takip et: Gönderiler | Yorumlar

Üretkenlik Kadının Doğasında Var

0 yorum
Üretkenlik Kadının Doğasında Var

Hraç Arslanyan;  1965 yılında İstanbul doğumlu. Bir yandan eğitim hayatını devam ettirirken, diğer yandan 1975 yılında Kapalıçarşı’daki hala orjinalliğini koruyan Zincirli Han’ da hem amcası, hem ustası olan Hagop Arslanyan’ ın yanında kuyumculuk sanatıyla tanışır.

Lise eğitimini bitirene kadar, tatillerde mesleki eğitimine de devam eden Arslanyan, 1985’ de yurtdışında çeşitli ülkelerde (Viyana, Köln, Amsterdam, Brüksel, Paris) sanatına dair tekniklerini ve vizyonunu geliştirip yaklaşık bir yıl sonra 1986’ da kendi atölyesini açarak sanatta kendi çizgisini oluşturmaya başlar. Hala Cağaloğlu’ nda bulunan atölyesinde Doğuyla Batıyı harmanlayan özgün tarzda butik takılar imal eden sanatkar, 2008 yılında kuyumculuk sanatını yaşatmak ve bu sanat dalında kuşaklar arası köprü olabilmek adına eğitime gönül verip Mahrec  Sanatevi fikrini hayata geçirir.

Arslanyan ayrıca, mücevher sanatının daha kapsamlı şekliyle kıymetli bir objeyi değerli maden ve taşlarla bezeme ustalığı olan ‘’Murassa’’  çalışmalarını da sürdürmektedir.

DSC_0004

“Amacımız, üretkenlik doğasında olan kadını, sanatımızda doğuştan gelen estetiğini yansıtıp ona yaşamında ‘’Altın Bilezik’’ kazandırmak”

KadınlarArası Sizi eşsiz tasarımlarınızın ustası olarak tanıyoruz. Ancak bunun yanında özellikle kadınları ilgilendiren sosyal bir projeniz var. Ve bu projenizi de yine sahibi olduğunuz Mahrec  Sanatevi’ nde gerçekleştiriyorsunuz. Bu sosyal proje fikrinin nasıl oluştuğunu anlatır mısınız? Hangi amaçla böyle bir proje fikri doğdu?

H. Arslanyan:  Birincisi irili ufaklı ‘’takı tasarımı’’ eğitim veren birçoğunun içi boş olduğu bu ortamda, gerçek mücevheri ve Kapalıçarşı ekolünü tanıtmak ve tanıştırmak istedik.

İkinci amacımız; üretkenlik doğasında olan kadını, sanatımızda doğuştan gelen estetiğini yansıtıp ona yaşamında ‘’Altın Bilezik’’ kazandırmak. Kadın üreterek mutlu oldukça aile ve topluma yansır.

MKA_0957

KadınlarArası: Bu sosyal eğitim projesinde neler yapıyorsunuz? Eğitimleriniz nasıl bir içeriği kapsıyor? Bu eğitimlere katılanlar bu konuda tüm bilgilere sahip olabiliyorlar mı?

H. Arslanyan
: Dünya kuyumculuk eğitimleri ile birlikte Milli Eğitim Programlarını da öngörerek Kapalıçarşı’nın kendine has usta-çırak ilişkisinde kişiye özel butik eğitimler vermekteyiz.

Eğitimlerimizin başlıklarından bahsedecek olursak;

Mücevher ve Takı Üretim Atölye  (Sadekarlık )

Mücevher ve Takı Tasarım Çizim

Mücevher ve Takıda Mum Model Yapım Eğitimi

Mücevher ve Takıda Mıhlama

Perakende Vitrin Kuyumculuk Eğitimi (Daha çok kuyumcu-mücevher dükkânı açacak öğrencilerimiz katıldığı bir derstir.)

Eğitimlerin süreleri öğrencinin derse katılımları ile değişmektedir. Kişiye özel program oluşturulmaktadır. Mezun olan öğrencilerimize Eğitim Sertifikaları verilmektedir. Birçok öğrencimiz almış olduğu sertifikalar ile yurtdışında çalışma izni almış, mağazaları  ve kendi atölyelerini açarak üretime ve satışa başlamışlardır.

Mezun olan öğrenciler hobiden ziyade meslek sahibi olmaktadır.

“Başlarda ‘’Sudan Çıkmış Balık’’ misali yabancıyken öğrendikçe becerilerinin ortaya çıkması ortaya çok hoş bir güven tablosu çıkarttı”

KadınlarArası: Kadınlar daha çok hangi amaçla katılmak istiyorlar bu programlara? İlk başlangıçta genelde hepsinin hedefleri var mı veya programlara katıldıkça mı şekilleniyor?

