takip et: Gönderiler | Yorumlar

leader

“Mutlu olmak için üretmek lazım”

0 yorum
“Mutlu olmak için üretmek lazım”

www.KadınlarArası.com: Kısaca kendinizden bahsetmenizi rica edeceğim.

İnci AKSOY: 13 yıl Türkiye’nin ilk copyright dergileri yayıncılığı  ve 1991 yılında kurulan Eğitim Kültür Araştırma Vakfı (EKAV) Yönetim Kurulu Başkanlığı, 2000 yılında hayata geçirdiğimiz Vakfımızın (EKAV)’a ait Zincirlikuyu’daki Sanat Merkezi Yöneticiliği ile son olarak Vakfımızı desteklemek amacıyla kurduğumuz, içinde Türkiye’nin İlk Online Sanat Televizyonu’nun kurucusuyum ve yöneticisi olarak görevimi sürdürmekteyim.

www.KadınlarArası.com: Bir vakıf kurma fikri nasıl oluştu? Sanat konusunda olmasına nasıl karar verildi? Fikrin oluşmasından vakfın kuruluşuna kadar ki öyküsünü kısaca rica ediyorum.

İnci AKSOY: EKAV/Eğitim Kültür ve Araştırma Vakfı, eğitim kültür ve sanata destek vermek amacıyla, 23 Kasım 1991 yılında kurulmuştur. Vakfımız, kuruluş amaçlarımızın ilk sırasında yer alan ‘’Çağdaş Sanat Müzesi’’ projesini hayata geçirmek için (şu andaki Sütlüce Kongre Merkezi o zaman sütlüce mezbahasıydı) 28 yıllığına kiralamak üzere ünlü Fransız mimar Michel Macary ile anlaşmış ve binanın projesini yaptırtmıştı, daha sonra gerekli izinler alınamayınca Zincirlikuyu’da 1.000m2 ‘’minyatür müze’’ gibi olan EKAV Sanat Merkezi’ni hayata geçirdik. 10 yıla yakın süre burada Türk sanatının önemli sanatçılarıyla sergiler, seminerler, dinletiler, atölye çalışmaları, imza günleri yaparak EKAV’ı sanatın buluşma noktası haline getirdik. Bina satılınca maalesef oradan ayrılmak zorunda kaldık. 2008 Ekim den itibaren Süzer Grubunun Vakfımız’a desteğiyle Ritz Carlton Oteli’nin yanındaki Süzer Plaza’da yer alan Ekavart Gallery’de sanatsal faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz.

“Artık Türkiye sanat alanında dünyada önemli yeri olan dinamik bir ülke”

www.KadınlarArası.com: Sanat Türkiye’ de hep arka planda kaldı. Sanatla iç içe, onu özümsemiş ve yaşamının bir köşesinde mutlaka  konumlandırmış toplumların çok daha farklı olduğunu  görüyoruz. Aslında tarihimize de baktığımızda resim, müzik, geleneksel sanatlar …tüm sanat dallarında ciddi bir üretim ve içiçelik var. Adeta bir yaşam felsefesi gibi algılanmış. Bu konuda değişim yaşadığımız muhakkak. Bu değişimi nasıl yorumluyorsunuz ve vakıfla bu konuda neler yapmayı hedeflediniz ve hedefliyorsunuz?

İnci AKSOY: Son on yıla bakarsak, hızla değişen ve gelişen bir Türkiye görüyorum. Şu anda dünyanın gözü Türkiye’de. Artık Türkiye sanat alanında dünyada önemli yeri olan dinamik bir ülke. Geçtiğimiz yaz Newyork’ da çağdaş sanat eğitimi almak için gittiğim ‘’Sotheby’s  Institute of Art’’ da sanat uzmanlarıyla gezdiğimiz dünyaca ünlü müzelerde Türk sanatçılarının eserlerine rastlamak, Metropolitan Müzesi’nin shop’ unda çalınan şarkının Nil Karaibrahimgil’ in çalışması olması, yine müze shopunda  satılan kitapta gelmiş geçmiş dünyanın en iyi 50 fotoğraf sanatçısı arasında Ara Güler’in yer alması, dünyaca ünlü Müzayede evlerinde (Sotheby’s, Christie’s) Taner Ceylan, Şükran Moral, Kutlu Ataman, Haluk Akakçe, Kezban Arca Batıbeki gibi daha birçok Türk sanatçısının eserlerinin satılması hem Türk sanatı adına onur verici hem de Türkiye’ yi dünyada bir referans noktası haline getirmesi bakımından çok önemli bulmaktayım. Globalleşen dünyada  ülkemizin, sanatçılarıyla daha da önemli bir konumda olduğunu görüyorum. Zira gelişmiş ülkelerin her biri sanata verdiği önem nedeniyle kendi uygarlıklarını yaratmıştır. Sanatçılar bir toplumu ileriye taşıyan yaratıcı öncü kişilerdir. Ülkeler sanatları ve sanatçılarıyla var olabiliyor.

