takip et: Gönderiler | Yorumlar

leader

Kadınların dünyaya daha güçlü geldiğine inanıyorum

0 yorum
Kadınların dünyaya daha güçlü geldiğine inanıyorum

Defne SARISOY;  TV sunucusu, editör, kafe işletmecisi, öğretim görevlisi, anne, çalışan şehirli kadın, gönüllü elçi gibi sıfatlarla yaşam yolculuğunu sürdüren başarılı bir kadın. Sanatın her dalıyla ilgilenir, pozitif yaşam gönüllüsüdür. Ama hepsinden önemlisi O’ nun tüm bu rollerinin önünde sımsıcak, içten gülümsemesiyle güzel bir karakter görünümünün yer almasıdır.

KadınlarArası: Yukarıda sahip olduğunuz rolleri sıralarken atladığımız olmadı değil mi:) Çoğu insana bunca sorumluluğun ardında durmak yük gibi gelir, her şey birbirine girer yaşamında. Siz yıllarca sakin ve huzur veren duruşunuzla öylesine başarılı bir şekilde görevinizi yerine getirdiniz ki ekranlardan, sanırım bu özelliğiniz tüm rollerinizde sizin en önemli aracınız. Kısacası Defne Sarısoy bu kadar işin üstesinden nasıl geliyor?

Defne SARISOY: Aslında birçok kadın bunu yapıyor, sadece Defne Sarısoy değil. Sanırım “bulduğuyla yetinmeyenler”e ait bir durum. Kendini aşmaya çalışmak, yeni alanlarda farklı yüzlerini görmeye çalışmak, bir süre sonra insanda alışkanlık yapmaya başlıyor. Gizliden “hiperaktiflik” de varsa , ondan sonrası kendiliğinden oluyor.

KadınlarArası: Televizyon özellikle son dönemlerde bazı değerleri kaybetmekle beraber diğer taraftan popüler yanıyla yeni ve başarılı yetenekleri de barındırıyor içinde. Ancak özellikle haber spikerliği bu işin CEO’ su olmak gibi bir şey. Evet güzel yüzler, sesler ve yetenekler var ama bunun ardında sıkı bir bilgi alt yapısının olması çok gerekli gibi geliyor. Hatta bu işin duayeni profesyonellerin mecliste bulunmaları gerektiğini düşünürüm. Siz bir profesyonel olarak nasıl yorumluyorsunuz bu konuyu?

Defne SARISOY: İşini iyi yapmaya çalışan her insanın, alt yapısını güçlendirmeye çabalaması kaçınılmaz. Her şeye vakıf olmanız, her şeyi bilmeniz mümkün değil ama eksikleri tamamlamak ve bilgiye açık olmak gerekiyor. Hele Türkiye’de habercilik yapıyorsanız, gündem adı altındaki değişken, kimi zaman yanıltıcı, kimi zaman anlamsız her tür konuyla yakından ilgili olmanız lazım. Ne yazık ki siyaset kirli bir hal aldı, bu yüzden aklı başında insanların girmekten kaçındığı bir alan politika. Yine bu yüzdendir ki ,  bizi yönetenler , çoğu zaman bizim ilgilendiğimiz konuların ve akılcı çözümlerin çok uzağındalar.

Televizyonda yapmak istediklerimin çoğunu, erken yaşta gerçekleştirmiş olduğum için fazla bir hırsım kalmadı...

KadınlarArası: Televizyonda hedeflediklerinizi yapabildiniz mi? Zorlu ve mücadeleli bir dünya orası. Bir de kadın olunca. Şu an devam eden programınız var, bundan sonrası için televizyon tarafında neler hedefliyorsunuz?

Defne SARISOY: Televizyonda yapmak istediklerimin çoğunu, erken yaşta gerçekleştirmiş olduğum için fazla bir hırsım kalmadı. Çok genç bir yaşta ana haber spikerliği yaptım, uzun süren televizyon maratonunda değişik görevler aldım, farklı programlar yaptım ve pek çok ödüle layık görüldüm. Şimdi bir yerlerde ana haber okuyayım diye bir ihtirasım yok. Artık daha farklı projeler içinde yer almak istiyorum. Konusu itibariyle insanlara yeni ufuklar açan bir televizyon programıyla artık adımı duyurmak istiyorum. Belki kişisel ve ruhsal gelişim konularını işleyen, belki geleceğe ışık tutan bir program ama izleyenlerin hayatında değişim başlatacak bir program yapmak istiyorum.

