’ın      Rio’nun fakir halkı için taşıdığı önemi daha iyi algılayabilirsiniz.</li>
<li>Paskalya’dan yedi hafta önce 4 gün süren <strong>Rio Karnavalı</strong> sırasında şehre      250.000 turist geliyor. Bir renk ve ritm cümbüşü sunan karnaval’da yer      bulmak için birkaç ay öncesinden yer ayırtmak gerekiyor.</li>
<li><strong>Rio de Janeiro ismi nereden geliyor?</strong> Bundan 500 yıl önce Ocak ayında Portekizliler ayak basmış      kıyısında bulunduğu Guanabara Körfezi’ni nehir zannetmişler. Bu yüzden      “Ocak Nehri” anlamını taşıyan Rio De Janeiro ismini vermişler.</li>
<li><strong>Girl      from Ipanema</strong> (Ipanemalı Kız) <strong>adlı şarkının hikayesi</strong>: Dalgalı denizi dolayısıyla adı      tehlikeli sular anlamına gelen Ipanema, Rio’nun en güzel plajlarından      birisi. 1960’larda ünlü şair Vinicius de Moraes ve besteci Tom Jobim bir      barda otururken içeriye ikisine de esin kaynağı olacak çok güzel bir kadın      girer. Sözler ve notalar aynı anda kağıda dökülür. Orijinal adı Garota de      Ipanema olan şarkı ortaya çıkar.</li>
</ul>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Oteller </span></strong></p>
<ul>
<li><strong>The Fasano</strong>, Ipanema</li>
<li><strong>Caesar Park</strong>, Ipanema</li>
<li><strong>Ipanema Penthouse</strong>, Ipanema</li>
<li><strong>Marina All Suites</strong>, Leblon</li>
<li><strong>Marina Palace Hotel</strong>, Leblon</li>
<li><strong>Copacabana Palace Hotel</strong>, Copacabana</li>
<li><strong>Sofitel Rio Palace</strong>, Copacabana</li>
<li><strong>Hotel Portinari</strong>, Copacabana</li>
<li><strong>Hotel Santa Teresa</strong>, Santa Teresa</li>
<li><strong>Mama Ruisa</strong>, Santa Teresa</li>
<li><strong>Relais Solar</strong>, Santa Teresa</li>
<li><strong>Castelinho 38</strong>, Santa Teresa</li>
<li><strong>Casa 32</strong>, Cosme Velho</li>
<li><strong>La Suite</strong>, Joatinga</li>
<li><strong>Rio Universe Hotel</strong>, Ipanema</li>
<li><strong>Orla Hotel</strong>, Copacabana</li>
<li><strong>Came e Café</strong>, Santa Teresa</li>
<li><strong>La Maison</strong>, Gavea</li>
<li><strong>Sitio do Lobo Eco Fitness</strong>, Ilha Grande (Rio’nun güneyinde)</li>
</ul>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Kahvaltı</span></strong><strong><span style="text-decoration: underline;"> – </span></strong><strong><span style="text-decoration: underline;">Brunch</span></strong><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p><strong>Cafe D’Hotel</strong>, <em>Avenida Delfim Moreira 696</em><strong> </strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Öğle yemeği</span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Tradisyonel: </span></strong></p>
<ul>
<li><strong>Confeitaria Colombo</strong>, <em>32 Rua Gonçalves Dias,      Centro</em> /Büyük çerçeveli aynaları, Fransız stili cam      pencereleri ile Art nouveau stili çay salonu Riolu’ların hem öğle yemeği      hem de akşamüstü çay keyifi için en gözde yeri</li>
<li><strong>Aprazível,</strong> Rua Aprazivel 62, Santa Teresa</li>
<li><strong>Garcia e Rodrigues, </strong>1251 Avenida Ataulfo de Paiva<strong> </strong></li>
<li><strong>Armazém do Café, </strong>Leblon Rua Rita Ludof, 87, Leblon</li>
<li><strong>Bracaranse </strong>Rua José Linhares 85, Leblon<strong> </strong></li>
<li><strong>Porcao, </strong>Rua Barão da Torre, 218, Ipanema</li>
<li><strong>Garota De Ipanema, </strong>Vinicius de Morais 49, Ipanema</li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Modern:</span></strong></p>
<ul>
<li><strong>Antiquarius, </strong>19,      Rua Aristides Espinola,<strong> </strong>Leblon/<strong> </strong>Şehirin en iyi      Portekiz deniz mahsülleri mutfağına sahip</li>
<li><strong>Celerio, </strong>18, Rua Dias Ferreira 199,<strong> </strong>Leblon<strong> </strong></li>
<li><strong>Capriciosa,</strong> Barao da torre</li>
<li><strong>Bira de Guaratiba, Prainha, Rio </strong>Rio’nun 45      dakika güneyinde sahil kıyısında</li>
</ul>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Akşam yemeği</span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Tradisyonel </span></strong></p>
<ul>
<li><strong>Academia da Cachaça, </strong><em>26,</em><em> </em>Rua Conde de Bernadote, Leblon<strong> / </strong>55 212 5292680 <strong>/ </strong>1875’den günümüze 2000’den fazla      Cachaça (Cachça adlı şeker kamışından damıtılan Brezilyalı’ların ünlü      beyaz romu) örneği mevcut. Kuzeydoğu Brezilya mutfağının en iyi örneklerinden;      linguiça (limelı sosis ve caldinho de feijão (domuz etki siyah fasulye)      denemeye değer.</li>
<li><strong>Brasileirinho, </strong>10, Rua Jangadeiros,<strong> / </strong>55 21 2513 5184</li>
<li><strong>Devassa, </strong>Rua Sen Vergueiro 2,<strong> </strong>Leblon<strong> / </strong>55 21      2259 3549<strong> </strong></li>
<li><strong>Simplesmente,</strong> Rua Pascoal Carlos Magno, 115, Santa Teresa / 55 212      5086007</li>
<li><strong>ZaZá Bistrò Tropical</strong> Rua Joana Angelica, 40 / 55 21 22479102</li>
</ul>
<p><a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/02/rio.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-4571" title="rio" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/02/rio-300x183.jpg" alt="" width="396" height="202" /></a></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Modern</span></strong></p>
<ul>
<li><strong>Juice Co Lounge, </strong>Rua General San Martin 889, Leblon<strong> / </strong>55 21 2294 0048<strong> /</strong>Modern ve trendy restaurant</li>
<li><strong>Carlota, </strong>Leblon /<strong> </strong>55 21 2540 6821 /<strong> </strong>Modern      Fransız ve Brezilya fuzyon mutfağı</li>
<li><strong>Sushi Leblon, </strong>Leblon /<strong> </strong>55 21 2274 1342 /<strong> </strong>Rio’nun      en iyi sushi restoranı</li>
<li><strong>Zuka, </strong><em>Rua Dias Ferreira 233 </em>Leblon<strong> /</strong>55 21 3205 7154      /<strong> </strong>Füzyon İtalyan mutfağı ile      şehrin en popüler ve trendy restoranlarından biri.</li>
<li><strong>Roberta Sudbrack, </strong>Leblon<strong> / </strong>55 21 3874 0139</li>
<li><strong>Tererez, </strong>Santa Teresa /<strong> </strong>55 21 2222 2755 /<strong> </strong>Hotel      Santa Teresa’da yer alan Térèze Rio’nun en iyi restoranlarından birisi.</li>
<li><strong>Asia, </strong>Largo dos Guimaraes, Santa Teresa /<strong> </strong>55 21 2224 2014 /<strong> </strong>Asya mutfağı trendy trendy      restoran</li>
<li><strong>Gero Rio, </strong>Ipanema /<strong> </strong>55 21 2239 8158 /<strong> </strong>Fasano      ailesinin modern ve hip restoranı Rio’nun en popüler restoranlarından      birisi</li>
<li><strong>Fasano al Mare, </strong>Ipanema /<strong> </strong>55 21 3202 4000 /<strong> </strong>Fasano      otelin Italyan deniz mahsülleri restoranı.</li>
<li><strong>Forneria, </strong>Ipanema, 112, Rua Anibal de Mendonca / <strong> </strong>55 21 2540 8045 /Hip ve modern      Italyan restoranı</li>
<li><strong>Satyricon, </strong>192, Rua Barao da Torre <strong>/ </strong>55 21 2521 0627/<strong> </strong>Muhteşem      deniz mahsüleri</li>
</ul>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Barlar</span></strong></p>
<ul>
<li><strong>Bar do Arnaudo, Santa Teresa </strong>55 21 2252 7246<strong> / </strong>Lokallarin favorisi bu bar      Rio’nun en eski barlarından birisi</li>
<li><strong>Espaço Cultural Maurice Valansi:</strong> Rua Martins Ferreira 48, Botafogo</li>
<li><strong>Caroline Cafe, </strong>Rua JJ Seabra, 10, Botanical Gardens<strong> </strong></li>
<li><strong>Seu Martin, Leblon </strong>55 21 2274 0800</li>
<li><strong>Bar da Praia, Leblon</strong> 55-21-2540-5212</li>
<li><strong>Bar d&#8217;Hotel</strong>, <strong>Leblon</strong></li>
<li><strong>Bar dos Descados, Santa Teresa</strong><strong> </strong></li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Salsa &amp; Samba</span></strong></p>
<ul>
<li><strong>Rio Scenarium,</strong> <em>Rua de      Lavradio 20</em> /Eski bir antika dükkanı olan 3 katlı mekanda canlı müzik      eşliğinde samba, salsa, yaparken modern Brezilya mutfağından lezzetlerin      tadına varabilirsiniz.</li>
<li><strong>Carioca Da Gema,</strong> <em>Rua Mem      de Sa 79</em></li>
<li><strong>Cafe Sacrilegio,</strong> Rua Mem de Sá 81</li>
<li><strong>Bar Dama da Noite,</strong> Av Gomes Freire 773</li>
<li><strong>Vinicius Bar</strong>, Rua <em>Vinícius</em> de Morais 39 Ipanema,</li>
</ul>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Gece Kulüperi</span></strong></p>
<ul>
<li><strong>00 </strong><em>240 Avda. Padre Leonel Franca, Planetario da Gavea</em> / Gavea Planetarium’un içinde yer alan gündüzleri restoran olarak      hizmet veren 00, akşam saatlerine doğru lounge’a dönüşüyor. Riolu’ların      favori mekanında özellikle Pazar akşamları house müzik eşliğinde yapılan      partiler çok gözde.</li>
<li><strong>Haftaiçi:</strong> Nuth, Guapo Loco, Mariuzinn, Melt</li>
<li><strong>Haftasonu:</strong> Club Six, Casa de Matriz, 00, Bombar</li>
</ul>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Sokak Partileri</span></strong></p>
<ul>
<li>Cuma: Juarez</li>
<li>Cumartesi: Salgueiro</li>
<li>Pazar: Baixo Gavea <strong> </strong></li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong><strong><span style="text-decoration: underline;">Alışveriş</span></strong></p>
<ul>
<li><strong>Bikini: Salinas </strong>Rua Visconde de Piraja 547</li>
<li><strong>Plaj: Totem Beach </strong>Fashion Mall, Ipanema 2000, Shopping da Gavea</li>
<li><strong>Takı: Antonio Bernardo </strong>Rua Visconde de Piraja 351</li>
<li><strong>Giyim: Andrea Saletto </strong>Rua Nascimento da Silva 244</li>
<li><strong>Giyim: Maria Bonita </strong>Rua Vinicius de Moraes 149</li>
<li><strong>Giyim:</strong> <strong>Isabela      Capeto </strong>Rua Dias Ferreira 45, Leblon</li>
<li><strong>Ev Eşyaları: Vit, </strong>Shopping Da Gavea<strong> </strong>Rua Marques de Sao Vicente 42,3.kat</li>
<li><strong>Elişi pazarı: Feira Happy: </strong>Pazar günleri      09:00-18:00 arası kurulan Pazar, Praça General Osorio</li>
