takip et: Gönderiler | Yorumlar

İçeride Çocuk Var

0 yorum
İçeride Çocuk Var

Nevin Özgün- Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı Başkanı/İçerde Çocuk Var

KadınlarArası: Çocuklar özgürlüğün ve hayallerin sembolü. Oysa yaşamak zorunda kaldıkları ortam bu özellikleriyle var olmalarını mümkün kılmıyor. Ve bu yıllardır yaşanan bir dram aslında. Ancak hiç böylesine duyarlı bir projeyle bu konuya dikkatler çekilmedi. Bu anlamda “İçerde Çocuk Var” mükemmel bir proje. Nasıl başladı her şey? Projenin amacı, kaç çocuk hedefleniyor, hangi cezaevlerinde uygulanacak, ne kadar devam edecek…

Nevin ÖZGÜN: Türkiye’deki 8 kadın cezaevinde yaklaşık 5 bin kadın mahkum var. Bu kadınlardan 470’i, 0-6 yaş arası çocuklarını cezaevinde büyütüyor. 1 yılı aşkın bir süredir yürüttüğümüz, “İçerde çocuk var” projesinin amacı, bu çocukların hayatına dokunarak geleceğe dair umutlarını yeşertmek. Çocuklara eksiksiz bir anaokulu ortamı oluşturup, özgür bir yaşam alanı yaratmayı hedefleyen projemiz, bir grup gönüllünün duyarlılığıyla başladı ve Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı çatısı altında sürdürülüyor.

Projemizin hedefi Bakırköy’den başlayarak, Türkiye’deki 8 kadın cezaevinde anneleriyle birlikte yaşayan çocukların hepsi için gelişimlerine uygun imkanlara sahip sosyal yaşam alanları yaratmaktı. Adalet Bakanlığı’nın desteği ve işbirliğiyle Bakırköy’de bunu başardık. 0-6 yaş arası 55 çocuğun yararlandığı Bakırköy Kadın Cezaevi’ndeki Adalet Anaokulu tamamen yenilendi. Toplanan bağışlar sayesinde artık buradaki çocukların, en iyi anaokullarının sahip olduğu koşullarda bir anaokulları var. Şimdi projenin hedefinde diğer cezaevlerindeki çocuklar var. Gebze, Sivas, Kocaeli, Samsun, Denizli, Adana ve Ankara sırada.

Anaokulu 1

KadınlarArası: Ekip nasıl bir araya geldi? Nasıl bir gönüllülükle destek olunuyor? Ve kimler destek oluyor?

Nevin ÖZGÜN: Projemiz, masa örtüsü üreten bir şirketi olan Yusuf Öztürkkan’ın kişisel gayretiyle başladı. Kendisi de baba olan Yusuf Bey, cezaevindeki kadınlar için bir atölye kurduğu dönemde cezaevindeki çocukları yakından görüyor ve bu çocuklar için bir şeyler yapmaya karar veriyor. 24 farklı sektörde çalışan arkadaşlarına bu fikrini açıyor ve onların da desteğini alınca hep birlikte işe koyuluyorlar. Vakfımız çatısı altındaki projenin gönüllü sayısı gün be gün arttı. Gönüllüler, projeye hangi alanda destek olabilirlerse, o alanda destek oluyorlar. Kimi internet sitesinin dizaynı için çalışıyor, kimi iletişim çalışmalarını yürütüyor, kimi de maddi olarak destekliyor.

KadınlarArası: Projeye ilgi nasıl? Ne kadar devam edecek?

Nevin ÖZGÜN: Proje, ilk günden itibaren her kesimden büyük destek gördü. Özellikle çocuklar ve gençler, “Yuva” yazıp 4528’e SMS atarak projeye bağışta bulunurken, pek çok inşaat şirketi ve anaokulu sahibi de kampanyaya desteğini esirgemedi. Hedefimizde 7 cezaevi daha var. Onları da Bakırköy gibi yenileyinceye kadar çalışmalarımız sürecek…

Anaokulu

KadınlarArası: Çocuklar onlar için yapılan bu çalışmaya nasıl tepki veriyorlar? Neler değişti yaşamlarında?