KadınlarArası: Siz aynı zamanda bir işletme sahibisiniz, bir girişimcisiniz. Fide Cafe annenizle oluşturduğunuz özel butik bir mekan. Bu konunun öyküsünü bir parça paylaşmanızı rica edeceğim. Nasıl doğdu fikir, adı, tatlar…

Defne SARISOY: Herkes gibi bizim de bir kafe açma hayalimiz vardı. Bir gün annem geldi ve “hadi artık birlikte bir şeyler yapalım” dedi. Deniz kenarında bir yer istiyordu annem, ben de gülüyordum, “nereden bulacağız” diye. Sonra Tarabya Koyu’ndaki küçük dükkanı gördük, on beş dakika içinde doğru yeri bulduğumuza ve bu işi yapmaya karar verdik. İsimlerimizin ilk hecesinden oluşan “Fide” yeni bir işe başlamak için anlamlı bir isim gibi geldi. Annem lezzetler kısmıyla uğraşıyor, elemanlarımızı yetiştiriyordu, ben de hem şirket kuruyor, hem inşaat ve dekorasyon yapıyor, hem de lezzetleri kıyasıya eleştiriyordum. Sonunda açtık kafemizi, çok da sevildi, müdavimleri oluştu ama şehrin temposundan uzak bir yerde olduğu için çok bilinir hale gelemedi.

KadınlarArası: Cafe’ niz deki en çekici tatları kısaca bizimle paylaşabilir misiniz? Sitenizdeki mini açıklamada hamur işlerine ve tatlıya olan zaafınız nedeniyle zaman zaman kilo problemi yaşadığınıza deyinmişsiniz. Buradan cafe deki bu çeşitlerin karşı konulamaz oldukları izlenimi çıkabilir miJ

Defne SARISOY: Kendi evlerimizde yaptığımız ve çevremiz tarafından çok beğenilen tariflerle işe koyulduk. Oturtmak biraz zaman aldı ama her yerde olan şeyleri yapmak istemedik. Özel hamurumuzdan yaptığımız mercimekli böreğimiz, dokuz kat hamur ve hafif kremayla yaptığımız özel pastamız pek çok kişi tarafından aranan lezzetler haline geldi. İlk başlarda elemanlarımızın nasıl yaptıklarını denetlemek için her şeyden yiyor, kilo alıyordum ama sonra tatlar oturunca yemekten vazgeçer hale geldim:)

Bir fikri olan herkes, bu fikirden yola çıkarak bir şeyler yapmalı…

KadınlarArası: İnsan işletme sahibi olduğunda o mekan evi, mabedi gibi oluyor, o kapıdan içeri girdiğiniz an tüm sıkıntılar dışarıda kalır adeta. Siz neler hissediyorsunuz, özellikle kadınlar bir fikirleri varsa bunu mutlaka girişimciliğe götürmeliler mi? Yani kısaca girişimci olmaya değer mi?

Defne SARISOY: Kendi yarattığınız mekanlarla duygusal bir bağ geliştiriyorsunuz, ister istemez sizin bir parçanız haline geliyor. Birileri beğenince ayaklarınız yerden kesiliyor, daha çok kişiye ulaşmayınca üzülüyorsunuz ama hepsi bir deneyim. Öğrenim hiç bitmez, hayatta her yaptığınız iş size başka kapılar aralar. Bazen de neye uygun olup olmadığınızı sınamak için iyi bir yoldur girişimcilik. Çok istediğiniz bir işin sizin için doğru bir iş olmadığını anlamak için, o işi yapmayı denemeniz gerekir. Bir fikri olan herkes, bu fikirden yola çıkarak bir şeyler yapmalı. Ama artık enerjiler hızlandı, fikirler pek çok kişi tarafından hayata geçiriliyor, ertelediğiniz şeyleri başkalarının yaptığını görüp üzülmemek için hızlı adım atmak gerek.

Annelik , bir kadını kadın yapan en zorlu süreçlerden biri…

KadınlarArası: Bu kadar farklı konuyu başarılı bir şekilde yürüten bir anneye annelik nasıl gidiyor diye sorulur mu bilemiyorumJ Ama annelik bambaşka bir deneyim ve daha önce sahip olduğunuz tüm deneyimleri yerle bir eden, her şeyi sıfırdan başlatan bir sorumluluk. Annelikle neler değişti ve değişiyor yaşamınızda? İş yaşamınıza, ailenizle-arkadaşlarınızla  ilişkilerinize nasıl bir bakış açısı getirdi?

