<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadınlar Arası &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.kadinlararasi.com/category/5_saglikguzellik/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kadinlararasi.com</link>
	<description>Girişimcilik - Moda - Hediyeler ve daha neler neler...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Feb 2012 14:36:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Stresle Gelen Romatizma:Fibromyalji</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/stresle-gelen-romatizmafibromyalji</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/stresle-gelen-romatizmafibromyalji#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Mar 2011 11:54:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK&GÜZELLİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=5011</guid>
		<description><![CDATA[Bir türlü geçmeyen ve gezici ağrılarınız mı var? Özellikle ruhsal gerilim yaşadığınız zamanlarda ağrılarınız alevleniyorsa bir nevi  “stres romatizması” da dediğimiz “fibromyalji” akla gelmelidir. Gezici kas ağrılarına neden olan ve tedavide ağrı kesicilerin yanı sıra antidepresana da ihtiyaç duyulan fibromyalji konusunda merak edilenler: Ruhsal gerilim sonrasında ortaya çıkan fibromyalji en genel anlamıyla, vücudun dışarıdan gelen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir türlü geçmeyen ve gezici ağrılarınız mı var? Özellikle ruhsal gerilim yaşadığınız zamanlarda ağrılarınız alevleniyorsa bir nevi  “<strong>stres romatizması</strong>” da dediğimiz “fibromyalji” akla gelmelidir. Gezici kas ağrılarına neden olan ve tedavide ağrı kesicilerin yanı sıra antidepresana da ihtiyaç duyulan fibromyalji konusunda merak edilenler:</p>
<p>Ruhsal gerilim sonrasında ortaya çıkan fibromyalji en genel anlamıyla, vücudun dışarıdan gelen stres kaynaklarını, mücadele amacıyla romatizmal sürece dönüştürüp rahatlama sağlamasıdır. Sürekliliği olan ve gezici ağrılar şeklinde kendini gösteren fibromyalji, özellikle stres durumlarında ortaya çıkıyor. Bu yönüyle maskeli depresyon ve somatizasyon bozukluğu ile çok karıştırılan stres romatizması, otonomik sistemi de olumsuz etkilediğinden mide ve bağırsak problemlerine de yol açabiliyor.</p>
<p><span style="color: #333399;"><strong>Fibromyalji Kadınları Vuruyor!</strong></span><br />
Migren ve panik atak gibi başarılı bayanların hastalığı olan fibromyalji, başarı konusunda tutkulu, mükemmeliyetçi ve titiz bayanlarda daha sık görülüyor ve sürekli nüksetmesi ile tedavi edilemeyen bir hastalıkmış imajı veriyor.<br />
Ülkemizde yaklaşık 1,5 milyon fibromyalji hastası var, bu hastalığın en önemli özelliği ilaçlarla tedavi edilmesine rağmen yeni stres durumlarında yeniden nüksedebilmesi.<br />
Fibromyaljide hastaların 10’da 9’unu kadınların oluşturuyor, hastaların bir kısmında da çocukluk dönemine ait fiziksel ya da cinsel taciz hikayesi bulunuyor.<a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/03/stresromatizmasi.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-5013" title="stresromatizmasi" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2011/03/stresromatizmasi.jpg" alt="" width="181" height="254" /></a></p>
<p><strong><span style="color: #333399;">Kalp Hastalıklarıyla Karıştırmayın!</span></strong></p>
<p>Kas olan her yerde görülebilen fibromyalji en çok boyun, omuz, göğüs ve sırt bölgesinde ortaya çıkıyor. Ağrılı bir sendrom olmasına rağmen, sadece ağrı kesiciler ve adale gevşeticilerle düzeltilmesi mümkün olmayan fibromyaljide hastaya anksiyete giderici ya da antidepresan ilaçlar da verilmesi gerekebilir.</p>
<p><strong><span style="color: #333399;">Fibromyalji Nasıl Tedavi Edilir?</span></strong></p>
<p>Tanı konmadan önce birçok hastaneye başvuran ve çevresi tarafından ‘’hastalık hastası’’ olarak nitelendirilen fibromyalji hastaları öncelikle stresten uzaklaştırılmalıdır. Psikolojik destek ve ilaçlarla ya da stres unsurlarının ortadan kalkması ile hasta düzelme sürecine girer, tedavide Magnetoterapi,  biofeedback, lokal fizik tedaviler, hipnoterapi, akupunktur, lokal enjeksiyonlar, kognitif davranış terapileri ve masaj kullanılarak en etkili unsurun stres faktörlerinin uzaklaştırılmasıdır.</p>
<p>Nöroloji Uzmanı</p>
<p><strong>Dr. Mehmet Yavuz</strong></p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fstresle-gelen-romatizmafibromyalji&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fstresle-gelen-romatizmafibromyalji&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fstresle-gelen-romatizmafibromyalji&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fstresle-gelen-romatizmafibromyalji&amp;count=none&amp;text=Stresle%20Gelen%20Romatizma%3AFibromyalji" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fstresle-gelen-romatizmafibromyalji&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fstresle-gelen-romatizmafibromyalji&amp;count=none&amp;text=Stresle%20Gelen%20Romatizma%3AFibromyalji" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fstresle-gelen-romatizmafibromyalji&amp;linkname=Stresle%20Gelen%20Romatizma%3AFibromyalji" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fstresle-gelen-romatizmafibromyalji&amp;linkname=Stresle%20Gelen%20Romatizma%3AFibromyalji" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fstresle-gelen-romatizmafibromyalji&amp;linkname=Stresle%20Gelen%20Romatizma%3AFibromyalji" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fstresle-gelen-romatizmafibromyalji&amp;linkname=Stresle%20Gelen%20Romatizma%3AFibromyalji" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fstresle-gelen-romatizmafibromyalji&amp;linkname=Stresle%20Gelen%20Romatizma%3AFibromyalji" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fstresle-gelen-romatizmafibromyalji&amp;linkname=Stresle%20Gelen%20Romatizma%3AFibromyalji" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fstresle-gelen-romatizmafibromyalji&amp;title=Stresle%20Gelen%20Romatizma%3AFibromyalji" id="wpa2a_2"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/stresle-gelen-romatizmafibromyalji/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşırı temizlik düşkünlüğü hastalık belirtisi</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/asiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/asiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Feb 2011 10:01:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK&GÜZELLİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=4642</guid>
		<description><![CDATA[‘’Ellerimi yıkamasam duramam, kıyafetlerimi temiz olduğuna inana kadar yıkıyorum, bulaşık makinesi benden iyi temizleyemez, kapı kollarına dokunamam, başkasının evinde tuvalete giremem’’ gibi takıntılarınız var mı? Aşırı temizlik düşkünlüğü hastalık belirtisi… Halk arasında temizlik hastalığı olarak bilinen Obsesif Kompulsif kişilik bozukluğu hem kişiyi hem de çevresindekileri hasta ediyor. İşte her 100 kişiden ikisinde görülen temizlik hastalığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #800080;"><strong>‘’Ellerimi yıkamasam duramam, kıyafetlerimi temiz olduğuna inana kadar yıkıyorum, bulaşık makinesi benden iyi temizleyemez, kapı kollarına dokunamam, başkasının evinde tuvalete giremem’’ gibi takıntılarınız var mı? Aşırı temizlik düşkünlüğü hastalık belirtisi…</strong></span></p>
<p>Halk arasında temizlik hastalığı olarak bilinen Obsesif Kompulsif kişilik bozukluğu hem kişiyi hem de çevresindekileri hasta ediyor. İşte her 100 kişiden ikisinde görülen temizlik hastalığı hakkında önemli bilgiler:</p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>Temizlik Hastalığı Nedir?</strong></span></p>
<p>&#8220;Temizlik hastalığı olarak adlandırılan bu hastalık aslında Obsesif Kompulsif bozukluklardan bir tanesidir. Takıntılı şekilde temizlik tutkunluğu, her şeyin kirli olduğu hissine inanma ve her şeyi sürekli yıkama silme gibi eylemlerin sürekli tekrarlanması temizlik hastalığı olarak adlandırılır. Bunun altında yatan sebep anksiyete bozukluğu, şüphecilik ve emin olamama hissi, saplantılı düşüncelerdir. Diğer tüm takıntılarda olduğu gibi aynı süreci izler. Kişi bu bozuklukların mantık dışı olduğunu bildiği halde kendi davranışlarını engelleyemez. İstem dışı davranışlarını sürekli tekrarlayarak engellemeye çalışır. Saplantılı düşünceden kurtulmaya ve unutmaya çaba gösterir. Fakat başarılı olamaz. Örneğin elini yıkadığı halde emin olamadığı için tekrar yıkayabilir. Bu hastalık tedavi edilebilir bir hastalıktır. Fakat tedavi edilmediğinde ciddi sağlık problemleri ortaya çıkabilir.”</p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>Temizlik hastalığının belirtileri nelerdir?</strong></span></p>
<p>— Kişi sürekli ellerini yıkar,</p>
<p>— Evi temizler,</p>
<p>— Eve gelen bir misafirin ardından kullandığı her şeyi temizleyebilir.</p>
<p>— Zamanın çoğunu temizlik yaparak harcar.</p>
<p>— Kirli olduğunu düşündüğü her nesneyi yıkar ve temizlemeden kullanamaz.</p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>Temizlik hastalığına etki eden faktörler nelerdir?</strong></span></p>
<p>“Aslında takıntılara sebep olabilecek pek çok neden öne sürülmekteyse de kesin olarak nedeni bilinmemektedir. Biyolojik, psikolojik, çevresel faktörler neden olabilir. Ailesi çok düzenli ve titiz ya da aşırı kuralcı olan bir çocukta bu tür saplantılı düşünceler ve buna bağlı olarak saplantılı davranış biçimleri gelişebilir. Örneğin annesi çok titiz olan bir çocuk ileride temizlik hastalığına yakalanabilir. Aynı zamanda yakın bir dönemde yaşadığı acı bir olay da takıntılara sebep verebilir. Örneğin vefat, iflas, boşanma gibi yaşanan zor süreçlerden sonra Obsesif Kompulsif düşünceler ve eylemler görülebilir.”</p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>Temizlik hastalığı gibi takıntılı kişilik durumları bireyin yaşamını nasıl etkiler?</strong></span></p>
<p>“Öncelikle kişinin sosyal ve iş yaşantısı bozulur. Aşırı temizlik tutkusundan ötürü çevresindeki arkadaşları evine gelmek istemeyebilir. Kendisini bu durum karşısında mutsuz hisseder. Aynı zamanda bu tarz hastalıklarda kişi en çok kendisine zarar verir. Zamanın çoğunu temizliğe ayırdığı için zaman kaybı yaşar diğer yapması gereken hiçbir şeye konsantre olamaz. Gerek ev ve sosyal çevresiyle gerekse iş ortamı ile ilişkileri bozulur. İş performansı önemli derecede olumsuz etkilenir. Evli ise eşi ve çocuğu ile iletişim bozukluğu yaşar. Kendisini temizlik yaparak sürekli hırpalar, günün sonunda yorgun ve bitkin düşer. Bir dönem sonra kişi bedensel olarak da belirli rahatsızlıklara zemin hazırlamış olur. Örneğin bel, kas eklem ağrıları bu dönemde ortaya çıkabilir. Aynı şekilde zamanında tedavi olunmazsa bireyde depresyon gibi psikolojik birçok rahatsızlık da ortaya çıkabilir.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>Diğer Obsesisif Kompulsif bozuklukları nelerdir?</strong></span></p>
<p>“Sürekli kontrol etme “ütünün fişini çekmiş miydim, kapıyı kilitlemiş miydim, ocağı kapatmış mıydım” gibi sorular sürekli sorulur. Kişide emin olamama durumu, simetrik olarak nesnelerin düzenli durmasını istemek, ihtiyaç olur düşüncesi ile eşya ve giysileri biriktirmek, günah işlemekten korkma gibi nitelendirilen birçok takıntılı davranış bozukluğu sıralanabilir.”</p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>Obsesif-Kompulsif kişilik ile takıntılı kişilik arasındaki farklar nelerdir?</strong></span></p>
