takip et: Gönderiler | Yorumlar
arama
YEMEN
Yemen Kat Kat
Yemen’e gitmeden önce aklıma ilk gelenler, kahve servisinin geciktiği ortamların özdeyişi ’kahvenin Yemen’den gelmesi’, ve yıllarca Muş diye anladığım ancak ‘Burası Huştur, /Yolu yokuştur,/ Giden gelmiyor,/ Acep ne iştir’ türküsünün, gerek pusuda gerekse ağır coğrafi, sıhhi ve iklimsel koşullardan hayatını kaybeden yaklaşık 100 bin Osmanlı askeri için yakılan bir ağıt olmasıydı. Gezide öğreniyorum ki, Osmanlı arşivlerinin hala kapalı olmasından dolayı tam da neler olduğu henüz öğrenebilmiş değiliz. Ama yaklaşık 1 milyon Osmanlı Yemen’e gitmiş. Çoğu da yerleşmiş. Oldukça yaşlı bir beyle kısa konuşmamızda bize Sultan Abdülhamit’ten bahsetmesi ilk şaşkınlığımız.
Yemen dümdüz bir çöl ülkesi değil. Göçebe kültür ülkesi hiç değil. Osmanlı Kızıldeniz kıyılarından Yemen’e çıkmış, kahvenin adını aldığı La Mocha limanının biraz kuzeyinden. Al Hudayda’da yoğun yerleşim kurmuşlar, Osmanlı tarzı mimari ve bize benzeyen yüzleri, gözleri fotograf makinamıza depoluyoruz. Kıyıdan içeriye giden yol ise ‘yokuşlu, vadili ve tarlalar kat kat teraslı’.
4X4 lerle zaman zaman 3000m üstüne çıktığımız tepelerin en üstüne 12.yy dan itibaren kurulan köyler var, halen ayakta ve yaşanıyor. Mimari, detaylar, işçilik ve özen zamanın koşulları da hayal edilecek olursa göz kamaştırıyor, vadideki teraslarda her türlü tarım yapılıyor ancak artık kahve üretimi yerini kat (khat) üretimine bırakmış vaziyette.
Keyfler Kat ya da khat
Artık bildiğim ve tiryakisi olduğum kahveyi Yemen’den getiremeyeceğim kesin ama Yemen’in milli keyf maddesi khat/ katı da uzaktan ününü duymuş arkadaşlarıma getiremeyeceğim. Ağaçtan toplanan yaprakların en geç 12 saat içinde tüketilmesi gerekiyor. 1500-2500 m yükseklikte yetişen ve neredeyse her Yemenlinin bütçesinin % 60′ ı kat payı. Nüfusun % 70-80i kat kullanıcısı. Yapılan bir araştırmaya göre Yemenin tümünde 1 günde 20 milyon çalışma saati kaybına maloluyormuş.
Ritüel, öğle yemeğinden sonra başlıyor, yapraklar yavaş yavaş çiğnenip yutulmadan yanakta pinpon-tenis topu büyüklüğüne gelene kadar biriktiriliyor. Ben başaramadım. Teselli edilmek için midir bilmem ama en az 1 hafta devamlı kullanmak gerekiyormuş! İlk etkisinin amfetamin etkisine benzediğini, uyarıcı olduğunu, sohbet geliştirdiğini, iştah kestiğini kitaplar söylüyor. Cinsellikte rivayet muhtelif erkekler iyi geldiğini savunuyorlarmış ama kadınlar aynı fikirde değilmiş. Yemenia Havayolları dergisindeki tam sayfa Zwagra (Viagra) ilanı nasıl yorumlanır bilemem.
Kat’ ın etkilerine devam edecek olursak, sonraki 3-4 saatte de durgunluk ve trans hale geçiriyormuş, mistikler tanrıyla buluşmayı kolaylaştırdığını atfediyorlar kata. İştah kestiği de gözlemlerle ispatlanmış durumda Yemen’liler ince, hatta ipince.
