takip et: Gönderiler | Yorumlar

Her beyin kendine has özel yeteneklerle doğar.

0 yorum
Her beyin kendine has özel yeteneklerle doğar.

Sinan Canan ve Serkan Karaismailoğlu beyinle ilgili yolculuğa çıkmış iki bilim adamı. Bir televizyon programında onları dinlerken, hem Türkiye böyle bilim adamlarına sahip olduğu için gurur duyduk, hem de bir bilim konusunu bu kadar anlaşılır aktarmalarına hayran olduk. Ve KadınlarArası olarak sizleri Serkan Karaismailoğlu ile bu konuda yolculuğa çıkarmaya karar verdik.

Aşık olunca beynimizde neler oluyor? Kadın beyni, erkek beyni var mı? Beyin detoksu mümkün mü? Acılar, rüyalar, iyi beyin, kötü beyin… gibi pek çok konuda bilgilerin verileceği bu yazı dizisini ilgiyle takip edeceksiniz. İlk olarak Serkan Karaismailoğlu’ nu tanımakla başlıyoruz.

KadınlarArası: Özellikle böyle bir zamanda, büyük bir çoğunluk havadan sudan konularla zaman geçirirken, “beyin” konusuna yönelmek nasıl oldu? Bu başarılı ve aynı zamanda ilgi çekici yolculuğun hikayesini anlatır mısınız? Sizi biraz tanıyalım mı?beyin röportajı-serkan karaismailoğlu

Serkan KARAİSMAİLOĞLU: Kendimi tanıtmam gerekecekse eğer şu cümleleri kullanabilirim. Kendisi, yani ben, çok küçükken eve gelen kadın komşuların annesine sorduğu “bugün beyin için ne yaptın” sorusunu tümüyle yanlış anlayıp (meğerse annemin babam için yaptığı yemeği soruyorlarmış) her gün beyin ile ilgili yeni bir bilgi öğrenme çabasıyla büyümüş ama halen çocuk olan bir yetişkindir.

Her şeyi yapmaya çalışıp hiçbir şeyi yapamamış olmanın verdiği hüzün ve hazla yaşamaktadır. Bir de Hacettepe tıp fakültesi fizyoloji anabilim dalında doktorasını tamamlamak üzere olup, aynı kurumda araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır. Sinirbilimi ve beyni ülkemizde popülerleştirmek adına, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinden Doç. Dr. Sinan Canan ile [n] Beyin projesini kurmuş olup, bu gizemli yolda oldukça ilginç yolculuğuna devam etmektedir.

 Tüm organlar arasında, beyin kendi adını koyabilen tek organdır…

KadınlarArası: Canlının sahip olduğu tüm detaylar birbirinden önemli ve değerli. Ama beyin farklı bir gizem taşıyor? Ona yapılan bir yolculukta siz neler hissediyorsunuz? Her öğrendiğiniz yeni bilgi yeni soruları da beraberinde getiriyordur mutlaka. Ve siz bu konunun henüz neresindesiniz? Bu yolculuğun bitme ihtimali var mı?:)

Serkan KARAİSMAİLOĞLU: Canlılık gerçekten müthiş bir kavram. Aslında organlar ve sistemlerimiz konusunda, ayrımcılık yapmayacak kadar kendilerini tanıyorum. Pankreas ya da dalağın muhteşem yapılanmaları oldukça heyecan verici olsa da, beynin yeri bir miktar ön planda benim için. Sonuçta unutmamak lazım. Tüm organlar arasında, beyin kendi adını koyabilen tek organdır. İşte bu farkındalık, fizyoloji biliminin sahip olduğu geniş sınırlar içerisinde beni beyin ve sinir sistemi ile tanıştırdı ve yolculuğumuz başlamış oldu.

Bu müthiş yolculuğun bitme ihtimali yok. Ya da şöyle söyleyeyim. Birçok yolculuk aslında düz bir doğru gibidir. Yani bir başlangıç ve bir bitiş noktası vardır. Doğal olarak ta başladığı gibi bir gün bitmek zorundadır. Benim beyin ile yaptığım yolculuk ise çember şeklinde. Yani bir başlangıç ve bitiş noktası yok. Ya da varsa ben bilmiyorum. Buradaki en önemli ayrıntı ise çemberin çapı olacaktır. Eğer küçük çaplı bir çemberde yolculuk ediyorsanız kendinizi tekrar edip durursunuz. Eğer geniş çaplı bir çemberdeyse bu yolculuk yeni keşifler her daim karşınızda olacaktır.

Genç arkadaşlarıma tavsiyem, sevecekleri ve yetenekli oldukları alanlara yönelmeleridir. Kararsız kaldıklarında kendilerine şunu sorsunlar. “Acaba maaş almasam bu işi yapar mıydım?” Arkadaşlarımın vereceği cevabı bilmiyorum ama ben yapardım.