<p>“Toplum arasında Obsesif olarak adlandırılan her kişi takıntılı kişilik bozukluğu yaşıyor olarak değerlendirilmez. Takıntılı kişilikte birey tutucu, titiz, garantici, sorgulayıcı tavırlar gösterebilir fakat bu durumdan şikâyetçi değildir. Bunu diğer kişilerden daha üstün bir özellik olarak adlandırabilir. Hatta bu kişiler çalıştıkları iş yerlerinde denetleyici özellikleri iyi olduğu için şef, müdür gibi konumlara getirilirler. Onlar davranışlarından şikâyet etmeyebilir fakat çevresindekiler bu özelliklerinden dolayı onlardan rahatsız olabilir.</p>
<p>Obsesif Kompulsif bozukluklarda ise tam tersi bir durum söz konusudur. Kişi kendisinde oluşan aşırı şüphecilik ve saplantılı davranışlarından rahatsız ve mutsuzdur.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>Nasıl tedavi edilir?</strong></span></p>
<p>“ Bazı araştırmacılar bu hastalarda beynin ön kısmı olan frontal kortex ile içyapılardan bazal ganglionlar arasında iletişim kopukluğu olduğunu ileri sürmektedir.  Tedavide amaç öncelikle var olan hastalığı tedavi etmek sonra da hastalığın tekrarlamasını önlemektir. Bu amaçla üç tedavi yöntemi kullanılmaktadır. Seçici serotonin geri alım inhibitörleri kullanmak. (Antidepresan ilaçlar)Bilişsel davranışçı terapi uygulamaları TMS (Transkranial Manyetik Stimülasyon) tedavide kullanılabilir.</p>
<p>OKB’ de tedavi oldukça zor ve uzun solukludur. Genellikle ilaçlar nispeten daha yüksek dozda ya da birkaç ilaç kombine şeklinde uygulanır. OKB, tedavisi zor olan bir süreçtir. Ancak yine de üstesinden gelinemeyecek bir hastalık değildir. Son zamanlarda ilaç tedavisi ile birlikte uygulanan, TMS tedavisinin oldukça etkili olduğu görülmektedir. TMS, sağladığı manyetik vurular ile bir nevi resetleme yaparak, frontal korteks ile bazal ganglionlar arasında ki uyumsuzluğu ortadan kaldırabilir ve böylece çok etkili ve çarpıcı sonuçlar verebilir.</p>
<p>Ayrıca, Obsesif Kompulsif bozukluklar kaygı hastalığı olduğu için “Davranışçı Tedavi” olarak adlandırılan eğitimsel terapi yöntemleri fayda sağlayabilir. Hastanın kirli olduğunu düşündüğü nesne ile temas etmesi sağlanır.</p>
<p>Obsesif Kompulsif bozukluklar inatçı hastalıklardır. Yenilemeler ve gerilemeler görülebilir. Terapi, ilaç tedavisi birlikte uygulandığında daha iyi sonuçlar verebilir. Ailenin davranış şekli bu konuda çok önemlidir. Aile takıntılarından dolayı kişiyi suçlamamalı, bunun bir hastalık olduğunun bilincine vararak, kişiyi en kısa zamanda tedavi ettirmelidir.”</p>
<p><strong>Dr. Mehmet Yavuz</strong><br />
Nöroloji Uzmanı</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fasiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fasiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fasiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fasiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi&amp;count=none&amp;text=A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20temizlik%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20hastal%C4%B1k%20belirtisi" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fasiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fasiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi&amp;count=none&amp;text=A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20temizlik%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20hastal%C4%B1k%20belirtisi" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fasiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi&amp;linkname=A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20temizlik%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20hastal%C4%B1k%20belirtisi" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fasiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi&amp;linkname=A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20temizlik%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20hastal%C4%B1k%20belirtisi" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fasiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi&amp;linkname=A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20temizlik%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20hastal%C4%B1k%20belirtisi" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fasiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi&amp;linkname=A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20temizlik%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20hastal%C4%B1k%20belirtisi" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fasiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi&amp;linkname=A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20temizlik%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20hastal%C4%B1k%20belirtisi" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fasiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi&amp;linkname=A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20temizlik%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20hastal%C4%B1k%20belirtisi" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fasiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi&amp;title=A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20temizlik%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20hastal%C4%B1k%20belirtisi" id="wpa2a_4"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/asiri-temizlik-duskunlugu-hastalik-belirtisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kış Aylarında Azalan Enerjimiz</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/kis-aylarinda-azalan-enerjimiz</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/kis-aylarinda-azalan-enerjimiz#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Feb 2011 13:06:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK&GÜZELLİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=4511</guid>
		<description><![CDATA[  NEDEN YAZ AYLARINDAKİ CANLILIĞIMIZ, ENERJİMİZ KIŞ AYLARINDA TÜKENİR? Mevsimlere bağlı duygu durumunda dalgalanmalar sık olarak karşılaşılan bir durumdur. Yazın güneş ışınlarının bedenimize etkisi, hava sıcaklığının daha yüksek olması bizi daha enerjik kılmaktayken, kış aylarına gelindiğinde güneş ışınlarına daha az maruz kalmak ve ısı değişimi canlılğımızda ve enerji düzeyimizde düşmeye neden olmaktadır. Hormonal düzeylerdeki değişim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>  <strong><span style="color: #ff6600;">NEDEN YAZ AYLARINDAKİ CANLILIĞIMIZ, ENERJİMİZ KIŞ AYLARINDA TÜKENİR?</span></strong></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Mevsimlere bağlı duygu durumunda dalgalanmalar sık olarak karşılaşılan bir durumdur. Yazın güneş ışınlarının bedenimize etkisi, hava sıcaklığının daha yüksek olması bizi daha enerjik kılmaktayken, kış aylarına gelindiğinde güneş ışınlarına daha az maruz kalmak ve ısı değişimi canlılğımızda ve enerji düzeyimizde düşmeye neden olmaktadır. Hormonal düzeylerdeki değişim de kış aylarında enerjimizin azalmasına yol açar. Beyinde etkisi olan seratonin adlı hormonun kış aylarında daha az salgılandığı, bu yüzden daha depresif duygu durumu içinde olunduğu saptanmıştır. Yine beyinden salgılanan bir başka hormonun, Melatonin, salgılanması ışık düzeyleri ile kontrol edilir, düzeylerinde değişiklik olmaktadır. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Kış depresyonu (winter depression) veya kış melankolizm (winter blues) denilen bu durum, normal mental sağlığı olan kişilerde kış aylarına gelindiğinde depresyonla ilgili semptomların daha fazla hissedilmesi olarak tanımlanmaktadır. Görülme sıklığı ekvatordan uzaklaştıkca artmakta, kutuplara doğru gidildikçe %10 düzeylerinde olmaktadır. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Beynimizden salgılanan endorfin hormonu düzeyleri ile mutsuzluk ve bezginlik hissi arasında bir korelasyon vardır. Bazı gıda maddelerinin endorfin salınımını arttırdığı gözlemlenmiştir. Portakal, mandalina gibi narenciye ürünleri zengin C vitamini kaynağı olması ve endorfin hormonunu artırması nedeniyle diyette olması gerekmektedir. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Öncelikle almamız gereken günlük kalori miktarını bilmemiz gerekmektedir. Ortalama 70kg olan bir kimsede aktivite durumuna göre 1800-2200 kalori ihtiyacı olmaktadır. Kompleks karbonhidratlar tüketilmelidir. Yulaf, kepek ekmeği, kepekli pirinç gibi karbonhidratlar, basit şeker içeren gıdalara tercih edilmelidir. Yer elması, tatlı patates, kereviz hem yüksek miktarda lif içermesi hem de A ve C vitamini yönünden zengin olması nedeniyle tüketilmelidir. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Çikolata ise vücudumuzda oksitlenmeyi önleyici flavanollerden zengin bir besin maddesidir. Epicatechin denilen çikolatanın özünde bulunan madde, damarların genişlemesinde önemli bir rol oynamakta, aynı zamanda endorfin hormonunu uyararak mutlu olmayı sağlamaktadır. Özellikle kakao miktarı %70’in üzerindeki bitter çikolatalar tercih edilmelidir.</span></span></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong>Stresten uzak durun!&#8230;</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Stresten uzak durmaya çalışmak daha canlı olmamızı sağlayacaktır. Meditasyon, yoga gibi yöntemler iç dünyamızda rahatlamaya yardımcı olabildikleri gibi daha canlı ve enerjik olmamızı sağlayan yöntemlerden birkaçıdır.</span></span></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong>Düzenli egzersiz yapın</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Düzenli egzersiz yapmanın beyinde endorfin hormonu düzeylerini arttırdığı bilinmektedir. Haftada 3 kez, yaşımıza göre maksimum kalp hızımızın %80’i düzeyinde yapılan 45-60 dakikalık spor kendimizi daha enerjik hissetmemizi sağlamaktadır. Haftada 3 defadan fazla yapılan ağır aktiviteli (aletli jimnastik, kross koşuları vb.) yeterli ve dengeli beslenilmediği takdirde yorgun hissetmemize neden olabilir. </span></span></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong>Koruyucu hekimlerin önerilerini uygulayın</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Öncelikle koruyucu hekimlik önerilerini uygulamamız gerekmektedir. Kış aylarında hepimizin en az bir kere geçirdiği gribal infeksiyona yakalanmamak için, hijyen kurallarına uyulmalıdır. Ellerin sık yıkanması, hasta kimseler ile yakın temas kurulmaması, çatal, bıçak, havlu gibi infeksiyonun sık geçebileceği eşyalara dikkat edilmesi gerekmektedir. C vitamini ve çinko içeren gıdaların alınması bağışıklık sistemimizin güçlenmesine ve kış aylarında gribal infeksiyondan korunmamıza yardımcı olacaktır. </span></span></p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong>Düzenli yaşayın</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">En önemli tüyo ‘düzenli yaşamak’. Yaşa göre olması gereken uyku miktarının dışına çıkmamak ilk başta söylemem gereken önerimdir. Sabah kalktığımızda mutlaka kahvaltı için zaman ayırıp, az ya da çok birşeyler yemeliyiz. Yapılacak bir sabah kahvaltısı güne daha enerjik başlamamıza neden olacaktır. Gün içinde yapılan ara öğünler de yorgunluk hissetmemizi engelliyecektir. Akşam yemekleri saat 8’den önce yenilmelidir. Geç saatte alınan yüksek kalorili gıdaların vicutta metabolize edilmesi gece yarısından sonraya kaldığı için vicut tam olarak dinlenemez ve sabah yorgunluk hissi ile güne başlanır. Bir başka tavsiyem de akşam saat 7’den sonra kafein alınmamasıdır. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><strong><strong><span style="color: #000080;">Dr. Sinan Tanyolaç<br />
</span></strong>Endokrinoloji, Diyabet ve<br />
Metabolizma Hastalıkları Bölümü<br />
<span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><strong>Amerikan Hastanesi</strong></span></p>