Sakıp Sabancı kitabında ‘’Ben yurtdışına iş adamı kimliğimle gittiğim zaman farklıydım, ne zamanki hat koleksiyonumu kolumun altına alıp Metropolitan’da sergiledim, o zaman ayağımın altına kırmızı halılar serildi’’ diye yazmıştı.

Fransa Eski Cumhurbaşkanı François Mitterand da Kültüre yatırılan her kuruş ekonomiye yapılmış bir yatırımdır. Böylelikle yalnızca sağlam bir değere sahip olmakla kalmazsınız ‘’mutluluk veren bir ‘’artı’’ kazanmış olursunuz‘’ demişti.

Sizin de söylediğiniz gibi zaten Türkiye tarihi çok zengin bir ülke. Sahip olduğumuz kültür zenginliğini iyi değerlendirebilirsek dinamik yapımız, genç nüfusumuz ve dünyada yer alan önemli sanatçılarımızla yurtdışında her geçen gün daha da önem kazanırız.

Vakıf olarak çok sayıda proje üretiyoruz. Son projemiz AVM’ lere “Uydu Sanat Merkezi”  projesi. Bu proje ile Sanatı hayatın günlük aktivitesi haline getirmek istiyoruz.

Yasalaşmasını beklediğimiz Projeye göre hazırlanacak müfredat ile sadece plastik sanatlar değil sanatın bütün disiplinlerini biraraya getirerek (dans, performans, dinletiler, video art, digital art, sanatla kişisel gelişim seminerleri) gibi genç toplumun ilgisinin çekilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca AVM lerde birer sanat galerisi açılması bu alandaki nitelikli çalışan ihtiyacını da beraberinde getirecektir. Özellikle  Projenin 2. ayağında üniversitelerin güzel sanatlar bölümleriyle işbirliği yapılarak buralardan yaratıcı kabiliyetli gençlerin bulunması böylece onlara yeni iş imkanları sağlanması düşünülmüştür. Büyük rağbet gören AVM lerde özellikle gençleri en etkin şekilde kültür ve sanata yönlendirebilme düşüncesi alışılagelmiş endüstriyel aktivitelerin daha kültürel bir zemine taşınmasıdır .

Dünyada artık ekonomik stratejiler sanatsal etkinlikler üzerine geliştiriliyor ve firmaların ilgisi bu alana çekiliyor, böylece kültür turizmininin gelişmesiyle yöre etrafındaki hizmet  sektörü  de hareket kazanıyor. Bunun en canlı örneği Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in şehircilik çalışmalarını kültür ve sanatla birleştirerek, küçük bir Avrupa şehri yaratmasıdır. Sanatın girdiği  her yer  gelişir ve zenginleşir.

sanat geliştirir, sanat iyileştirir, sanat birleştirir

www.KadınlarArası.com: Vakfınızın faaliyetlerinden bahsetmenizi rica edeceğim. Sergiler, atölye çalışmaları, burslar…Bir çok konuda çalışmalarınız var vakfın çatısı altında. Özellikle burslar sanırım vakfın en önemli konusu. Bu konu da biraz detaylı bilgi rica edeceğim. Kimler burslarınızdan faydalanabiliyor? (vakfın bursu ile başarılar yaşamış yetenekler varsa paylaşabilir misiniz?)inci aksoy, ekavart, sanat

