takip et: Gönderiler | Yorumlar

leader

Güney Fransa’ da Eze Şatosu

0 yorum
Güney Fransa’ da Eze Şatosu

Fransa’nın güneydoğusundaki ünlü Eze Şatosuna iki keyifli  yönden ulaşmak mümkün. Nice, Villefranche üzerinden geçen dağ yolu ile Monaco-Monte Carlo yönünden gelen yol. Her ikisi de Akdeniz’in masmavi sularına paralel uzanan derin yarlar, yamaçlar, köprü ve tünellerle desteklenmiş güzel manzaralı bir seyir sunuyor. Moyenne ya da orta yol denen antik Roma yapımı yol Monako ve Nice’i birbirine bağlıyor.

 “Eze Village”, eski bir balıkçı koyu ve yamacındaki köy olarak asıl ününü tarihi Eze Şatosuna borçlu. Denizden dörtyüz metre yüksekliğe kurulmuş, günümüzde tümüyle onarılan, bugün sanat ve gurme restoranlar köyü olarak yaşatılan bu şato onbirinci yüzyılda yapılmaya başlanmış. Daha sonra ise geçtiğimiz yüzyılda İsveç kralı beşinci Gustav’ın oğlu olan Prens Wilhelm buraya hayranlığı ve sanatçı ruhu sayesinde tacından tahtından vazgeçerek tamamen yerleşmiş. 1923-53 arasında otuz yıl bu şatoda yaşamış. Her sabah, şatonun balkonunda kahvaltı eder ve şiirlerini yazarmış. Bir tarafından kuşbakışı denize, diğer tarafından kayalıklı yamaçlara bakan büyüleyici manzaranın hem bin yıl önceki görüntüsünü hem şair prens üzerindeki etkisini merak etmemek imkansız.

Şato girişinde ünlü parfümeri markası Fragonard’ın mağazası var. Çeşit çeşit mis gibi kokuların yanısıra giysi tasarımları da satılıyor. Arabaların buradan öteye geçemediği şato sokaklarından yavaş yavaş yukarılara doğru yürürken küçük zevkli butiklere rastlanıyor. Rengarenk kocaman hasır şapkalar satan bir dükkana girip denediğimiz şapkalarla çok eğleniyoruz. Yalnızca kağıtlar, kartlar, hediyelik kurdeleler satan bir minik dükkanda alışveriş yoğun. Tepeye doğru ağırdan alarak yürümek zevkli, insan önüne çıkan herşeyi inceleyebilir, aceleye gerek yok. Buradaki iki ünlü restorandan biri “Chateau de la Chevre d’Or”, diğeri “Chateau Eza”. Herikisi de eşsiz manzaraları, tarihi doku içindeki konumları ve leziz yemekleriyle cazip. Bin yıllık taş yapılar, duvarlar, meydan ve sokaklar günümüzün yaşamıyla güçlü bir kontrast oluşturuyor. Bugünün insanları, dükkanları, ürünleri, müzikleri arasında yürürken tarihin güçlü varlığından sırtınız ürperiyor.

Ortaçağlı Eze Şatosu’nun labirenti çağrıştıran daracık sokakları içinde ayrıca bir müze-sergi salonu, iki kilise, büyükçe bir egzotik bahçe, evler ve küçük demir toplarla oynanan “petang” için oyun alanı mevcut. Genç-yaşlı erkekler bir araya gelip toplarını sırayla atıyor, birbirlerini geçiş çizgilerini inceliyor, sigara tüttürüp, sohbet ediyor; açık havada sosyalleşme sağlayan ve keyifli zaman geçirten sukunetli bir oyun hissi veriyor… Burada yaşamış bir başka tanıdık isim ise filozof Nietzsche. Karabasan yıllarından sonra yaşamda varolan iyilik ve güzellik düşüncelerine bu iç açıcı ortamda ulaşmış olsa gerek.

Buralarda insanın içindeki sanatçı tarafın uyanmaması ve gelenlerin gitmek istememesi olanaksız.

Serap Başol

VN:F [1.9.11_1134]
Rating: +2 (from 2 votes)
FacebookTwitterFriendFeedLinkedInHotmailGoogle GmailShare

Yorumlarınızla Katılın

*
Please leave these two fields as-is:
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes
Premium Wordpress Plugin