<p></strong></span></p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fkis-aylarinda-azalan-enerjimiz&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fkis-aylarinda-azalan-enerjimiz&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fkis-aylarinda-azalan-enerjimiz&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fkis-aylarinda-azalan-enerjimiz&amp;count=none&amp;text=K%C4%B1%C5%9F%20Aylar%C4%B1nda%20Azalan%20Enerjimiz" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fkis-aylarinda-azalan-enerjimiz&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fkis-aylarinda-azalan-enerjimiz&amp;count=none&amp;text=K%C4%B1%C5%9F%20Aylar%C4%B1nda%20Azalan%20Enerjimiz" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fkis-aylarinda-azalan-enerjimiz&amp;linkname=K%C4%B1%C5%9F%20Aylar%C4%B1nda%20Azalan%20Enerjimiz" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fkis-aylarinda-azalan-enerjimiz&amp;linkname=K%C4%B1%C5%9F%20Aylar%C4%B1nda%20Azalan%20Enerjimiz" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fkis-aylarinda-azalan-enerjimiz&amp;linkname=K%C4%B1%C5%9F%20Aylar%C4%B1nda%20Azalan%20Enerjimiz" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fkis-aylarinda-azalan-enerjimiz&amp;linkname=K%C4%B1%C5%9F%20Aylar%C4%B1nda%20Azalan%20Enerjimiz" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fkis-aylarinda-azalan-enerjimiz&amp;linkname=K%C4%B1%C5%9F%20Aylar%C4%B1nda%20Azalan%20Enerjimiz" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fkis-aylarinda-azalan-enerjimiz&amp;linkname=K%C4%B1%C5%9F%20Aylar%C4%B1nda%20Azalan%20Enerjimiz" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fkis-aylarinda-azalan-enerjimiz&amp;title=K%C4%B1%C5%9F%20Aylar%C4%B1nda%20Azalan%20Enerjimiz" id="wpa2a_6"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/kis-aylarinda-azalan-enerjimiz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soğuk algınlığına karşı savaşın üç silahşörü</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/soguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/soguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Oct 2010 13:39:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK&GÜZELLİK]]></category>
		<category><![CDATA[adaçayı]]></category>
		<category><![CDATA[ekinezya]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[ıhlamur]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk algınlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=3793</guid>
		<description><![CDATA[Ekinezya, Ihlamur ve Adaçayı Mevsimin sonbahardan kışa doğru ilerlediği şu günlerde hastalıklar her an kapınızı çalabilir. Kış aylarında kişilerin hasta olmamak için kendi savunma silahlarını, yani bağışıklık sistemini güçlendirmesi, desteklemesi gerekiyor. Kış aylarının yaklaştığı bu günlerde bağışıklık sistemini desteklemek için doğru bitkisel ürünlere yönelmek çok önemli.  Farklı kaynaklardan sağlanacak farklı özellikteki doğal ürünlerin akılcı bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ekinezya, Ihlamur ve Adaçayı</strong></p>
<p><strong>Mevsimin sonbahardan kışa doğru ilerlediği şu günlerde hastalıklar her an kapınızı çalabilir. Kış aylarında kişilerin hasta olmamak için kendi savunma silahlarını, yani bağışıklık sistemini güçlendirmesi, desteklemesi gerekiyor. Kış aylarının yaklaştığı bu günlerde bağışıklık sistemini desteklemek için doğru bitkisel ürünlere yönelmek çok önemli.  Farklı kaynaklardan sağlanacak farklı özellikteki doğal ürünlerin akılcı bir şekilde kullanılması ile bağışıklık sistemimize yapacağımız katkılar, hastalıklara karşı direncimizi güçlendirmemize yardımcı olacaktır.</strong></p>
<p>Üst solunum yolu hastalıkları denince akla ilk gelen bitkilerden biri “ekinezya”dır. Çok güzel bir görünüme sahip olması ve bazı türlerinin son yıllarda bağışıklık sistemi üzerinde ve özellikle soğuk algınlığı şikayetleri üzerindeki yararlı etkileri nedeniyle dikkat çekmektedir. Yapılan bilimsel nitelikteki deneysel (deney hayvanları ve hücre kültürleri üzerinde) ve klinik (insanlarda) çalışmalar bu bitkinin soğuk algınlığı etkenlerine karşı vücudun bağışıklık sistemini desteklediğini ortaya koymaktadır. Ekinezyanın sağlık için yararları ve önemi konusunda en dikkati çeken husus, ekinezyanın etkisi ve kimyası üzerinde sadece 2009 yılından Ekim 2010’a kadar yayımlanmış 233 (SCOPUS bilimsel tarama motoruna göre)  bilimsel çalışmanın bulunmasıdır. Son yayımlanan bir çalışma ekinezya ürünlerinin soğuk algınlığına yol açan (influenza virüsü ve solunum sinsityal virüs) ve uçuk virüsü gibi virüsleri öldürücü etkisi bulunduğunu gösteriyor. Bu çalışma, ekinezyanın solunum sistemi rahatsızlıklarında nasıl etki ettiğini de ortaya koyması bakımından önemlidir. Araştırmanın ortaya koyduğu bulgulara göre, ekinezya hem bu virüsleri öldürüyor hem de virüslerin yol açtığı iltihap etkenlerinin (sitokinler) miktarını kontrol ederek boğaz ve akciğerlerdeki iltihabın yol açacağı hasarı engelliyor.</p>
<p>Ekinezya ürünlerinin soğuk algınlığı ve nezle üzerinde klinik etkinliğini ortaya <a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/10/Ekinezya1.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-3795" title="Ekinezya[1]" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/10/Ekinezya1.jpg" alt="" width="280" height="188" /></a>koyan çalışmalara bakıldığında sonuçların tartışmaya açık olduğu görülmektedir. Bazılarında belirgin etki gözlenirken, bazılarında etkinin kayda değer olmadığı dolayısıyla bardağın boş tarafına bakanlarda ekinezyanın etkisiz olduğu, dolu tarafına bakanlarda ise etkili olduğu savunuluyor.</p>
<p>Bir etki varsa vardır, yoksa yoktur.Eğer bu şekilde istikrarsız sonuçlar görülüyorsa, o zaman deney yöntemi ve uygulama sorunları söz konusu olduğunu, aslında bitkisel ilaçlarla yürütülen çalışmalarda bunun sık görülen bir durum olduğunu söylüyor. Bunun en önemli etkenleri, deneylerde kullanılan ilacın kalitesi, ilacın uygulandığı süre ve miktarıdır. Dolayısıyla yeterli kalitede güvenilir bir markalı ürün seçilmesinin, önerilen süre ve miktarlarda kullanılmasının önemli olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Öncelikle güvenilir kalitede ekinezya ürünü seçilmeli ve önerilen miktarlarda uygulanmalı. Yeterli seviyede etki sağlanabilmesi için en az bir ay kullanılması gerekir. Ancak iki ay kullanıldığı halde yeterince yararlı olmadığı görülüyorsa daha uzun süre uygulamaya gerek yoktur. Çünkü ya kullanılan ürüne ya da sizin bağışıklık sisteminize ilişkin bir sorun olabilir.</p>
<p><a href="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/10/ihlamur1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-3797" title="ihlamur[1]" src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/uploads/2010/10/ihlamur1.jpg" alt="" width="236" height="204" /></a>Soğuk algınlığı denince ilk olarak aklımıza gelen bitkilerden bir diğeri de “ıhlamur” çiçekleridir. Ihlamur çiçeklerinin de ekinezya gibi “iltihap giderici” etkisi bulunduğu deneysel olarak ortaya konulmuş, ıhlamur içerisindeki bileşenlerden bazılarının (flavonoit) iltihap giderici ve ağrı kesici etki gösterirken, bazı bileşenlerin (müsilaj) de boğazı yumuşatması neticesi boğazda tahrişi önlediğini ve bu suretle soğuk algınlığı şikayetlerinin hafifletilmesinde tedaviye yardımcı olduğu görülmüştür. Ayrıca çay şeklinde hazırlandığında bazı uçucu bileşenlerinin (linalool) ve flavonoitlerinin yatıştırıcı etkisi deneysel olarak gösterildiğinden bilhassa inatçı öksürüklerde kişilerin rahatlamasını sağlaması bakımından da yararlı olabilir.</p>
<p>Ağız ve boğaz iltihaplarında etkili olduğu bilinen bir başka bitki ise “adaçayı”dır. Özellikle bitkinin içerdiği uçucu bileşenlerin ağız ve boğaz iltihaplarında (farenjit, jinjivit gibi) yararlı olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla çay şeklinde hazırlanan adaçayı ile hazırlanan gargaranın bu amaçla kullanılması önerilmektedir. Yeni yayımlanan bir klinik çalışmada, adaçayı ile ekinezyanın birlikte uygulandığında dezenfektan gargaradan daha etkili olduğu gösterilmiş. İsviçre’de son 3 gün içerisinde boğaz ağrısı şikayeti ile hastaneye başvuran 155 gönüllü üzerinde yürütülen bu çalışmada, bileşiminde ekinezya ve adaçayı içeren gargaranın, 5 gün süre ile günde 10 defa kullanılması ile üçüncü günden başlayarak etkili olduğu gözlenmiş. Deneyde paralel olarak bir başka grup hastada yürütülen çalışmada 2 saat ara ile ağıza sıkılan bir dezenfektan çözeltisinden (klorhekzidin/ lidokain) daha yüksek etki bulunmuştur.</p>
<p>Sonuç olarak, özellikle soğuk algınlığı riskinin arttığı sonbahar ve kış dönemlerinde doğanın bizlere sunduğu bu etkili ve güvenilir silahlardan yararlanmak en akılcı yaklaşım olacaktır. Hiç şüphesiz, öncelikli hedef “hastalığa yakalanmamak”, bu konuda bağışıklığı destekleyici bu tip ürünler koruyucu olarak yararlı olabilmektedir. Hastalığa yakalanma durumunda ise bu tip ürünlerden uygulanan temel tedavinin yanı sıra şikayetlerin hafifletilmesinde yararlanılabilir.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Erdem Yeşilada<br />
</strong><strong>Yeditepe Üniversitesi<br />
Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı </strong></p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsoguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsoguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsoguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsoguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru&amp;count=none&amp;text=So%C4%9Fuk%20alg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20kar%C5%9F%C4%B1%20sava%C5%9F%C4%B1n%20%C3%BC%C3%A7%20silah%C5%9F%C3%B6r%C3%BC" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsoguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsoguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru&amp;count=none&amp;text=So%C4%9Fuk%20alg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20kar%C5%9F%C4%B1%20sava%C5%9F%C4%B1n%20%C3%BC%C3%A7%20silah%C5%9F%C3%B6r%C3%BC" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsoguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru&amp;linkname=So%C4%9Fuk%20alg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20kar%C5%9F%C4%B1%20sava%C5%9F%C4%B1n%20%C3%BC%C3%A7%20silah%C5%9F%C3%B6r%C3%BC" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsoguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru&amp;linkname=So%C4%9Fuk%20alg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20kar%C5%9F%C4%B1%20sava%C5%9F%C4%B1n%20%C3%BC%C3%A7%20silah%C5%9F%C3%B6r%C3%BC" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsoguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru&amp;linkname=So%C4%9Fuk%20alg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20kar%C5%9F%C4%B1%20sava%C5%9F%C4%B1n%20%C3%BC%C3%A7%20silah%C5%9F%C3%B6r%C3%BC" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsoguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru&amp;linkname=So%C4%9Fuk%20alg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20kar%C5%9F%C4%B1%20sava%C5%9F%C4%B1n%20%C3%BC%C3%A7%20silah%C5%9F%C3%B6r%C3%BC" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsoguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru&amp;linkname=So%C4%9Fuk%20alg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20kar%C5%9F%C4%B1%20sava%C5%9F%C4%B1n%20%C3%BC%C3%A7%20silah%C5%9F%C3%B6r%C3%BC" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsoguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru&amp;linkname=So%C4%9Fuk%20alg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20kar%C5%9F%C4%B1%20sava%C5%9F%C4%B1n%20%C3%BC%C3%A7%20silah%C5%9F%C3%B6r%C3%BC" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsoguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru&amp;title=So%C4%9Fuk%20alg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20kar%C5%9F%C4%B1%20sava%C5%9F%C4%B1n%20%C3%BC%C3%A7%20silah%C5%9F%C3%B6r%C3%BC" id="wpa2a_8"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/soguk-alginligina-karsi-savasin-uc-silahsoru/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sonbahar Hastalıklarına Dikkat</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/sonbahar-hastaliklarina-dikkat</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/sonbahar-hastaliklarina-dikkat#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Oct 2010 10:20:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK&GÜZELLİK]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar alerjileri]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=3777</guid>