KadınlarArası: Siz bir bilim adamısınız, ama girişimci ruhla işini yapan bir bilim adamı. Bu girişimci ruh işinizi çok sevmenin bir sonucu mu? Günümüzde özellikle gençler amaçsız ve hedef belirlemekte zorluk çekiyorlar. Çünkü kendilerini tanımıyorlar, neler yapabileceklerini bilemiyorlar. Siz bu konuda başarılı olmuş, onlara yakın bir jenerasyon olarak, kendilerini tanımaları ve yaşamlarına yön vermeleri konusunda neler tavsiye edersiniz?

Serkan KARAİSMAİLOĞLU: Çok zor bir soru. Cevabının uzun ve sıkıcı olacağından şüphe yok. Açık konuşmak gerekirse hayatımın hiçbir evresinde bilim insanı olarak hissetmediğim için girişimcilik meselesini hiç sorgulamayacağım. Ama yaptığım işi çok seviyorum. Yoksa asla çekilir bir durum değil. Çünkü bilim inanılmaz nazlıdır. Eğer bir cevap istiyorsanız doğru sorular sormalısınız. Bazen deneyler sırasında yapacağınız en ufak bir hata en başa dönmenize neden olur. Aylar ya da yıllarınız birkaç mikrogram bir hata ile heba olabilir. Kullandığınız bir kimyasal nedeniyle sağlığınızdan olabilmek gibi binlerce durumdan bahsedebiliriz. Tüm bunlara karşı sağlam bir sabır ve irade olmazsa olmaz. Bu da ancak severseniz olur. Bilimi bu denli sevmemdeki en önemli etken ise inanılmaz derecede dürüst olmasıdır. Kim olursanız olun ve ne sorarsanız sorun. Size sadece var olanı söyler. Ki bu yaşadığımız sahte dünyada bulunması oldukça kıymetli bir erdemdir. serkan-karaismailoglu

Gençlerin amaçsız oluşu ve hedef belirlemekte zorlanmalarının en önemli nedeni içinde bulunduğumuz eğitim sistemidir. Belki de hemen her beyin kendine has özel yetenekler ile doğar. Ama sahip olduğumuz eğitim, ilk olarak farklılık yaratan bu yetenekleri budayarak tüm çocukları ortak noktada buluşmaya zorlayan bir şablona sokar. Bu da yetmezmiş gibi öğretmekten ziyade ezberletmeye dayanan bir sisteme tutsak eder sizi. Mezuniyet sonrası insanların durumu, sorunu net bir şekilde göstermektedir. Etrafınızda göreceğiniz insanların büyük bir kısmı, iş aşkı ve kariyer konusunda platonik âşıklar olarak hayata devam etmektedirler. Sonuçta bir kişinin sevmediği bir işte başarılı ya da mutlu olmasını beklemek, muhtemelen sadece Nietzsche’nin ne kadar haklı olduğunu keşfetmenize neden olacaktır. “Ümit kötülüklerin en kötüsüdür. Çünkü sadece işkenceyi uzatır.”

Burada okuyucuyla şunu paylaşmakta fayda var. Her ne kadar üniversitede sadece bilimsel araştırma yapmayıp bir takım uygulamalı derslere girsem de, bir eğitim uzmanı olmadığımı özellikle vurgulamalıyım. Benim bakış açım, beyinle ilgili öğrenmiş olduğum sınırlı bilgi doğrultusunda oluşmuş, muhtemelen dar bir bakış açısıdır. Fakat emin olduğum bir konu var. [n] Beyin projesi kapsamında birkaç kere eğitim camiasından çok özel insanlar ile yollarımız kesişti. Bu kesişme bizim için çok önemliydi. Çünkü eğitim konusunda disiplinler arası etkileşimin güçlendirilmesinin birçok sorunu çözebilecek sihirli bir anahtar olabileceğini sezdik.

Sonuçta genç arkadaşlarıma tavsiyem, sevecekleri ve yetenekli oldukları alanlara yönelmeleridir. Kararsız kaldıklarında kendilerine şunu sorsunlar. “Acaba maaş almasam bu işi yapar mıydım?” Arkadaşlarımın vereceği cevabı bilmiyorum ama ben yapardım.

2.BÖLÜM(gelecek ay) 

Anne karnında nasıl bir oluşum içinde beyin? O dönemde bebek dönüyor, yer değiştiriyor, gelişimine göre hareket halinde. Beyin bu dönemde devrede mi?

 

 

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +5 (from 9 votes)

Bir önceki yazımız olan Girişimci fikirler:Bisikletler İçin başlıklı makalemizde bisiklet, bisiklet lastiği tamiri ve bisiklet sporu hakkında bilgiler verilmektedir.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Beyin rahimdeyken dakikada 250 bin sinir hücresi üretir... - KadınlarArası - […] Karaismailoğlu ile “beyne” yolculuğumuz devam ediyor. Röportajımızın ilk bölümünü okuyarak devam etmenizi […]

Yorumlarınızla Katılın

You must be logged in to post a comment.

Get Adobe Flash player