Kaldığımız 10 gün boyunca öğleden sonra saat 2 civarı şöförlerimizin, yerel rehberimizin, esnafın hatta çocukların bile katla yanaklarının şiştiği, söylenen o ki kadınlarında çiğnediği ancak peçe altından pek gözükmediği ve tabii erkekler kadar sokaklarda olmadıklarından dolayı rastlama ihtimalinizin düşük olduğu. Yemen’e gitmiş bir arkadaşımın anlattığına göre tüm önemli iş konuşmalarının ve anlaşmaların katla bağlandığı da tecrübeyle sabit aktarılmış bilgi. Kuzey ve Güney Yemen’in birleşmesinden önce Güney Yemen’ de sadece Perşembe ve Cuma tatil günü tüketimine izin verilen kat birleşmeden sonra tamamiyle serbest bırakılmış.
Dağlık alanlarda her sene %10-15 artarak yetiştirilen katın, ulaşımı geliştirdiği, ülke ekonomisini canlı tuttuğu ve tüm gezi boyunca içimizi daraltan naylon torba tarlalarının oluşmasındaki rolü azımsanamaz. Katı taze kalması için koydukları plastik torbaların işi bitince varacağı yer, her yer. Plastik kirliliği, hele benim gibi aklını çevre işlerine takmış birine uzun kara yolculukları esnasında projeler ürettirdi. Galiba Yemen İstanbul Konsolosluğu’ na bir mektupla işe başlayacağım. Ayrıca ülkenin su kaynaklarının %40′ ı da kat üretiminde kullanılıyor.
Ekonomik olarak kahveden daha verimli olduğu için kahve üretimi azalmakta. Olan ihraç ediliyor Yemen de kahve niyetine içilen ise kişr, kahve çekirdeklerinin kabuklarının tarçın, karanfil, ve kakule ile kaynatılmasından oluşan çay kıvamında bir içecek.
Binalar kat kat
İlk şehrimiz San’a, binalar kat kat, pencereler vitraylı, eskilerinin tarihi 16. yy. Eski şehrin en yeni binaları 2 yüzyıllık. Yeni yapılanlar, yeni mahalleler ise geleneksel mimariyle uyumlu, alt katlar taş, üstler tuğla, süslemeler, pancurlar özenli, fonksiyonel pencere üstü vitraylar gündüz içerden gece dışardan ayrı güzel. En üst kattaki terasa mafraj deniyor, genellikle kat keyfi buralarda yaşanıyor. Binalar kat kat, bazı 5-6 katlı binalar 1 aileye ait. Sokaklar yanarken binaların içleri serin. Shibam-Çölün Manhattan’nda ise evler tamamiyle kerpiç yine 6 kat 7 kat hatta 8 kat, detaylar farklı serinlik aynı. Toprak, su ve mısır samanından yapılan kerpiç gökdelenler de 1600 lü yıllardan beri ayakta..Bu binalar tamamen ekolojik. Tarım ve Seyun da ise kerpiçten ihtişamlı saraylar var. Kat derken de tavanların en az 3.40-4 olduğunu da ilave etmeliyim.
Ayrıca hemen hemen her şehrin yağmur sularını topladığı havuzlar, meydanlar ve yeşil alanlar var.
Mimarlar ve şehir plancıları Yemen’i görünüz.
Sosyal sınıflar kat kat
Hindistandaki kast sistemi kadar olmasa da Yemen de de imam soyundan gelenler yani bir şekilde soyları Hz. Muhammed’e bağlananlar, ticaretle uğraşanlar, toprakla uğraşanlar ve hizmetliler, göçmenler. Eskiden katmanlararası evlilikler olası değilken artık kurallar yumuşamış. Müslüman aleminin özellikle Şafiliğin ve İsmaili mezhebinin kutsal yerleri Yemen de. Eskiden musevilerin de hatırı sayılır bir cemaatleri varmış ancak çoğu 1970’ lerde İsraile göçmüş.
Yemenliler tarih boyunca dış ülkelere göç etmişler, işler kurup zengin olmuşlar ve ülkelerine tekrar yatırmışlar günümüzde de dışarıda çalışıp ülkedeki yakınlarına para gönderen Yemenlilerin ekonomiye katkısı çok büyük.
