takip et: Gönderiler | Yorumlar

leader

“Yola çıkarken bir fikrim olsa da apayrı bir sonuçla karşılaştığım çok oluyor…”

0 yorum
“Yola çıkarken bir fikrim olsa da apayrı bir sonuçla karşılaştığım çok oluyor…”

Zekiye KOÇARSLAN- Tasarım

Galatasaray Üniversitesi’nde İletişim Fakültesini bitirdikten sonra Milano’da İstituto Marangoni’ de Moda Tasarımı eğitimi aldım. Tasarımcı olmak istiyordum ortaokuldan beri o yüzden her alanda kendimi eğitmeye çalışıyordum, hangi alanı seçeceğimi zamana bıraktım. Üniversitede sinema televizyon bölümünde okurken sanat yönetmeni olmak istiyordum, sanat yönetmeni de her tasarımdan anlamalıydı bence o yüzden moda tasarımı konusunda kendimi geliştirmek için La Salle’ in sertifika programına katıldım, ardından daha üç boyutlu bir alan olan mücevher tasarımı alanında da çalışmak istedim ve Aylin Karakaş’ ın atölyesine katıldım.

 Milano’ da da heykeltıraş Davide de Paoli ile mücevher çalışması yaptım. Mücevher beni tekstilden daha çok cezp etti. Türkiye’ ye döndükten sonra da bazı tekstil firmalarında deneyimim oldu, o sıralarda Milano’ da bir tasarım butiğinde mücevherlerimi satıyordum. 2007 sonlarında Amsterdam’ da Sieraad fuarına katılıp insanların beğenisini gördükten sonra, tasarımlarımın, kendimi anlatabileceğim bir mekanda sunulması gerektiğini düşündüm çünkü yaptığım şey hiçbir yerle bağdaşmıyordu, başka bir firmaya girip de kendi üslubumdan uzaklaşmak istemedim.

Ve 2008′ den beri Zeckié adlı Çukurcuma’ da şirin bir mekanda müşterilerime ulaştım. Yaptıklarım da oldukça da beğenildi sanırım.

                                                                                                                                                                                                                                 

Tasarımlarımı 2 grup altında oluşturuyorum. Biri değerli- yarı değerli  taşlar ve altın ile yaptığım daha şık diye tanımlayabileceğim grup. Diğeri de daha çok renkli farklı malzemelerle süslediğim gümüş, bronz ve pirinç grubum. Bunu da daha genç ve neşeli koleksiyonlarla geliştiriyorum. Bunların yanında iki gruba da dahil olabilecek yalın, bazen soyut formlar kullandığım koleksiyonlar da yapıyorum. Benim için önemli olan çeşitlilik ve kısıtlanmadan yorumlamak mücevheri, kumaş da kullandığım oluyor, plastik düğmeler de. Ama vazgeçemediğim şey turmalin taşlar.

Genelde kare formları kullanmayı seviyorum. Geometrik birçok formu bir  arada içimden geldiği, dengeli bulduğum bir şekilde birleştiriyorum. Yani yola çıkarken bir fikrim olsa da apayrı bir sonuçla karşılaştığım çok oluyor.

En büyük farkım kare yüzüklerim sanırım. İlk bakışta rahatsızlığından şüpheleniliyor ama kullanınca çok da ergonomik olduğunu farkediyorlar. Ayrıca modellerimin asimetrik ve köşeli olmasından dolayı beklenmedik olduklarını düşünüyorum . Çünkü insanlar  simetrik modellere, klasik montürlere alışıklar. Ben de klasik mücevherlerin vazgeçilmezliğine inandığım halde yeni ve alışılmadık modellerin de artık değerli madenlere uyarlanması gerektiğini düşünüyorum.

Özellikle kare ve asimetrik tek taş, üç taş projem var. Artık genç çiftler evlenirken annelerinin taktığı tek taşı takmak istemiyor, daha alternatif alyans modellerine yöneliyorlar. Ben de yeni  kuşağın bu eksikliğine çözüm getirmek istiyorum. Örneğin ‘Ben altın sevmezdim normalde, sizin modellerinizle takmaya başladım’ sözünü çok duyuyorum.

Galatasaray’ da Zeckié dışında, Göktürk Çarşı’ da Kediko’ da,  Ankara Karum’ da Sency’ de ve yakında Galata’ da Mariquita’ da…Ayrıca arada sırada Markafoni satışları da yapıyoruz.

www.zeckie.com

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0 (from 0 votes)
FacebookTwitterFriendFeedLinkedInHotmailGoogle GmailShare

Yorumlarınızla Katılın

*
Please leave these two fields as-is:
Get Adobe Flash player