takip et: Gönderiler | Yorumlar
arama
“Bir kadının başarılı olabilmesi için her türlü becerisi olduğuna inanıyorum”
Mirey KARASO
La Bonbonniere’ Event Design &Management
1978 İtalyan Lisesi mezunuyum.Floransa’ da Güzel Sanatlar Akademisi’ ne kabulum geldiği halde ,eşim ile tanıştıktan sonra evliliği seçtim.İki çocuk annesiyim.La Bonbonniere onlarla birlikte büyüdü.
1979 yılı…düğünümüzde hazırladığımız özel nikah şekerlerimiz…
tığ işi dantel ,degrade yeşil tül içinde badem şekerleri…kesenin içinden fışkıran beyaz müge çicekleri…ilk adım.
1983 yılında bunu keyifli bir iş olarak yapma girişimi…ailenin kadınları: annem , kızkardeşim ve ben, ilk tasarım, ilk müşteri ,yoğun bir çalışma temposunun başlangıcı, sürekli taleplerin gelmesi, yeni tasarımlar, yurtdışı fuar ziyaretleri…
her şey evlerimizde tamamen bizim tarafımızdan üretiliyor…gerektiğinde büyükanneler bile destek veriyor.Sekiz yıllık bir süreçten sonra annem ve kızkardeşimin iş birlikteliğimizin yolları ayrılıyor.
Bir nikah şekeri ile baslayan hikayemiz “La Bonbonniere’i bugünlere taşıyor.
Sadece sevgi ve heyecan duyularak yapılan bu girişim , Türkiye’ de yepyeni bir sektörün öncüsü oluyor. Emek ,arzu,çalışkanlık, sebat, istikrar “La Bonbonniere’ Event Design &Management “olarak günümüzde özel kutlamalara, kurumsal etkinliklere halen heyecan ve coşku ile hizmet veriyor. A’ dan Z’ ye bir etkinliği tüm detayları ile üstleniyor ve sonuçlandırıyoruz.
Tüm beş yıldızlı oteller artık evimiz gibi…1000 -2000 kişilik davetlerde araştırma, planlama, tasarım, koordinasyon ve uygulamadan sorumlu olarak hizmet veriyoruz. Yurt içi ve yurt dışı talepleri karşılıyoruz. İş büyüyor, rekabet artıyor, sektor gelişiyor. Esimle birlikte çalışmaya baslıyoruz. Ekibimiz büyüyor gelişiyor.La Bonbonniere bizi , biz ise La Bonbonniere’I büyütüyoruz.
Sektor meslektaşlarımı, rakiplerimizi bir araya getirme girişimim, bugünkü “YEPUD ,Yaratıcı Etkinlikler Planlama ve Uygulama Derneği’ nin oluşumunda ilk adım. 30 üyesi olan bir dernek olarak sektörun yapılanmasını, standartlarını korumasını destekliyor.
“Kazan , kazan”olgusunu hep birlikte oğreniyor gelişiyoruz. Bu adımı 12 sene önce atmamın nedeni ‘birliktelikten güç doğacağına”olan inancım. Bu meslekte herşey önce HAYAL sonra GERÇEK oluyor. Bir başka hayalim de yıllardır hizmet vermekte olduğum meslek hayatımda , Türkiye’ de ilk kez bir eğitim başlatmaktı.
Bu konuda Amerika ve Kanada’ da araştırmalar yapıp bizzat Üniversiteleri ziyaret ederek, Hospitality and Management bölümleri ile görüşerek alt yapı oluşturdum .
Derneğimizin bir girişimi olarak meslektaşlarımla birlikte “Boğazii Üniversitesi Büyem’ de “ ETKİNLİK YÖNETİMİ SERTİFİKA PROGRAMI’ NIN başlamasına öncülük ettik. Böylellike hem ben , hem bazı meslektaşlarım birikimlerimizi genç nesillere
aktarıyoruz ve onların bu sektöre profesyonel olarak başlamalarını destekliyoruz.
Tabiki bu bir doyum bir heyecan…tazelik katıyor. Boşalttığımız birikimler yeni bilgilere projelere alan açıyor. Bir sonraki hedefim ise ‘Ises” International Special Events Assosciation’ un Türkiye Chapter’ini kurmak.
Tabiki bu ülkemizin dünya etkinlik merkezi olmasna katkıda bulunacak bir proje. Artık ülkemiz bu konuda çok tercih edilen bir konuma geldi…İngiliz , Yunan, Amerikan , Ortadoğu ülkelerinden bir çok çift düğün davetlerini İstanbul’ da yapıyorlar. İşte …halen yapılacak çok şey var diye düşünen , hep bir sonra ki adımın ne olabileceğini hayal eden, bazen yorgun bazen dinamik, bazen durağan süreçleri yaayarak süregelen bir yaşam.