Doğal gaz ve petrol rezervleri bulunuyor. Kaynak suları açısından da şanslılar. Tabii değerli petrol ve doğal gaz kaynaklarını çıkarmak için Fransız Total, nükleer enerji için Amerikan şirketleri ülkede çalışıyor.
Okuryazarlık % 38.5 çok düşük, ilk öğretim ücretsiz. Bu arada Fetullah Gülen’in okulları Yemen de de var, günlük ingilizce Yemen gazetesinde öğretmen aradıklarına ait de bir ilan bulunmaktaydı. Söylelene göre nispeten zengin ailelerin çocukları bu okullarda okuyormuş. İstanbul San’a uçağımızda bu okullardaki yatırımlarını görmeye gelen anadolu kaplanları heyeti bulunuyordu.
Kadınlar kat kat
Genellikle dışarıdan görünen ilk kat ‘siyah çarşaf’ içinin çok renkli, çok parlak, çok pullu, çok çiçekli ve bazen de çok çok seksi olduğuna bazen şahit oldum ama genelde çarşı pazarda satılan elbise ve kumaşlardan yürütüğüm tüme varım. Pastel renkler belli ki makbul değil. Kadınların kapanması 3 hafta içinde olmuş, önce direnir gibi olmuşlar, yüze atılan kezzap ve yoğun baskı ortamına dayanamayıp sonra rahatları için kapanmışlar, öyle ya tam bir kamuflaj, kurallar Suudi Arabistan gibi değil, tek başlarına veya diğer hemcinslerinle gezebiliyorlar nadiren de olsa araba kullanıyorlar, esnaflık, pazarcılık yapıyorlar, tabii çarşafa girmiş bir erkekle bile gezebilirler…Kadın istihdamında istatistiksel olarak en alt sıralardalar ama Türkiye’nin bile sondan beşinci altıncı sırada olduğunu bilince Yemen’de şaşırmıyorum. Şaşırtan bir dağ köyünde restoranında yemek yediğimiz ve yine Yemenia Havayolları dergisinde hakkında makale olan 29 yaşına gelmiş, iş sahibi ve evlenmek için erkek beğenmeyen ‘kadın patrona’ Yemen erkeklerinin hayranlığı!
Rastlaşıp, eski türkçe kelime haznemden çıkartabildiğim kelimeler kadar iletişim kurabildiğim kadınlar son derece nazik, misafirperver ve kadıncaydı ve sıcaktı. Aden liman şehrindeki kadınlar daha açıktı yani peçeleri yoktu. Adenli hemcinsilerimiz karşılaşma anını fotografa dönüştürmek istiyor. Ancak onların makinası olması koşuluyla.Yemende kadınlar fotoğraf çektirmek istemiyor.
Genelde, ilkokul kızları beyaz başörtüler içinde, buluğ yaşına varmamış kızlar bile kapalı.
Sosyal dikta bir yana bir de iklimin ve tozun diktası var. Saçı başı güneş ve tozdan korunmak için muhakkak kafalar örtülmeli. Buradan tembihli gittik kollar uzun, başlar mümkünse kapalı diye kendimize göre açıldık saçıldık ama kötü muamele yada söz işitmedik bazı cami ziyaretleri dışında.
Süleyhiler’in ünlü kraliçesi Arwa ‘nın başkenti Cibla Şehrinde korka korka gittiğimiz camide daha önceki grup gibi taşlanmadık. Ama Arwa zamanında bu küçücük şehirde kurulmuş 26 caminin tümünde kadınlar ibadet edebilirken bugün sadece bir camiye, o da özel zamanlarda, girmelerine izin veriliyormuş. Cami de bahşiş almak için cami tarihini 5 dilde anlatan kızın ideali ise dil öğrenimine üniversitede devam edebilmekti.
Saba Melikesi veya Belkıs’ın da memleketi de Yemen, İ.Ö 1500-500 yıllarında en ihtişamlı dönemini yaşamış.