</ul>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fguney-amerika%25e2%2580%2599nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fguney-amerika%25e2%2580%2599nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fguney-amerika%25e2%2580%2599nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fguney-amerika%25e2%2580%2599nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro&amp;count=none&amp;text=G%C3%BCney%20Amerika%E2%80%99n%C4%B1n%20S%C3%BCrrealist%20%C5%9Eehri%3A%20Rio%20De%20Janeiro" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fguney-amerika%25e2%2580%2599nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fguney-amerika%25e2%2580%2599nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro&amp;count=none&amp;text=G%C3%BCney%20Amerika%E2%80%99n%C4%B1n%20S%C3%BCrrealist%20%C5%9Eehri%3A%20Rio%20De%20Janeiro" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fguney-amerika%25e2%2580%2599nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro&amp;linkname=G%C3%BCney%20Amerika%E2%80%99n%C4%B1n%20S%C3%BCrrealist%20%C5%9Eehri%3A%20Rio%20De%20Janeiro" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fguney-amerika%25e2%2580%2599nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro&amp;linkname=G%C3%BCney%20Amerika%E2%80%99n%C4%B1n%20S%C3%BCrrealist%20%C5%9Eehri%3A%20Rio%20De%20Janeiro" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fguney-amerika%25e2%2580%2599nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro&amp;linkname=G%C3%BCney%20Amerika%E2%80%99n%C4%B1n%20S%C3%BCrrealist%20%C5%9Eehri%3A%20Rio%20De%20Janeiro" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fguney-amerika%25e2%2580%2599nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro&amp;linkname=G%C3%BCney%20Amerika%E2%80%99n%C4%B1n%20S%C3%BCrrealist%20%C5%9Eehri%3A%20Rio%20De%20Janeiro" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fguney-amerika%25e2%2580%2599nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro&amp;linkname=G%C3%BCney%20Amerika%E2%80%99n%C4%B1n%20S%C3%BCrrealist%20%C5%9Eehri%3A%20Rio%20De%20Janeiro" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fguney-amerika%25e2%2580%2599nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro&amp;linkname=G%C3%BCney%20Amerika%E2%80%99n%C4%B1n%20S%C3%BCrrealist%20%C5%9Eehri%3A%20Rio%20De%20Janeiro" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fguney-amerika%25e2%2580%2599nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro&amp;title=G%C3%BCney%20Amerika%E2%80%99n%C4%B1n%20S%C3%BCrrealist%20%C5%9Eehri%3A%20Rio%20De%20Janeiro" id="wpa2a_10"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/7_gezi/guney-amerika%e2%80%99nin-surrealist-sehri-rio-de-janeiro/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>‘Binbir gece masallarının ve baharat yolunun doğduğu masalsı ülke’ YEMEN</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/%e2%80%98binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%e2%80%99-yemen</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/%e2%80%98binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%e2%80%99-yemen#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 19:51:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[alp boneval]]></category>
		<category><![CDATA[yemen]]></category>
		<category><![CDATA[yemen de görülecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[zeynep boneval]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=4424</guid>
		<description><![CDATA[Zeynep Atılgan Boneval Fotograflar: Zeynep&#38;Alp Boneval Semptomlar *  Zamanda geriye yolculuk yapma ihtiyacı, *  Acil teknolojiden ve moderniteden uzaklaşma ihtiyacı, *  Ses, renk, insan, farklılık ihtiyacı, *  Masal dünyasına dalıp gerçeklikten kopma ihtiyacı, *  ‘Heryer, herşey, herkes aynı’ sendromu. Kime Uygun Değil *  ‘Toz, toprak, pislik, gürültü, kalabalık, karmaşaya gelemem’, *  ‘Yolda güvenliğim, Gece uykularım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #003366;"><strong>Zeynep Atılgan Boneval<br />
Fotograflar: Zeynep&amp;Alp Boneval</strong></span></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Semptomlar</span></strong></span></p>
<p>*  Zamanda geriye yolculuk yapma ihtiyacı,</p>
<p>*  Acil teknolojiden ve moderniteden uzaklaşma ihtiyacı,</p>
<p>*  Ses, renk, insan, farklılık ihtiyacı,</p>
<p>*  Masal dünyasına dalıp gerçeklikten kopma ihtiyacı,</p>
<p>*  ‘Heryer, herşey, herkes aynı’ sendromu.</p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Kime Uygun Değil</span></strong></span></p>
<p>*  ‘Toz, toprak, pislik, gürültü, kalabalık, karmaşaya gelemem’,</p>
<p>*  ‘Yolda güvenliğim, Gece uykularım rahat olsun’,</p>
<p>*  ‘Kaldığım otelin konforu ve temizliği çok önemli’,</p>
<p>*  ‘Yemek iptidai mi? Şarap yok mu? Hayatta olmaz’ diyenler için uygun değildir.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Doz</span></strong></span></p>
<p>*  Kısa bir seyahat olsun diyenler için 4 gün boyunca Sanaa ve Shibam,</p>
<p>*  Gitmişken her yeri göreyim diyenler için 10 gün boyunca Sanaa, dağ köyleri, Shibam ve Socotra adası.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Doz aşımı</span></strong></span></p>
<p>Geri dönüşte;</p>
<ul>
<li>Teknolojiye ve modern hayata adaptasyon güçlüğü.</li>
<li>Kadın ve erkek bir arada olmaya alışma problemi.</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff6600;"> <strong><span style="text-decoration: underline;">Etkileşim<a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/01/yemen11.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4426" title="yemen1" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/01/yemen11-300x183.jpg" alt="yemen, zeynep boneval, alp boneval, yemen de görülecek yerler" width="300" height="183" /></a></span></strong></span></p>
<ul>
<li><span style="color: #003366;"><strong>Yemen’de olmak</strong></span> bir uçak yolculuğu ile Ortaçağa gitmek demek. El değmemiş, bozulmamış, alışılmadık bir yer. 3000 yıllık tarihi ile Yemen en eski medeniyetlerden birisi, hala modernleşme’nin uğramadığı, giyim ve yaşam kültürünün değişmeden sürdüğü bir yer. Çölleri, volkan kayalıkları, heybetli dağları, kanyonları ve vadileri ile muhteşem coğrafyası ile ülkeyi gezerken gözünüze çarpan kum beji rengi alışılmadık bir uyum yaratıyor. Sanki bir zaman tünelinden geçip başka bir gezegene iniyorsunuz.</li>
<li><span style="color: #003366;"><strong> </strong><strong>Dünyanın ilk gökdelen şehri Shibam:</strong> </span>Güney Yemen ağarlıklı olarak çöl ile kaplı, bu bölgede tek inşaat malzemesi çölden çıkardıkları toprak. Bütün binalar kerpiç. Özellikle Shibam’da gördüğünüz görüntüye şaşırıp kalıyorsunuz, çölde sel baskınlarından korunmak için bir vadinin içinde 380 metreye-250 metre boyutlarında bir kayanın üzerine kurulmuş Shibam’da zamanının statü sembolü olarak 8-9 katlı yükselmiş kerpiç binalar 500 yıldır ayakta. Çölün ortasında yükselen ilk gökdelen şehrinin eşi benzeri olmayan bir mimarisi var. Shibam çok daha eskiden inşaa edilmiş olmasına rağmen çölün Manhattan’ı olarak anılıyor.<strong> </strong></li>
<li><span style="color: #003366;"><strong>Büyülü mimarisi ile Sanaa</strong>: </span>Adeta bir açık hava müzesi olan başkent Sanaa’nın kendine özgü mimarisi insanı şaşkına çeviriyor. Yüzyıllar önce inşaa edilmiş yuvarlak kıvrımlı kızıl toprak ve tuğla binalar, binaların üzerindeki beyaz boyalı pencere ve niş süslemeleri,  ince ince detaylarla bezenmiş ahşap kapı ve pencere pervaz işçiliği, yeşil, sarı, mavi vitray camların ışık vurunca yarattığı renk oyunları ile şekerden evler görünümü yaratıyor. İşin en etkileyici tarafı bu binalar el değmemişliği ve bozulmamışlığı. UNESCO tarafından da koruma altına alınan mimari yapılar yüzyıllardır dimdik ayakta durmakta ve hâlâ yaşam alanı olarak kullanılmakta.</li>
<li><strong><span style="color: #003366;">Ulusal Bağımlılık: GAT</span>. </strong>Yemen’de genç, yaşlı, çocuk, erkek, kadın, asker, şöför, polis, devlet görevlileri, herkes Gat çiğniyor. Gat bir tür bitki, yaprakları çiğnenip, ağızda yanağın içinde 3-6 saat bekletildiğinde içindeki uyarıcı madde deriye nüfus ediyor ve saatlerce süren uyuşturucu etkisi yaratıyor. Günlük alınıp taze tüketilmesi gereken bir bitki. Yemenliler her gün öğle vakti pazardan Gat alışverişini yapıyor ve saat 13.00&#8242;dan başlayarak akşam saatlerine kadar geçen süre Gat yapraklarını ağızlarında saatlerce çiğniyorlar. <strong>Bu yüzden öğleden sonra sokakta gördüğünüz herkesin bir yanağı şiş ve bu süre zarfında yaşam adeta duruyor.</strong> Bugün ülkenin ekili arazisinin büyük bir kısmını gat bahçeleri oluşturuyor. Günlük tüketildiği için tarım alanlarının büyük bir kısmına gat ekiliyor ve diğer ürünlere yer kalmıyor. Öyleki artık meşhur Yemen Kahvesinden iz yok. Gat bugün Yemen toplumunun kalkınması önünde en büyük engel. Yemenliler aylık ortalama 130 USD’lik gelirlerinin yarısını günlük Gat alışverişine harcıyor. Gat, halkın üretkenliğini azaltıyor, sağlığını olumsuz yönde etkiliyor, hem de <strong>insanları sadece günlük olarak uyuşmuş bir şekilde yaşamaya itiyor.</strong> 600 yıllık gat çiğneme geleneği Yemen&#8217;in acı gerçeği. Yasaklandığının 2. Günü çıkan isyanlar sebebi ile devlet herhangi bir önlem alamıyor.</li>
<li><span style="color: #003366;"><strong>Yemen’de bireysel özgürlük beklemeyin.</strong></span> Düğün kutlamaları 4 gün 4 gece sürüyor, sokaklara yerleştirilen hoparlörlerden mikrofon eşliğinde söylenen şarkılara, davul ve zurna seslerine hazırlıklı olmalısınız. Sokakta eğlence sadece erkeklere özgü. <strong>Halkın tek eğlencesi düğünler olduğu için sürekli bir düğün var.</strong> Ayrıca sabah namazı ezanından önceki vakitte bütün minarelerden hoparlörlerle saatlerce süren farklı Kur-an dinletileri okunuyor. Yani geceleri uykusuzluğa razı olmamak için mutlaka kulak tıkacı gerekli.</li>