H. Arslanyan:  Genelde hobi amaçla gelip, tezgâhın ve atölyenin büyüsüne kapılarak profesyonelliğe yöneliyorlar.

Sloganımız ‘’Hobinizi Mesleğiniz Haline Dönüştürebilirsiniz’’ dır. Birçok meslek grubundan gelen öğrencilerimizin hayallerindeki mesleği yapabilmeleri için onlara yol göstererek hedeflerine ilerlemelerinde onlara yardımcı olarak yön gösteriyoruz. Bizler hobiden ziyade meslek öğretiyoruz. İnsan mutlu olduğu işe yaparsa başarılı olur. Bu yüzden 20150520_122000her insan sevdiği işi yapmalıdır. Doğru yerde doğru insanlarla…

KadınlarArası: Eğitim programlarından mezun olanlar hem istihdam edilebiliyor hem de girişimci olabiliyorlar değil mi? Siz bu konuda onları nasıl destekliyorsunuz?

H. ArslanyanEvet, atölye ve mağazacılık konusunda altyapı ve kurulum desteğimiz mevcuttur.

Bizler Sanatevimizde öğrencilerimize meslek öğretmenin yanı başında iş Koçluğuda yapıyoruz. Meslek deneyimlerimizi öğrencilerimizle paylaşıyoruz ve onları yönlendiriyoruz.

Tecrübelerimin yanı sıra Kapalıçarşı piyasasında hatırı sayılır ve sözü geçer biri olduğum için, başarlı ve ihtiyaç duyan  öğrencilerimizin piyasada en iyi yerlerde çalışmalarını sağlıyoruz.

Kursa katılan bütün öğrencilerimiz üretmenin verdiği zevk ile birçok şey üretiyor ve sonrasında bunları pazarlamaya satmaya başlıyor. Kısacası sanatı öğrendikten sonra ürettiğinizi paraya çevirmek pekte zor olmuyor.

20150520_122117

KadınlarArası: Aslında bu sosyal projenin birçok yönü var değil mi? Öncelikle kadınların meslek sahibi edindirilmeleri, sonra genelde erkek egemenliğinde olan kuyumculuk sektörüne kazandırılmaları, kadınların bu konuda tüketenden üretene dönüştürülmeleri, ekonomiye kazandırılmaları… Öncelikle kadınlar tarafından nasıl bir tepki ile karşılandı proje, ilgileri ne oldu?

H. Arslanyan: Başlarda ‘’Sudan Çıkmış Balık’’ misali yabancıyken öğrendikçe becerilerinin ortaya çıkması ortaya çok hoş bir güven tablosu çıkarttı.

Kuyumculuk sektörü erkek egemen bir sektör ve kadınlar bir anlamda erkeklerin tasarımını seçimini yıllardır beğeni ile takıyorlar. Ancak gerek yetenek gerekse beğenileni üretme  anlamında kadınların çok farklı yönleri var. Öncelikle böyle bir proje kadınlar tarafından heyecanla karşılandı. Hatta bazıları sadece kendi için üretmeyi düşünürken bunu profesyonel meslek anlamında uygulamaya başladı. Kursa ilk başvurduklarındaki yaklaşımla ortamda var olmaya başladıktan sonraki yaklaşımları arasında zaman içinde farklar oluştu bu anlamda. Çünkü biz salt mesleki eğitimin dışında geçmişe yaptığımız yolculukla farklı bir pencere açıyoruz kadınların yaşamında. Dolayısıyla kadınların haz alarak yapacakları bir meslek sunuyoruz onlara. Çok sayıda başvuru alıyoruz bu nedenle.

hrac-arslanyan

KadınlarArası: Sektör tarafından nasıl karşılandı? Sektörün kadın kuyumcu ustalarına hazır olduğunu düşünüyor musunuz?

H. Arslanyan: Önce şaşkınlık ve itiraz haliyle karşılandı. Zaman geçtikçe kadının sektöre getirdiği renklilik benimsendi ve saygı duyulmaya başlandı.

Onlarında farklı ve olumlu katkıları ilgiyle izleniyor şu anda. Zamanla bu ilginin artacağından eminiz. Çünkü tasarımlar şekillendikçe üretimin son aşamasına geliniyor ve ortaya çıkan sonuçlar takdirle karşılanıyor.

KadınlarArası: Daha çok hangi profildeki kadınlar ilgi gösteriyorlar? Sadece Türk kadınları mı katılabiliyor?

H. Arslanyan: Birçok şehirden ve ülkeden farklı sosyo-ekonomik özelliklere ve kültüre sahipken, atölyenin ve bir tezgâhta çalışmanın getirdiği disiplin bir potada eriyip bütünleştiriyor. Bu beraberlikten birçok dostluklar ve ortaklıklar doğuyor.

“Hem üreten, hem pazarlayan girişimci öğrencilerimiz de var”

KadınlarArası: Siz yıllardır bu konuda üreten bir sanatçı olarak bu eğitimlerde sektöre kazandırdığınız kadınlarla erkek ustaları kıyasladığınızda farklılıkları neler?

H. ArslanyanKadının doğasındaki estetik en büyük fark bence. Sabır, kadının rollerinden gelen farklı ve renkli duyguları… bunların hepsi tasarımlarında fark yaratan başlıca nedenler.