Bugunkü Yemen parlementosu ise 301 kişiden oluşuyor ve 5 i kadın.
Erkekler En Fazla 3 kat
Kuzey Yemenli erkekleri yolda Jambiya’sız (ucu kıvrık kama) görmek neredeyse imkansız, geleneklere göre ‘can verecek yaşa gelmiş erkekler can da alabilir ve artık Jambiya taşımalıdır ve jambiya sadece kınından can almak için çıkmalıdır’ Bugünlerde ise kat kesmek, paket açmak, ip kesmek gibi günlük işler için kullanılıyor. Erkeklerin bir aksesuarı daha varmış ki bugünlerde yasaklanmış, ‘kalaşnikof’. İstatistiklere göre erkek başına silah oranı bire beş! Şehirler arası sınır kontrollerinden geçerken Kalaşnikof Yasak tabelası ve sulanan bir çiçek resmi, milli kampanya olarak defalarca karşımıza çıkıyor.
İşlemeli kemerler Jambiyyayı taşımaktan öte fıtah denilen yerel dokumayı da belde tutuyor. Erkekler için bir diğer seçenek ise beyaz yere kadar elbise altında kombinezonu. En üst kat ise genelde –kruvaze- batı tarzı ceket. Başlarda ise Yemeni var. Doğrusu yakışıyor Yemen erkeklerine… Hele hele damatlıklar. Tabii şıklık ve eğlence ayrı ayrı, gelin tarafı bir yerde damat tarafı başka yerde.
Elele gördüğünüz erkeklere hiç bir şey yakıştırılmamalı, öperken de samimiyet derecesine göre değişik öpüş şekilleri var.
Bir de güneyde erkeklerin kendileri katlayıp oturmak için kullandıkları dokuma kemerler var, böylece elleri serbest kalarak cenin pozisyonunda saatlerce oturabiliyorlar.
Çocuklar
Heryerde çocukların ilgi odağıyız, Sura, sura diyerek peşimize takılıyorlar, sura=suret=fotoğraf. Erkek çocuklar bayılıyor fotoğraf çektirmeye, kızlarsa bazen kaçıyor bazen de ikilemde kalıp oynuyorlar bizimle.
Müslüman ve Türkiye’den geldiğimizi öğrenince gördüğümüz yakın ilgi, küçücük çocukların bile baş parmaklarını yukarıya kaldırıp bizi onaylamaları, şaşırttığı kadar düşündürüyor. Muhakkak isimlerimizi soruyorlar bazen namaz kılıp kılmadığımızı sorguluyorlar. İsminizin Arapça ya da müslümanlıkla ilintili olması da ayrı bir itibar kaynağı.
Bir yerlere tırmanırken gelip ellerimizi tutuyor ilkokul seviyesi oğlan çocukları, yardım ediyorlar, beklenti, ya ufak bir bahşiş ya da tanıdıklarının tezgahlarından alış-veriş yapmanız.
Fakirlik içime işliyor, normal dilencilik dışında, satılan kayrak taşları, kırdan toplanan bir demet çiçek çocuklara gelir oluyor, çocuklar hep kalem istiyor.
Tarih kat kat
İ.Ö 2300 ile 6.yy arası Saba, Awsiyan, Minean, Kataban,Hadramut, Himyarit uygarlıklarına evsahipliği yapan Yemen’in o zamanki adı Arabia Felix yani Mutlu Arabistan mış. Baharat ve tütsü ticaretiyle zengin yaşayan bu halkların dışarıdan hiç bir ihtiyaçları olmadığı için verilmiş bu ad. Sezar bile işgal planları yapmış ama eyleme geçememiş ancak 7 yy dan itibaren Eyyubiler ve Abbasiler tarafından yönetilen Yemen 16 ve 19 yy larda Osmanlıların da bir üssü olmuş, 1918 itibariyle Osmanlı ordusunundan bir kısım Türkiye’ye dönmeyerek kalmış ve yönetimde çeşitli kademelere getirilmişler. Bu baharat, kahve ve tütsü limanlarını bulunduran ülke tabii İngilizlerin de işgalinden nasibini almış ancak onlarda 1967 yılında Yemeni terk etmişler, üstelikde söz verdikleri meblağı ödemeden.