İnci AKSOY: Bizim vakfımızın sloganı “sanat geliştirir, sanat iyileştirir, sanat birleştirir”. Bu üç olguya çok ihtiyacımız var. Gelişmeye, iyileşmeye ve birleşmeye. 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Projesi çerçevesinde Türkiye’de kültürün ve sanatın yükselen bir değer olmasına katkıda bulunmayı amaçladığımız çalışmalarımızla Vakfımıza ait Ekavart Gallery de yeni yıla çağdaş sanatın genç ve özgün temsilcisi Ardan Özmenoğlu’nun ‘’Aklıma Takılan Şeyler’’ sergisi  ile başladık. Daha sonra sergilerimize, sanatçı Metin Güçlü, Gündüz Gölönü, kadınlara yönelik projesi ile Gazeteci Tuluhan Tekelioğlu, yurt dışında birçok tanınmış koleksiyonerlerde eserleri olan isviçre’de yaşayan sanatçı Rene Niklan, seramik sanatçısı Hülya Göçen, 3 Heykel sanatçısı ve genç ressam Sezin Aksoy ile etkinlik programımıza devam ediyoruz.  Ayrıca geçen yıl başlattığımız (Mümin Sekman ve Songül Vardar)  ‘’Sanatla Kişisel Gelişim’’  seminerleri  bu yılda  devam edecek. Ayrıca sizin de belirttiğiniz gibi kurulduğumuz tarihten bu yana TEV/Türk Eğitim Vakfı aracılığıyla Mimar Sinan Üniversitesinde sanat dalında yurtiçi eğitim bursları ile master düzeyinde Carnegie Mellon, Boston University, University of Rochester gibi okullardaki öğrenciler için de yurtdışı burslar vermekteyiz. Şu anda sadece yurtiçi burslarımız devam etmektedir.

Diğer sorunuza gelince şimdiye kadar verdiğimiz yüzlerce burslu öğrencimizden 2002-2004   dönemi öğrencilerimizden Yalçın Bilgin’in dünyaca ünlü Paris’te ‘’Ecole Nationale Superieure des Beaux arts’’ daki başarısı bizi çok onurlandırdı. Öğrencimiz  yüksek egitim gördüğü, dünya çapındaki tarihi okulun tavanlarına yapılacak olan , resim projesi icin  seçilerek 7 adet Raphael reprodüksiyonunu gerçeklestirmiş.

Bu denli zor bir proje icin, bir Türk öğrencisinin secilmesi, bizleri ayrıca onore ve motive etmiştir.

www.KadınlarArası.com: Ekavart.tv Türkiye’ de bir ilk. Sanırım bu konununda ayrı bir hikayesi var. Her bölümüyle inanılmaz aktif bir çalışma.

İnci AKSOY: Vakfımızın misyonu sanatı toplumun her kesimine ulaştırmak ve bu bağlamda internetin en güçlü iletişim aracı olduğunu biliyorum. Genç nüfuslu ülkemizde 70 milyon insanın 24 milyonu internet kullanıcısı. Kendim ve çocuklarım da bütün gün internet önündeyiz. Bilhassa onların devamlı Facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinde vakit geçirdiklerini gözlemledim. Ve gençlerin çoğu bu sitelerde sosyalleşiyorlar. Bende onların sanat ortamında sosyalleşmelerini nasıl sağlarım diye düşününce, 1 yıl gibi süren bir çalışma dönemi sonunda Türkiye’nin İlk online Sanat Televizyonu www.ekavart. tv yi , 1 Ağustos 2008 de ‘’Sanatla Randevunuz Var’’ sloganıyla interaktif sanat televizyonu olarak yayına başlattık. Ekavart Tv de sanata dair herşey, yurtiçi-yurtdışı sergiler, sanatçılarla röportajlar, müzeler, sanat haberleri gibi sanatsal etkinliklere bir tıkla ulaşabiliyorsunuz İlk gün 5.000, 5 günde  30.000, 1 ayda yüzbin ziyaretçi sayısına ulaştık.

Bu da sanat adına çok önemli bir gelişme, çünkü her zaman bana insanlar tarafından sanatın Türkiye’de pek ilgi çekmeyeceği söyleniyordu. Bu olay , doğru zamanda doğru işler yapıldığı takdirde  sanatında  ilgi çekeceğinin kanıtı oldu. Ve bugüne geldiğimizde sadece sanat için tıklayan günde 5-6 bin ziyaretçimiz, Facebook da 1.500 üyemiz var. Google da sanat deyince en çok aranılanlar listesindeyiz. Okullarda sanat eğitimi derslerinde arşivlerimizden yararlanıyorlar. Sanata dair görmek istediğiniz sergilere, sanatçılarla çok özel röportajlara, dünyadan ve Türkiye’den müzelere bir tıkla ulaşabiliyorsunuz.

