takip et: Gönderiler | Yorumlar

Özgün fikirler uygulamada hüsranla bitiyor.

0 yorum
Özgün fikirler uygulamada hüsranla bitiyor.

Doç. Dr. Mustafa Şeref Akın, geçtiğimiz günlerde “İnovasyon ve Girişimcilik” ismiyle bir kitap yayınladı. Bu kitabıyla, herkesin girişimci olamayacağı yönünde toplumda var olan önyargıyı kırmayı hedefliyor. Girişime açık bir ayakkabı boyacısından, ayakkabı firması sahibi iş adamına kadar, her insanın kitaptaki bilgiler ışığında özgün fikirlerini üretim aşamasına geçirebileceğini ifade ediyor. Akın, Türkiye’de İnovasyon çalışmaları kapsamında yapılanların, sonuç almaktan uzak olduğunu, mevcut eğitim kadrosunu oluşturan öğretmenlerin bilgilerinin çağın gerisinde kaldığını da açıklıyor kitabında. Kitapta ayrıca, 1 milyon öğretmen ve yöneticinin, eski bilgilere sahip olduğu ve yeniden eğitime tabi tutulmaları gerektiği de belirtiliyor. Bu ilginç tesbitlerin yazarı ile keyifle okuyacağınız bir röportaj gerçekleştirdik.

KadınlarArası: `İnovasyon ve Girişimcilik´ adlı bir kitap yayınladınız. Öncelikle girişimciliğin bu kadar popüler hale geldiği bir dönemde, bu kitabı hangi düşüncelerle yazmaya karar verdiniz?

M.Şeref AKIN: Batıda 1970’lerin başında inovasyon süreçleri konusunda çalışmalar başlıyor. Türkiye’de 2014 yılı itibariyle bu gelişmeleri kapsayan bir kitap yoktu. Bunun derin eksikliğini gördüğüm için kaleme aldım. Popüler olmasa da yazardım. Yeter ki ülkeme faydası olsun.

Artık memur zihniyetiyle günümüz global rekabetçi ortamında ilerlenemez…

KadınlarArası: “Herkesin girişimci olamayacağı yönünde toplumda var olan önyargıyı kırmayı hedefliyorum” diyorsunuz kitabınızda. Herkes doktor, öğretmen, mühendis olamazken, herkesin girişimci olabilmesi mümkün mü?

M.Şeref AKIN: Herkes bireysel girişimci olamaz ve olmasına gerek yok ama, herkes kurumsal girişimci olmalı. Artık memur zihniyetiyle günümüz global rekabetçi ortamında ilerlenemez. 

Özgün fikirler uygulamaya konduğunda büyük hüsranla bitiyor…

KadınlarArası: Herkes mutlaka özgün fikirlere sahip. Bunu gün ışığına çıkarma fırsatı bulamasa da, yaratılışındaki farklılıklar özgün düşünmeyi de beraberinde getiriyor mutlaka. Peki girişimci olmak da böyle mi? Sizce herkes girişimci olabilme yetisine sahip mi? Ya da zamanla mı sahip olabilir?

M.Şeref AKIN: Tasarım düşüncesi inovasyon metodunda, en uzakta durulması gereken bu özgün fikirler! Baştan farklı fikirlere gözümüzü kapatıyor. Zira özgün fikirler uygulamaya konduğunda büyük hüsranla bitiyor. Önemli olan inovasyon sisteminin disiplinli şekilde uygulanması. 

KadınlarArası: Girişimci olmadan önce kişinin sizin deyiminizle “tasarım düşüncesi” ne bakmak ne kadar önemli? Bu başarılı girişimcilik örneklerini artırmak için anahtar olabilir mi?

M.Şeref AKIN: Bugüne kadar öğrencilerimle kendi kurumlarında yaptığımız tüm uygulamalarda inovatif bir uygulamayı ortaya çıkardık. Bu inovatif fikrin girişimcilik boyutuna yani piyasaya dönüştürebilmek için “İş Modeli” çalışmasına ihtiyaç var. Bunu da kitapta ele alıyorum.

KadınlarArası: İnovasyonda neredeyiz? Bu kaynak gereği gibi beslenmeden ve kullanılmadan diğer gelişmelerden söz edilebilir mi?

M.Şeref AKIN: Dünya ekonomiks endeksine göre (WEF) halen inovasyon ekonomisi geçiş yapamadık. Aksini gösteren bir uluslararası endekste yok.

KadınlarArası: Kişinin herşeyden önce gerekli metadolojiyi kullanması gerektiğini savunuyorsunuz. Kişinin kendisi için gerekli metadolojiyi keşfetmesi çok kolay mı? Veya bu konuda sonuca daha çabuk ulaşması için neler yapabilir, önerileriniz var mı?

M.Şeref AKIN: Silikon vasisi kökenli IDEO firmasının “tasarım düşüncesi” uygulamalarından başarılı sonuçlar edinmesi sonucunda, bunun uygulanmasını savunuyorum. Kişilerin kendilerini ve başkalarını ikna etmesi için somut örneklere ihtiyaç var.

İlk okullara kadar girişimciliği indirgemek…

KadınlarArası: Günümüzde öğrenci olmak çok kolay değil. Öğretmen olmak da. Hızla gelişen dünyanın içinde var olan öğrenciler, eğitim sistemine uyumlanmaya çalışırken, öğretmenlerin sistemleri ile çatışabiliyorlar. Hergün güncellenen bilgilere eğitmenlerin yetişebilme gayreti veya yetişmek istememe direnci, digital sisteme adapte olmuş öğrenciler için eğitimi çekilemez hale getirebiliyor. Aynı durum şirketler içinde geçerli. Kitabınızda “1 milyon öğretmen ve yöneticinin mevcut bilgileri eski ve yeniden eğitime tabi tutulmaları gerekmekte” diye açıklıyorsunuz. Bu çok önemli bir tespit. Bu konudaki önerileriniz nelerdir?

M.Şeref AKIN: Ekonomide acil tedbirler adı altında 100 günlük, 500 günlük eylem planları yapılır ve uygulanır. Türkiye’ nin eğitimde hızla böyle bir eylem planına ihtiyacı var.

KadınlarArası: Biz kadın girişimciliğinin artmasının, ülke ekonomisinin gelişmişlik düzeyini artıracağına inanıyoruz. Aynı zamanda toplumların kadınların eseri olduğunu da düşünüyoruz. Bir akademisyen ve bu önemli kitabın yazarı olarak, biz kadınlara gelişme yolunda önce kendimiz ve sonra bu topluma yetiştirdiğimiz çocuklarımız için neler yapmamızı önerirsiniz.

M.Şeref AKIN: Almanya’dan bir üniversiteden “tasarım düşüncesi” atölye çalışmasına gelen öğretim üyeleri bize dediler ki “bizim üniversitemiz Almanya’da öğretmen yetiştirir ve görevlerimizden bir tanesi de bu öğretmenler vasıtasıyla ilk okullara kadar girişimciliği indirgemek”. Zannederim ki bu yaklaşım bizim için doğru bir vizyon olur.

KadınlarArası: Teşekkür ediyoruz…

M. Şeref AKIN: Bu güzel sorular için ben teşekkür ederim

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +2 (from 2 votes)

Bir önceki yazımız olan Bu girişimci fikir 13 yaşında bir çocuktan çıktı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorumlarınızla Katılın

You must be logged in to post a comment.

Get Adobe Flash player