<li><span style="color: #003366;"><strong>Şeriat ile yönetilen Yemen’de Müslümanlığın etkisini</strong></span> her yerde hissediyorsunuz. Ezan bizdeki gibi makamlı okunmadığı için algılamanız ve alışmanız zaman alıyor. Kadın ve erkekleri bir arada görme<span style="color: #003366;"><strong><a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/01/yemen2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4427" title="yemen2" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/01/yemen2-300x183.jpg" alt="yemen, zeynep boneval, alp boneval, yemen de görülecek yerler" width="300" height="183" /></a></strong></span>niz mümkün değil, zaten sene boyunca kadın ve erkek sadece kurban bayramının ilk 2 günü ancak aileler arasında bir araya geliyor. Sokaklarda yüzde 90 erkek görüyorsunuz. Rastladığınız kadınlar ise tamamen kara çarşaflara bürünmüş. Sadece Taiz&#8217;de kadınların yüzleri açık. Karşısında fotoğraf makinasını gören kadınlar yolunu değiştiriyor ya da yüzlerini kapıyor. <strong>Tüm erkekler belinde </strong><strong>erkeklik sembolü olan cenbiye denilen hançerler  ile dolaşıyor</strong>. Çocuk, yetişkin, yaşlı herkesin belinde kabzası işlemelerle kaplı cenbiyeler gözünüze çarpıyor. Ayrıca sokaklarda erkekler rahatlıkla silahları ile dolaşabiliyor, silah pazarında rahatlıkla silah satın alınabiliyor. 17 milyon nüfusun yaşadığı ülkede 80 milyona yakın silah olduğu tahmin ediliyor.</li>
<li><strong><span style="color: #003366;">Yemen&#8217;de Osmanlı etkisi:</span> </strong>Osmanlılar ilk defa Yavuz Sultan Selim döneminde gelmiş Yemen&#8217;e. Dönem dönem 200 yüzyıl Yemen idaresini ellerinde tutmuşlar ve 1918 yılına kadar varlıkları devam etmiş. Yemen&#8217;e giden 400 bin asker dönmemiş, bir kısmı ölmüş, bir kısmı geriye dönememiş. Hatta bundan dolayı da &#8216;Giden dönmüyor&#8217; denilmiş Yemen için. Osmanlının etkisi kendini dil’de de gösteriyor. Türkçe’den geçmiş gibi birçok kelimeyi özellikle ‘Tamam’ sözünü duymaya hazırlıklı olun.</li>
<li><span style="color: #003366;"><strong>Siyasi ve ekonomik gözle Yemen:</strong></span> Bir kabile toplumu olan Yemen&#8217;de gelenekler herşeyin üstünde. Ülke bir taraftan 1990 yılında sağlanan kuzey- güney birleşmesini oturtmaya çalışıyor, diğer taraftan da kabileciliğin üstünde modern devlet sürecine geçmeye çalışıyor. Yemen&#8217;de üç büyük kabile ve 30 kadar siyasi parti var. Yemen dünyanın en fakir ülkelerinden sayılıyor bunda  tarım ürünlerinin yetiştirilmesine mani olan gat tüketiminin etkisi büyük. Ayrıca ülkenin modern dönemde yaşadığı iç savaşlar, askeri alana yapılan yatırımlar ve Körfez krizi esnasında Suudi Arabistan&#8217;da çalışan yaklaşık 500 bin kadar Yemenli işçinin Yemen&#8217;e geri gönderilmesi. Bütün bunlar ülkede fakirliği artırmış bulunuyor. Bütün bunlara ek olarak son yıllarda artan turist kaçırma olayları da turizme büyük bir balta vurarak döviz girdisini gözlegörülü şekilde azalttı.</li>
<li><span style="color: #003366;"><strong>Zamanın akışı:</strong> </span>Antik çağlarda güney Arabistandan Akdeniz’e uzanan efsanevi Baharat Yolu’nda yılda 3000 ton baharat, yağ, tütsü ve parfüm taşınırmış, ve bu yolculuk eskiden develer ile 62 gün sürermiş. Baharat Yolunun önemli bir durağı olan Yemen hala neredeyse aynı ritmde.</li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Öneriler ve Pratik Bilgiler</span></strong></span></p>
<ul>
<li>Oteller eski ve kötü durumda. Eski Sanaa’da Taj Sheba Hotel en iyi otel. Eski bir han’dan çevrilen Burj Al Salam eski ve gürültülü. Surların dışında yer alan Sheraton ve Mövenpick otelleri şehrin içine yakın olmadığı için tavsiye etmiyorum. Hadramut Vadisinde Shibam’a yakın Reg al-Huotha ve Reg Shibam misafir evleri kalınabilir nitelikte. Seiyun’da Al Hawta Palace Hotel bahçesi, palmiyeleri, çiçekleri ve geniş odaları ile en güzel alternatif. Socotra adasında ise 2 alternatif var: Taj Socotra ve Summerland Otel.</li>
<li><strong>Senede sadece 50.000 turist gidiyor çünkü özellikle Kuzey Yemen’de </strong>fidye istemek için çok sayıda turist kaçırılıyor. Bu sebeple dikkatli olmak lazım. Mutlaka San’a dışına çıkmak için gideceğiniz tüm yerleri de önceden belirtmeniz ve acentanın sizin için izin alması gerek, ayrıca yollarda size eşlik edecek silahlı askeri eskort olması gerek.</li>
<li>Yemen’i ziyaret için en doğru zaman Eylül ve Mart ayları arasında.<a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/01/yemen3.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-4428" title="yemen3" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/01/yemen3-300x183.jpg" alt="yemen, zeynep boneval, alp boneval, yemen de görülecek yerler" width="300" height="183" /></a></li>
<li>Yemen’de alkol yasak ve hiçbir yerde bulunmuyor. Sadece alkolsüz bira var. Fakat arzu ederseniz orada içmek üzere turist olarak yanınızda 2 şişe şarap götürebiliyorsunuz.</li>
<li>Müslüman geleneklerine önem veren Yemen’de kadınların mütevazi ve kapalı giyinmesi tavsiye edilir. Dar pantalon, kolsuz veya askılı elbise ya da t-shirt, mini etek, dekolte kıyafetler tavsiye edilmez. Camileri ziyaret için yanınızda eşarp olması iyi olur.</li>
<li>Askeri araçların ve kadınların fotoğraflarını izin almadan çekmemeniz tavsiye olunur.</li>
<li>Yemen vizesi acenta aracılığı ile kolay alınabiliyor, ancak pasaportunuzda Israil damgası varsa, yeni bir defter almanız ve onunla Yemen vizesine başvuru ve ülkeye giriş yapmanız tavsiye edilir.</li>
<li>Yemen’de Perşembe ve Cuma günleri tatil günleri ve Sanaa’da trafiğe takılmadan gezi yapmak için bu günler daha uygun.</li>
<li>2700mt yükseklikte olan Sanaa&#8217;da hava hep taze, serin ve ferah. Fakat oksijen azlığı sebebi ile birkaç merdiven çıktığınız zaman soluk soluğa kalabilirsiniz. Akşamları çölde de Sanaa’da da soğuk olabiliyor, yanınıza kalın mont almanız tavsiye edilir.</li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Rota</span></strong></span></p>
<p><span style="color: #003366;"><strong>1) </strong><strong>Başkent Sanaa: </strong></span>dünyanın en eski yerleşimlerinden biri. Efsaneye göre Nuh’un oğlu Shem tarafından Arap yarım adasında ki kafilelerin gözetilmesi maksadıyla kurulmuş. Kale duvarının içinde yer alan eski Sanaa 15.000 tarihi binası ile sanki 1001 gece masallarının dekoru gibi. Günlük yaşam tarzını, kültürünü, geleneklerini, kendine özgü alışkanlıklarını yakından görmek için mutlaka Eski Çarşıyı Suq Al Mileh’i gezmek lazım. Çok iyi korunmuş 1000 yıllık çarşı 40 ayrı bölümden oluşuyor. Tütün, baharatlar, kahve, gümüşler, antikalar, yemeniler, kumaşlar, tütsüler, Yemen’in meşhur balı burada içiçe, ayrıca zanaatkarlar, marangozlar, gümüşçüler, cam ve demir ustalarının atölyeleri de hala çarşı’da faaliyet gösteriyor. Gün batımında çarşının çıkışında yer alan Bab Al Sabah kapısına tırmanıp manzarayı izlemeniz tavsiye edilir. Dar As Saada sarayı, Türk Mahallesi, Eski Yahudi mahallesi, Al Qat ve Al Saleh President Camisi görülmesi gereken diğer yerler arasında. 27.300 metrekarelik alana ile inşaa edilmiş  Al Saleh President Camiinde aynı anda 44bin kişi namaz kılabiliyor. 2008 yılında tamamlanan camii için 60 milyon dolar harcanmış.</p>
<p><span style="color: #003366;"><strong>2) </strong><strong>Sanaa civarında görülmesi gerekenler: </strong></span></p>
<ul>
<li>Dhahr vadisinde büyük ve yüksek bir<strong> </strong>kayanın tepesine inşaa edilmiş 8 katlı <strong>Dar al-Hajar Kaya Sarayı’</strong>nın görkemi mimarisi</li>
<li><strong>Dağ köyleri:</strong> Daracık, dimdik ve çok yüksek bir kayanın üzerine kurulmuş 50 hanelik <strong>Zakati</strong> köyünün nefes kesen manzarası, Kayalık yüksek bir tepede kurulu olan <strong>Bukur</strong> köyünden aşağıya yürüken muhteşem vadi manzaraları, 2750 metre yükseklikte bir platoda kurulmuş <strong>Kawkaban</strong> köyünün tepesinde dimdik ayakta duran Osmanlı Kalesi ve ona karşıdan bakan <strong>Thula </strong>köyünün ince ve zarif işçilik ile bezenmiş muhteşem taş evleri, Adeta bir İtalyan şehri görünümünde olan <strong>Hababa </strong>köyündeki ünlü su sarnıcı.</li>
</ul>
<p><span style="color: #003366;"><strong>3) </strong></span><strong><span style="color: #003366;">Güney Yemen Çölü:</span> </strong>Hadramut bölgesinde bir kanyon görünümündeki Wadi Doan’da yer dik alan, dik yamaç kayaları üzerine kurulmuş <strong>Al Hajarain</strong>, <strong>Sif, Bada, Rashid ve Al Khuriba köyleri</strong>. <strong>Gökdelen kenti Shibam</strong>. <strong>Marib</strong> kentinde Sebe Krallığı&#8217;nın günümüze kadar gelen yapıları ve muhteşem vitrayları, <strong>Tarim</strong>’de kerpiç mimarinin güzel örnekleri</p>
<p><span style="color: #003366;"><strong>4) </strong><strong>Uzaylı Socotra adası:</strong></span> Yedi milyon yıl önce Afrika kıtasından kopup, ada haline geldiği tahmin edilen Socotra, dünyanın başka hiçbir yerinde görülmeyen 200`den fazla hayvan ve bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Ada, yukardan bakıldığında mantara, yakından bakıldığında ise uzay gemisine benzeyen ağaçları ve fil bacağı şeklindeki çöl gülleri ile sanki uzaydaymışsınız hissi yaratıyor. Adı Sanskrit dilinde mutluluk adası anlamına gelen ada tam da adının çağrıştırdığı gibi dünyadan kopuk ve sakin bir yer. 2004 yılına kadar asfalt yolu bile olmayan adada sadece 40000 kişi yaşıyor. Böylece ada orijinalliğinden hiçbir şey kaybetmiyor. Beyaz kumlu sahil ve kristal mavisi deniziyle sıradan bir tropik denizden farksız görünen deniz, akıntılar ve olumsuz koşullar nedeniyle adaya yaklaşmaya çalışırken alabora <span style="color: #000000;">olmuş gemilerin batıklarıyla dolu.</span></p>
<p><span style="color: #003366;"><strong>5) </strong><strong>Shihara Asma köprüsü</strong></span> 17yy.’da inşaa edilmiş, iki yüksek dağı Shihara Al-Qaish ve Shihara Al-Amir köylerini birbirine bağlayan tarihi asma köprünün olağanüstü manzarası</p>
