takip et: Gönderiler | Yorumlar
arama
Tasarladığım ve ürettiğimle yaşıyorum.
Özlem TUNA-Tasarım
KadınlarArası: Mücevher ve obje tasarım alanlarınız. Bu biraz farklı bir harmanlanma. Çünkü genelde mücevher tasarımcıları obje konusunda da tasarım oluşturmuyorlar. Hangi düşünceden yola çıkarak bu iki konuda tasarlamaya karar verdiniz?
Özlem TUNA: Marmara Üniversitesi, Güzel sanatlar Fak. Seramik Bölümünde lisans eğitimi aynı üniversidede Grafik Bölümü , Özgün Baskıda Lisans üstü eğitimi aldım . Okul sonrasında bir süre yurt dışında yaşadıktan sonra İstanbul’a geri döndüğümde biraz tesadüfi olarak bir mücevher firmasında tasarımcı olarak çalişmaya başladim.1996-2003 yılları arasında farklı mücevher firmalarında tasarım ve tasarım danışmanlığı görevlerinde bulundum. 2003 yılında kendi firmamı kurup, kendi oluşturduğum marka altında mücevher koleksiyonlarımı oluşturmaya başladim. 2007 de Design Zone satış mağzamızı açınca hep aklımda olan işleri yapma fırsatım döğdu. Masa üstü ev aksesuarları tasarlayıp yapmaya başladim. Seramik, porselen ve bakır gibi farklı malzeleri birbirine karıştırmayı seviyorum. Burada açıkladığim gibi, farklı düşüncelerden yola çıkarak obje ve mücevher tasarlamadım, ikisine de bir şekilde elim değdi ve devam ediyorum.
KadınlarArası: Siz farklı bir çizgi de eserler oluşturan tasarımcısınız. Gerek objeler, gerek mücevherler alışılmışın dışında ve insanı hayran bırakacak tasarımlar. Tasarımlarınızın ortaya çıkış öyküleri nasıl? Tasarlarken nasıl bir yolculuktan sonuca ulaşıyorsunuz?
Özlem TUNA: Teşekkürler, işin içinde olunca pek de öyle farklı bir çizgide tasarımlar oluşturduğumun farkında olmuyorum. Hatta her an içinde olunca yaptıklarınızın bir süre sonra farklılıklarını yitiriyorlar benim için ve beğenmiyorum… Neyse bu tasarımcıların kendi problemi; beğenmeyeceğiz ki daha iyisini yapmaya çalişalim. Nasıl başlıyorum tasarım yapmaya ; içinde yaşadığim kültür, çevremdeki olaylar, herşey etkiliyor. İlgimi çeken konu hakkında kitap okuyarak, araştırarak başlıyorum, sonra arkasından çizimler ve koleksiyon oluşturma aşaması. Bu dönem çok keyifli istediğiniz kadar uçup, hayal kurabiliyorsunuz neler yapabileceğiniz konusunda… Sonu yok diyebilirim. Bundan sonraki aşamalar sizi biraz hayata döndürüyor; koleksiyon için bütçe belirleme, malzeme seçimleri, modellerin oluşturulması, kalıplanması, ilk üretimler vs… devam ediyor.
Tasarladığım ve ürettiğimle yaşıyorum…
KadınlarArası:Kadınların vazgeçilmezi mücevherler. Mücevherlerinizi kadınları hayran bırakmak düşüncesiyle mi yoksa sadece iç dünyanızın yansıması olarak mı oluşturuyorsunuz? Hangi malzemeler, hangi renkler, hangi taşlar tercihiniz, neden?
Özlem TUNA: Mücevher tasarlarken kadınları bırakmak aklımdan geçmemişti. Evet şeçtiğim konuya göre bir şekilde iç dünyanızı yansıtıyorsunuz . Ama mücevher ve obje tasarlamak ve yapmak benim işim. Tasarladığım ve ürettiğimle yaşıyorum.
Malzeme şeçimlerim koleksiyonlara göre değişebiliyor, koleksiyonların konusu sizi yönlendirebiliyor, ya da dünyadaki trendleri de göz önünde bulundurmanız gerekebiliyor.
KadınlarArası: Sizin mücevher konusunda ödüllerinizde var yurt dışından. Biraz bu konudanda bahsetmenizi isteyeceğim. Tasarımlarınıza ilginin yurdışında nasıl olduğundan da?
Özlem TUNA: Avrupada ve Orta Doğuda yapılan mücevher- inci yarışmalarında ödüller aldım.
Tasarımlarıma ilgi gayet iyi, bundan sonra daha sistemli pazarlamak gerekiyor. Atina’ da birkaç mücevher mağazaşı benim koleksiyonlarımda alıp sattılar. Objeler de Gülf bölgesinde popüler. Katar ve Kuwait’e ihracat yaptık. Şimdi Dubai fuarına hazırlanıyoruz.