Defne SARISOY: Annelik , bir kadını kadın yapan en zorlu süreçlerden biri. Hayatınızın en ciddi dönemeci. Artık geriye dönme şansınız yok, oyundan çıkamazsınız. Böyle bir dayatmanın, getirdiği ödülleri büyük olmasa içinde kalmaya dayanabilir miydik acaba? Annelik;  zorlu ama tatmini çok büyük bir olgu, aynı zamanda karmaşık bir duygu durumu. Gönüllü kölelik, almamaya yeminli vericilik, kendinden vazgeçebilme durumlarının hepsini barındırıyor… Babasıyla ayrıldığımızda oğlum henüz sekiz aylıktı, pek çok evreden geçtim, büyük kısmında yalnızdım. Çalışıp kendime ve oğluma bakmam gerekiyordu, medya gibi kaygan bir zeminde ayakta durmak zorundaydım. Ama merak etmeyin yardımlar geliyor, kanatlı kanatsız melekler her yerde. Zorluk dediğimiz şeye çok takılıp kalmadıkça, atlatılıyor bir şekilde. Bir çocuk büyütmenin hayatınıza getirdiği sorumluluklar yanında, müthiş de bir keyfi var. Yaş büyüdükçe paylaşım artıyor, arkadaşlık başlıyor. Oğlum Tibet artık on iki yaşına geldi, büyüme sancıları ikimizi de zorluyor ama bir o kadar da onun büyüdüğünü izlemekten zevk alıyorum. Küçük bir bebekten delikanlıya dönüşen insanı izlerken mucizevi bir duruma tanıklık ediyorsunuz, işin bu tarafı insanı çok besliyor.

KadınlarArası: Kendinizle ilgili bir tanım da “pozitif yaşam gönüllüsü”diyorsunuz. Bu konuyu biraz açabilir misiniz? Özellikle son dönemlerde herkes yaşamıyla ilgili olumsuzluklardan, negatif konulardan yoğun bir şekilde şikayetçi. Hatta bu ay ki editör köşemizde bu konuya biz de deyindik. Karşılaştığımız sorunları, bizi negatif yönde etkileyen konuları nasıl bertaraf edebiliriz, siz bu konuyu özellikle belirten biri olarak kendi yaşamınızdaki pratiklerden bize biraz aktarma yapabilir misiniz?

Hayatımızın yönünü kendimizin tayin edebildiğine yürekten inanıyorum…

Defne SARISOY: Pozitif düşünce denilen şeyi bir klişe olmaktan çıkarıp, pratik bir uygulamaya dönüştürdüğünüzde hayat farklılaşıyor. Ben genç kızlığımdan beri spiritüellikle ilgilenen biriyim, hep bu yönde kitaplar okurum. Derken seminerlere, terapilere katılmaya başladım, eskiden “tesadüf” dediğim ama şimdi öyle görmediğim tanışmalarda, pek çok kişiden değişik şeyler öğrendim. Şimdi hayatımızın yönünü kendimizin tayin edebildiğine yürekten inanıyorum. Samimi olmak ve inanmak gerçekten işe yarıyor. Hayatınızı daha olumlu ve kaliteli hale getirecek bilgiye açık olun, siz açık oldukça akıyor o bilgi size, sonra da uygulamaya başlıyorsunuz, farkındalığınız gelişiyor.

KadınlarArası: O kadar çok konu var ki yaşamınıza var ettiğiniz, bir taraftan atlamamaya çalışıyorum, hepsi çok anlam yüklü ve önemli konular çünkü. Hemen burada sosyal sorumluluk projelerine yakınlığınızdan yola çıkarak sormak istiyorum. Biz toplum olarak bu konuda yeterince bilinçli miyiz sizce? Halen “yardım=sadaka” şeklinde algılanıyor ve dolayısıyla bilincin dışında duygusal dürtülerle hareket ediliyor. Oysa sosyal sorumluluk bilinci çok farklı. Siz neler yapıyorsunuz ve neler yapılmalı bu konuda?

Defne SARISOY: Siz açık olunca evren size bazı fırsatları sunuyor. Sosyal sorumluluk projelerinin hemen hepsini bana teklif ettiler, hepsini de aldım, kabul ettim, çünkü bir şeyler yapmaya hazırdım. İlginizi çeken veya duyarlı olduğunuz konulara yönelmenizi tavsiye ederim. Acıma hissiyle hareket etmek doğru değil, “nasıl yararlılık sağlarım, her koşulda nasıl bir hayat deneyimi çıkarabilirim” diye yaklaşmak daha doğru. Yaptığınız işler para odaklıysa, sosyal sorumluluk taşımakla alakası yok bana göre. Burada esas olan şey; gönüllülük. Siz hayatınızın diğer konularından ve zamanınızdan bir kısmını ayırıp, ufak da olsa bir şey yapıyorsanız, budur yararlılık, budur duyarlılık. Kapınızın önüne bir tas su koyup, hayvanların içebileceğini düşünüyorsanız, bu bir sosyal sorumluluktur.

KadınlarArası: Eğitimcilik, bir diğer konunuz. Hangi konularda ve kimlere aktarıyorsunuz deneyimlerinizi, bilgilerinizi? Ve gençleri gözlemleme fırsatınız oluyordur eğitimlerinizde mutlaka. Nasıllar, gözlemlerinizden biraz aktarmalar rica edeceğim.