		<description><![CDATA[Sonbahar hastalıkları denilince akla ilk olarak bu mevsimde iklimsel, sosyal ve fiziksel değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkan veya sıklığı artan hastalıklar gelmektedir. Bunların çoğunluğu enfeksiyon hastalıkları, yani mikrobik hastalıklardır. Sonbaharda havanın soğuması, hava kirliliğinin artması, toplu ve sıkışık ortamlarda yaşam, okulların açılması ile özellikle çocukların rezervuar olduğu soğuk algınlığının sürekli bulaşması bu hastalıkların oranını artırmaktadır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong></p>
<p>Sonbahar hastalıkları denilince akla ilk olarak bu mevsimde iklimsel, sosyal ve fiziksel değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkan veya sıklığı artan hastalıklar gelmektedir. Bunların çoğunluğu enfeksiyon hastalıkları, yani mikrobik hastalıklardır. Sonbaharda havanın soğuması, hava kirliliğinin artması, toplu ve sıkışık ortamlarda yaşam, okulların açılması ile özellikle çocukların rezervuar olduğu soğuk algınlığının sürekli bulaşması bu hastalıkların oranını artırmaktadır. Vücudumuzun direncini kıran bir çok değişiklik de bu artışa katkıda bulunur. Güneş ışınlarından daha az yararlanırız, fiziksel stres sıcak havalara göre daha fazladır, cilt soğuğa bağlı olarak kurur ve bütünlüğü kolayca bozularak enfeksiyon ve alerjik reaksiyonlara eğilimi artar, burun ve ağız içini döşeyen mukoza dediğimiz dokuların soğukla kuruması ve koruyucu mekanizmaların iyi çalışamaması mikropların vücuda kolayca girişine neden olur, beslenmede daha ağır ve sağlıksız besinlere yönelinir, hareketsizlik artar ve metabolizma kötü yönde etkilenir.</p>
<p>Sonbaharda sıklığı artan enfeksiyon hastalıkları soğuk algınlığı, nezle, grip (influenza), tonsillit ( bademcik iltihabı ), farenjit (boğaz iltihabı ), larenjit (ses telleri bölgesi olan larenksin iltihabı ), sinüzit, otitis media (orta kulak iltihabı ) bronşit ve pnomoni (Zatürree) dir.</p>
<p>Soğuk algınlığı, nezle ve grip virus denilen çok küçük mikroplarla oluşan hastalıklardır. Belirti olarak halsizlik , ateş boğazda yanma, burun tıkanıklığı veya akması, kas ağrıları olur. Bakteri denilen, antibiyotiğin etkilediği mikroplarla olan tonsillit, farenjit larenjit gibi enfeksiyonlarda ise şiddetli ateş ve boğaz ağrısı, ses kısıklığı, gıcık tarzında öksürük ve kırgınlık oluşur. Orta kulak iltihabında ise en belirgin özellik şiddetli kulak ağrısıdır.  Akut Sinüzitte başağrısı burun tıkanıklığı başın ön kısmı ve elmacık kemikleri üzerinde dolgunluk hissi tipiktir. Akut bronşit ve zatürreede öksürük, kirli renkte balgam, nefes darlığı, göğüs ağrıları tabloya eklenir.</p>
<p>Virüslerle oluşan enfeksiyonlar antibiyotiğe ihtiyaç göstermeden iyileşirler. İstirahat, bol sıvı alımı, vitaminler, ağrı kesiciler ve halk arasında antigripal adı ile bilinen dekonjestan- antihistaminik ilaçlarla iyileşir. Yalnızca gripte (influenza) özel virus ilaçları kullanılır.</p>
<p>Basit enfeksiyonlarda belirtiler 2-3 günde hafifler ve geriler. Daha çok bakterilerle olan tonsillit, farenjit, sinüzit ve orta kulak iltihabı gibi enfeksiyonlarda ise antibiyotik gerekebilir. Bu nedenle doktora başvurmak  lazımdır. Temel prensip olarak 2-3 günde gerilemeyen belirtiler sözkonusu ise bir sağlık kuruluşuna başvurulması önerilir. Özellikle grip (İnfluenza) ve bakteriyel enfeksiyonlarlar tedavi edilmezse enfeksiyonların ilerlemesi sonucu ölüme kadar giden komplikasyonlara yol açabilirler.</p>
<p>Bu enfeksiyonlar en sık çocuklarda görülür. Yaşlılar ve şeker hastalığı , astım gibi kronik hastalığı olanlar diğer risk grubunu oluştururlar. Erişkinlerde ise vücudu dirençsiz kılan aşırı yorgunluk, stress, beslenme düzensizliği, soğuğa maruz kalma gibi durumlarda hastalık görülme sıklığı artar.</p>
<p>Meslek grubu olarak sağlık çalışanları, polis, itfaiye görevlileri, öğretmen ve asker gibi toplumsal işler yapan ve dış etkenlere daha çok maruz kalan gruplar risk altındadır. Okullar, kalabalık işyerleri ve ofisler, fabrikalar, bakımevleri gibi yerler, hastalığın kolayca yayıldığı ortamlardır.</p>
<p>Grip  bu hastalıklar içerisinde aşı ile korunulabilen  en önemli hastalıktır.  Hastalığın toplumda yayılmasını önlemek ve risk grubu olarak adlandırılan insanları korumak için her yıl grip aşısı yapılması önerilmektedir. Grip aşısınının önerildiği gruplar :</p>
<ul>
<li>6 ay- 18 yaş arası çocuklar ve gençler</li>
<li>Kronik akciğer hastalığı olanlar ( Kronik Bronşit, Astım vb.)</li>
<li>Bütün kalp damar hastaları (Yalnızca Hipertansiyonu olan hastalarda      mutlak zorunlu değildir)</li>
<li>Kronik böbrek, karaciğer hastalığı ve şeker gibi metabolik hastalığı      olanlar</li>
<li>Vücudu savunma sistemini zayıflatan kortizon veya immunsupresif      denilen ilaçları kullananlar</li>
<li>AIDS, kanser gibi vücudu direncini düşüren hastalığı olanlar</li>
<li>Solunum sistemi çalışmasını bozan akciğer5 dışı hastalığı olanlar      (Omurilik felçlileri, kas ve sinir sistemi hastalığı olanlar)</li>
<li>Huzurevi ve bakımevinde kalanlar</li>
<li>Hamileliğinde 3 ayı tamamlayan tüm hamileler</li>
<li>Grip sezonu (sonbahar ve kış) hamile kalma olasılığı olanlar</li>
<li>50 yaş üstü erişkinler</li>
<li>Sağlık personeli ve itfaiye polis gibi önemli, yaygın kamu hizmeti      yapanlar</li>
</ul>
<p>Liste her geçen gün genişlemekte ve toplumda korunma amacıyla nüfusun kalabalık olduğu yarlarde neredeyse toplumun tümünü aşılamaya doğru bir gidiş olduğu gözlenmektedir.</p>
<p>Grip aşısı bazı gruplara yapılmamaktadır. Bu gruplar şu şekilde sıralanabilir :</p>
<ul>
<li>Yumurtaya      ciddi allerjisi olanlar</li>
<li>Daha önce      grip aşısına allerjik reaksiyon gösterenler</li>
<li>Grip      aşısından 6 aysonraya kadar olan dönemde Guillan Barre denilen kas      hastalığı geçirmiş olanlar.</li>
<li>6 aydan      küçük çocuklar.</li>
<li>Ateşli      hastalık geçirenler ( Ateşli hastalık tamamen düzelene kadar aşı yapılmaz )</li>
</ul>
<p>Sonbaharda artan bu tip hastalıklardan korunmak için vücut direncini arttırmak gerekir. İyi beslenme, vitamin destekleri, düzenli uyku, spor ve mevsim şartlarına uygun giyinmek basit, bilinen ama etkili yollardır. Enfeksiyonu olan kişilerin solunum yolu temasının engellenmesi ( maske kullanmak, evde istirahat ederek kalabalık ortamlardan uzaklaşılması , hapşırma sırasında ağız ve burunun kağıt mendille kapatılması vb.) ve ellerini sık yıkayarak mikropları çevresindekilere kirli ellerle bulaştırmaması en önemli korunma yoludur. Bu sayede özellikle kalabalık bölgelerde hastalığın yaygın hale gelmesi engellenebilir.</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsonbahar-hastaliklarina-dikkat&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsonbahar-hastaliklarina-dikkat&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsonbahar-hastaliklarina-dikkat&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsonbahar-hastaliklarina-dikkat&amp;count=none&amp;text=Sonbahar%20Hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20Dikkat" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsonbahar-hastaliklarina-dikkat&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsonbahar-hastaliklarina-dikkat&amp;count=none&amp;text=Sonbahar%20Hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20Dikkat" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsonbahar-hastaliklarina-dikkat&amp;linkname=Sonbahar%20Hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20Dikkat" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsonbahar-hastaliklarina-dikkat&amp;linkname=Sonbahar%20Hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20Dikkat" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsonbahar-hastaliklarina-dikkat&amp;linkname=Sonbahar%20Hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20Dikkat" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsonbahar-hastaliklarina-dikkat&amp;linkname=Sonbahar%20Hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20Dikkat" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsonbahar-hastaliklarina-dikkat&amp;linkname=Sonbahar%20Hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20Dikkat" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsonbahar-hastaliklarina-dikkat&amp;linkname=Sonbahar%20Hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20Dikkat" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fsonbahar-hastaliklarina-dikkat&amp;title=Sonbahar%20Hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20Dikkat" id="wpa2a_10"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/sonbahar-hastaliklarina-dikkat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TATİL DÖNÜŞÜ VE MEVSİMSEL DEPRESYON</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/tatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/tatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Aug 2010 15:52:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK&GÜZELLİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=3302</guid>
		<description><![CDATA[Uzun araların ardından işe ve okula başlamak zordur. Tatil havasını bir türlü atamazsınız üzerinizden. Sabah uykusu, kahvaltılar, deniz, yürüyüşler veya gece hayatı gelir aklınıza. İnsanlar bu dönemde konsantrasyon güçlüğü, atalet hali, sabah yorgun kalkma ile karamsarlık batağına saplanır ve sosyal ilişkilerde bile zorlanmaya başlarlar. TATİL SONRASI KADINLAR ZAYIFLAMAK, ERKEKLERSE SİGARAYI BIRAKMAK İSTERLER Bireyler normalde yapamadıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun araların ardından işe ve okula başlamak zordur. Tatil havasını bir türlü atamazsınız üzerinizden. Sabah uykusu, kahvaltılar, deniz, yürüyüşler veya gece hayatı gelir aklınıza. İnsanlar bu dönemde konsantrasyon güçlüğü, atalet hali, sabah yorgun kalkma ile karamsarlık batağına saplanır ve sosyal ilişkilerde bile zorlanmaya başlarlar.</p>
<p><strong>TATİL SONRASI KADINLAR ZAYIFLAMAK, ERKEKLERSE SİGARAYI BIRAKMAK İSTERLER</strong></p>
<p>Bireyler normalde yapamadıkları birçok aktiviteyi tatil zamanlarında gerçekleştirerek yaşamlarında bir değişim gerçekleştirirler. İşiyle veya okuluyla ilgili bir takım problemler yaşayanlar, bu ortamdan uzaklaştıkları için sorunları kısa süreli de olsa unutuverirler. Ama mutlu geçen uzun tatilden sonra, sıkıldığı aynı mekana geri dönmek işkence haline dönüşecektir. İşini veya okulunu sevmeyenler depresyonu çok daha şiddetli yaşıyorlar.</p>
<p>Bazı insanlar ise tatilde yakalamış oldukları tempoyu gündelik yaşamlarına aktarabileceklerine inanacak kadar saf yüreklilikle yaklaşırlar konuya. İddialı geri dönüş kararlarıyla işe girişirler. <strong>Tatil sonrası kadınların en sık aldığı yeni karar &#8216;zayıflamak&#8217;, erkeklerinse &#8216;sigarayı bırakmak&#8217;tır. </strong>Birkaç hafta içinde yaşanılan başarısızlıklar, bu iştahlı grubu da atalet grubunun bulunduğu noktaya -depresyonun kucağına- sürükler.</p>