“Yürüdüğünüz yolda engel ve güçlük yoksa, o yol sizi bir yere çıkartmaz”

www.KadınlarArası.com: Siz girişimciliğinizi sosyal sorumluluk gibi önemli ve anlamlı bir konuda gerçekleştirdiniz. Girişimcilik ciddi bir cesaret, sosyal sorumluluk konusunda olunca daha da önemli bir cesaret yaklaşımı gerektiriyor. Ve eminim ki her girişimci kadının yaşadığı zorluklar ve üstesinden gelme yetenekleri var. Siz girişimciliğinizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Her girişimci gibi yaşadığınız zorlukların üstesinden nasıl geliyorsunuz?

İnci AKSOY: Bir deyiş vardır. “Yürüdüğünüz yolda engel ve güçlük yoksa, o yol sizi bir yere çıkartmaz”. ben bu felsefeyi benimsiyorum. Gerçekten de başınıza gelen haksızlıklar  ve yaşanan olaylar size hayata farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Ben kendimi bir koşucu olarak görüyorum. Koşmayı da hem mecazi hem de gerçek anlamda kullanıyorum. Ben hayatın içinde koşuyorum koşarken de arkama bakmıyorum. Koşarken arkanıza bakarsanız düşersiniz… Ben de hep ileriye bakıyorum. O nedenle, başıma gelen her negatif olayı enerjimle, pozitife çevirmeye çalışıyorum

www.KadınlarArası.com: Girişimci olmak isteyen kadınlar için bu konuda deneyim yaşamış  bir kadın olarak mesajınız var mı?

İnci AKSOY: Burada kadınlara çok önemli görevler düşüyor. Artık kadınlar evde oturup çocuk doğuran,kadınlar değil daha aktif iş hayatında önemli yerlerde söz sahibi olan kadınlar. İlk defa bir kadın Başbakanımız oldu Tansu Çiller, ilk defa TUSİAD da kadın Başkan Arzuhan Yalçındağ, dünyadaki en güçlü kadınlar arasında Güler Sabancı, dünyadaki gibi Türkiye’de de kadınlar çok önemli görevlerde bulunabiliyor. Birçok önemli şirkette kadın CEO’lar görev yapıyor. Sanatın her dalında kadınlar çok başarılı işlere imza atıyor. Yurtdışı sergiler açıyor, ödüller kazanıyorlar. Politikada da iş hayatında da kadınların başarıları ve gücü gün geçtikçe daha da yaygınlaşıyor Politikada kadınlara daha fazla yer verilirse, Avrupa Birliği’ne girme sürecinde  ülkemiz adına daha iyi gelişmeler olacağını düşünüyorum. Önümüzdeki yıl dünyada dişilerin yılı olacağı söyleniyor. Çünkü değişen dünyada artık, duygusal zeka , analitik düşünce çok önem kazanıyor. Bu da kadınlarda daha fazla. Bizim jenerasyonumuz Polyanna kitaplarıyla büyüdü hep iyi ve her şeye evet diyen cici kız mantalitesi artık Polyanna’ cı kadınlar kitaplarda kaldı. Şimdi günümüzde ne istediğini bilen özgüveni olan kendi ayakları üzerinde durabilen, çalışan, üretken, kendi gücünü kendinden oluşturan, samimi, güven veren, başkası değil kendi olan kadınlar. Ve her kadının çalışması gerektiğini , çalışmanın insanı geliştirdiğini düşünüyorum.  Yaşamda sadece tükettiğiniz zaman mutsuz kadın olursunuz. Mutlu olmak için üretmek lazım, üretken kadın başarılı olabilir. Başarılı olmak için de kalblerinin sesini dinlesinler. Çünkü başarı kalpten gelir, beynimizde gelişir, hayata ellerimizden akar. Kalp her zaman doğruyu, gerçeği söyler. Kadın üretken, yaratıcı, anaç, güçlü bir varlık. Eğer isterse ve çalışırsa yapamayacağı hiçbirşey yoktur.

VN:F [1.9.11_1134]
Rating: +7 (from 7 votes)
FacebookTwitterFriendFeedLinkedInHotmailGoogle GmailShare

Yorumlarınızla Katılın

*
Please leave these two fields as-is:
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes
Premium Wordpress Plugin