<p><span style="color: #003366;"><strong>6) </strong><strong>Sa&#8217;da antik kaya resimleri: </strong></span>kayaların üstlerine 4500 yıl önce göçebe kabileler tarafından çizilmiş koç, yılan, sığır, insan ve bitki resimleri</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2F%25e2%2580%2598binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%25e2%2580%2599-yemen&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2F%25e2%2580%2598binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%25e2%2580%2599-yemen&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2F%25e2%2580%2598binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%25e2%2580%2599-yemen&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2F%25e2%2580%2598binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%25e2%2580%2599-yemen&amp;count=none&amp;text=%E2%80%98Binbir%20gece%20masallar%C4%B1n%C4%B1n%20ve%20baharat%20yolunun%20do%C4%9Fdu%C4%9Fu%20masals%C4%B1%20%C3%BClke%E2%80%99%20YEMEN" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2F%25e2%2580%2598binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%25e2%2580%2599-yemen&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2F%25e2%2580%2598binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%25e2%2580%2599-yemen&amp;count=none&amp;text=%E2%80%98Binbir%20gece%20masallar%C4%B1n%C4%B1n%20ve%20baharat%20yolunun%20do%C4%9Fdu%C4%9Fu%20masals%C4%B1%20%C3%BClke%E2%80%99%20YEMEN" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2F%25e2%2580%2598binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%25e2%2580%2599-yemen&amp;linkname=%E2%80%98Binbir%20gece%20masallar%C4%B1n%C4%B1n%20ve%20baharat%20yolunun%20do%C4%9Fdu%C4%9Fu%20masals%C4%B1%20%C3%BClke%E2%80%99%20YEMEN" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2F%25e2%2580%2598binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%25e2%2580%2599-yemen&amp;linkname=%E2%80%98Binbir%20gece%20masallar%C4%B1n%C4%B1n%20ve%20baharat%20yolunun%20do%C4%9Fdu%C4%9Fu%20masals%C4%B1%20%C3%BClke%E2%80%99%20YEMEN" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2F%25e2%2580%2598binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%25e2%2580%2599-yemen&amp;linkname=%E2%80%98Binbir%20gece%20masallar%C4%B1n%C4%B1n%20ve%20baharat%20yolunun%20do%C4%9Fdu%C4%9Fu%20masals%C4%B1%20%C3%BClke%E2%80%99%20YEMEN" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2F%25e2%2580%2598binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%25e2%2580%2599-yemen&amp;linkname=%E2%80%98Binbir%20gece%20masallar%C4%B1n%C4%B1n%20ve%20baharat%20yolunun%20do%C4%9Fdu%C4%9Fu%20masals%C4%B1%20%C3%BClke%E2%80%99%20YEMEN" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2F%25e2%2580%2598binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%25e2%2580%2599-yemen&amp;linkname=%E2%80%98Binbir%20gece%20masallar%C4%B1n%C4%B1n%20ve%20baharat%20yolunun%20do%C4%9Fdu%C4%9Fu%20masals%C4%B1%20%C3%BClke%E2%80%99%20YEMEN" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2F%25e2%2580%2598binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%25e2%2580%2599-yemen&amp;linkname=%E2%80%98Binbir%20gece%20masallar%C4%B1n%C4%B1n%20ve%20baharat%20yolunun%20do%C4%9Fdu%C4%9Fu%20masals%C4%B1%20%C3%BClke%E2%80%99%20YEMEN" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2F%25e2%2580%2598binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%25e2%2580%2599-yemen&amp;title=%E2%80%98Binbir%20gece%20masallar%C4%B1n%C4%B1n%20ve%20baharat%20yolunun%20do%C4%9Fdu%C4%9Fu%20masals%C4%B1%20%C3%BClke%E2%80%99%20YEMEN" id="wpa2a_12"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/%e2%80%98binbir-gece-masallarinin-ve-baharat-yolunun-dogdugu-masalsi-ulke%e2%80%99-yemen/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SAKIZ ADASI</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/sakiz-adasi</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/sakiz-adasi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Aug 2010 14:33:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[ne yenir]]></category>
		<category><![CDATA[sakız adası]]></category>
		<category><![CDATA[sakız adası' nda nerede kalınır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=3257</guid>
		<description><![CDATA[Çeşme’ nin en keyifli yönlerinden biri batısında boydan boya uzanan Sakız Adasıdır. Güneş ada tarafına geçtikten sonra denizin üstüne vuran parıltılı yansımalar insanın gözünü kamaştırır. Upuzun süren günbatımının güzelliğine doyum olmaz. Hava  karardıktan sonra karşı kıyıdan bize göz kırpan titrek ışıklarsa merakımızı iyice o yöne çeker. Birgün kısmet olur, limandan bir tekneye atlar ve kendinizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çeşme’ nin en keyifli yönlerinden biri batısında boydan boya uzanan Sakız Adasıdır.</p>
<p>Güneş ada tarafına geçtikten sonra denizin üstüne vuran parıltılı yansımalar insanın gözünü kamaştırır. Upuzun süren günbatımının güzelliğine doyum olmaz. Hava  karardıktan sonra karşı kıyıdan bize göz kırpan titrek ışıklarsa merakımızı iyice o yöne çeker. Birgün kısmet olur, limandan bir tekneye atlar ve kendinizi Sakız’da bulursanız ne yapayım demeyin, gelin beni izleyin&#8230;</p>
<p>Çeşme limanına doğru yolun sağındaki seyahat acentelerinden birini gözüme kestirdim; tonton ve bilgili sahibi hem otelimi, hem de iner inmez kiralayacağım arabayı çabucak ayarladı, <strong>Chios</strong> haritası üzerinde görülmesi gereken yerleri işaretledi, önerilerde bulundu ve beni sağlıcakla yola uğurladı. Limandan kalkan teknelerin içine arabalar da sığıyor. Yolcular doluşunca Çeşme’yi arkamızda bırakarak denize açıldık, yaklaşık kırkbeş dakikada Sakız’a vardık. Gümrükten çıkarçıkmaz elindeki kağıtta adımı gösteren birine doğru yürüdüm; İlias (aynen bizim İlyas) kendini tanıttı, kağıtları imzalattı, yarı İngilizce yarı Türkçe “otele geçerken beni de dükkana atıver” dedi, kiralık renoya bindik ve “ver elini Sakız”.<a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/08/SAKIZ1.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-3259" title="SAKIZ1" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/08/SAKIZ1.jpg" alt="sakız adası, sakız adası' nda nerede kalınır, ne yenir" width="255" height="377" /></a></p>
<p>Bizim için Sakız, onlar için Xios (<strong>Hios </strong>diye yazılıyor ama okurken H ve S harfi düşüyor ve İo kalıyor), eski deyimiyle İonia (evet yanlış duymadınız bizim buralar ve karşı kıyıların bu mevkiinin eski eski en eski adı) adası büyük. Haritada bakarsanız göreceksiniz, karşısındaki Karaburun Yarımadası kadar büyük, tam sekizyüzellidokuz metrekareymiş!. Dokuz ayrı yönetim beldesine bölünmüş, en büyükleri bizim şimdi yanaştığımız liman kenti Hiosmuş. Deniz kıyısındaki yoldan ilerlerken binalar, barlar, kafeler, dükkanlar, arabalar, motosikletler arasından geçiyoruz. İç kısımlarında ise bir Ceneviz Kalesi çevresine inşa edilmiş Türk evleri, camii, pazar yeri, küçük müzeler, kütüphane ve park-bahçeler var. Otelim limandan aşağıya, güneye giden yolun sonunda, merkeze hem yakın hem uzak, sevimli <strong>KYMA</strong> Oteli. Sahibi Sakızlı Teo ve eşi İzmirli Güher çok hoş bir çift. “Karşı kıyı aşk hikayesi” onları burada buluşturmuş, yazları biri Hios’ta biri Kardamila’da deniz kenarında iki otel işletir, kışları İzmir’de kent yaşamı içinde geçirir olmuşlar.</p>
<p>Çeşme’den aldığım bilgileri onlarla karşılaştırıp hemen yola koyuluyorum. Adada görecek birçok yer var, yol yer yer dağlık bölgelerden geçiyor ve virajlı, tek bir üste gecelemeye karar verdiğim için gün boyu gezip akşamları otelime döneceğim, o yüzden yolcu yolunda gerek. Kuzeye doğru sahile bakarak ilerleyen yoldan onaltı kilometre sonra <strong>Lagada</strong> köyüne varılıyor, geç bir öğlen yemeği için balıkçı ailelerin hazırladığı meze ve balıklar tam yerinde. Yerli marka soğuk bira ile iyi gidiyor. Buralardaki porsiyonların büyüklüğünü unutup biraz abartmışım ama uzun yemek sırasında yerlisiyle sohbet pek keyifli. Sakız en turistik olmayan adalarıymış, Ege’deki ünlü birçok adanın aksine burası kendi kendine yeten bir adaymış. Sakız diğer Kuzey Ege adalarında yetişen zeytinden daha çok gelir getiriyormuş, sakız hasadı zamanı adanın içlerine hiçbir yabancıyı sokmazlarmış. Atina için bile “uzak dursun” diyip “özgür takılmayı” yeğleyen bir tavırları var. Bu yüzden gittiğim köylerde az yabancı gördüm, ya da insanlar sıcakta gezmiyorlar.</p>
<p><strong><a href="../wp-content/uploads/2010/08/SAKIZ3.jpg"><img class="alignleft" title="SAKIZ" src="../wp-content/uploads/2010/08/SAKIZ3.jpg" alt="" width="253" height="386" /></a></strong>Türkiye’den gelenlerin çoğu ya teknelerle yanaştıkları temiz ve berrak sularda serinlemeyi tercih ediyor ya da en fazla Hios’ta kalıp etrafa şöyle bir bakınıp restoran-bar muhabbetine dalıyor. Benim Hios’taki favori yerim ise <strong>Mastiha Shop ve Kafe</strong>si. Ana cadde üzerinde, denize bakan geniş şemsiyeli şık bir mekan. Sakızlı sıcak-soğuk kahveler çaylar, kurabiyeler çörekler yiyip içebildiğiniz kafenin arkasında büyücek bir damla sakızlı ürünler dükkanı var. Mastiha Shop’lar bir zincir, başka adalarda da gördüm. Sakız’dakinin yeri çok uygun, tam piyasa yerinde, gelen geçeni seyri keyifli. Sakız likörüne bayılırım, zaten İzmir’de büyümüş biri olarak sakızlı muhallebinin <em>hastasıyım </em><em>J</em> Sekiz-dokuz yıl önceden başladığımız her Çeşme gidişimizde arkadaşımız Ali’nin bana gösterdiği bir dükkandan sakız likörleri alıp taşırım, Senem’in muhallebisini yalayıp yutarım. Son yıllardaki ada gezileri  sayesinde sakızlı başka lezzetleri kapıp getiriyorum. Burası ise ana kaynak, kaçırılmaz !</p>
<p><em><strong>Çeşme’nin göz kırpışlarını seyre dalıyorum. Şansıma bir de dolunay zamanı&#8230;</strong></em></p>
<p><strong> </strong><strong>Marmaro</strong> köyü Lagada’nın on kilometre daha kuzey kıyısında çok güzel bir koyda. Akşamları cıvıl cıvıl gençler kaynıyor. Buralar yazlık evlerin bulunduğu keyifli tatil kıyıları, Temmuz başında bazı evler kapalıydı, sahipleri henüz tatile gelmemiş belli. Deniz kıyısındaki lokanta ve kafelerde oturuyorsun, hemen önünden millet suya giriyor, suyun dibi görünüyor, attığın ekmekleri yemeğe gelen irili ufaklı balıkları hepbirlikte izliyorsun. Abartısız bir düzen ve özen var, insan sayısı yeterli (daha az veya çok olmasını istemezsin), tatlar-kokular-görüntüler içini açıyor. İdeal köy yaşantısı diye aradığımız doğru ölçek bu mu acaba? Akşam hava geç karardığı için vakitlice otele geri dönüyorum. Otelin denize bakan terasında oturup bu kez Çeşme’nin göz kırpışlarını seyre dalıyorum. Şansıma bir de dolunay zamanı kii .. sessiz şükürlerimi sunuyorum.</p>