<p>Bu sosyal ve psikolojik etkenlerin yanı sıra yaz tatili dönüşleri biyolojik ritmimiz açısından da risk altında olduğumuz mevsimsel bir döneme, sonbahara denk gelir. Güneş ışınlarının insanların biyolojik ritmi üzerinde etkin olduğu bilinmektedir. <strong>Havaların serinlemeye başlaması ile güneş ışınlarının giderek etkisinin azalması, anksiyete, depresyon gibi ruhsal problemlerin ortaya çıkmasına neden oluyor.</strong> Bunun sebebini de şu şekilde açıklayabiliriz: Beynimizde hipofiz bezi melatonin hormonu üretmekle görevlidir. Karanlık ortamlarda bu bez hormon üretimini artırır. Melatonin hormonu insanın fiziki hareketlerini yavaşlatan, uykulu ve bitkin yapan, ruh halini dingilleştiren, yani ruhun nefes almasını sağlayan doğal bir sakinleştiricidir. Karanlıkta uykuya dalmamızın daha kolay oluşu bunun bir göstergesidir. <strong>Karanlıkta üretimi artan melatoninin vücudumuz üzerindeki en önemli etkisi, canımızın sürekli tatlı yiyecekler istemesi ya da aşırı yeme isteğidir. Kış aylarında belki de kilo almamızın nedenlerinden biri bu olabilir.</strong></p>
<p>Gözün ağ tabakasından hipofiz bezine iletilen ışık ise melatoninin üretilmesini azaltıyor. Bu olay melatonin miktarını azalttığı için belirtiler başlıyor. Kişi neşelenip, aktifleşiyor. Kış aylarında güneş ışığının azalması, gecelerin uzun, gündüzlerin kısa olması ve doğal olarak melatoninin çok üretilmesi mevsimsel duygulanım bozukluğuna yol açıyor. <strong>Güneş ışığının bu ruhsal rahatsızlıktaki önemi, mevsimsel özellikli depresyonun Kuzey İskandinavya ülkelerinde diğer toplumlara göre 3 kat daha sık görülmesiyle de anlaşılabilmektedir. </strong>Depresyonun ana belirtileri, iki hafta boyunca hiçbir şeyden zevk alamamak ve isteksizlik, iki hafta boyunca ruhsal çökkünlük hissetmektir.</p>
<p>Depresyona girdiğimizi gösteren diğer belirtilerse uyku bozuklukları, konsantrasyon bozuklukları, suçluluk duygusu, iştah değişiklikleri, fiziksel aktivite değişiklikleri (aşırı durgunluk veya gerginlik) olarak sıralanabilir. <strong>Sonbahar ve kış aylarında başlayıp ilkbaharda düzelen duygusal rahatsızlıkları &#8220;mevsimsel depresyon&#8221; olarak tanımlıyoruz.</strong> Ancak en azından iki yıl boyunca aynı dönemlerde ortaya çıkması gerekmektedir. Mevsimsel depresyon özellikle gençlerde görülüyor ve iklime bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Mevsimsel depresyonun daha spesifik belirtileri şöyle sıralalanabilir: Halsizlik, aşırı uyku ihtiyacı (günde en az 10 saat) veya normal uykudan iki saat fazla uyuma, karbonhidrat ihtiyacının artması, iki hafta boyunca genel isteksizlik, ilgi kaybı ve ruhsal çökkünlük hissi. İçinizden hiçbir şey yapmak gelmiyorsa, sürekli uyumak istiyorsanız ve her uyandığınızda da eklemleriniz ve kaslarınız ağrı içinde kalıyorsa, kendinizi mutsuz hissediyor ve başınıza sürekli kötü bir olay geleceğinden endişe duyuyorsanız, mevsimsel depresyon yaşıyor olabilirsiniz. <strong>Mevsimsel depresyonun etkilediği çocuklar ve gençlerin, özellikle bu dönemlerde evde, okulda uyum sorunları, gençlerin de marjinal gruplara katılma eğilimleri artabilir.</strong></p>
<p>Mevsimsel depresyonun aslında sırf insanlara özgü bir olay değil, doğadaki tüm canlıların kendilerini yeni mevsime hazırlarken geçirdikleri bir durgunluk dönemi olduğunu bilmek gerek. Her canlının yaşadığı bu fiziksel ve ruhsal değişimi bazı hayvanlar kış uykusuna yatarak sona erdirirler.</p>
<p><strong>Mevsimsel depresyon dönemini en az zararla atlatmak için öneriler:</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>A) İşini veya okulunu sevmeme düzey ileri derecede olan ilk grup</strong> için sıkıntı oluşturan olayların üzerine gidilmesi gerekiyor. Depresyonu yenilgi olarak görmemeliler. Hatta yeni oluşan bu durum, kişi için var olan sorunları sorgulama açısından bir fırsat olabilir. İşle ilgili bir probleminiz varsa bunu halletmenin yollarını bulun. Eğer patronunuzla aranızda bir sorun varsa, konuşarak meseleyi halletmeye çalışın. İşinizi sevmiyorsanız ya başka bir iş yapmaya çalışın ya da işinizin güzel yönlerini görüp alışmaya çalışın. Kendinizi yıpratmayın.</p>
<p>Eğer ev hanımıysanız, arkadaşlarınızla günlük yaşamınızı renklendirecek aktiviteler planlayın.</p>
<p>Planladığınız gibi geçmeyen tatiller de depresyon sebebi olabilir. Zamanın boşa geçtiği hissini verir. Bu durumda en yakın hafta sonu tatilini daha güzel planlayın. Tatillerde sadece başkalarının istediği işleri yapmayın. Kendisini rahatlatmayan insanın çevredeki insanlara yararı olmaz.</p>
<p>Okulla ilgili sorunlar, üzerinde uzun uzadıya durulabilecek konulardır. Özetle, tüm yaş grupları için, geçen yıl nasıl geçmiş olursa olsun, bu yılın yeni bir başlangıç olduğunu vurgulamak esastır. Ebeveyn olarak her zaman onların tarafında olduğunuzu göstermelisiniz. Çocuk, belli konularda zorlanıyor olabilir, arkadaşlarıyla sorunları olabilir, öğrenme zorluğu çekebilir, vb. Önce konuşup derdini anlamak gerekiyor. Çalışma süresi mi az, yoksa süre olması gerekende uzun mu? Yani öğrenme zorluğu mu var, yoksa esas olan isteksizlik midir? Bu gibi soruların yanıtlarını bulmak gerek. Öğretmenle ilişkiye geçmek ve çocukla birlikte onu sıkmadan ödevle uğraşmak çözümün ilk basamağıdır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>B) Hırslı başlayıp yenilgiyle tanışan ikinci grubun</strong> işi daha kolaydır. Tatil dönüşünde, yaşama akılcı kararlarla girme fikrine herkes saygı gösterir ve takdir eder.</p>
<p>Ancak; sonuçta başarısız olmamak, karamsarlığa kapılmamak ve özgüveninizi yitirmemek için belli bir program yapılmalıdır.</p>
<p>Öncelikle kararlarınızı uygulamak için baştan öngördüğünüz zamanı belirleyin. Acele etmeyin, bonkör davranın. Sonuçta ulaşmayı beklediğiniz hedefe giden yolu parçalara ayırın. Örneğin egzersiz yapmak istiyorsanız ilk gün maraton koşamazsınız.</p>
<p>Aklınızdan daima, başarılı olursanız elde etmeyi hayal ettiğiniz şeyleri geçirin. Eğer sigarayı bırakırsanız merdivenleri oflayıp puflamadan çıkacaksınız, zayıflarsanız ne kadar da güzel olacaksınız. En önemli nokta ise kararlarınızın sayısını sınırlı tutmak. Her şeyi bu yıl başarmasanız da olur.</p>
<p>Kategorik kararlardan kesinlikle kaçınmalısınız. &#8216;Asla&#8217;, &#8216;her zaman&#8217;, &#8216;kesinlikle&#8217; gibi sözcükler size uzak olsun. Uygulamada aile veya arkadaş desteği de çok önemli. Siz zayıflamak isterken karşınızda dondurma yiyen biri olmamalı. Her başarılan aşamadan sonra kendinize bir ödül de verebilirsiniz: Belli miktarda zayıfladıktan sonra tatile çıkmak, yoğun egzersizden sonra saunaya gitmek gibi. Dikkat edilecek temel nokta başarısızlıklara hazırlıklı olmak. Programdan kaymalar mutlaka olacaktır. Aylarca aynı düzeni sürdüremeyebilirsiniz.</p>
<p><strong>Dr. İsmet Bora</strong></p>
<p><strong>Amerikan Hastanesi</strong></p>
<p><strong>Psikiyatri Bölümü</strong></p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Ftatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Ftatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Ftatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Ftatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon&amp;count=none&amp;text=TAT%C4%B0L%20D%C3%96N%C3%9C%C5%9E%C3%9C%20VE%20MEVS%C4%B0MSEL%20DEPRESYON" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Ftatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Ftatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon&amp;count=none&amp;text=TAT%C4%B0L%20D%C3%96N%C3%9C%C5%9E%C3%9C%20VE%20MEVS%C4%B0MSEL%20DEPRESYON" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Ftatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon&amp;linkname=TAT%C4%B0L%20D%C3%96N%C3%9C%C5%9E%C3%9C%20VE%20MEVS%C4%B0MSEL%20DEPRESYON" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Ftatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon&amp;linkname=TAT%C4%B0L%20D%C3%96N%C3%9C%C5%9E%C3%9C%20VE%20MEVS%C4%B0MSEL%20DEPRESYON" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Ftatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon&amp;linkname=TAT%C4%B0L%20D%C3%96N%C3%9C%C5%9E%C3%9C%20VE%20MEVS%C4%B0MSEL%20DEPRESYON" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Ftatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon&amp;linkname=TAT%C4%B0L%20D%C3%96N%C3%9C%C5%9E%C3%9C%20VE%20MEVS%C4%B0MSEL%20DEPRESYON" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Ftatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon&amp;linkname=TAT%C4%B0L%20D%C3%96N%C3%9C%C5%9E%C3%9C%20VE%20MEVS%C4%B0MSEL%20DEPRESYON" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Ftatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon&amp;linkname=TAT%C4%B0L%20D%C3%96N%C3%9C%C5%9E%C3%9C%20VE%20MEVS%C4%B0MSEL%20DEPRESYON" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Ftatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon&amp;title=TAT%C4%B0L%20D%C3%96N%C3%9C%C5%9E%C3%9C%20VE%20MEVS%C4%B0MSEL%20DEPRESYON" id="wpa2a_12"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/tatil-donusu-ve-mevsimsel-depresyon/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YAZIN ALERJİK HASTALIKLAR ARTIYOR!</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/yazin-alerjik-hastaliklar-artiyor</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/yazin-alerjik-hastaliklar-artiyor#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Aug 2010 15:38:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK&GÜZELLİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=3295</guid>
		<description><![CDATA[“Yüzme sporu, göğüs kafesi çevresindeki solunum kaslarını güçlendirdiğinden astımlı hastalar için tavsiye edilir. Ancak astımı olanlar, açık havuz veya denizi tercih etmelidir. Çünkü kapalı alanlardaki yüzme havuzları temizliğinde kullanılan kimyasal maddeler duyarlı astımlılarda solunum zorluğu doğurabilir.” Yaz aylarının gelmesiyle birlikte alerjik hastalıklarda artış görülüyor. Bu hastalıklardan, özellikle astımlılar ve bünyesi alerjenlere zayıf olanlar etkileniyor. Bahar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><b> </b></p>
<p><b> </b></p>
<p><b> </b></p>
<p><b>“Yüzme sporu, göğüs kafesi çevresindeki solunum kaslarını güçlendirdiğinden astımlı hastalar için tavsiye edilir. Ancak astımı olanlar, açık havuz veya denizi tercih etmelidir. Çünkü kapalı alanlardaki yüzme havuzları temizliğinde kullanılan kimyasal maddeler duyarlı astımlılarda solunum zorluğu doğurabilir.”</b></p>
<p><b> </b></p>
<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte alerjik hastalıklarda artış görülüyor. Bu hastalıklardan, özellikle astımlılar ve bünyesi alerjenlere zayıf olanlar etkileniyor.<b><i> </i></b>Bahar aylarında başlayıp, yaz ortasına kadar devam eden dönem alerjik astım ve rinit tanılı kişilerde öksürük nefes darlığı, hapşırık krizleri, gözlerde sulanma gibi yakınmaların oluşmasına neden oluyor.</p>
<p><b><u>Polenler: </u></b></p>
<p>Polen veya daha sık bilinen ismiyle çiçek tozları üreme amacıyla rüzgar veya böceklerle diğer bitkilere taşınır. Alerjik hastalıklar açısından asıl önem taşıyan 20-60 mikron büyüklüğündeki rüzgar ile çok uzak yerlere ulaşabilen tipleridir. Polenler kapı ve pencerelerden evin içine de girebilir. Astımdan daha çok alerjik rinit yakınmalarını şiddetlendirir. Yüksek binalarla çevrili oturum alanlarında deniz kenarına göre daha yoğun bulunurlar. Bu yüzden şehir içi yaşamı polenlere maruziyet açısından daha risklidir.</p>
