takip et: Gönderiler | Yorumlar
arama
“hakkında en yalın ve net bilgiye sahip olduğum kendi yaşantımdan yola çıkıyorum”
Gül ILGAZ- Girişimci, Sanatçı
www.KadınlarArası.com: Sanat eserlerinizi farklı bir teknikle oluşturuyorsunuz. Öncelikle bu konuyu anlatmanızı rica edeceğim. Sizi yönlendiren neydi bu teknikle eserlerinizi oluşturmaya? Çalışmalarınızı nasıl tanımlıyorsunuz?
Gül ILGAZ: Mimar Sinan Üniversitesi ‘nin Resim Bölümünden mezun oldum. Ancak benim mezun olduğum yıllarda yaygın olmasa da sanatta resmin dışındaki arayışlar söz konusuydu. Günümüzde Sanatsal ifadenin araçları olarak fotoğraf, video, hazır nesneler sıkça kullanılıyor.
Ben de çalışmalarımda genelde fotoğraf kullanıyorum. Bu fotoğraflar bazen kendi albümlerimden çıkarttığım eski fotoğraflar olabildiği gibi, benim kurgulayarak çektiklerimden de oluşuyor. Çoğunlukla da fotoğraflara bilgisayarda müdahale ederek istediğim etkiyi yakalamanın yollarını arıyorum. Başka bir değişle kavramsallaştırdığım bir düşünceyi göstergelere dönüştürerek iletmeye çalışıyorum. Bu düşünce hangi malzemeye uygunsa onunla gerçekleştiriyorum. Bazı düşünceler hareketli görüntü gerektiriyor. O zaman videoyu tercih ediyorum. Ya da bir mekan oluşturarak, bir atmosfer yaratarak izleyiciyi çalışmanın içine alıyorum.
www.KadınlarArası.com: Nasıl ortaya çıkıyor eserleriniz? Öncesinde neler yaşıyorsunuz, konu, kurgu…? Hazırlık aşamasında neler yaşıyorsunuz? Eserlerin ortaya çıkışı her sanatçıya göre farklıdır çünkü.
Gül ILGAZ: Sanırım öncelikle yaşadığım ana yoğunlaşıyorum. O zaman dilimi içinde ne hissediyorum, neler yaşanıyor onu gözden geçiriyorum. Bu genellikle bir duygu durumu olarak tamda ne olduğunu tanımlayamadığım olarak beliriyor. Böylesi bir durumun nasıl görsel hale gelebileceğini düşünüyorum. Yoğunlaştığım dönemlerde bazen görüntü zihnimde beliriyor. Daha sonra ise o görüntü ile diyaloga geçerek onu zihnimde pişiriyorum. Denemelere başlıyorum. Deneme aşamasında çektiğim fotoğraflar veya yaptığım taslaklar beni başka yönlere götürüyor bazen. Olanlarla olmayanlar arasında ayıklama sürecine giriyorum. Daha sonra bilgisayarda çalışarak olgunlaşıyor çalışma.
www.KadınlarArası.com: Bazı çalışmalarınızdaki ironik( mizahi) yaklaşım sanatseverlerin eserlerinize bakış açısını nasıl etkiliyor? Çok başarılı ve aynı zamanda yaşamın içinden samimi çalışmalarınız var bu konuda da. Ve bu tip yaklaşımlar sanatçı ile sanatsever arasında daha samimi bir ilişki oluşmasına neden olur. Siz nasıl bir karşılık görüyorsunuz çalışmalarınıza hedef kitleniz tarafından?

Gül ILGAZ: Sizin de sözünü ettiğiniz samimiyet benim için üstünde durduğum önemli kavramlardan. Bu samimiyeti hakikati vermeye çalışmak olarak da adlandırabiliriz. İşte bu sebeple hakkında en yalın ve net bilgiye sahip olduğum kendi yaşantımdan yola çıkıyorum. Sizin de yakalamış olduğunuz gibi izleyici tarafından da bu samimi düzlemde buluşmak beni mutlu ediyor. Yani benim gerçeğim ile izleyicinin gerçeğinin çakıştığı nokta…
www.KadınlarArası.com: Gölyazı projesinden bahsedebilir misiniz? Bu hem çok başarılı hem de uluslar arası platformlarda paylaştığınızda da ilgiyle karşılanan bir çalışma. Nasıl doğdu fikir, onca sanatçı nasıl bir araya geldi, neler yaşandı, öyküsü nedir bu mükemmel projenin?