<p>Sabah kahvaltısı aynı terasa bakan yemek bölümünde açık büfe halinde. Zengin kahvaltıyı erken bitirip hava çok ısınmadan yola koyuluyorum. Bu kez güney yönüne, adanın içlerine gideceğim. Sakız ağaçlarının bolca yetiştiği <strong>Mastichochoria </strong>bölgesi adanın tarihi boyunca en önemli yeri. Damla sakızı, sakız ağaçlarından doğal ve geleneksel yöntemlerle toplanırmış. Adaya olan ekonomik getirisi onu herzaman zengin ve güçlü kılmış. Tarih boyunca yönetimini ele geçiren beylik ve imparatorluklara vergilerini kolayca ödeyip rahat edebilmişler. Antik Yunan yazarları sakızın tıbben kullanımından bahsetmiş, Hipokrat tıbbi bitkiler arasında sakıza önemli yer vermiş. Roma döneminde hanımlar dişlerini beyazlatmak için damla sakızlı çubuklar kullanmışlar. Antik çağda ada halkı sakızın yağını çıkarıp hastalık tedavilerinde, yılan sokmasında, mide yanmasında kullanırmış. Öksürüğe bile iyi geldiği söylenirmiş. Bugünse eczacılık, parfümeri, yiyecek, içecek, boya sektörlerinde girdi olarak bolca yararlanılan bir ürünmüş. Şimdi hasadın başladığı döneme girdik, yabancılara Eylül sonuna dek sakız ağaçlarına yaklaşmak yok, oralardan teğet geçip yirmibeş kilometre sonra ilk durağıma ulaşıyorum.</p>
<p><strong><a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/08/SAKIZ21.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-3285" title="SAKIZ2" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/08/SAKIZ21.jpg" alt="" width="237" height="383" /></a>Pyrgi </strong>adanın ortaçağdan kalan en büyük köyü. Yunanistan’ın en göze çarpan köylerinden biri denebilecek nitelikteki Pyrgi, labirenti andıran dar sokakları, gri ve beyaz desenli binaları ile çok özel bir yer. Köyün ortasındaki meydana kurulu büyük kilisesi de dahil olmak üzere bütün evler ve binalar özel bir teknikle yapılmış bir duvar dokusuna sahip. Duvarlara bu görünümü vermek için üzerini çimento ve volkanik kum karışımı bir sıva ile kaplayıp, üzerine beyaz kireç sürüp, sonra da bazı kısımlarını tırmıkla çekerek bu geometrik desen ve şekilleri elde ediyorlarmış. Duvarlar, kapı alınları, pencere pervazları, balkon altları her santimetrekarede ayrı bir işçilik, ayrı bir özen, bu sanatçı uğraşından etkilenmemek olanaksız. Sokak sokak iki saat dolaşıyorum, fotoğraflıyorum, sohbet ediyorum; bir ev yapılırken ustalarla birlikte ev sahibinin zevkine ve isteğine göre birlikte çalışıyorlarmış. Eski yapılanların tadı başka, güneş ve rüzgarın soldurduğu doku çok estetik duruyor. Yenilerden  bazısı biraz çiğ kalsa da zamanla solacak diye düşünüyorum. Pyrgi’nin limanı Emporios sahili hem güzel, hem kumsal, denize girmek için ideal. Fazla oyalanmadan adanın batısındaki başka bir ortaçağ köyüne yöneliyorum.</p>
<p><strong>Mesta </strong>adanın güney batısında alçak tepeler arasında yer alan otantik bir köy. Korsanlara karşı korunmak üzere güçlendirilmiş duvarlarla çevrili. Arabalar duvar dışında bırakılıp içeri yayan giriliyor. Şehre dört ayrı kapıdan giriliyormuş. Ben birinden girdim ama labirentte kayboldum. Daracık sokaklar, nerdeyse evlerin içinden geçilen aralıklar, dolambaçlı yollar, tüneller, oyuklar, geçitlerle karmaşık bir plana sahip. Meğer bu sınırlı girişler, karışık sokaklar ve tüneller ondördüncü yüzyılın savunma mimarisinin en iyi örneklerinden biriymiş. İçeriye saldırmaya çalışan korsanların kafası iyice karışmıştır. Ben de hem eğlenceli hem gölgeli bir kayboluş yaşıyorum. Sıkışık küçücük sokaklarında sevgili Egeliler yine kapı önü muhabbetindeler; kadınlar iş işler, fasulye ayıklar, yaşlılar uyuklar, çocuklar bağrış çığrış oyunlar kurarken kimine selam verip, kiminden yol çıkar mı çıkmaz mı işareti alıp gezimin keyfini çıkarıyorum. Ortasındaki meydana ulaştığımda kocaman çınarın dibinde güzel bir kafe serinlemem için beni bekliyor. Akşamüstü dönüşe geçtiğimde <strong>Limenas Meston</strong> sahiline uğrayıp başka bir dağ yolunu tutuyorum.</p>
<p><a href="../wp-content/uploads/2010/08/MESTA.jpg"><img class="alignleft" title="MESTA" src="../wp-content/uploads/2010/08/MESTA.jpg" alt="" width="219" height="332" /></a>Sakız Adası topoğrafyası elbette ana karadakinin aynı. Çeşme civarında gezerken çevre nasıl görünüyorsa, burası da öyle. Ege ve Akdeniz bölgesi iklimi de aynı: Yazlar sıcak ve kurak. Hem sıcaklık, hem kuraklık, üstüne de orman yangınları burayı çok muzdarip etmiş. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan bir yangın güzelim tepeleri kelleştirmiş. Ağaçlandırma çabaları bizdeki gibi hızla devreye girmiş. Yangınlara karşı korunma yöntemlerinden biri dağlık yollarda dikkatimi çeken kulelerdi. Hem yangın söndürücü araçların bulundurulduğu, hem haber verici istasyonlar olarak devriye çalışan bazı kritik noktalar var. Yol boyunca kenarlara yerleştirilen acil durum telefonları da çok yararlı. Oradan geçen biri hem gördüğü dumanı haber verebilir, hem başka bir ihtiyaç için yardım çağırabilir, ince düşünülmüş bir uygulama. Gittiğim yolun zirvesinde (yine çok tanıdık isimli) Aya Yorgi’de ise başka önemli bir uygulama dikkatimi çekti. Tepenin yanında derin bir çukurun içi damların kaplandığı yalıtım malzemesi ile kaplanmıştı ve içi su doluydu. Baharda yağan yağmur sularının toplandığı yapay bir göl gibi düşünün, yazın hem yangın söndürmekte, hem sulamada kullanılıyor.</p>
<p><em><strong>Hava güzel, deniz sakin, su ılık. Ada  güzel, insanlar sakin, içim ılık.</strong></em></p>
<p>Üçüncü günümün sabah kahvaltısından sonra otelin girişinde konuklarla ilgilenen Teo’nun Annesi ile sohbetleşiyoruz. Daha önce gezdiğim köyleri anlatıyorum, sonra benden birşey yapmamı istiyor. Oğlu ve gelini daha çok Kardamila’daki otelde kaldıklarından buraya o bakıyormuş ve otelden şu sıralar ayrılamıyormuş. Ama bir duası varmış ve ben onun için gidip iletebilir miymişim? Elbette giderim teyzecim diyip haritadan yolumu belirliyorum. O da gidip göreceğin köyü çok beğeneceksin diyor.</p>
<p>Bu kez kuzey batıya doğru kırkbir kilometrelik yolum var. <strong>Volissos </strong>gerçekten güzel bir dağ köyü olarak daha yaklaşırken dikkatimi çekiyor. Bazı dönemeçlerde bir kaç kez arabayı yol kenarına çekip bu güzel korunmuş ve onarılmış köyü fotoğraflıyorum. Teyze haklıymış, iyi ki geldim! Köyün dışında arabalar bırakılıyor ve yokuş yukarı doğru taş evler, butik oteller, şık lokantalar, dükkanlar arasında keşif yürüyüşüne geçiliyor. Tepede çok güzel bir manzaraya bakan Venedik kalesi var. Köyün ana kilisesi her yıl 6 Ağustos’ta dini ziyaretçilerle dolup taşıyormuş. Aslında her köydeki kilise ve dini kutlamaların bolluğu halkın güçlü inançlarının göstergesi. Burası zengin ve bakımlı bir köy olarak ayrı bir yere konuyor. Yılın bu zamanları hem Hios’tan hem Yunanistan’ın diğer yörelerinden çok ziyaretçi geliyormuş. Ziyaretin en önemli nedenlerinden biri köyün yedi kilometre daha batısında deniz kenarında bulunan <strong>Aya Markela Manastırı. <a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/08/volissos1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3282" title="volissos1" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/08/volissos1.jpg" alt="" width="517" height="350" /></a></strong></p>
<p><strong>Aya Markela</strong> bir hac yeri olarak kutsallığını bugün de muhafaza ediyormuş. Özellikle Hios halkı Temmuz sonunda isim gününü kutlamaya buraya<strong> </strong>akın edermiş. Adanın en kutlu yeri olarak tanımladıkları, Teyzenin gelmemi rica ettiği yer de işte bu manastır. <strong> </strong>Volissos tepelerinden kıvrılarak aşağı inip deniz kıyısına ulaşıyorum. Önümde beyaz kumlu sakin ve temiz bir plaj var. Hemen gerisinde gölgelik yapan ağaçlardan birinin altına park edip, bembeyaz boyalı alçak Manastır duvarı boyunca yürüyüp içeri giriyorum. Avludan geçilip Manastır kapısına varılıyor; içeride dua edenler, mum yakanlar, rahipleri dinleyenlerle dolu bir kalabalıktayım. Teyzenin elime tutuşturduğu kağıdını söylediği yere bırakıyorum. Her inancın kadın erenleri vardır, Markela Ana’ya bir dua da benden gitsin. Çıkışta minik el tezgahlarından Teyze için uğurlu bişiy alıp kumsala yöneliyorum. Hava güzel, deniz sakin, su ılık. Ada  güzel, insanlar sakin, içim ılık.</p>
<p><strong>Serap BAŞOL</strong></p>
<p>Chios&#8217;ta HOTEL KYMA</p>
<p>tel 30-2271044500 &#8211; kl. Nenitoussi caddesi</p>
<p>ucuz araba kiralamak icin;</p>
<p>Ilias Gambas 30- 2271020160-2271021604 <a href="mailto:travelshop@otenet.gr">travelshop@otenet.gr</a></p>
<p>36 Aegean ave. de <strong>Mastiha Shop</strong> ve kafesi</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fsakiz-adasi&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fsakiz-adasi&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fsakiz-adasi&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fsakiz-adasi&amp;count=none&amp;text=SAKIZ%20ADASI" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fsakiz-adasi&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fsakiz-adasi&amp;count=none&amp;text=SAKIZ%20ADASI" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fsakiz-adasi&amp;linkname=SAKIZ%20ADASI" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fsakiz-adasi&amp;linkname=SAKIZ%20ADASI" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fsakiz-adasi&amp;linkname=SAKIZ%20ADASI" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fsakiz-adasi&amp;linkname=SAKIZ%20ADASI" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fsakiz-adasi&amp;linkname=SAKIZ%20ADASI" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fsakiz-adasi&amp;linkname=SAKIZ%20ADASI" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fsakiz-adasi&amp;title=SAKIZ%20ADASI" id="wpa2a_14"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/sakiz-adasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mucizeler Sadece Ona İnananlara Gözükür</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/7_gezi/mucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/7_gezi/mucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Aug 2010 09:30:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=3461</guid>
		<description><![CDATA[GALAKTİK OPTIK MUCİZELER İki ışık demetin birleştiği bir doğrultuda Küre i Arz üzerinde Polonya seyahatimin ardından tam bir hafta sonra DA ve DÖBRA seslerini ve Slav halkı yeniden özlemiş olacağım ki galaksimde yeni bir ışınlanma var. Balkanlarda Güneydoğu Avrupa&#8217;da Kosova&#8217;dan sonra dünyanın en yeni bağımsız 2. devleti ve eski Yugoslovya&#8217; dan çıkan matruşka ülkelerden Karadağ&#8217;da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000080;"><strong>GALAKTİK OPTIK MUCİZELER</strong></span></p>