<p>Bu dönemde önerdiğimiz korunma yolları ise ev kapı ve pencerelerinin kapalı olması, ev ve arabanızda polen filtresi bulunması, polenlerin havada yoğun olduğu sabahın erken saatlerinde dışarı çıkmamak, deniz kıyısında tatil yerlerini tercih etmek, güneş gözlüğü kullanmak, dış ortamdan ev ortamına geçince saçınıza yapışmış olabilecek polenlerden arınmak için saçlarınızı yıkamak ve kıyafetlerinizi yatak odanızın dışında bekletmek&#8230;</p>
<p><b><u>Küf mantarları:</u></b></p>
<p>Küf mantarları sıcak ve nemli ortamlarda üreyen bir türdür. Genel olarak yaz ve sonbaharda üremeleri artar. Ev içinde nemli, havalanmayan ve karanlık odalarda sık gözlenir. Pencere kenarları, duş ve musluk yakınlarında daha çok üreyebilirler. Ev dışında nemli ortam ve çok ağaçlıklı alanlardan uzak durmalı, ahır, kümes gibi havasız ortamlara girmemeli ve evinizin yakınındaki işlevsiz su birikintisi ve kanalları kaldırılmalıdır. Ev içindeki önlemler ise ev içi nem %50’nin altında tutulmalıdır. Nemli duvarlar seyreltilmiş çamaşır suyu ile yıkanmalıdır, ev içinde fazla saksı bitkisi tutulmamalı ve banyo, tuvalet ve duş alanları ıslak ve kirli bırakılmamalıdır.</p>
<p>Bunların yanı sıra yaz mevsimi, astımlı hastalar için en uygun olan ve önerilen yüzme sporu için ideal bir dönemdir. Yüzme göğüs kafesi çevresindeki solunum kaslarının güçlendirdiğinden oldukça faydalıdır. Astımı olan hastalar özellikle açık havuz ve denizde yüzmeyi tercih etmelidir. Çünkü kapalı alanlardaki yüzme havuzları temizliğinde kullanılan kimyasal maddeler duyarlı astımlılarda solunum zorluğu doğurabilir.</p>
<p><b><u>Kurdeşen ve egzama:</u></b></p>
<p>Kurdeşen, ürtiker olarak tanımlanan deride hafif kabarık, pembe-kırmızı renkte ve genellikle kaşıntılı lezyonlardır. Üzerine basıldığında ise renk solar. Vücudun herhangi bir yerinde tek tek veya birleşmiş olarak oluşabilir. Ürtiker her yaş grubunda görülebilir. Bu hastaların kendileri veya aile öykülerinde alerji varlığı saptanır. Pek çok nedene bağlı gelişebilen ürtiker yaz aylarında sıklıkla güneş alerjisi olarak karşımıza çıkar. Bu durum güneş ışınlarına maruz kalınınca gelişir. Önce kaşıntı ve ardınan kızarıklık ve deride kabarma gözlenir. Tedavisinde güneşten sakınmak çok önemlidir. Antihistaminik ilaçlar kullanılır.</p>
<p>Atopik dermatit – egzema – ise alerji öyküsü olduğu bilinen kişilerde kronik ve yinelenen bir durumdur. Genellikle çocuk yaşlarda sıktır ve temel özelliği gün içinde başlayıp gece şiddetlenen kaşıntıdır. Erişkinlerde sıklıkla deride tahriş yapabilen losyon, parfümlü sabun, deterjan gibi maddelerin kullanımıdır. Yaz aylarında da güneşten koruyucu ürünlerde fazla katkı maddesi olması, deniz veya havuz suyunun soğukluğu bu durumu tetikleyebilir.</p>
<p>Koruyucu önlemler arasında terlemeyi önlemek, uzun kollu, bol ve açık renkte giysileri tercih etmek, ani ısı değişiklerinden kaçınmak, katkı maddesi yoğun olan vücut ürünlerinden kaçınmak, gerektiğinde yakınmaları kontrol etmek için antihistaminik ilaçlar, kortizonlu pomatlar veya deri kuruluğunu azaltacak yağlar kullanılmalıdır. Yaz aylarında deniz ürünleri, kabuklu deniz ürünleri, değişik soslar ve mayalı içkilerin tüketiminde de dikkatli olmalıyız.</p>
<p><b><u>Arı sokması:</u></b></p>
<p>Yaban arıları veya bal arılarının sokması sonucu o alanda ağrı, kızarıklık ve şişme gibi kendiliğinden gerileyen lokal bir reaksiyon gelişebildiği gibi, anaflaksi denilen ve sokulan kişinin ölümüne yol açabilen bir reaksiyon da doğabilir. Anaflaksik reaksiyonlarda deride yaygın şişlik, deri altında ödem, nefes darlığı ve dolaşım bozukluğuna bağlı şok tablosu gelişir. Özellikle baş ve boyundan arı sokmalarında anaflaksi gelişme olasılığı daha yüksektir.</p>
<p>Arı soktuğunda yapılması gerekenler deriye takılı kalan iğnenin ezilmeden özenle çıkarılması, sokulan bölgenin bol su ve sabunla yıkanması, sulandırılmış amonyak ile dezenfekte edilmesi, sokulan yere buz uygulanması, gerektiğinde kortizon ve antihistaminik veya adrenalin içerikli ilaçların uygulanmasıdır. Anaflaksi benzeri bulgular gösteren kişilerin ise en kısa zamanda bir sağlık kurumuna ulaştırılması gerekir.</p>
<p>Yaz aylarında sık gözlenen arı sokmalarından korunmak için ise arıların bulunabileceği yerlerde uzun kollu gömlek ve pantolon tercih edin, parlak ve canlı renkte giysilerden kaçının, açıkta yemek yemeyin ve açıkta yemek bırakmayın, çöplerinizi evin dışına alın, bahçe işleri yapacaksanız eldiven kullanın ve bahçeye yalınayak basmayın, parfüm kullanmayın, arabanıza bindiğinizde arı olmadığından emin olun.</p>
<p><b> </b></p>
<p><b>Dr. Elif Altuğ Kolsuk</b><b> </b><b> </b></p>
<p><b>Amerikan Hastanesi </b></p>
<p><b>Göğüs Hastalıkları Bölümü</b></p>
<p><b> </b></p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyazin-alerjik-hastaliklar-artiyor&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyazin-alerjik-hastaliklar-artiyor&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyazin-alerjik-hastaliklar-artiyor&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyazin-alerjik-hastaliklar-artiyor&amp;count=none&amp;text=YAZIN%20ALERJ%C4%B0K%20HASTALIKLAR%20ARTIYOR%21" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyazin-alerjik-hastaliklar-artiyor&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyazin-alerjik-hastaliklar-artiyor&amp;count=none&amp;text=YAZIN%20ALERJ%C4%B0K%20HASTALIKLAR%20ARTIYOR%21" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyazin-alerjik-hastaliklar-artiyor&amp;linkname=YAZIN%20ALERJ%C4%B0K%20HASTALIKLAR%20ARTIYOR%21" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyazin-alerjik-hastaliklar-artiyor&amp;linkname=YAZIN%20ALERJ%C4%B0K%20HASTALIKLAR%20ARTIYOR%21" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyazin-alerjik-hastaliklar-artiyor&amp;linkname=YAZIN%20ALERJ%C4%B0K%20HASTALIKLAR%20ARTIYOR%21" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyazin-alerjik-hastaliklar-artiyor&amp;linkname=YAZIN%20ALERJ%C4%B0K%20HASTALIKLAR%20ARTIYOR%21" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyazin-alerjik-hastaliklar-artiyor&amp;linkname=YAZIN%20ALERJ%C4%B0K%20HASTALIKLAR%20ARTIYOR%21" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyazin-alerjik-hastaliklar-artiyor&amp;linkname=YAZIN%20ALERJ%C4%B0K%20HASTALIKLAR%20ARTIYOR%21" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyazin-alerjik-hastaliklar-artiyor&amp;title=YAZIN%20ALERJ%C4%B0K%20HASTALIKLAR%20ARTIYOR%21" id="wpa2a_14"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/yazin-alerjik-hastaliklar-artiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda yaz hastalıklarına dikkat!</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/cocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/cocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 10:14:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK&GÜZELLİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=3173</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda yazın rastlanan pek çok hastalığın nedeni olumsuz şartlardır. Kirli su içilmesi, açıkta satılan gıdalar ve kişisel temizliğe dikkat edilmemesi bu hastalıklara davetiye çıkarıyor. Çocuklardaki yaz hastalıkları arasında güneş çarpması, ishal ve kusma ile giden barsak enfeksiyonları, hepatit A, havuz enfeksiyonları; dış ve orta kulak enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu, üst solunum yolu enfeksiyonları, deride mantar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Çocuklarda yazın rastlanan pek çok hastalığın nedeni olumsuz şartlardır. Kirli su içilmesi, açıkta satılan gıdalar ve kişisel temizliğe dikkat edilmemesi bu hastalıklara davetiye çıkarıyor.</strong></p>
<p>Çocuklardaki yaz hastalıkları arasında güneş çarpması, ishal ve kusma ile giden barsak enfeksiyonları, hepatit A, havuz enfeksiyonları; dış ve orta kulak enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu, üst solunum yolu enfeksiyonları, deride mantar, böcek sokmaları, alerjik reaksiyonlar ve kırık çıkık gibi travmaları sayabiliriz.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kulak enfeksiyonları: </strong>Kulağa dışardan giren mantar, bakteri, virüs gibi mikroplar, önce kaşıntı, ardından iltihaplı, pis kokulu akıntılara neden olabilir. Kulakta zaten normal olarak salgılanan sarı-kahverengi buşon kirli suyu çeker, şişer, içindeki mikrobun hastalık yapmasını kolaylaştırır.  Pis kokulu, beyaz, sarı, yeşil akıntı olursa hemen doktora görünüp gerekli ve doğru ilaç tedavisi uygulanmalıdır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Solunum yolu enfeksiyonları: </strong>Damlacık enfeksiyonu olarak nefes yoluyla vücuda giren mikroplar, üst solunum yolu, boğaz enfeksiyonu yapabilir. Ateş, kırgınlık, halsizlik, boğaz ağrısı ile başlar. Çok daha ağır tablolara dönüşebilir. Ayrıca suya dalma, boğazdaki potansiyel hastalık mikroplarının daha derinlere taşınmasına ve sinüzit oluşmasına yol açabilir.</p>
<p><strong>İdrar yolu enfeksiyonu: </strong>Özellikle kız çocuklarda daha sık görülür. Islak mayo ile bekleme, yeterli temiz olmayan suya girme veya su kenarında yerlere oturarak oynama, mikropların girişini kolaylaştırır.  İdrar yolu enfeksiyonu, idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, karın ağrısı, ateş veya kusma gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Bazen bunların birçoğu birlikte olur. Erken tanı ve tedavi, ilerde oluşabilecek daha ciddi ve kalıcı rahatsızlıkları önleyecektir.</p>
<p><strong>Güneş çarpması:</strong> Çocuk uzun süre etkili güneş altında kalırsa, oyuna dalıp kaybettiği suyu yerine koymazsa, bir süre sonra ateş, halsizlik gibi belirtiler başlar. Vücuttan kaybedilen suyun içindeki sodyum, potasyum gibi elementlerin eksikliği de belirtileri şiddetlendirir. Su kaybının şiddetine göre şoka kadar varan tablolar oluşabilir. Güneş çarpması, sık sık su ve meyve suyu, ayran gibi elementleri de içeren sıvı verilmesi, çocuğun öğlen güneşinde oyuna bırakılmaması, diğer zamanlarda da gözetim altında ve güneşte çok kalmadan oynaması sağlanarak önlenebilir. Ortaya çıktığında, hemen değişik içerikli sıvılardan bol bol verilmeli, çocuk alamıyorsa veya kusuyorsa, hemen sağlık kurumuna götürüp gerekiyorsa damardan sıvı verilmesi gerekir.</p>
<p><strong>Güneş yanığı:</strong> Bu dönemde en sık görülen rahatsızlık güneş yanığıdır. Burada korunmak önemlidir. Güneş ışınları 45 dereceden daha dik iken güneşlenmemek gerekir. Suyun içindeyken de güneş yakar. Hem direkt, hem de sudan yansıyan ışık yakar. Bu nedenle çocuklarda, 30 faktör civarındaki koruyucu güneş kremleri kullanılması uygundur. Dikkat edilecek konu; bu kremlerin güneşe çıkmadan yarım saat önce sürülmesi, her 3 saatte bir de tekrarlanmasıdır. Özellikle yüzü korumak için de kıyıda oynayan çocuklara geniş kenarlı şapka takmak yararlı olabilir.</p>
<p><strong>Sinek-böcek sokmaları:</strong> Sinek böcek sokmaları da kaşıntıya, ardından deride iltihaplı yaraya neden olabilir.  Geceleri mümkünse koruyucu tül perdeli yatak kullanmalıdır. Özellikle bebeklerde ciltten emilim çok olacağı için cilde sık sık kimyasal sinek kovucu sürmek doğru değildir. Yaz akşamlarında uzun kollu, ince, hava alan pamuklu giysilerle sineğin sokacağı alanı azaltmak gerekir.  Geceleri, sineklikli odanın ilaçlanıp yatmadan önce iyice havalandırılması da uygun bir yöntemdir. Sinek, böcek sokmasında antihistaminik ve ek ilaçlar içeren lokal kaşıntı önleyici krem, merhem, losyonlar kullanılabilir.</p>
<p><strong>Mantar:</strong> Mantar bulaşıcı bir deri hastalığıdır. Islak mayo zemin hazırlar. Genel kullanıma açık, yeterince temizlenmeyen havuz kenarı, banyo, tuvalet gibi ortamlardan, hastaların kullandığı terlik, havlu gibi eşyaları kullanmakla bulaşabilir. Kaşıntılı, bazen kızarık, bazen beyaz kabuklu görünümdedir. Mutlaka doktor kontrolünde uygun mantar ilacının uygun süre kullanımı gerekir.</p>