Gül ILGAZ: Gölyazı Bursa-İzmir yolu üzerinde Ulubat (Apolyont) gölü kıyısında bir belde. Bu belde bir ada üzerine kurulu ve karaya bir köprü ile bağlı. Gölyazı yı yıllar önce bir seyahat sırasında keşfetmiştim. Sanatın bireyselliğini sorguladığım bir anda toplumsal bir proje yapmak isteği uyandı içimde. Ben neticede bir ressamdım ve boya yapmakla sanata başladım. Dolayısı ile Gölyazı’ nın evlerini belli bir renk armonisinde boyayarak orada yaşayanlara bir katkıda bulunabilirdim.2 yıllık bir hazırlık süresinden sonra Filli Boya ile anlaşarak boya temin ettim. Ayrıca TOG Toplum Gönüllüleri de gönüllü gençlerle destek verdi bu çalışmaya. Beldede bulunan 250 ev 2004 yılında 1 ay gibi bir sürede boyandı. 2005 yılında ise orada yaşadığım kendi evimde 10–15 sanatçıyı ( uluslar arası ve Türkiye den) davet etmemle projenin 2. kısmı oluştu. Sanatçılar 15 gün süresince çalışarak beldenin sokaklarına duvarlarına ve o yöreye göre işler üretip yerleştirdiler. Sançtılar ve yörede yaşayanlar iletişim haline olup türlü deneyimler yaşandı.
www.KadınlarArası.com: Siz çalışmalarınızla uluslar arası sergilerde de yer alıyorsunuz bir Türk sanatçı olarak. Bu çalışmalardan da bahseder misiniz? Hem kendinizi hem de ülkemizi temsil ediyorsunuz bir anlamda. Hiç destek alıyor musunuz bu çalışmalarınız için resmi kuruluşlarımızdan? Bu platformlarda gördüğünüz ilgi nasıl(Berlin deki başarılı çalışmadan özellikle bahsetmenizi istiyorum)?
Gül ILGAZ: Büyük hedefler koyduğumda bunalar ulaşmanın zor olduğunu kendi yaşantımda sıkça gördüm. Bu sebeple daha kısa vadeli hedefler koyup onlara ulaşmak için çalışmak benim yöntemim oldu. Çoğu zaman da çalışmak, gerisini akışa bırakmak. İlk zamanlar grup sergilerinde yer aldım, daha sonraları gelen sergi tekliflerini değerlendirerek çalışmalarımı sürdürdüm. Zamanla yurtdışı sergiler için de davetler almaya başladım. 2003 yılında 50. Venedik Bienaline katıldığımda yurtdışında pek az sergiye katılmıştım. Daha sonra bu davetler çoğaldı.
En son Berlin’de küratörlüğünü Çetin Güzelhan ın yaptığı “İstanbul Next Wave” sergisinde Akademie der Künste’ te Beral Madra nın gerçekleştirdiği kadın sanatçılardan oluşan sergide yer aldım. Sergiye Berlin de bulunan Bergama Sunağında yer alan Athena kabartmasının kırık parçalarını kendi fotografımla tamamladığım bir çalışmamla katıldım. Bu sergi bu zamana kadar Almanya’da yapılmış en geniş çaplı sergiydi diyebilirim. Avrupa da hayli yankı buldu. Böyle bir olayın içinde yer almaktan dolayı hayli memnunum.
Bundan sonra yurtdışında sanatçı programlarına katılarak çalışmalarımı sürdürmek istiyorum.
Plugin by wpburn.com wordpress themes