Aile , iş, sosyallik, yaratıcılık,es, evlat şapkalarını sürekli taşıyarak becerebilmek için kişisel gelişime ayrılan zamanlar. Seminerler…Leyla Navaro’ nun degerli kişisel gelişim çalışmaları ile başlayan süreç, özel yönetim danışmanlarından alınan destek, meditasyon, kitaplar, aile , dostlar , çalışma ekibimiz ile kurulan kocaman bir çember….
Yaratıcılığı geliştirici etkinlikler, tasarım programları, yurtdışı fuar ziyaretleri, iletişim, hep büyüme ve gelişme arzusu ile dönen yaşam çarkı…Heyecan ve aşkı sürdürebilmek için beslemek ve beslenebilmek. Beni iş yaşamımda besleyen en önemli şeylerden biri de müşterilerimin ihtiyaçlarını, onları hissederek gerçekleştirebilmenin verdiği mutluluk, doyum. Kutlamaların coşkusunu paylaşabilmek ve o coşku ile yorgunluğu unutmak bu sektörde azimle devamlılığın sırrı…
Bir etkinliğin organize edilmesi çok dinamik süreçlerden geçer. Öncelikle müştermizi dinler, hissederiz. Bazen onlar için hayal kurarız, bazen, bazen onların hayallerini gerçekleştiririz. Bütünlük detaylarda gizlidir…insan faktörünün yoğun olduğu bir alan…çok büyük bir sorumluluk taşıyoruz. 5 duyuyu hissettirip uygulayarak , duygulara dönüştürüyoruz. Görsellik, ses, doku , koku ve lezzet…hepsi bir bütün. Her seferinde farklı bir mekan, farklı kişiler , topluluklar. Bazen de hep aynı mekanları farklı tasarımlarla, bir tiyatro sahnesi gibi yenilemek…sürpriz ve heyecan yaratabilmek. Davet sahiplerini, misafirleri mutlu edebilmek… Tabiki bütün bunlari gerçekleştirebilmek için, olumlu bir enerjide olabilmek…değilseniz bile dönüştürebilmek.
Ekibinizi, koordinasyon halinde olduğunuz bazen 100 kişiyi olumlu ve yapıcı bir şekilde yönetebilmek…İlk başta kendinizi iyi yönetmek. Şansım, sevdiğim bir işi yapıyor olmam…Tanrı’ nın bir lütfu olarak değerlendiriyorum bunu. Tasarım , planlama, koordinasyon , araştırma, psikoloji, ekonomi hepsi içiçe olan bir meslek.
Para odaklı değil, başarı odaklı çalışarak geliştik…tabi kazanç geliyor ardından…
Sevilen bir alanda çalışmak kişinin ömrünü uzatır ,sevilmeden yapılan iş ise kişiden çok şey götürür diye düşünüyorum. Biraz sanatsal bir bakış açım var bu da zaman zaman profesyonel yaşamda zorlanmama neden olabiliyor. Bunca yıl sonra yaşamı bir oyun alanı olarak görmeye başladım…bizler de oyuncularız. Oyunu nasıl istersek oynarız…seçimler bizim. Önemli olan hedeflerimizin niyetlerimizin ne olduğu…öylesine muhteşem bir düzen var ki ,yaşam bulunduğunuz oyun alanında herşeyi öğretiyor. Önemli olan yumuşak öğrenmeyi seçmek. Ben zorlukların üstesinden gelmeyi şu soruyu kendime sorarak öğrenmeyi deneyimliyorum:
”Ben bundan ne öğreniyorum?”
Cevaplarımı kendim bulamadığım zaman soruyorum…bir yanlış bir doğruyu…bir doğru bir yanlışı götürebiliyor… deneme ve yanılmaya izin vermek, zamanı dogru kullanmak, azim, kararlılık, arzu, odaklanma…ve en önemlisi harekete geçmek girişimci olmanın temeli. “Evren hareketi alkışlar, düşünceyi değil” sık sık tekrarladığım bir söz. Bir kadının başarılı olabilmesi için zaten her türlü becerisi olduğuna inanıyorum…en önemlisi şapkaları hızlı değistirebilmeyi öğrenebilmek…hem eş , hem anne , hem iş kadını olmak yetmiyor…bu rolleri mutlu bir şekilde oynayabilmek önemli olan.. Ancak becerebildiğimi düşünüyorum 50 yaşımda , 30 yıllık bir meslek yaşamımda…
“Basarı bir hedef değil, yüksek amaçlar yönünde sürdürülen bir yaşam yolculuğu” olduğunda eğlence de katıyor yaşamıma.
Sevgiyle , keyifle yaşanan tüm kutlama “an”larında yaşam sanatını paylaşabilmek dileği ile…
Plugin by wpburn.com wordpress themes