<p><strong>Deri alerjileri:</strong> Dıştan bazı bitkilerin temasına bağlı kızarma, kaşınma olabilir. Direkt güneş ışığına bağlı deride kızarma, kaşınma, hatta ödem gelişebilir. Bazen soğuk su, hatta sadece su bile deride ürtiker ve anjioödem denen kızarıklık, kabarıklık, kaşıntı yapabilir. Hemen antialerjik ilaç verilmeli, esas tedavisi için de sağlık kurumuna başvurulmalıdır.</p>
<p><strong>Yaz ishalleri:</strong> En sık görülen mide-barsak sistemi hastalıklarıdır. Virüs, bakteri, parazit veya toksinlere bağlı olabilir.  Havuz veya deniz suyunun yutulması hem mikrobik hem de havuz suyundaki klora bağlı ishal yapabilir. Ateş, halsizlik, aşırı su ve mineral kaybına bağlı şok tablosuna kadar gidebilen tablolar görülebilir.  Kirli su, kirli su ile yıkanan gıdalar, açıkta satılan gıdalar, sinek, böcekle temas eden gıdalar,  bekleyerek veya uygun koşulda saklanmadan bozulmuş gıdalar tüketilmemelidir. Yemekten önce, tuvalete gittikten sonra el yıkamayı, kirli elle, kirli gıda veya objeleri ağzına sokmamayı öğretmekle ishaller büyük oranda önlenebilir. İshal 10 günden uzun sürmedikçe, özel diyete gerek yoktur. Sıvı kaybını yerine koymak en önemlisidir.</p>
<p><strong>Sarılık: </strong>Hepatit A denilen bulaşıcı sarılık türü, özel bir virüsün bulaşmasıyla olur. Kirli su, gıda, kirli el en önemli bulaşma araçlarıdır. Basit bir enfeksiyon gibi halsizlik, ateş şikayetleriyle başlayıp, kusma, karın ağrısı eklenebilir. İdrar renginde portakal kabuğu gibi koyu sararma, göz akında sararma ile belirginleşir. Bulaşıcıdır, iyileşmesi uzun zaman alabilir. Artık çocuklarımızı bu hastalıktan da aşı ile koruyabiliyoruz. 1 yaşından itibaren yapılabilen, 6 ay ara ile 2 doz aşı korumada önemli rol oynar.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Reha Cengizlier<br />
</strong>Yeditepe Üniversitesi Hastanesi<br />
Pediatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve<br />
Pediatrik Allerji Bilim Dalı Başkanı</p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fcocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fcocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fcocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fcocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat&amp;count=none&amp;text=%C3%87ocuklarda%20yaz%20hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20dikkat%21" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fcocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fcocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat&amp;count=none&amp;text=%C3%87ocuklarda%20yaz%20hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20dikkat%21" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fcocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat&amp;linkname=%C3%87ocuklarda%20yaz%20hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20dikkat%21" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fcocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat&amp;linkname=%C3%87ocuklarda%20yaz%20hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20dikkat%21" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fcocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat&amp;linkname=%C3%87ocuklarda%20yaz%20hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20dikkat%21" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fcocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat&amp;linkname=%C3%87ocuklarda%20yaz%20hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20dikkat%21" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fcocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat&amp;linkname=%C3%87ocuklarda%20yaz%20hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20dikkat%21" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fcocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat&amp;linkname=%C3%87ocuklarda%20yaz%20hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20dikkat%21" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fcocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat&amp;title=%C3%87ocuklarda%20yaz%20hastal%C4%B1klar%C4%B1na%20dikkat%21" id="wpa2a_16"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/cocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BEYNİMİZDE NEDEN FIRTINALAR VAR?</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/beynimizde-neden-firtinalar-var</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/beynimizde-neden-firtinalar-var#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 18:05:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK&GÜZELLİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=3087</guid>
		<description><![CDATA[İnsanlar sevgi, şefkat, empati, mizah gibi dünyayı daha iyi ve yaşanılabilir kılan özellikler kadar; kötülük, nefret, acımasızlık, ihanet ve yanlış anlama gibi karanlık özellikllere de sahiptirler. Yukarıda sayılan farklı zihinsel fonksiyonların çoğu zaman abartılı hallerini ruhsal rahatsızlıklarda gözlemlemekteyiz. Çünkü zihinsel fonksiyonlarımız beyin dediğimiz organın ürünüdür ve doğrudan onun etkisi altındadır. Beyin milyarlarca sinir hücresi ve insan  genomundaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlar sevgi, şefkat, empati, mizah gibi dünyayı daha iyi ve yaşanılabilir kılan özellikler kadar; kötülük, nefret, acımasızlık, ihanet ve yanlış anlama gibi karanlık özellikllere de sahiptirler.</p>
<p>Yukarıda sayılan farklı zihinsel fonksiyonların çoğu zaman abartılı hallerini ruhsal rahatsızlıklarda gözlemlemekteyiz. Çünkü zihinsel fonksiyonlarımız beyin dediğimiz organın ürünüdür ve doğrudan onun etkisi altındadır.</p>
<p>Beyin milyarlarca sinir hücresi ve insan  genomundaki 80.000 genin etkileşimiyle oluşan molekül düzeyinde protein üretimiyle çalışan bir organdır. Son yıllarda tıp insan beyni ve genomunun haritasının çıkartılmasında oldukça aşama kaydetti. Sanırım önümüzdeki 20-30 yıllık süre içerisinde zihin ve molekül buluşması gerçekleşecek ve biz moleküllerimiz kötüleştiğinde, beynimizdeki hücrelerin nasıl kötüleştiğini ve bu kötüleşmenin duygu, düşünce ve davranışlarımızda nasıl ifade bulduğunu gösterebileceğiz.</p>
<p>Neden beynimizde fırtınalar yaşıyoruz? Sorunun yanıtı için günlük yaşamımızda kendi duygusal gel gitlerimizi gözlemek bile yeterince açıklayıcı olabilir. Hangi kadın büyük bir heyecan ve haz duyarak kontrolsüz alışveriş yapıp kart ekstreleri geldiğinde büyük bir sıkıntı şaşkınlık yaşamamıştır. Ya da hangi erkek yine büyük bir keyifle arkadaşlarıyla yüksek miktarda alkol alıp bir kazaya, gerilime bulaşıp ertesi gün olanlara inanamamıştır. İnsan olarak bir profile sahip olmak yaşamımız süresince devam eden ve öğrenilen &#8221;bir ömürlük evrim&#8221; sürecidir. Dürtülerimizi ve duygularımızı kodladığımız  ve tüm memelilerde ortak olan limbik sistemimiz beynin en eski ve ilkel bölgesidir. Beynin frontal bölgeleri ise soyut kavramları oluşturan ve içinde bulunduğumuz toplumsal koşulları, moral değerleri algılamamızı sağlayan kısmıdır. Bu bölüm diğer memelilerden farklı olarak insana özgüdür ve evrim sürecinde en yeni bölgelerden biridir.</p>
<p>Kişisel dürtülerimiz ve bunların yarattığı duygusal gerilimi, içinde yaşadığımız toplumsal ve çevresel koşullara uygun bir şekilde giderebilmek! Bunu sağladığımızda ruhsal iklimimiz  daha sağlıklı olmakta, öngörülemeyen ve hasar yaratan fırtınalardan korunmaktayız.</p>
<p>Ne kadar dürtüsel (dikkatsizlik, ani karalar alma ve değiştirme, zararlı davranışları öngörememe, sabırsızlık, dışa dönük ve haz almaya yönelik, risk almaktan kaçınmayan bir yapı) veya Otokontrollü/Kompulsif-Takıntılı (ayrıntıcı, dikkatli, alışkanlıkları dışına çıkmayan, yeni kararlar almakta zorlanan, davranışlarının yaratacağı sonuçları öngörmeden harekete geçmeyen, içe dönük, sürekli zarara uğramaktan kaygılanarak risk almayan bir yapı) olarak hayata geleceğimiz genetik olarak limbik sistemimiz ve frontal korteksimizde kodludur. Bu skalanın dürtüsel tarafından vazgeçmek bizi duygusuz, heyecan hissetmeyen varlıklara çevirir. Otokontrol tarafından vazgeçmekse toplumsal varlıklar olarak hayatımızı sürdürmeyi ve geleceğe güven duymayı olanaksız kılar.</p>
<p>İnsan olmakla ilgili bu karmaşık ve zor süreçte, dürtü ve otokontrol zemininde ruhsal iklimimizi düzenlemeye çalışırken iki önemli zihinsel aracımız vardır. Bellek ve Bilinç. İnsan profilimiz, başka bir deyişle bireysel kimliğimiz biriktirdiğimiz yaşantısal anıların tümleşik halidir. Bellek ardışık ve zamana bağlı bir sistemdir. Geçmiş ve şimdinin yanı sıra, gelecekle de ilgili bir çıkarıma bu sayede sahip olabiliriz. Örneğin torunlarımızın sağlıklı ve yaşanabilir bir dünyaya kavuşup kavuşamayacaklarını düşünebiliriz. Bu geleceği anımsamaktır.</p>
<p>Zaman bağlamı içerisinde düşünebilmek ruhumuzun iskeletini oluşturur. Bilinç ise &#8221;anımsanan şimdi&#8221; olarak adlandırılabilecek kavramlar, duygular, anılar ve yaşantılardan oluşan benlik duygusunun farkındalığıdır. O an bizim kim olduğumuzu yine bize söyler. İnsan olarak bizim ruhsal iklimimizi dengelemekteki araçlarımız belleğimiz ve bilincimiz. Bunları kullanamadığımızda ortaya çıkan depresyon, ankiyete bozuklukları, obsesif-kompulsif bozukluklar veya skalanın diğer ucundaki alkol-madde bağımlılığı, patolojik kumar, öfke patlamaları v.b ruhsal rahatsızlıklar uzun ve ayrı makalelerin konusu. Kısaca dünyaya geldiğimiz genetik mirasla bu skalanın neresine yakın olduğumuzun bilincinde olmak ve &#8221;bir ömürlük evrim&#8221; sürecinde öğrendiklerimizi pekiştirerek belleğimizi daha işlevsel kılmak yükümlülüğümüz var.</p>
<p>Bunu gerçekleştirdiğimizde benliğimizin artı ve eksileriyle farkında, anılarımızı iyisi ve kötüsüyle gerçekçi bir şekilde kaydetmiş bireyler olacağız. Bu bireyler karşılaştığı sorunlar karşısında olduğundan farklı görünmeye çalışmayan, çözüm üretmek adına anılarını çağırmakta zorlanmayan veya bunları çarpıtmak zorunda kalmayan insanlardır. Sonuçta bu zihinsel fonksiyonlarımız sağlıklı işlediğinde zihnimiz beynimize düşman olmak zorunda kalmayacaktır. Ruhsal iklim değişiklikleri her zaman olacak ama yıkıcı fırtınalar söz konusu olmayacaktır.</p>
<p><strong>Dr. İsmet Bora</strong><br />
<strong>Amerikan Hastanesi<br />
Psikiyatri Bölümü</strong></p>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fbeynimizde-neden-firtinalar-var&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fbeynimizde-neden-firtinalar-var&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fbeynimizde-neden-firtinalar-var&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fbeynimizde-neden-firtinalar-var&amp;count=none&amp;text=BEYN%C4%B0M%C4%B0ZDE%20NEDEN%20FIRTINALAR%20VAR%3F" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fbeynimizde-neden-firtinalar-var&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fbeynimizde-neden-firtinalar-var&amp;count=none&amp;text=BEYN%C4%B0M%C4%B0ZDE%20NEDEN%20FIRTINALAR%20VAR%3F" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fbeynimizde-neden-firtinalar-var&amp;linkname=BEYN%C4%B0M%C4%B0ZDE%20NEDEN%20FIRTINALAR%20VAR%3F" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fbeynimizde-neden-firtinalar-var&amp;linkname=BEYN%C4%B0M%C4%B0ZDE%20NEDEN%20FIRTINALAR%20VAR%3F" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fbeynimizde-neden-firtinalar-var&amp;linkname=BEYN%C4%B0M%C4%B0ZDE%20NEDEN%20FIRTINALAR%20VAR%3F" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fbeynimizde-neden-firtinalar-var&amp;linkname=BEYN%C4%B0M%C4%B0ZDE%20NEDEN%20FIRTINALAR%20VAR%3F" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fbeynimizde-neden-firtinalar-var&amp;linkname=BEYN%C4%B0M%C4%B0ZDE%20NEDEN%20FIRTINALAR%20VAR%3F" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fbeynimizde-neden-firtinalar-var&amp;linkname=BEYN%C4%B0M%C4%B0ZDE%20NEDEN%20FIRTINALAR%20VAR%3F" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fbeynimizde-neden-firtinalar-var&amp;title=BEYN%C4%B0M%C4%B0ZDE%20NEDEN%20FIRTINALAR%20VAR%3F" id="wpa2a_18"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/beynimizde-neden-firtinalar-var/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YORGUNLUK</title>