<p>İki ışık demetin birleştiği bir doğrultuda Küre i Arz üzerinde Polonya seyahatimin ardından tam bir hafta sonra DA ve DÖBRA seslerini ve Slav halkı yeniden özlemiş olacağım ki galaksimde yeni bir ışınlanma var. Balkanlarda Güneydoğu Avrupa&#8217;da Kosova&#8217;dan sonra dünyanın en yeni bağımsız 2. devleti ve eski Yugoslovya&#8217; dan çıkan matruşka ülkelerden Karadağ&#8217;da yanı Montonegro yada onların dili ile Crna Göradayım. İçimde <a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/08/cigdem.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-3463" title="cigdem" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/08/cigdem.jpg" alt="" width="210" height="377" /></a>bir Rumeli tılsımı önce Ağustos sonrada 6 Eylül 2003 te yaşadığımız kozmik mucize Mars in 60.000 yıl içindeki en yakın konumda görüneceğine ve gökyüzünde 2 ay görüneceğine atfen bu sene 27 Ağustos için tekrar semalarda bir Kızıl Gezegen Mars mucizesinde 2 ay görmeyi beklemekle başladım yeni sabaha. Haberlerin asılsız olduğunu biliyor ve aylardır inanmayın buna derken sabah bir an bir şey düşündüm &#8216; <strong><em>MUCİZELER SADECE ONA İNANLARA gözükür</em></strong> &#8216; .. Yani eğer ben 2 ay görürsem bu eski yaşanmış hikayelere bir yama değil  bir mucize olacaktı .</p>
<p>Atmosferden yansıyan ışığının kırılma etkisi ile mürekkebim akıyor ve içimdeki yedi coğrafyadaki yedi renge bakıyor.</p>
<p>Uykusuz sabahımda yatağımdan düzgün altıgen peteklerinde iş başındaki bal arılarını izleyip sonrası erken doğa yürüyüşümün ardından Karadağ&#8217; ın başkenti Pogorica&#8217;da Blvd. Şt. Petar Çetinjski üzerinden yola çıktım. Önce Çetinja ardından da Budva . İçimde hiç yenilmek ve vazgeçmek nedir bilmeyen savaş tanrısı MARS ile barış içinde geziyor izliyordum olanı biteni. Müzeler manastırlar tarihi mekanlar akşamüstü serinliğinde şehir duvarların dibinde muzip çimdik dalgalarda yüzmeler&#8230;Akşam yaklaşıyor akşamı bekleyen bir şeyler var &#8230;</p>
<p>Yüzyıl mağarada uyuyup da uyanmış gibi miyim, dönüş yoluna çıkıyorum vakit geç saat 10 olmuş . Cam kenarına Podgorica’ ya bir bilet lütfen</p>
<p><a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/08/cigdem2.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-3464" title="cigdem2" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/08/cigdem2.jpg" alt="" width="176" height="240" /></a>İste o an olanlar oldu Budva Çetinje arası otobüsün camından aya baktığımda camda ay iki tane gözüküyordu &#8230; Sadece camın yansıması idi oysaki &#8230; Optik bir mucize. ..Mucizenin yanılsamalardaki sarhoşluğu diyelim. Göz kırptım mesajımı aldı. Yola devam ettim. &#8216; MUCİZELER SADECE ONA İNANLARA gözükecekleri anı bekler &#8216; .. .Tıpkı bileğimde mürekkebe bulaşan Gül deseni gibi ve ne görmek istiyorsak onun da bizi görmeye hazır olduğu gibi. Ne sihirdir ne keramet İşin aslı Paradigma da gizli sonrası sonra.</p>
<p>Montenegro’ dan gülümsedim</p>
<p>Hicran Çiğdem Yorgancıoğlu<br />
<a href="http://www.cigdemyorgancioglu.net/">www.cigdemyorgancioglu.net</a></p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fmucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fmucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fmucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fmucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur&amp;count=none&amp;text=Mucizeler%20Sadece%20Ona%20%C4%B0nananlara%20G%C3%B6z%C3%BCk%C3%BCr" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fmucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fmucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur&amp;count=none&amp;text=Mucizeler%20Sadece%20Ona%20%C4%B0nananlara%20G%C3%B6z%C3%BCk%C3%BCr" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fmucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur&amp;linkname=Mucizeler%20Sadece%20Ona%20%C4%B0nananlara%20G%C3%B6z%C3%BCk%C3%BCr" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fmucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur&amp;linkname=Mucizeler%20Sadece%20Ona%20%C4%B0nananlara%20G%C3%B6z%C3%BCk%C3%BCr" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fmucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur&amp;linkname=Mucizeler%20Sadece%20Ona%20%C4%B0nananlara%20G%C3%B6z%C3%BCk%C3%BCr" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fmucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur&amp;linkname=Mucizeler%20Sadece%20Ona%20%C4%B0nananlara%20G%C3%B6z%C3%BCk%C3%BCr" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fmucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur&amp;linkname=Mucizeler%20Sadece%20Ona%20%C4%B0nananlara%20G%C3%B6z%C3%BCk%C3%BCr" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fmucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur&amp;linkname=Mucizeler%20Sadece%20Ona%20%C4%B0nananlara%20G%C3%B6z%C3%BCk%C3%BCr" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fmucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur&amp;title=Mucizeler%20Sadece%20Ona%20%C4%B0nananlara%20G%C3%B6z%C3%BCk%C3%BCr" id="wpa2a_16"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/7_gezi/mucizeler-sadece-ona-inananlara-gozukur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>WASHINGTON DC</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/washington-dc</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/washington-dc#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2010 10:58:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[amerika gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük anıtı]]></category>
		<category><![CDATA[washington dc]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=2025</guid>
		<description><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri başkentini keşfetmek için semtlerini gezmek, müzelerini incelemek, başkentliğini algılamak, insanlarla konuşmak, yemeklerini tatmak, nehir kenarında oturup seyre dalmak gerekli. Buraya tekrar gelişlerde ise  merakınız uyanırsa  ABD tarihinin derinliklerine inerek buralarda yaşananları hissetmeye geçersiniz.. Başkentin eski, bakımlı ve şık bir yerleşim semti var; Georgetown..  Restoranları, dükkanları, kanal boyu yürüyüş yolları, nehir kenarında güneş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri başkentini keşfetmek için semtlerini gezmek, müzelerini incelemek, başkentliğini algılamak, insanlarla konuşmak, yemeklerini tatmak, nehir kenarında oturup seyre dalmak gerekli. Buraya tekrar gelişlerde ise  merakınız uyanırsa  ABD tarihinin derinliklerine inerek buralarda yaşananları hissetmeye geçersiniz..</p>
<p>Başkentin eski, bakımlı ve şık bir yerleşim semti var; <strong><em>Georgetown</em></strong>..  Restoranları, dükkanları, kanal boyu yürüyüş yolları, nehir kenarında güneş altında şemsiyeler, fıskiyelerle düzenlenmiş şık bir meydan,  1920&#8242;lerin renkleri ve o devir stilinde tasarlanmış ferforjelerle süslenip, güzelleştirilmiş &#8216;Georgetown Park&#8217; alışveriş merkezi hoş bir öğle sonrası yürüyüşü için ideal. Bu kez sokaklardaki zamanımın yüzde yetmişini kitap satan dükkanlara ayırıyorum. Kitapları istediğin gibi karıştırmak, bir köşeye çekilip okumak, içindeki sakin kafeler, okuma köşelerinden çıkmak istemeden takılmak hoşuma gidiyor. Zevkli alışveriş diye buna denir.  Arkadaşınla buluş, kitapları karıştır, kahveni iç, keşiflerini paylaş. Harika. Sonra tekrar yürüyüşe çık.  Sonbaharda başkentin doğal güzelliği ön planda. Ulu ağaçların yeşil-sarı-kırmızı-kahverengi tonlarındaki yaprakları çok bol, sadece ağaçları değil, döküldüğü diplerini ve yolları da süslüyor. <strong><em>Potomac Nehri’</em></strong>ne ağaçların rengi ve gökte salınan bulut kümelerinin görüntüsü yansıyor. Kürek çekenleri izleyip kıyıda yürüyerek güz mevsiminin olgun, renkli güzelliğinin, hafif serin havasının keyfini çıkarıyoruz. Öğle yemeği için güneşli bir köşeye yerleşip sohbet ederken başkentlilerin yaşamına kısa bir süre için bile olsa karışıp kayboluyoruz.</p>
<p><strong><em>Adams</em></strong> <strong><em>Morgan</em></strong> semti daha çok üniversiteli gençler, sanatçılar ve iş hayatına yeni başlayanlarca tutulan bir semtmiş, yüzyıl öncesinin Pigal&#8217;ini hatırlatıyor, belki heryerde rastladığım dev boyutlu Lautrec poster-panoları yüzünden böyle düşünüyorum, farklı bir elektriği var. Sonra kentin dışında, aşağılarda nehir kıyısında kurulu <strong><em>Alexandria&#8217;</em></strong> ya trenle gidiyoruz. Kasabanın girişinde George Washington zamanında yapılmış büyük bir Mason Tapınağı hemen göze çarpıyor. Trenden inip kasaba sokaklarında dolaşarak nehre doğru yürüyoruz, bu küçük tarihi yerleşim yeri zamanla önemini yitirince kaybolup gitmesini engellemek için kasaba yönetimi bir dizi kararlar almış. Turizmi teşvik etmiş, şimdi tüm kitap ve broşürlerde Alexandria adına rastlanıyor, büyük bir sanat merkezi kurulmuş, ayaklarınız sizi ister istemez oraya yönlendiriyor. Nehir kıyısındaki eski bir fabrikayı yenileyip bizim Horhor&#8217;daki antikacılar çarşısındaki gibi bir düzenleme ile plastik sanatçıları ve çizerleri biraraya getirmişler. Burası hem atölyeleri hem satış mekanları olmuş, kimini tablosu başında çalışırken, kimini kaynak, kimini baskı, kimini satış yaparken izliyorsunuz. Sergiler, seminerler, eğitimler, kurslar düzenlenen, profosyonelce yönetilen, modern,  eğlenceli dolayısıyla çekici bir merkez yaratılmış ve tüm çabalara değmiş.</p>