KadınlarArası: Mikro mozaiklerden tasarladığınız mücevherler var ki, denilecek kelime bulamıyorum. Bu farklı düşünce nasıl ortaya çıktı, bilmiyorum dünya da örneği var mı ama ilk kez tanık oldum bu tür bir tasarıma.
Özlem TUNA: Mikro mozaiğinin dünyada tabii ki örnekleri var. Avrupada 18. yüzyılda cam mikro mozaik uygulamaları yapılmış. Çok meşakkatlı bir iş, sabır istiyor. Benim için mozaiklere başlamam, mozaik yapan bir arkadaşimin işlerini gördügümde ve izlediğimde başladı. Seramik mikro mozaik yapıyorum; tabiki seramik malzemesini iyi bildiğimden bir çok denemeler sonunda kendime farklı teknikler buldüm. Bir şey üretmeye başlamadan önce yaklaşik 1 yıl bu denemeler ile geçti. Harika bir süreçti… Ben gerçekten bir ürünün, tasarımdan üretime olan yolculuğunu yaşamayı seviyorum.
İlk Çıkış Noktam Keyif…
KadınlarArası: Objelerinizi “keyif objeleri” olarak tanımlıyorsunuz. Gerçekten bu mükemmel tasarımlarla sanırım pek çok kişi keyif yapmak ister:) Özellikle kahve fincanlarınız. Sanırım onlarda içilen kahvenin 40 yılın üzerinde hatırı olur:) Bu tasarımlarda neleri ön plana çıkarıyorsunuz?
Özlem TUNA: Objelerde çıkış noktam ; ” tasarım hediyelik” ler oluşturmaktı. Sultanahmet- Nuruosmaniye gibi bir bölgede sürekli turistler içinde çalışınca, baktım ki yurt dışından ziyaretçiler bizim kendi kültürümüze ait modern hediyelikler bulamıyor. Aynı şekilde yurt dışına hediye götürmek isteyen Türklerde şeçim yapmakta zorlanıyorlar. Objelerde çıkış noktam kendi kültürümüze ait hediyeliklerdi ve kahve setlerinin de buna çok uygun olduğunu düşündüğüm için ilk çıkış noktamdı ”Keyif ” koleksiyonu böyle oluştu.
KadınlarArası:Design Zone tasarımlarınızı görücüye çıkardığınız showroom’ unuz. İlgi nasıl ve bundan sonrası için neler yapmayı hedefliyorsunuz?
Özlem TUNA: İlgi gayet iyi, Nuruosmaniye küçük bir sokaktayız. Genelde yurtiçinde ve dışından bilerek geliyorlar. Yurt dışında yayınlanan başarılı “travel guide” lara girdik, çok faydası oldu.
Ama zamanı geldi artık Kapalıçarşı’ ya geçmenin… Trafiğin daha fazla olduğu Kapalıçarşı içinde iyi bir sokağa geçmeyi planlıyoruz.
KadınlarArası: Kimler daha çok ilgi gösteriyor çalışmalarınıza, mutlaka belirli bir profil vadır. Ve siz mücevherlerinizi kimlerin üzerinde görmekten hoşlanıyorsunuz bir sanatçı olarak?
Özlem TUNA: Hiç öyle düşünmedim, kim hoşlanıp üzerinde taşımak istiyorsa takabilir. İnsanın kendisini rahat hissetmesi ve onu ifade eden objeleri bulması gerekiyor giymesi için… Sanatçılardan herhalde Sezen Aksu kullansa hoşuma gider.
KadınlarArası: Konuya bir de girişimci kadın tarafınızdan yaklaşmak istiyorum. Girişimci olmak zor mu? Mutlaka her işin zorluğu var ama girişimcilik sanırım özellikle biizm ülkemizde biraz daha fazla çaba ve mücadele gerektiriyor. Siz bu konuda karşılaştığınız sorunların, zorlukların üstesinden nasıl geliyorsunuz? KadınlarArası üyelerine vermek istediğiniz mesaj nedir bu konuda?
Özlem TUNA: ”Girişimcilik” dediğiniz gibi ”Kadın ” olarak bizim ülkemizde zor. Hele de sermayeniz yoksa, çok çalışmamız gerekiyor.
Hedeflerinizi çok iyi belirleyip, planlı ve sistemli olarak çalışmanız ve iyi bir ekip oluşturmanız şart.
Benim kendimde uygulamaya çalıştığım; çok çalışmak, pes etmemek, denemekten korkmamak, işbirliği yapmaya açık olmak.
Yorumlarınızla Katılın
Plugin by wpburn.com wordpress themes





Çok yaratıcı ve güzel çözümler buldum blogunuzda. Genelde dekorasyonla çok ilgileniyorum. Sizin blogunuz kadar kullanışlı olan bi başka blogda bloghafeleevim.com. Ilgilenenlerin kesinlikle bakmasını tavsiye ederim.
harika tasarımlar…elerinize emeklerinize saglık….bayıldım bunlara ben;)