Kadın bir çok rolü aynı anda taşıyan olağanüstü bir varlık. Ve her rolünden etkilenmesi, duygularını beslemesi tasarımlarına da daha renkli, daha sıra dışı detaylar olarak yansıyor. Örneğin anne duygularıyla farklı çizgiler, eş duygularıyla farklı çizgiler taşıyor tasarımları. O nedenle kadının tasarımlarının sınırı yok.

10427340_794816340595611_5900458272585116825_n

KadınlarArası: Bu projede bugüne kadar kaç kadın eğitimini tamamlayarak meslek sahibi olabildi ve kaç kişi istihdam anlamında sektöre kazandırıldı?

H. Arslanyan: Bugüne kadar 283 öğrencimizi mezun ettik. Büyük bir kısmı yani % 96 gibi istatistiki bir sonuçla mağazacı, atölyeci veya sektör çalışanı olmuştur.

KadınlarArası: Girişimci olanlarda var değil mi? Onlardan da biraz bahseder misiniz? Bizimle paylaşabileceğiniz başarı hikâyeleri var mı?

H. Arslanyan: Elbette var. Mağaza açan öğrencilerimizin yanı sıra bireysel olarak tasarımlarını tanınmış e-ticaret siteleri ve butik otellerle anlaşarak otellerin kuyum-mücevher-takı mağazalarında satışa sunanlar var. Hem üreten, hem pazarlayan girişimci öğrencilerimiz de var. Buna en güzel örnek yirmi Kadın öğrencimizin birleşerek Teşvikiye’de yeni açtıkları 20 K Takı tasarım mağazası. Mükemmel bir ortaklıkla 20 mezunumuz mükemmel tasarımlarını hem kadınlar hem de erkeklerle buluşturuyorlar mağazalarında. Başarılı girişimcilik hikâyesidir bu ve biz bununla gurur duyuyoruz.

“Kadının da bu sanatta en iyi şekilde söz sahibi olabileceğini ispatladık”

_MG_0080KadınlarArası: Geçmişten günümüze gelen geleneksel bir sanatı tüm yönleriyle geleceğe taşıyorsunuz. Aslında bu kültürel anlamda da önemli bir hizmet. Sizi bu konuda kimler destekliyor veya destekleyenler var mı?

H. ArslanyanÜlkemizde birçok kıymetler maalesef kaybolurken seyirci kalınmaktadır. Biz de bu dertten muzdaripiz kendi yağımızla kavruluyoruz.

Aslında daha çok kadının bu projede yer alması hem kadınların iş yaşamına hem de ekonomiye kazandırılmaları anlamında çok önemli. Ancak biz de ayakta kalmaya çalışan bir sosyal girişimiz. Keşke desteklerle daha çok kadına bu hizmeti sunabilsek, daha çok kadının yaşamına dokunsak.

KadınlarArası: Bu projenin zorlukları/ engelleri neler sizin tarafınızda?

H. Arslanyan: Doğaldır ki ekonomik sıkıntılar birçok projemizi geliştirmemizi engelliyor.

KadınlarArası: Projenin ilk başında belirlediğiniz hedeflerinize ulaştınız mı?

H. ArslanyanKadının da bu sanatta en iyi şekilde söz sahibi olabileceğini ispatladık. Ancak bizim için daha çok kadına ulaşmak, daha çok kadının bu eğitimden yararlanması en önemli hedefimiz. Az öncede ilettiğim gibi işin ekonomik boyutu ‘’hizmetten’’ öteye gitmemektedir.

KadınlarArası: Bundan sonrasında neler yapmayı hedefliyorsunuz?

H. Arslanyan: Önümüzde uluslar arası büyük bir projemiz var yalnız büyüsü kaçmaması için bu konuda pek bilgi veremiyoruz. Doğru zaman geldiğinde herkes bu projemizden haberdar olacaktır. Çünkü sanatı seven ve sanatla uğraşanlar ister istemez projemizin büyüsüne kapılacaklar._MG_0045

KadınlarArası: Son olarak siz aynı zamanda 500 yıllık murassa sanatının da temsilcisisiniz. Bu konuda da eğitimler var mı/olacak mı?

H. Arslanyan: Murassa imalatı aşamasından bir hayli yüksek maliyet var, bir o kadarda sanattan alt yapı gerektiren bir dal. Buna paralel eğitimleri de güç.

Murassa sanatını yapabilmek için kişinin bireysel kuyum sanatı ile ilgili bilgi ve beceri birikiminin yeterli olmasının yanı sıra sanat tarihi bilgisinin de gelişmiş olması gerekmektedir. Kısacası uzun yılların verdiği tecrübe sayesinde oluşabilecek bir sanat olduğu için zamana ihtiyacı vardır.

murassa1

 

 

 

 

 

 

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +5 (from 5 votes)

Bir önceki yazımız olan Kapalı Çarşı' da Zamanda Kaybolmak başlıklı makalemizde bedesten, hraç arslanyan ve kapalıçarşı hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorumlarınızla Katılın

You must be logged in to post a comment.

Get Adobe Flash player