takip et: Gönderiler | Yorumlar

NEREDEN, NASIL ÖĞRENİYORUZ?

0 yorum
NEREDEN, NASIL ÖĞRENİYORUZ?

Kadın olmayı ve erkek olmayı nereden öğreniyoruz? Ne zaman başlıyor bu öğrenme süreci? Bebekliğimizde aramızda hiçbir fark yok iken büyüdükçe nasıl açılıyor bu ara? Kimlerin ve nelerin etkisi var birer küçük kadın ve küçük erkek olarak hayatımızı başlatmamızda ve sürdürüyor olmamızda? Bunlar sadece öğrenilen şeyler mi yoksa genetik olarak beraberimizde getirdiğimiz unsurlar mı?

Bu sorular zihnimde tekrardan dans etmeye başladı küçük kızımın anaokulundaki yılsonu gösterilerini izlerken… Gösterileri çok güzeldi, dünkü bebeklerin sahnede bir sürü kişinin önünde bir şeyler başarmaya çalışmalarını görmek gerçekten çok güzeldi ve çok fazla heyecan vericiydi. Bu heyecanın yanı sıra yukarıdaki sorular oluştu benim kafamda diğer anne babalardan farklı olarak.

İlk başta kız öğrenciler ve erkek öğrenciler aynı sahnede yan yana yer aldılar ve birlikte şarkılar söylediler, sonra da bir anda farklılaşmalar başladı. Önce kız öğrenciler sahnede yer aldı, sonra erkek öğrenciler hip hop dansı yaptılar; son derece sert bir müzikle sert hareketler eşliğinde yaptıkları dansla herkesin beğenisini kazandılar. Dışarıda görmeye çok alışık olduğumuz sert ve kaba erkeksi hareketler 5 yaş grubu çocuklarında hakikaten gülünesi bir sevimliliğe bürünmüştü. İzleyiciler büyük tezahürat yaptılar… ben de işte yukarıdaki soruların cevaplarını düşünmeye başladım… çünkü bu küçük erkeklerin danslarını izlerken sokaktaki erkeklerin varoluşlarını sergileme dilinin küçük bir simülasyonunu izlediğimi hissettim.

Erkeklerin gösterisinden sonra bizim kızlar çıktı çıtı pıtı narin bale kıyafetleri içinde ve klasik müzik eşliğinde nazenin danslarını sergilemeye başladılar… Bu durum da kadınların sokaktaki hallerinin bir sergilemesiydi adeta…

Ve anladım ki böyle böyle yetişiyor geleceğin aslan erkekleri ve hanım hanımcık kızları… Sonra da  bu roller, üstlendiğimiz ve üstlenmeye özendirildiğimiz başka rollerle iyice pekişiyor. Kızları; öğretmenlik, hemşirelik, sekreterlik, dikiş-nakış işleri gibi kadınlık rollerinin devamı işlere yönlendirmeyi severken erkekleri; mühendislik, pilotluk, bilgisayar uzmanlığı, yöneticilik gibi daha erkek rollerinin devamı mesleklere yönlendirmeyi seviyoruz.

Zaten bu işlerde bir terslik olduğunu hep hissediyordum, anaokullarında bir kadın hakimiyeti söz konusu…öğretmenler, yöneticiler, görevliler, aşçılar hepsi kadın… erkek çocuklar evlerde daha çok kadınlarla büyüdükleri gibi anaokulunda da kadınlarla çevrilmiş durumdalar… Bebeklik ve ilk çocukluk dönemlerini kadınlar dünyasında geçiren kız ve erkek çocuklar ergenlik dönemine doğru ve sonrasında farklılaşıyorlar. Bir anda oyunlar değişiyor, bir anda kız çocuklar daha fazla evde, erkek çocuklar da daha fazla dışarıda olmaya başlıyorlar. Kız çocuklar kadınlar dünyasında devam ederken erkek çocuklar için yepyeni bir dünyayla karşılaştıkları an geliyor…

Gerçek hayat içinde de yukarıdakine benzer bir durum olduğunu ilk kez anne olduğumda anlamıştım. Bütün öğrencilik hayatı erkeklerle eşit olduğumuzu düşündüğümüz bir zeminde geçerken evleniyoruz ve eşitlik duygusunu yaşamaya devam etmek için mücadele vermeye başlıyoruz ve fakat anne olduğumuzda o kadar da eşit olamadığımızı, aynı şekilde düşünüp aynı tepkilerle yaşamadığımızı fark ediyoruz. Anne olduğumuz anda daha fazla kadınlardan oluşan bir dünyanın içinde buluyoruz kendimizi… Bebek ziyaretleri ile başlıyor bu kadın dünyası süreci, işlerimizden ayrılmaya karar verdiysek farklı yerlerde devam ediyor. Okul toplantısına bir gidiyoruz bakıyoruz ki çocuktan sonra işi bırakıp kendini tamamen çocuğa ve eve odaklamış kadınlarla birlikteyiz. Doğum günü organizasyonları yine benzeri şekilde geçiyor. Yani aslında galiba anne olduktan sonra farklı şekilde yaşamı solumaya başlıyoruz:

“anne olmak insanı sonsuza kadar değiştirir” diye uyardı annem beni. Haklıydı. Hamileliğimden uzun süre sonra hala iki çocuğum için yaşıyorum, nefes alıyorum, vücudum ve ruhumla gerçek olabileceğine inandığımdan çok daha güçlü bir şekilde onlara bağlıyım. Çocuğum doğduğundan beri ben farklı bir kadınım ve bir doktor olarak  nedenini takdir ediyorum. Annelik sizi değiştirir çünkü kadın beynini – yapı olarak, işlev olarak ve daha birçok yönden- geri dönülemez biçimde başkalaştırır.”

Kadın Beyni

“Kadın Beyni” kitabında her ne kadar kadınlık ve erkeklik durumunun açıklaması beynin yapısal değişikliğine bağlı olarak açıklanıyor olsa da ben bu konuda öğrenme sürecinin de çok büyük katkıları olduğunu düşünüyorum. Firdevs Gümüşoğlu’nun  “Ders Kitaplarında Cinsiyetçilik” isimli çalışmasında bize göstermeye çalıştığı mevzuyu; anaokulundaki gösteri sırasında somut olarak yaşadığımı düşünüyorum.

Gerçekten el bebek gül bebek büyütüp kollarında altın bileziklerle hayata hazırladığımız kız ve erkek çocukları yetişkinlik dönemlerinde annelik ve babalık rolleriyle diğer rolleri arasında nasıl bir denge kuracaklar hakikaten merak ediyorum.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)

Bir önceki yazımız olan Deniz Sporları Ve Biz başlıklı makalemizde deniz, deniz sporları ve sörf hakkında bilgiler verilmektedir.

FacebookTwitterFriendFeedLinkedInGoogle GmailPinterestShare

Yorumlarınızla Katılın

CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi
*
Please leave these two fields as-is:
Get Adobe Flash player