takip et: Gönderiler | Yorumlar
arama
Mücevherde hayat bulan figürler…
Selda OKUTAN – Takı Tasarım
2005 Yılında Mersin Üniversitesi Takı Teknolojisi ve Tasarımı Yüksekokulu Tasarım Bölümü’nden mezun oldum. Çeşitli firmalara tasarım desteği verdim. Öncesinde belirli bir alt yapıya sahip olmama rağmen, her zaman arzuladığım özel tasarım ürünleri hayalim ise 2008 yılında gerçekleşti. 2009 Uluslararası İstanbul Mücevher Fuarı’na katıldıktan sonra hedeflerimizi olması gerektiği zamandan önce yükseltmemiz gerektiğini fark ettik, şimdi ise Selda Okutan ismini bir marka yapmak yolunda ilerliyoruz.
Tasarımlarımda kendi tarzım olan 3 boyutlu figüratif formları (genellikle insan figürleri) kullanıyorum. Bunu yaparken de insan doğası ve hallerinden ilham alıyorum. İnsan, kendi başına sadece bedenken, bir et olarak (ruhtan yoksun, ölüyken) bile bir şeyler anlatılabiliyorken işin içine ruh, aşk, ölüm, yaşam, keder, din vb. kavramlar girdiğinde ortaya çıkan ya da çıkabilecek hikayelerin cazibesi beni sürekli yeni tasarımlar yapmaya ve üretmeye itiyor. Bu yüzden de kendimi, henüz bir koleksiyonumu sonlandırmadan başka seriye dalmış buluyorum. Önümde uzun ve zorlu bir yol beni bekliyor, daha şimdiden üzerinde çalıştığım üç farklı koleksiyon var. İlki “Arada Kalanlar” ismiyle biliniyor ve web sayfamda da sergilediğim ” Secde” isimli yüzüğüm bu seriye ait bir parçadır. Secde seriyle bütünlük sağlaması dışında ayrı bir hikayeye sahiptir ve kısaca şöyledir;
“Herkes bir gün ölüm gerçekliği ile yüzleşecek. O gün geldiğinde seninle tanrı arasında hiçbir şey olmayacak. Günahlarınla yüzleştiğin zaman önünde diz çökerek af dileyeceksin. Altındaki karanlığa karşılık seni aydınlatacak tek şey ise iyiliklerinin ışığı olacak.”
Bu yüzük üzerindeki tek taş hayatımızdaki iyilikleri, 414 safir taş karanlığı, ve oval altın hare bizi çevreleyen, koruyan ve kötülüklerden sakınan iyiliklerin ışığını simgeliyor.
İkinci serim “Harem” ve üçüncüsü ise hikayesi belli olmasına rağmen henüz ismini netleştiremediğim ve bu 3 seri arasında “gözdem” olarak nitelendirdiğim koleksiyonum.
Mücevherlerimi üretirken, malzeme konusunda geniş bir yelpazeye sahip olduğumu söyleyebilirim. Altın, gümüş, değerli ve özel kesim yarı değerli taşlar dışında koleksiyonlarımın bazı parçalarında seramik ve porselen kullanmayı seviyorum.
Şu sıralar hayata geçirmeyi planladığım koleksiyonlarımdan birisi olan “Harem” serisi üzerinde yoğun bir çalışma içerisindeyim. Eğer bir sorun çıkmazsa 2010 yılı baharında “Harem” ismiyle bir sergi düzenleyeceğim. Bununla ilgili yurtiçi ve yurtdışı mekan araştırmalarına başladık. Yine aynı dönemde evimdeki atölyemi yeni bir mekana taşıyıp açılışını yapmayı, sonrasında mücevher tasarımı ve üretimi hakkındaki bilgilerimi dersler vererek öğrenmeye hevesli kişilere öğretmeyi planlıyorum.