Nevin ÖZGÜN: Cezaevinde doğan ya da çok küçük yaşta cezaeviyle tanışan çocuklarımız, oyun oynamaları gereken bir dönemi annelerinin koğuşunda geçiriyorlar. Çocuklar 0-3 yaş arasında genellikle dışarı çıkmıyor, anneleriyle birlikte kalıyorlar. 3-6 yaş arası çocuklar ise anaokulu hizmetinden faydalanabiliyor. Sabah 9-10 gibi anaokuluna gidiyorlar, eğitimlerini aldıktan sonra yeniden annelerinin yanına dönüyorlar. Çocukların zaman zaman cezaevi dışında geziye çıkma olanakları bulunuyor. Ancak bu geziler dışarıda bir yaşamın hissini veremez kuşkusuz. Tabii bir fikirlerinin olması, dışarı çıktıkları zaman daha kolay adapte olabilmeleri açısından çok kıymetli. Biz fiziki şartları çocuklarımızın kendilerini “dışarıdaki” çocuklar gibi özgür hissetmeleri üzerine dizayn ettik. Tabii ki bu yaklaşım çocuklarımızı olumlu yönde etkiledi, yüzlerini güldürdü.

KadınlarArası: Annelere neler hissettirdiniz? İçeride olmanın pişmanlığına çocuklarını mahkum etmeleri de eklenince en zor durumda olanlar onlar çünkü? Ve sanırım bu proje çocukların dışında onlar içinde inanılmaz bir motivasyon.

Nevin ÖZGÜN: Kesinlikle. İnanıyorum ki bu proje nedeniyle anneler çocuklarından daha mutlu. Anaokulu şartlarının iyileştirilmesinin, anne-çocuk ilişkisine olumlu katkısı yadsınamaz. Tabii ki cezaevi ortamı bir çocuğun yaşam alanı olması açısından uygun bir yer değil. Çocuğun, hayatındaki en temel eğitimi aldığı 0-6 yaş döneminde hayatı deneyimleyerek tanıması, insan ilişkilerini öğrenmesi ve doğayla bir bağ kurması çok önemli. Dolayısıyla bunları yaşayabileceği bir ortamda olması en ideali. Ancak bir çocuk için anne kucağı, anne desteği ve sıcaklığı da kuşkusuz paha biçilmez. Anne sevgisini yaşayabileceği bu dönemde annesiyle yakın olmasının da çok pozitif etkileri var. Burada çocukların bu dönemde en donanımlı desteği alabilmeleri için asıl üzerinde durmamız gereken şey; yasalarımız çerçevesinde bu çocukların, ‘çocukluklarının hapsolmaması ‘ için gerek cezaevi ortamlarında, gerekse dışarıya çıkacakları zaman onların hem aileleri hem de devlet kurumları tarafından çok iyi desteklenebilecekleri ortamları, eğitimleri ve psikolojik desteği sağlamak.

KadınlarArası: İçerideki çocuklar için başka projeler olacak mı?

Nevin ÖZGÜN: Bizler, cezaevindeki kreşlerin fiziksel şartlarını iyileştirmek için yola çıktık ama elbette bu kreşlerimizin en iyi şekilde kullanılması için de elimizden gelen desteği vereceğiz. Bir çocuğun hayallerini yeşertmek ve gözlerinin içinin güldüğünü görmek bizim için paha biçilemez bir mutluluk.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +3 (from 3 votes)

Bir önceki yazımız olan “İş hayatında “çıkmaz sokağa” izin yok” başlıklı makalemizde bağlan nurhan rhymes, kadinlararasi ve Kadın girişimci hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorumlarınızla Katılın

You must be logged in to post a comment.

Get Adobe Flash player