<p>Tekrar Washington&#8217;a döndüğümüzde <strong><em>Capitol’</em></strong> u yani Senato binasını geziyoruz. Eski Meclis binası şimdi müze haline getirilmiş, içinin küçüklüğü, sadeliği, ama oradan başarılanların büyüklüğü bizim eski Büyük Millet Meclisimizi hatırlatıyor, gözlerimde yaşlar soluk bordo kadife koltukta oturup salonu kokluyorum. Her eyaletin tarihteki en önemli temsilcilerinin  heykelleri ile donatılmış salonlardan, tavanında ilk eyaletlerin haritaları, duvarlarda tarihi posterler olan koridorlardan, Amerikan başkanlarının heykelleri ile çevrili bir salondan, her bir eyaletin meclisteki odaları önünden geçiyoruz. <em>Burası dünyanın yönetildiği yer!</em> <em>Farkındayım.</em> <em> Hepimizin hayrına, doğru, iyi ve güzel yönetilsin artık&#8230;.</em>duası çıkıyor içimden. Dışarıda Kapitolün önünde &#8220;<strong><em>The Mall</em></strong>&#8221; adı verilen ve tüm önemli müze binalarını, galerileri ve anıtları kapsayan birkaç kilometre boyunca uzanan bölge, yani Washington&#8217;un kalbi ayrıntılarıyla anlatılmaya değer. Bir tarafında yer alan Beyaz Saray (<strong><em>White House</em></strong>) gerçekten büyük bir ev görünümünde. Arka kapısı Hazine binasına bakıyor, acil durumlarda Hazine Müsteşarı, Birleşik Devletler Başkanına hemen ulaşabilsin diye, neredeyse on metre mesafede.</p>
<p>Washington&#8217;un devlet daireleri, kamu kurum binaları bana Ankara&#8217;da Cumhuriyetin ilk yirmi yılında yapılmış binalarımızı hatırlatıyor, ölçekleri benzemese de biçimleri ve granitlerinin rengi aynı. Nedense her iki Cumhuriyetin kuruluş yıllarında yaşananlar ve yapılanlarla ilgili bağlantılar kuruyorum.</p>
<p>The Mall&#8217; un üzerinde sağlı sollu dizili dokuz müzenin tamamı <strong><em>Smithsonian</em></strong><em> Vakfı</em>na ait. 1864&#8242;ten beri Amerika&#8217;nın ve dünyanın dört bir yanından toplanmış eser ve yapıtları sergileyen dünyanın en büyük özel müze topluluğu uzmanlık alanlarına göre şöyle ayrılıyor; <em>Amerikan Tarihi Müzesi, Doğal Tarih Müzesi, Ulusal Sanat Müzesi, Portre Galerisi, Amerikan Sanatları Müzesi, Afrika Sanatları Müzesi, Sanat ve Endüstri Müzesi,</em> Henry Moore&#8217;un dev heykelinin yer aldığı <em>Heykel Bahçesi, Havacılık ve Uzay Müzesi, Amerikan Yerlileri Müzesi</em>. Son saydığım müze henüz on yıllık olmasına rağmen Batı Yarımkürenin yüzkırk ayrı kabilesinin giysi, eşya, oyma, maske, dokuma, tüy işlerinden oluşan zengin bir koleksiyona sahip. <em>Navajo</em> (Navaho okunuyor) dokumalarında kilimlerimizdeki motiflerin benzerleri göze çarpıyor. Kabile reislerinin tüylerle bezeli rengarenk tören başlıkları çok göz alıcı. Kızılderili dünyasındaki bu gezintinin ardından gidilen Portre Müzesinde adı üstünde sadece portreler sergileniyor. Salonlardan birinde tüm Amerikan Başkanlarının,  birinde sanatçı ve atletlerin, bir diğerinde tarihi boyunca ülkenin kültürel, bilimsel, politik gelişimine katkıda bulunmuş insanların portreleri yer alıyor. Doğa Tarihi Müzesinde yüzyirmi milyon obje ile yeryüzünde var olmuş ve varolan memeliler, kuşlar, sürüngenler, balıklar, böcekler ve deniz canlılarının gelişimini incelemek, dinozor fosilleri sayesinde de buzul çağı hayvanları hakkındaki bilgileri arttırmak mümkün. Bir İngiliz bilimadamı olan James Smithson tarafından 1846&#8242;da kurulan ilk müzeye <em>Smithson</em> <em>Kalesi</em> adı verilmiş, dışı kırmızı tuğla kaplı yüzelli yıllık bu bina şimdilerde yönetim merkezi olarak kullanılıyor. Ulusal Sanat Müzesinde ünlü sanatçıların resim, heykel, grafik, fotoğraf ve el sanatları eserleri var. Amerikan Tarihi Müzesinde J. Bull&#8217;un buharlı lokomotifi, Morse&#8217;un telgrafı, Bell&#8217;in ilk telefonları, Duke Ellington&#8217;un notaları gibi ilginç yapıtlar görülüyor. Havacılık ve Uzay Müzesi bu alandaki gelişmeleri sergiliyor. İlk <em>Apollo </em>kapsülüne binip içini inceleyebilirsiniz. Aya inen bölümün küçüklüğü karşısında insan şaşırıyor, iki büklüm zar zor sığılan araçlar bunlar. Film gösterileriyle izleyenleri cezbeden <em>IMAX</em> sahnesinde, geniş açılı beş kat yükseklikteki perdede izlediğimiz filmler gerçekten uçuyormuşuz, o balonun ya da mekiğin içindeymişiz hissini veriyor. <em>To Fly</em> (Uçmak) filminde insanoğlunun uçuş serüveni, <em>Blue Planet</em> (Mavi Gezegen) filminde yörüngeden Dünyayı izleyen astronotların anlatımıyla bu güzel gezegende yaptığımız tahribatlar anlatılıyor; yangınların, orman kesimlerinin, çarpık kentleşmenin ne büyük boyutlara vardığı uzaydan dünyaya bakıldığında daha iyi görülüyor ve insanın içini sızlatıyor.</p>
<p><a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/04/The_Mall.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2026" title="The_Mall" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/04/The_Mall.jpg" alt="ABD, washington dc, özgürlük anıtı, amerika gezisi" width="385" height="300" /></a>Büyük meydanın bir ucunda George Washington anısına dikilmiş görkemli bir dikilitaş var. Tepesine çıkıp, tüm başkenti onun gözlerinden seyretmek mümkün.  Göz alabildiğine uzanan çim alanlar, top oynayan çocuklar, piknik yapan büyükler, koşucular, yürüyüşçüler.  Tüm bu görkemli binaların görüntüsünü suya yansıtacak biçimde aralarına yerleştirilmiş havuzlar.. Dikdörtgen dev bir havuzun ucunda yer alan <strong><em>Lincoln Anıtı</em></strong>.. Bu anıtı gezerken gözümün önünde iki sahne canlanıyor; biri Martin Luther King&#8217;in ünlü <em>“I have a dream – bir hayalim var”</em> konuşmasını yaptığı  an, diğeri de <em>Forrest Gump</em>&#8216;ın savaş sonrasında ödül aldığı film karesi. Çok farklı koşul ve etkilerle milyonlara ulaşan iki ayrı sahne. Burası önemli ve etkileyici bir anıt. Lincoln&#8217;ün yüz yıldan önce ırkların eşitliği ve insan hakları ile ilgili söylevinden taş duvarlara kazınmış alıntılar, insanı düşünmeye, hissetmeye itiyor. <em>Nixon</em> filminde öğrenciler başkanı tam da o kitabenin önünde kıstırıp soru yağmuruna tutuyorlardı, cevaplarken zorlanıyor, ondokuz yaşında bir genç kızın kurduğu bağlantılarla kendine bile itiraf edemediği gerçeklerin yüzüne vurulması onu derinden sarsıyordu. Anıtın içinde küçücük bir kitapçı var, özellikle &#8220;siyah özgürlük&#8221; üzerine basılı kitaplar satıyor. Orada görüp aldığım bir posterde ise &#8220;Lincoln ve Kennedy Rastlantıları&#8221; başlığı altında bu iki başkanın hayatlarından alınma ilginç benzerlikler sıralanıyor:</p>
<p>- Her ikisi de insan hakları için uğraş vermişti.</p>
<p>- Lincoln 1860&#8242;ta, Kennedy yüz yıl sonra 1960&#8242;ta başkanlığa seçilmişti.</p>
<p>- Her ikisi de Cuma günü, eşlerinin yanında öldürüldü.</p>
<p>- İkisi de arkadan, başlarından vuruldular.</p>
<p>- İkisinin de yerine geçen başkanların adı Johnson&#8217;du, güneyli Demokrat ve</p>
<p>senatördüler,  yerlerine geçen bu başkanların isimleri  onüç harften oluşuyordu.</p>
<p>- Katilleri 1839 ve 1939 de yüzer yıl arayla doğmuşlardı, isimlerinde onbeş harf vardı.</p>
<p>- Lincoln&#8217;ün sekreteri, Kennedy adındaydı ve ona tiyatroya gitmemesini söylemişti.</p>
<p>- Kennedy&#8217;nin sekreteri, Lincoln adındaydı ve ona Dallas&#8217;a gitmemesini söylemişti.</p>
<p>- Lincoln&#8217;ü tiyatroda vuran katil bir depoya kaçmıştı.</p>
<p>- Kennedy&#8217;yi depodan vuran katil bir tiyatroya kaçmıştı (aslında ona bir çok yönden  ateş edildiğini JFK filminde Kevin Costner bize gösterdi).</p>
<p>- İki katil de yargı önüne çıkamadan öldürüldüler.</p>
<p>Artık kader mi dersiniz, &#8216;karma&#8217;nın devamı mı, yalnızca bir  rastlantı mı, karar sizin.</p>
<p>Serap Başol</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fwashington-dc&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fwashington-dc&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fwashington-dc&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fwashington-dc&amp;count=none&amp;text=WASHINGTON%20DC" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fwashington-dc&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fwashington-dc&amp;count=none&amp;text=WASHINGTON%20DC" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fwashington-dc&amp;linkname=WASHINGTON%20DC" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fwashington-dc&amp;linkname=WASHINGTON%20DC" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fwashington-dc&amp;linkname=WASHINGTON%20DC" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fwashington-dc&amp;linkname=WASHINGTON%20DC" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fwashington-dc&amp;linkname=WASHINGTON%20DC" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fwashington-dc&amp;linkname=WASHINGTON%20DC" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F0_guncel%2Fwashington-dc&amp;title=WASHINGTON%20DC" id="wpa2a_18"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/0_guncel/washington-dc/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Shakespeare&#8217; in İzini Sürmek&#8230;</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/7_gezi/shakespeare-in-izini-surmek-2</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/7_gezi/shakespeare-in-izini-surmek-2#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 20:19:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[GEZİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=4679</guid>
		<description><![CDATA[Shakespeare Ülkesi Stratford upon Avon William Shakespeare’in (Şekspir diyeceğim okunduğu gibi) doğup büyüdüğü, evlendiği, yazdığı, yaşlılık yıllarında dönüp geldiği ve öldüğü memleketi Stratford-upon-Avon’dayız. Yıllardır niyetlendiğim bu ziyareti sonunda yapıyoruz. Londra’dan düzenli tren seferleri olan kasabaya yolculuk iki buçuk saat sürüyor. Küçük, sevimli, çok bakımlı bir kasaba. Kıyısına kurulduğu Avon nehrinden dolayı Romalılar devrinde bu adı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Shakespeare Ülkesi</p>
<p>Stratford upon Avon</p>
<p>William Shakespeare’in (Şekspir diyeceğim okunduğu gibi) doğup büyüdüğü,  evlendiği, yazdığı, yaşlılık yıllarında dönüp geldiği ve öldüğü memleketi  Stratford-upon-Avon’dayız. Yıllardır niyetlendiğim bu ziyareti sonunda  yapıyoruz. Londra’dan düzenli tren seferleri olan kasabaya yolculuk iki buçuk  saat sürüyor. Küçük, sevimli, çok bakımlı bir kasaba. Kıyısına kurulduğu Avon  nehrinden dolayı Romalılar devrinde bu adı almış. Yirmibin kişilik nüfusuna  rağmen ününden dolayı yaz-kış, kendinden kat kat fazla turist çekiyor. Kasaba  içinde ve çevresinde her keseye uygun konaklama yeri mevcut, bizim seçimimiz 6-7  kilometre dışındaki Blissley Manor; onaltıncı yüzyıldan kalma bir malikane  konak. Onbir hektara yayılmış kocaman bir arazinin ortasında yer alıyor. Geniş  ferah bir bahçesi, döneminin anlayışına uygun, rahat döşenmiş odaları, seminer  salonları var. Bahçenin en hoş, hatta sürprizli tarafı modern heykeller  biçiminde budanmış bir tür servi ağaçlarıyla bezenmiş olması. Büyük, etkileyici,  doğal bir heykel sergisi niteliğinde, ilginç fotoğraflar çekmek için  birebir..</p>