Defne SARISOY: Üç yıl kadar İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştım, “Uygulamalı Tv Sunuculuğu” ve “Medyada Dilin Kullanımı” derslerini verdim. Gençlerle birlikte olmak, bilgilerimi paylaşmak çok güzel bir tecrübe oldu benim için. Şimdi ise, verdiğim seminerlerle eğitimciliği sürdürüyorum. M-Gen ile birlikte sürdürdüğüm  tablet seminerlerde “Hayatla İletişim” üzerine aktarımlar yapıyorum. Doğru nefes almakla başlayan iletişimde, beden dilinin doğru kullanımını, etkili konuşmanın püf noktalarını anlatıyorum. Ama en önemlisi; insanın kendisiyle kurması gereken doğru iletişimin yollarını göstermeye çalışıyorum. Ego’dan çok, üst benliğin sesini dinlemenin öneminden, bilinçaltını yönlendirmeye kadar hayatımızı yeniden kurgulayabileceğimiz yeni bir iletişim modelini anlatmaya çalışıyorum. Kendimizle ilgili inançlarımızı gözden geçirerek, evrenle doğru iletişim kurmanın gerekliliğine ikna etmeye çalışıyorum dinleyenleri.

KadınlarArası: Bir de musiki ile ilgileniyorsunuz. Şimdi burada bize bir eser seslendirir misinizJ diyemeyeceğiz. Ama insan ruhuna farklı bir katma değer kazandırdığı şüphesiz. Sanat ve insan çok yakın olması gereken konular. Siz
siz sanata ne kadar yakınsınız?

Defne SARISOY: Sanat, özellikle müzik hayata katlanmamı sağlıyor. Müziksiz geçen zaman eksik, duygudan uzak, renksiz geliyor bana. Fonda hep bir müzik olsun, beni yönlendirsin istiyorum. Küçük yaşlarda piyano eğitimi almıştım ama şimdi pratiğimi yitirdim. Ama kaliteli müziğin her türüne açığım. Önemli olan iyi bir duygu verebilmesi ve iyi bir müzikaliteye sahip olması. Dünya müziklerine bu anlamda çok ilgi duyuyorum. Son bir yıldır da daha özüme dönüp, Türk Musikisi ile uğraşmaya başladım. Gerek makamlar, gerek  usul, gerek sözleri bakımından engin bir deniz olduğunu söyleyebilirim. Şarkıları söylemek, dinlemekten daha büyük bir keyif veriyor. İlk sahne deneyimimi , birlikte çalıştığım Gayrettepe Kültür ve Çevre Korosu’nun konserinde yaşadım. Erol Sayan’ın bir şarkısını seslendiriyordum ve usta besteci de salondaydı. Çok heyecanlandım, hatta korktum “bitirebilir miyim acaba şarkıyı” diye ama müzik başlayınca, kaygı yerini duygulara bırakıyor ve müthiş bir keyif almaya başlıyorsunuz. Bu yıl da koroyla çalışmalarımı sürdürmeyi , piyano çalmayı da yeniden ders alarak  devam ettirmeyi düşünüyorum.

Kadınların dünyaya daha güçlü geldiğine inanıyorum…

KadınlarArası: Son olarak bizlerle paylaşmak istediğiniz bir şey var mı? Kadınları sahip oldukları potansiyeli keşfedip, doğru kullanma ve girişimci olmaları konusunda cesaretlendirecek bir şeyler?

Defne SARISOY: Kadınların dünyaya daha güçlü geldiğine inanıyorum. Erkeklerin kendilerini sağlama almak için ikinci planda tuttukları dişi ırk değiliz, olamayız. Kadınlar zekalarını daha pratik kullanabiliyor ve duygularıyla hayata yön verebiliyor. Bu yüzden her kadının kendi içindeki potansiyeli keşfedip, oradan üretime katılmasını ve kendi ayakları üzerinde durabilmesini umut ediyorum. Akıllı ve üretken kadınların yetiştirdiği çocuklar bu dünyaya büyük katkı sağlayacak, yeni bir dünya düzeni yaratacak. Güçlü ve kendine yeten kadınların çoğalması bu bakımdan çok önemli.  Yanlış algılanmamalı: Güçlü olmak demek, kadınlıktan özveride bulunmak değil, tam tersine kadın olmanın artılarıyla yaşama daha duyarlı ve farklı bakabilmek demek.

VN:F [1.9.11_1134]
Rating: +5 (from 5 votes)
FacebookTwitterFriendFeedLinkedInHotmailGoogle GmailShare

Yorumlarınızla Katılın

*
Please leave these two fields as-is:
Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes
Premium Wordpress Plugin