20 yy da İmamlar tarafından yönetilen ülke suikastlar, kanlı ayaklanmalara sahne olur ve 1969 yılında Kuzey Yemen Suudi Arabistan etkisinde, Güney Yemen ise Marksist Sovyet tarzı bir yönetim oluşturur. Kuzey ve Güney Yemen 1990 da birleşir ve 30 yıldır aynı devlet başkanı yönetimde Ali Abdullah Saleh. Etkin olan iki parti ve 2 aşiret var, Haşit ve Bakel.
Saleh, San’a da kendi adına, muazzam bir cami yaptırıyor ve yakın cami imamının bu kaynağı nereden buldun diye eleştirilerine de ses çıkarmıyor, deniliyor ki Yemen Arab İslami Cumhuriyetleri’nin en demokratik olanı.
Ya Hukuk,
Medeni, aşiret ve şeriat hukukları iç içeymiş, ama söylenen ve gözlemlenen adi suçların neredeyse hiç olmadığı. Hırsızlığın karşılığı elin kesilmesi değil, mirasdaki kadın erkek paylaşması genelde aileler tarafından belirleniyor, (kız çocuklara babalar tarafından açıkça sevgi gösterisi var), zina yüzünden taşlama yok.
Güncel Sanat Yalın Kat,
Meydanlardaki heykeller Susurluk girişindeki dev susurluk ayranı kıvamında, sinema filmi üretimi yok, çekmeye çalışan yerel ekip bıçaklanmış, Pasolini’nin Arap kadınlarının cinsel özgürlük arayışını anlattığı film ‘1001 Gece’ Zabit te çekilmiş, filmi duyan, seyreden akın akın filmin çekildiği eve gidiyor ancak film Yemen sınırları içinde yasak. Bir kaç resim galerisi var, resimlerde kadınlar kah peçeli kah yüzleri açık, gizemli ve renkli, daha çok turistler için yapılmış izlenimini veriyor zaten çoğu resimler amatör, müzik arabesk, yalelli, tek sesli.
Kokular Katmerli, Mis, Yemekler Nefis
Bazı yerlerdeki açık lağımları burunardı edersek Yemenliler mis gibi kokuyor, elbiseler frankinsense ve myrrhle tütsüleniyor, parfumler kullanılıyor, yemekler ağır kokmuyor. Bol balık yeniyor, sebze bol, baharatlar ölçülü. Ekmekler çeşit çeşit..yoldaki fast-food katı yumurta ve patates. Hurmalar çeşit çeşit. Al-Hudaydaki balık pazarında herboydan köpek balıkları kat kat istifleniyor, yüzgeçleri kesik de olsa tüm kabuslarımı donatacak kadar köpek balığı görüyorum. Yemen’in önemli bir gelir ve besin kaynağı balık. İhraç ediliyor. Ülkenin heryerinde var, tazesi, tuzlanmışı, kurutulmuşu.
Şükür ve Şükran! Dünyanın heryerini heryere benzeten zincir yiyecek içeçek şirketleri istilasından şimdilik azat edilmiş bir Yemen var.
Alışverişte
Müslüman, lazım tenzilat! Pazarlık şart..
Aklınızda Bulunsun
Gezerken kat vaktine saygılı olun, geciken yemek saatleri dolayısıyla geciken vakti-kat trafikte tehlikeli olabilir, olacak işinizde olmayabilir!
Usame Bin Ladin’in Yemen de saklanıyor olabileceği ve aşırı uçların turistleri ülkede istemeyişleri.
Özetin Özeti Bu Fıkrada
Bir gün Adem’le Cebrail tekrar dünyaya dönmeye karar vermişler bakıyorlar bildikleri topraklara bir türlü tanıyamıyorlar ne Kudus’ü, ne Dubai’yi ne Mekkeyi ne Medineyi, nihayet Yemen’i görüyorlar ‘aa işte Yemen’!
Leyla Derya Çelikel