<p>Buradaki hemen her dükkan, lokanta, park ve  durağın adı Şekspir. Eh çok  normal. Ününü borçlu olduğu yazardan alan küçük kent, gelirinin de önemli  bölümünü onun sayesinde kazanıyor.  Adına ne yapsalar az. Şekspir kentine gelip  bir tiyatro eseri seyretmeden olmaz diyip bu akşamki temsil için yerimizi  ayırtıyoruz.  Burada   Kraliyet Şekspir Tiyatrosunun yıl boyunca temsiller  sahnelediği üç ayrı sahnesi var; RSC (Royal Shakespeare Company), Swan ve Other  Theatre. Birinde mutlaka her sezon bir Şekspir eseri sahneleniyor. Alan Bates’in  oynadığı ‘Anthony ve Cleopatra’ ya yetişememişiz, yeni bitmiş. ‘Othello’ ve  ‘Tales from Ovid’ arasından Ovid’in Öyküleri’ni seçiyoruz. Roma imparatoru Sezar  döneminde yaşamış ve ‘Metamorfoz’ adlı eseriyle kendinden sonraki kuşakları ve  Şekspir’i çok etkilemiş Ovid isimli sanatçının bu eserindeki öyküler  Tanrılardaki ve insandaki tutkuyu esas alıyor. Sonuna dek yaşanan tutku  kahredici, kavurucu, öldürücü, yok edici dersleriyle Narsis’ten Midas’a,  Semele’den Arakne’ye uzanıyor, Tanrılarla boy ölçüşmeye kalkan insanoğlunun  yenilgisiyle son buluyor. Şekspir temsillerinde de benzer temaları yakalayanlar  Ovid’in ruhunun onda yaşadığını söylemişler. Kimi zaman gülerek, kimi zaman  ürpererek ve sergilenen dehşeti oyun güçleri ile örten sanatçıları takdir ederek  izliyoruz. Yorucu ama etkileyici bir temsil olduğunu söylemeliyim. Sahne  Elizabeth dönemine uygun inşa edilmiş yuvarlak tiyatro binası “Swan” nın tam  ortasında yer alıyor. İzleyici biraz yukarıdan bakarak çepeçevre oturuyor,  eskiden oyunlar ayakta izlenirmiş, (herhalde uzun temsilleri böyle izlemekten  yorulunca) oturmak için koltukları 19. yüzyılda eklemişler, çok değişik bir  havası var.</p>
<p>Şekspir ülkesinde bir tür Şekspir yağmuru ile yıkanmak hoşuma gidiyor.  Geçmişten tanışmayı istediğim tek kişilik kontenjanım olan bu büyük yazarın  sonelerini yeniden okumak, arka arkaya iki etkileyici film ‘Kraliçe Elizabeth’  ve ‘Aşık Şekspir’ (Shakespeare in Love) i seyretmek, Londra’ya giderken uçakta  ‘Bir Yaz Gecesi Rüyası’ (A Midsummer Night’s Dream)’na rastlamak, yaşamış olduğu  söylenen yerlerde izini sürmek bir rüya… Onun asla eskimeyecek insanlık  öykülerinin filmleri tekrar tekrar çekiliyor, oyunları yeniden yeniliklerle  yorumlanıyor. Eğer rastlarsanız mutlaka izlemenizi önereceğim bir Şekspir  uyarlaması var ki harika. Can Yücel’in mükemmel Türkçeleştirdiği ve İTÜ Mezunlar  Tiyatrosunun sahnelediği “Bahar Noktası” nı kaçırmayın. Usta yönetmen Kenneth  Branagh’ın filme çektiği tüm Şekspir eserleri de harikadır. Son olarak müthiş  favorimi, Al Pacino’nun bir belgesel niteliğinde ancak sanat eseri tadında  çektiği filmi III. Richard’ı eklemeden geçemeyeceğim.</p>
<p>Trafiğe kapalı Henley caddesinde 1564 yılında doğduğu ev var; iki katlı,  alçacık, sade. Köy evlerine özgü bir şirinliğe sahip. Kapıdan girer girmez evi  ısıtan bir ocak, yanında yemek yeme ve pişirme bölümleri var. Orda  yine bir  ocak, üst katlarda  yatak odaları her birinin kendi şöminesi, ahşap mobilyalar,  yemek kapları, kalın küçük kareli camları ile tipik bir İngiliz köy evini  geziyoruz.  Ebeveynleri daha sonra Snitterfield’a taşınmışlar. Ayrıca Şekspir’in  annesi Mary Arden’in genç kızlığını geçirdiği ev de turizme açık. Vakıf  tarafından yönetilen, Şekspir ailesi döneminden kalma beş ayrı evi gezmek  mümkün. Daha sonra Stratford’a on km mesafede eşi Anna Hathaway’in ailesine ait  olan büyük bir müze-evi geziyoruz. 1892’de “Şekspir Doğumyeri Vakfı” burayı  satın almış, onarmış, antika mobilyalarını korumuş. Ahırları, geniş bahçesi,  sebze tarhları, kocaman saz çatısı ile orman içinde çok hoş bir ev, resmini  çekmeye doyamıyorum. Dünyanın en sevimli kır evi bu olsa gerek.. Kitapçıklarda  içerdeki eşyaların bazılarının Şekspir’in yaşadığı dönemden kaldığı yazıyor.  Gerçekse çok iyi bakılıp korunmuş olmalılar.</p>
<p>İngilizler tarafından ‘bin yılın insanı’ seçilen Şekspir, “tüm dünya bir  sahnedir” diyerek otuzyedi oyun yazmış ve sahnelemiş. Oyunları günümüze dek  yalnızca sinema ve televizyon için 370 ayrı filme çekilmiş. Birmingham Post  gazetesi nisan sayısındaki özel Shakespeare ekinde yazar Terry Grimley ondan  “kaleminin dokunuşu ile sıradan metali altına çeviren bir simyacı” olarak söz  ediyor. Anlattığı hikayeler insanlığın başına sürekli gelen zorlu, duygusal,  düşünsel, ahlaki yaşantılardır sonuçta. Ancak o ne anlatıştır; ne karakterler,  mekanlar, ortamlar, kurgular, sahneler, diyaloglar, iç hesaplaşmalar, ifadeler,  vurgular, tasvirler, tanımlar, akışlar&#8230;.. ne yaratışdır. Şekspir  araştırmacıları doğduğu yıllarda Kral sekizinci Henry tarafından başlatılan her  yerde eğitim mesajı ve faaliyetini taşıyan 1560’lı yıllarda büyümüş olmasının  zihinsel ve kültürel alt yapısını desteklediğini düşünmüşler.</p>
<p><a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/02/sheaksper.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4681" title="sheaksper" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/02/sheaksper.jpg" alt="" width="464" height="343" /></a><br />
Elimdeki gazetede Leonardo di Caprio’lu “Romeo ve Jülyet” filminin yönetmeni  Baz Luhrmann ile yapılmış söyleşiyi okuyorum. Yönetmen; “onu dörtyüz yıldır  yaşatan dehası, insan doğasını çok iyi anlamış olmasıdır” diyor. “ Kontrolü  elinde tutan nesil, genç nesillere birbirinin ırkından, renginden, cinsinden,  adından, dininden nefreti öğretiyor. Yüzyıllar boyunca bu inanç sistemi ile var  olan insanlığın yaşamı sürekli olarak trajedilerle son buluyor. Şekspir’in  anlattığı tam da buydu” diyor. O yüzden güncelliğini koruyor olmalı. Nefret  sevgiye dönüşmedikçe insanlığın trajik sonlar yaratmaktan kurtuluşu yok.  Ahh.</p>
<p>Şekspir ötesinde Stratford-upon Avon sevimli ve cazip bir kasaba, Avon Nehri  kıyısında uzun yürüyüş patikaları mevcut. İngilizlerin yeşillik, bitki, çiçek ve  düzen merakı sayesinde insan gördüğü her şeyden hoşnut kalıyor. Gözü rahatsız  eden bir şey olmayınca insanın içine bir huzur, yüreğine bir ferahlık  yerleşiyor. Hatta normal yaşantı budur sevincine bile kapılıyor. Orada öylece  durup etrafı izlemek mutluluk veriyor. Kıyıda kürek klübünün kapısı armalı,  yeşil çatılı küçük ahşap binası, hemen önünde kürek çekmeye hazırlanan hevesli,  dinamik, genç bir ekip.. Bu uzun nehirlerde kürek yarışları malum, önemli bir  gelenek. Her gün antrenman yapılacak, hafta sonu yarışılacak. Benim için, aynı  anda hızla küreklere asılarak nehirde ilerleyişlerini ve arkalarında  bıraktıkları ince izleri seyretmesi zevkli. Kürekçilerin yanıbaşında suyun  içinde ve kıyısında kanatlarını temizleyen, güneşlenen, dalıp çıkan, yüzen su  kuşlarının bolluğu dikkat çekici; çeşitli ördek ve kaz türleri, uzun zarif  boyunlu kuğular, sürekli şarkı söyleyen minik kuşlar kıyıda yürüyenlere doğru  akın ediyor. Yiyecekleri onlarla paylaşmak ise bir başka mutluluk..</p>
<p>Midlands bölgesinde Warwickshire civarında Şekspir dönemi evleri 123 bin le  335 bin pound fiyatlarla satışta. Evlerin, köylerin, ve tarihin içinden akan  Avon Nehri’nin civarında çok güzel yürüyüş yolları mevcut. Buralarda daha uzun  kalıp yürüyerek keşfetmek için ideal.</p>
<p>Stratford’dan çıkıp bir günlük Cotswolts bölge turu yapıyoruz; Elmington,  Chipping Campden, Stanton, Stanway, Stow-on-the-wold, Moreton-in-marsh,  Bounton-on-the-water köy ve kasabalarından, yemyeşil arazilerden, Paul Mac  Cartney’in çiftlik evi kenarından geçiyoruz. İngiltere’nin belki de en güzel  yerleri bu kırlar, küçük tepeler, Norman kaleleri, geniş arazili malikaneler,  küçük güzel köy evleri, minicik meydanlar, sükunet, anıt ağaçlar, kuş sesleri,  bakımlı, özenli, kirsiz, tozsuz, pırıl pırıl…. Dinlendirici, huzurlu bir ortam,  uzun süre kalıp yürüyüşler yapmak istiyorum.</p>
<p><strong>Serap Başol</strong></p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fshakespeare-in-izini-surmek-2&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fshakespeare-in-izini-surmek-2&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fshakespeare-in-izini-surmek-2&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fshakespeare-in-izini-surmek-2&amp;count=none&amp;text=Shakespeare%26%238217%3B%20in%20%C4%B0zini%20S%C3%BCrmek%26%238230%3B" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fshakespeare-in-izini-surmek-2&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fshakespeare-in-izini-surmek-2&amp;count=none&amp;text=Shakespeare%26%238217%3B%20in%20%C4%B0zini%20S%C3%BCrmek%26%238230%3B" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fshakespeare-in-izini-surmek-2&amp;linkname=Shakespeare%26%238217%3B%20in%20%C4%B0zini%20S%C3%BCrmek%26%238230%3B" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fshakespeare-in-izini-surmek-2&amp;linkname=Shakespeare%26%238217%3B%20in%20%C4%B0zini%20S%C3%BCrmek%26%238230%3B" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fshakespeare-in-izini-surmek-2&amp;linkname=Shakespeare%26%238217%3B%20in%20%C4%B0zini%20S%C3%BCrmek%26%238230%3B" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fshakespeare-in-izini-surmek-2&amp;linkname=Shakespeare%26%238217%3B%20in%20%C4%B0zini%20S%C3%BCrmek%26%238230%3B" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fshakespeare-in-izini-surmek-2&amp;linkname=Shakespeare%26%238217%3B%20in%20%C4%B0zini%20S%C3%BCrmek%26%238230%3B" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fshakespeare-in-izini-surmek-2&amp;linkname=Shakespeare%26%238217%3B%20in%20%C4%B0zini%20S%C3%BCrmek%26%238230%3B" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F7_gezi%2Fshakespeare-in-izini-surmek-2&amp;title=Shakespeare%26%238217%3B%20in%20%C4%B0zini%20S%C3%BCrmek%26%238230%3B" id="wpa2a_20"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/7_gezi/shakespeare-in-izini-surmek-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