		<link>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/yorgunluk</link>
		<comments>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/yorgunluk#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 18:04:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KadinlarArasi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK&GÜZELLİK]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluk nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluk tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinlararasi.com/?p=3101</guid>
		<description><![CDATA[Nedenler ve Başa Çıkma Yolları Genel güçsüzlük, çabuk yorulma ve konsantrasyon güçlüğü olarak ifade edilen yorgunluk, çok sık rastlanan bir semptomdur. İş performansını, aile yaşamını ve sosyal ilişkileri olumsuz etkiler. En sık nedenler aşırı egzersiz, uyku bozukluğu, beslenme yetersizliği, kondüsyon eksikliği, üst solunum yolu enfeksiyonları, kansızlık, tiroid hastalıkları (tiroidin az veya çok çalışması)  akciğer hastalıkları, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nedenler ve Başa Çıkma Yolları</strong></p>
<p>Genel güçsüzlük, çabuk yorulma ve konsantrasyon güçlüğü olarak ifade edilen yorgunluk, çok sık rastlanan bir semptomdur. İş performansını, aile yaşamını ve sosyal ilişkileri olumsuz etkiler.</p>
<p>En sık nedenler aşırı egzersiz, uyku bozukluğu, beslenme yetersizliği, kondüsyon eksikliği, üst solunum yolu enfeksiyonları, kansızlık, tiroid hastalıkları (tiroidin az veya çok çalışması)  akciğer hastalıkları, ilaçlar, viral hastalıklar, kanser ve depresyondur. İlaçlar, özellikle de sakinleştiriciler, depresyon, allerji ve  tansiyon ilaçları, kas gevşeticiler ve pek çok antibiyotik yorgunluğa neden olabilir. Altı aydan uzun sürmesi halinde kronik yorgunluktan bahsedilir. Kronik yorgunluğu olan olguların 2/3’ünden  psikiyatrik hastalıklar, özellikle de  depresyon(%58), panik bozukluk(%14) ve somatizasyon bozukluğu(%10) sorumludur. Kronik yorgunluğun %10’undan azını “kronik yorgunluk sendromu” oluşturur ki; bu durumda tıbben açıklanamamış mental ve fiziksel yorgunluk hali ile birlikte uykuda dinlenememe, konsantrasyon güçlüğü ve grip benzeri semptomlar( baş ağrısı, kas ağrısı, eklem ağrısı, boğaz ağrısı, halsizlik) mevcuttur. Kronik yorgunluk sendromu, çoktan beri bilinen, eskiden nevrasteni dediğimiz, fizik inceleme ve laboratuvar tetkiklerinde anormallik olmasa da gerçek bir hastalıktır. Fiziksel,  mental veya duygusal aşırı yükün oluşturduğu stresi tolere edememe, stresle başedememe söz konusudur. Etyolojisinde pekçok faktörün rolü olduğu biliniyor. İnfeksiyonlar, fizik travma, depresyon, uyku bozuklukları, bağışıklık sisteminde bozukluk, endokrin ve metabolik bozukluk ve kişiliğin rolü var.  Kadınlarda,  eğitim düzeyi ve mesleki statüsü düşük olanlarda ve genç-orta yaş grununda  daha fazladır. Sürekli veya tekrarlayıcı yorgunluğu olanlarda fizik muayene ve rutin testler normalse akla gelmelidir.</p>
<p>Kronik yorgunluğun değerlendirilmesinde öykü çok önemli. Fizik muayene ve laboratuvar testleri  destekleyici veri sağlar. Öyküde yorgunluğun başlangıcı, seyri, süresi, günlük paterni,  azaltan veya artıran faktörler, günlük yaşantıya etkisi,  uyku miktarı, düzeni ve kalitesi, uykunun semptomları iyileştirip iyileştirmediği sorgulanmalı, kullanılan reçeteli ve reçetesiz ilaçların  doz ve şemaları gözden geçirilmeli, organik hastalıklar yönünden karekteristik diğer belirtiler sorgulanmalıdır.</p>
<p>Egzersiz-uyku-beslenme arasındaki dengesizlikten olan fizyolojik yorgunlukta altta yatan tıbbi bir sorun yoktur ve dinlenmekle düzelir. Organ hastalığına bağlı yorgunluk, genellikle aktivite ile ortaya çıkar. Depresyonda, kişi genel olarak hiçbirşey yapamayacağını tanımlar. Kronik yorgunluk sendromunda ise yorgunluğun egzersizle ilgisi yoktur, istirahatle de geçmez.</p>
<p>Laboratuvar testleri,  öykü ve fizik muayene spesifik hastalığı düşündürmedikçe sınırlı olmalı. Tam kan sayımı, sedimantasyon, kan şekeri, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, elektrolitler, TSH, tam idrar tetkiki, ağrı veya kas zayıflığı varsa kreatinin kinaz bakılmalı. Öykü ve fizik muayenede  pozitif bulgu olmadan yapılan ayrıntılı testlerin tanıda değeri az. Örneğin bir çalışmada ana yakınması en az 1 aydır  yorgunluk olan 100 erişkin hastada laboratuvar testleri tedaviyi sadece %5 hastada etkilemiştir.</p>
<p>Tedavi kişiye göre düzenlenmeli.</p>
<p>■ Fizyolojik yorgunlukta <strong>yeterli </strong>(erişkinler için geceleri 7-8 saat)ve<strong> iyi uyku</strong> önemli.</p>
<p><strong>Uyku hijyeni için genel öneriler: </strong></p>
<p>- sabahları kalkış saatlerinizi düzenleyin</p>
<p>- ögleden sonra aktivitenizi artırın</p>
<p>- akşamları veya yatmadan önce egzersiz yapmayın</p>
<p>- gündüzleri bol ışıklı ortamda bulunun</p>
<p>- yatmadan önceki 2 saat içinde ılık duş alın</p>
<p>- akşamları kafein, nikotin, alkol, fazla yemek  ve içecekten sakının</p>
<p>- yatak odanızı sadece uyumak için kullanın</p>
<p>- yatarken ışığı ve televizyonu kapatın</p>
<p>■ Düzenli egzersiz, enerji düzeyini artırır ve neden  ne olursa olsun yorgunluğu azaltır. Düzenli orta düzeyde aerobik egzersizin (haftanın çoğu günü 30 dakika yürüyüş veya eşdeğeri) hastalıkla ilgili yorgunluğu istirahatten daha etkin olarak azalttığı gösterilmiştir.</p>
<p>■ Depresyonu olanlarda <strong>antidepresif  ilaç</strong> tedavisi  önerilir. Antidepresanlar yorgunluğu artırabilmesine rağmen 6-8 hafta kullanmadan kesilmemeli. Egzersizle kombine edildiğinde ise  sonuçlar daha iyi.</p>
<p>■ Kahvenin uyarıcı etkisi var ve geçici olarak performansı artırır.</p>
<p>■ Kronik yorgunluk sendromunda 2 yaklaşımın (bilişsel davranıs terapisi ve kademeli egzersiz tedavisi) faydası kanıtlandı. <strong>Bilişsel davranış terapisi</strong>, iyileşmeyi geciktirecek inanç ve davranışlarını değiştirmeye yönelik olarak seanslar halinde düzenlenir. Düzeyi giderek artırılan egzersiz tedavisi yorgunluğu azaltır. Olguların yaklaşık %40-50!sinde bu tedavilerle yorgunluk azalmakta. Gerek klinik deneyimler, gerek araştırmalar, kronik yorgunluk sendromu tedavisinin güç olduğunu göstermektedir.</p>
<p><strong>Prof.Dr.Sunay Sandıkçı<br />
Amerikan Hastanesi<br />
İç Hastalıkları Uzmanı </strong><strong> </strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">REFERANSLAR</span></p>
<ol>
<li>Rosenthal      TC. Majeroni BA. Pretorius R. Malik K. Fatigue: An Overview. Am Fam      Physician 2008;78(10):1173-1179</li>
<li>Fosnocht      KM, Ende J, Fletcher RH, Eamranond P. Approach to the adult patient with fatigue. UpToDate Ocak 2010</li>
<li>Gluckman  SJ, Weller PF, Thorner AR. Clinical features and diagnosis of      chronic fatigue syndrome. UpToDate Ocak 2010</li>
<li>Fernandez      AA, MartinAP, Martinez MI, Bustillo MA et al. Chronic fatigue syndrome:      aetiology, diagnosis and treatment. BMC Psychiatry 2009;9(Suppl 1):S1  doi:10,1186/1471-244X-9-S1-S1</li>
<li>Dinos S, Khoshaba B, Ashby D, White PD, Nazroo      J et al. A systematic review of chronic fatigue, its syndromes and      ethnicity: prevalence, severity, co-morbidity and coping. Int J Epidemiol.      2009 Dec;38(6):1554-70. Epub 2009 Apr 6.</li>
<li>Gluckman  SJ, Weller PF, Thorner AR. Treatment of chronic fatigue syndrome.      UpToDate Ocal 2010</li>
<li>Luyten P, Houdenhove BV, Pae CU, Wambeke PV.      Treatment of Chronic Fatigue Syndrome: Findings, Principles and Strategies.      Psychiatry Invest 2008;5:209-212</li>
<li>Larun L, McGuire H, Edmonds M, Odgaard-Jensen J, Price JR . Exercise therapy for chronic fatigue      syndrome. Cochrane Database Syst Rev. 2004;(3):CD003200</li>
</ol>
<p><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyorgunluk&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service facebook_like" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyorgunluk&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=75&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=20&amp;ref=addtoany" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:90px;height:21px"></iframe><!--<![endif]--><!--[if IE]><iframe frameborder="0" allowTransparency="true" class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyorgunluk&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyorgunluk&amp;count=none&amp;text=YORGUNLUK" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><![endif]--><!--[if !IE]><!--><iframe class="addtoany_special_service twitter_tweet" src="http://platform.twitter.com/widgets/tweet_button.html?url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyorgunluk&amp;counturl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyorgunluk&amp;count=none&amp;text=YORGUNLUK" scrolling="no" style="border:none;overflow:hidden;width:55px;height:20px"></iframe><!--<![endif]--><a class="a2a_button_facebook" href="http://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyorgunluk&amp;linkname=YORGUNLUK" title="Facebook" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/facebook.png" width="16" height="16" alt="Facebook"/></a><a class="a2a_button_twitter" href="http://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyorgunluk&amp;linkname=YORGUNLUK" title="Twitter" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/twitter.png" width="16" height="16" alt="Twitter"/></a><a class="a2a_button_friendfeed" href="http://www.addtoany.com/add_to/friendfeed?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyorgunluk&amp;linkname=YORGUNLUK" title="FriendFeed" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/friendfeed.png" width="16" height="16" alt="FriendFeed"/></a><a class="a2a_button_linkedin" href="http://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyorgunluk&amp;linkname=YORGUNLUK" title="LinkedIn" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/linkedin.png" width="16" height="16" alt="LinkedIn"/></a><a class="a2a_button_hotmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/hotmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyorgunluk&amp;linkname=YORGUNLUK" title="Hotmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/live.png" width="16" height="16" alt="Hotmail"/></a><a class="a2a_button_google_gmail" href="http://www.addtoany.com/add_to/google_gmail?linkurl=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyorgunluk&amp;linkname=YORGUNLUK" title="Google Gmail" rel="nofollow" target="_blank"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/icons/gmail.png" width="16" height="16" alt="Google Gmail"/></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.kadinlararasi.com%2F5_saglikguzellik%2Fyorgunluk&amp;title=YORGUNLUK" id="wpa2a_20"><img src="http://www.kadinlararasi.com/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_171_16.png" width="171" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kadinlararasi.com/5_saglikguzellik/yorgunluk/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

