takip et: Gönderiler | Yorumlar
arama
“tüm enerjimle cama hayat vermeye devam ediyorum”
Ebru SUSAMCIOĞLU
Cam ve Seramik Sanatçısı
1978 yılında İzmir’de doğdum. 2002 yılında İzmir 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü’nden mezun oldum. Eğitimim sırasında, 2001 yılında Bulgaristan Troyan Sanat Okulu, Uluslararası Seramik Sempozyumuna genç sanatçı olarak katıldım. Ayrıca, “Eczacıbaşı Vitra Seramik Sanat Atölyesi, Kişisel İzler 5”, “Dolmabahçe Sarayı’nda, Camda Sanatsal Yansımalar” ve son olarak Finlandiya Riihimaki şehrinin Fin Cam Müzesi’nde Paşabahçe ile birlikte on bir çağdaş Türk cam sanatçısının yer aldığı “Akdeniz Esintileri” sergisinin de aralarında olduğu pek çok karma seramik, heykel ve cam sergisine katıldım.
Cama olan tutkum üniversite yıllarında cam eğitmenim Prof. Dr. Lale Andiç sayesinde başladı ve 2002 yılında, Türkiye’nin ilk uluslar arası cam sanat merkezi olan Cam Ocağı Vakfı’nda Atölyeler Sorumlusu ve “Kalıpla Cam Şekillendirme ve Füzyon” eğitmeni olarak çalışmaya başlamamla devam etti. Cam Ocağı Vakfı’nda çok farklı cam teknikleri öğrendim ve uyguladım; artık bu öğrendiklerimi bir kişisel sergi açarak hayata geçirmeliydim. 2007 yılının sonlarında sergime hazırlanmaya başladım ve tam iki buçuk yıl sonra 17 Mart 2010 tarihinde, 10 Nisan 2010 tarihine kadar devam edecek olan “Evim İstanbul” konulu ilk kişisel sergimi Ormo Sanat Galerisi’nde açtım.
Sergimin konusu üniversite yıllarında İstanbul’u görmeden önce İstanbul’a aşık olmamla başladı. Gördüğüm ve dokunduğum mekânları kalıpla cam şekillendirme ve füzyon tekniklerini kullanıp duygularımla yorumlayıp, bir renk harmonisine dönüştürmeye çalıştım. Galata’dan, Kız Kulesine, Yerebatan’dan, Haydarpaşa Garı’na ve İstanbul’un çatlak simidine kadar farklı, farklı eserlerimde kendi perspektifimden yansıttığım İstanbul, “Evim İstanbul” sergisine dönüştü. İstanbul’a duyduğum aşk, İstanbul’da aşık olup evlenmemle perçinlendi. Moda’daki atölyemde tüm enerjimle cama hayat vermeye devam ediyorum. Herkesi www.ebrus.net adlı web sitemi ziyaret etmeleri için davet ediyorum.
Türkiye’de cam sanatının canlanmasında büyük payı olan Cam Ocağı Vakfı’nın Kurucusu Yılmaz Yalçınkaya, sergimle ilgili olarak şunları söyledi; “Bir sergiyi hazırlarken, konseptinden objelerin tasarımına kadar A’dan Z’ye her detayıyla uğraşmak kolay değildir. Ebru bunu o kadar titizlikle başarmış ki, bize de onun bu çabasını alkışlamak kalıyor.” Dünyaca tanınmış Avustralya’lı cam sanatçısı Gerry King ise “Ebru’nun eserlerinin çoğu “mekan”dan bahseder. Bunlar Türkiye’yi anlatan eserlerdir. Sanatçının yaşam deneyimini, Türkiye’nin alâmetifarikalarını sessizce kutlayan eserlerdir.” diyor.
Kalıpla Cam Şekillendirme Tekniği
Kalıpla cam şekillendirme tekniği heykel ve seramikle önemli benzerlikleri olan bir tekniktir ve elde şekillendirme yöntemiyle yapılır.
Uygulamada cam heykelin kilden modeli hazırlanır, modelin alçı kalıbı alınır, daha sonra cam parçaları kalıba yerleştirilir ve yüksek ısıda yaklaşık 840⁰C’de fırınlanarak camın kalıp içerisine eriyerek modelin şeklini alması sağlanır. Fırınlama süresi bir iki hafta gibi bir sürede camın kalınlığına göre değişir. Cam soğuduktan sonra kalıp kırılarak cam heykel temizlenir ve dış yüzlerine parlatma işlemi yapılarak cama son şekli verilir.
Füzyon Tekniği
Mekânlara renk ve ışık veren camla resim yapma sanatı olan füzyon tekniğinde düz ve renkli camlar kesilerek şekillendirilir. Hazırlanan camlar taban camına bir desen oluşturacak şekilde yerleştirilir. Camların bir objeye dönüşebilmesi için 800⁰C’de fırınlanarak ısıyla birbirine kaynaşması sağlanır.
Plugin by wpburn.com wordpress themes



